<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Balıkesir Haberleri</title>
    <link>https://www.politikam.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.politikam.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 26 Aug 2026 05:38:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Gece Eller Semaya Açılıyor! Mevlid Kandili'nde Hangi Dualar Okunur, Nasıl İbadet Edilir?]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/bu-gece-eller-semaya-aciliyor-mevlid-kandilinde-hangi-dualar-okunur-nasil-ibadet-edilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/bu-gece-eller-semaya-aciliyor-mevlid-kandilinde-hangi-dualar-okunur-nasil-ibadet-edilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mevlid Kandili duaları ve okunacak sureler vatandaşlar tarafından araştırılıyor. İşte 24 Ağustos Mevlid Kandili'nde okunacak dualar ve ibadet rehberi!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) dünyaya teşrif ettiği mübarek Mevlid Kandili, 24 Ağustos Pazartesi gecesi tüm İslam aleminde dualarla idrak ediliyor.</strong></h2>

<p>Rahmet, bereket ve mağfiret kapılarının sonuna kadar açıldığı bu özel gecede vatandaşlar, kılınacak namazlar ve okunacak dualar için ibadet rehberini araştırmaya başladı.</p>

<hr />
<h3><strong>Mevlid Kandili'nde Nasıl Dua Edilir?</strong></h3>

<p>Mevlid Kandili gecesini ihya ederken duanın belirli bir kalıbı bulunmamakla birlikte, şu adımların izlenmesi manevi huzuru artırmaktadır:</p>

<p>Tövbe ve İstiğfar: Gecenin ilk adımı olarak geçmiş günahlara samimiyetle tövbe edilmesi önerilir.</p>

<p>Hamd ve Şükür: Yüce Allah'ın bahşettiği tüm nimetlere hamdederek duaya başlanmalıdır.</p>

<p>Salavat-ı Şerife: Efendimize olan sevgiyi ve hürmeti bildirmek amacıyla "Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed" şeklinde bolca salavat getirilmelidir.</p>

<hr />
<h3><strong>Kısa ve Uzun Mevlid Kandili Duası</strong></h3>

<p><strong>Kısa Kandil Duası:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ey Rabbim! Duaların geri çevrilmediği bu mübarek gecede bizleri affeyle. Geçmiş ve gelecek tüm günahlarımızı bağışla. Kalplerimize huzur, evlerimize bereket, ülkemize ve tüm İslam âlemine esenlik ver. Peygamber Efendimizin şefaatine nail olan kullarından eyle. Âmin."</p>

<p><strong>Uzun Kandil Duası:</strong></p>

<p>"Ya Rabbi, bu mübarek Mevlid Kandili hürmetine bizleri rahmetinden mahrum bırakma. Ömrümüzü hayırlı kıl, kazancımızı bereketli eyle. Ülkemizi her türlü afet ve beladan muhafaza buyur. Kardeşlik bağlarımızı güçlendir, kalplerimize merhamet ve sevgi doldur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (S.A.V.) getirdiği yüce ahlakı ve sünnetini hayatlarımıza tatbik edebilmeyi nasip eyle. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ver. Âmin."</p>

<hr />
<h3><strong>Kandil Gecesinde Hangi İbadetler Yapılır?</strong></h3>

<p>Dini kaynaklara ve alimlerin tavsiyelerine göre Mevlid Kandili gecesinde şu ibadetlerin eda edilmesi önerilmektedir:</p>

<p>Namaz Kılmak: Kaza namazları ile birlikte 2 veya 4 rekatlık nafile, tövbe veya tesbih namazları eda edilebilir.</p>

<p>Kur'an-ı Kerim Okumak: Kur'an-ı Kerim tilavet olunmalı, özellikle Peygamberimizin ahlakını ve müjdesini içeren ayetler Tefsirleriyle incelenmelidir.</p>

<p>Zikir ve Hatm-i Enbiya: Tesbih çekilmeli, Esmaül Hüsnü zikredilmeli ve Hatm-i Enbiya duaları okunmalıdır.</p>

<p>Sadaka Vermek: İhtiyaç sahiplerine sadaka verilerek toplumsal dayanışma güçlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/bu-gece-eller-semaya-aciliyor-mevlid-kandilinde-hangi-dualar-okunur-nasil-ibadet-edilir</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2025/10/cuma-mesajlari.webp" type="image/jpeg" length="78632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevlid Kandili Namazı Nasıl Kılınır, Kaç Rekat? Bu Gece İbadet Edecekler İçin Adım Adım Kandil Namazı Kılınışı:]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/mevlid-kandili-namazi-nasil-kilinir-kac-rekat-bu-gece-ibadet-edecekler-icin-adim-adim-kandil-namazi-kilinisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/mevlid-kandili-namazi-nasil-kilinir-kac-rekat-bu-gece-ibadet-edecekler-icin-adim-adim-kandil-namazi-kilinisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mevlid Kandili namazı nasıl kılınır ve kaç rekat? Kandil gecesinde kılınacak nafile ve tesbih namazı kılınışı ile ibadet rehberi detayları burada.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Mevlid Kandili idrak edilirken, bu mübarek geceyi dua ve ibadetlerle ihya etmek isteyen vatandaşlar kandil namazı kılınışı ve vakitlerine odaklandı.</strong></h2>

<p>İslam aleminde Peygamber Efendimizin (S.A.V.) dünyaya teşrif ettiği gece olarak kutlanan Mevlid Kandili'nde ibadet etmek isteyenler için nafile ve tesbih namazı rehberini derledik.</p>

<hr />
<h3><strong>Mevlid Kandili Namazı Saat Kaçta Kılınır?</strong></h3>

<p>Mevlid Kandili'ne özel olarak farz veya vacip kılınmış tek bir namaz saati bulunmamaktadır. Kandil gecesinde nafile namaz kılmak isteyen vatandaşlar, dinen kerahet vakti sayılan zaman dilimleri dışında diledikleri saatte ibadet edebilirler.</p>

<p>Yatsı Namazı Sonrası: Akşam ve yatsı namazlarının eda edilmesinin ardından gece boyunca nafile namaz kılınabilir.</p>

<p>Teheccüd Vakti: Gece bir süre uyuyup uyandıktan sonra imsak vaktine kadar teheccüd namazı eda edilebilir.</p>

<hr />
<h3><strong>Mevlid Kandili Namazı Kaç Rekattır?</strong></h3>

<p>Mevlid Kandili'nde eda edilecek nafile namazlar için zorunlu tutulmuş sabit bir rekat sayısı yoktur. Müslümanlar genel nafile namaz hükümlerine uyarak ikişer rekat halinde diledikleri kadar namaz kılabilirler. Bu gecede kılınması tavsiye edilen tesbih namazı ise toplam 4 rekat olarak kılınır.</p>

<hr />
<h3><strong>2 Rekat Nafile Kandil Namazı Nasıl Kılınır?</strong></h3>

<p>Kandil gecesinde 2 rekat nafile namaz kılmak isteyenler şu sırayı takip edebilir:</p>

<p><strong>1. Rekat:</strong></p>

<p>"Niyet ettim Allah rızası için nafile namaz kılmaya" şeklinde niyet edilir. "Allahu Ekber" diyerek tekbir getirilir ve eller bağlanır.</p>

<p>Sübhaneke duası okunur.</p>

<p>Eûzü-Besmele çekilerek Fatiha Suresi ve ardından Kur'an-ı Kerim'den zammı sure okunur. Rükû ve secdeler tamamlanarak ikinci rekata kalkılır.</p>

<p><strong>2. Rekat:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Besmele çekilir, Fatiha Suresi ve zammı sure okunur. Rükû ve secdelerin ardından oturulur. Oturuşta Ettehiyyatü, Allahümme Salli, Allahümme Barik ve Rabbena duaları okunur. Sağa ve sola selam verilerek namaz tamamlanır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/mevlid-kandili-namazi-nasil-kilinir-kac-rekat-bu-gece-ibadet-edecekler-icin-adim-adim-kandil-namazi-kilinisi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2025/06/kurbankesimnamazi.webp" type="image/jpeg" length="46281"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[24 Ağustos Mevlid Kandili Duası Türkçe Okunuşu: Kandil Gecesi Hangi Dualar Okunur, Nasıl İbadet Edilir?]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/24-agustos-mevlid-kandili-duasi-turkce-okunusu-kandil-gecesi-hangi-dualar-okunur-nasil-ibadet-edilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/24-agustos-mevlid-kandili-duasi-turkce-okunusu-kandil-gecesi-hangi-dualar-okunur-nasil-ibadet-edilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mevlid Kandili’nde hangi dualar okunur? 24 Ağustos Kandil gecesi ibadetleri, tövbe duası, Zikirler ve Türkçe-Arapça dualar haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) dünyaya teşrif ettiği kutlu gece olan Mevlid Kandili, 24 Ağustos 2026 Pazartesi gecesi tüm İslam aleminde dualarla ve ibadetlerle ihya ediliyor.</strong></h2>

<p>Alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimizin doğum yıl dönümünde, manevi huzur arayan milyonlarca vatandaş evlerde ve camilerde ibadete yöneliyor.</p>

<hr />
<h3><strong>Mevlid Kandili'nde Hangi Dualar Okunur?</strong></h3>

<p>Mevlid Kandili gecesinde dua etmenin belirli ve kısıtlayıcı bir şekli olmamakla birlikte, maneviyatı yüksek tutacak temel ibadet ve niyaz adımları önerilmektedir:</p>

<p>Tövbe ve İstiğfar Duası: Geçmiş günahlara samimiyetle pişmanlık duymak için "Ya Rabbi, bugüne kadar işlediğim tüm günahlarımı affeyle, pişmanım ve sana sığınıyorum" şeklinde bağışlanma dilenir.</p>

<p>Hamd ve Şükür: Allah'ın bahşettiği tüm nimetler için yüce yaradana şükredilir.</p>

<p>Salavat-ı Şerife: Peygamber Efendimize sevgi ve bağlılığın nişanesi olarak "Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed" salavatı sıkça tekrarlanır.</p>

<hr />
<h3><strong>Kısa ve Uzun Mevlid Kandili Duası</strong></h3>

<p><strong>Kısa Kandil Duası:</strong></p>

<p>"Ey Rabbim! Duaların geri çevrilmediği bu mübarek gecede, bizleri affeyle. Geçmiş ve gelecek tüm günahlarımızı bağışla. Kalplerimize huzur, evlerimize bereket, ülkemize ve tüm İslam âlemine esenlik ver. Peygamber Efendimizin şefaatine nail olan kullarından eyle. Âmin."</p>

<hr />
<p><strong>Uzun Kandil Duası:</strong></p>

<p>"Ya Rabbi, bu mübarek Mevlid Kandili hürmetine, bizleri rahmetinden mahrum bırakma. Ömrümüzü hayırlı kıl, kazancımızı bereketli eyle. Ülkemizi her türlü afet ve beladan muhafaza buyur. Kardeşlik bağlarımızı güçlendir, kalplerimize merhamet ve sevgi doldur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) getirdiği yüce ahlakı ve sünnetini hayatlarımıza tatbik edebilmeyi nasip eyle. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ver. Bizi, anne ve babamızı, eşimizi ve çocuklarımızı, tüm sevdiklerimizi mağfiretine dahil eyle. Rabbim, bu mübarek gecede ettiğimiz tüm duaları kabul buyur. Âmin."</p>

<hr />
<h3><strong>Kandil Gecesinde Hangi İbadetler Yapılır?</strong></h3>

<p>Bu özel geceyi ihya etmek isteyen Müslümanların şu ibadetleri eda etmesi tavsiye edilir:</p>

<p>Namaz Kılmak: Kaza namazları eda edilebilir veya tövbe ve hacet gibi nafile namazlar kılınabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kur'an-ı Kerim Okumak: Sureler ve ayetler okunarak gecenin feyzinden yararlanılır.</p>

<p>Zikir ve Tesbihat: Esmaül Hüsna zikredilebilir, kelime-i tevhid ve salavatlar getirilebilir.</p>

<p>Sadaka Vermek: İhtiyaç sahiplerine yardım edilerek hayır duası alınır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/24-agustos-mevlid-kandili-duasi-turkce-okunusu-kandil-gecesi-hangi-dualar-okunur-nasil-ibadet-edilir</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2025/10/cuma-mesajlari.webp" type="image/jpeg" length="87744"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İslam Alemi Bu Gece Duada Buluşuyor! 24 Ağustos Mevlid Kandili’nin Anlamı ve Efendimizin Doğum Tarihi]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/islam-alemi-bu-gece-duada-bulusuyor-24-agustos-mevlid-kandilinin-anlami-ve-efendimizin-dogum-tarihi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/islam-alemi-bu-gece-duada-bulusuyor-24-agustos-mevlid-kandilinin-anlami-ve-efendimizin-dogum-tarihi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[24 Ağustos 2026 Mevlid Kandili idrak ediliyor! Peygamber Efendimiz ne zaman doğdu, bu gece neden kutlanır? İşte Mevlid-i Nebi'nin anlamı ve detaylar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İslam dünyasında büyük bir manevi heyecanla karşılanan Mevlid Kandili, 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü (bugün) idrak ediliyor.</strong></h2>

<p>İki cihan güneşi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) dünyaya teşrif ettiği bu mübarek gece, milyonlarca Müslüman tarafından dualarla ve ibadetlerle ihya edilecek.</p>

<hr />
<h3><strong>Peygamber Efendimizin Doğum Tarihi Ne Zaman?</strong></h3>

<p>İslam kaynaklarında yer alan yaygın ve güçlü kabule göre Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), Hicri takvime göre Rebiülevvel ayının 12. gecesinde Mekke-i Mükerreme'de dünyaya geldi.</p>

<p>Miladi takvim hesaplamalarında farklı değerlendirmeler bulunmakla birlikte, miladi olarak doğum yılı yaygın biçimde 571 olarak kabul edilmektedir. Türk-İslam geleneklerinde ise Rebiülevvel ayının 12. gecesi, Efendimizin doğumunun yıl dönümü olarak idrak edilmeye devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2026 yılı Dini Günler Takvimi'ne göre bu kutlu gece 24 Ağustos tarihine denk geliyor.</p>

<hr />
<h3><strong>Mevlid Kandili Neden Efendimizin Doğum Günü Olarak Kutlanır?</strong></h3>

<p>Sözlük anlamı "doğum yeri ve doğum zamanı" olan Mevlid kelimesi, İslam kültüründe doğrudan Hazreti Muhammed'in doğumunu ifade etmek amacıyla kullanılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevlid Kandili; sadece bir doğum günü anması olmanın ötesinde, Hazreti Muhammed'in insanlığa kazandırdığı yüce değerleri, evrensel mesajları ve rehber kabul edilen güzel ahlakını yeniden hatırlamak, anlamak ve hayata tatbik etmek için manevi bir fırsat olarak görülüyor.</p>

<hr />
<h3><strong>2026 Mevlid-i Nebi Haftası Teması Belli Oldu</strong></h3>

<p>Hazreti Muhammed'in dünyaya teşrifinin 1501. yıl dönümünde Diyanet İşleri Başkanlığı, 2026 yılı Mevlid-i Nebi Haftası temasını "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" olarak belirledi. Hafta boyunca yurt içinde ve yurt dışında düzenlenecek çeşitli etkinlik ve programlarla Efendimizin hayatı ve güzel ahlakı geniş kitlelere aktarılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/islam-alemi-bu-gece-duada-bulusuyor-24-agustos-mevlid-kandilinin-anlami-ve-efendimizin-dogum-tarihi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2025/09/mevlit-kandili-ne-zaman.jpg" type="image/jpeg" length="92405"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En Güzel Mevlid Kandili Mesajları 2026! WhatsApp, Instagram, Dualı, Kısa ve Anlamlı Mesajlar:]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/en-guzel-mevlid-kandili-mesajlari-2026-whatsapp-instagram-duali-kisa-ve-anlamli-mesajlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/en-guzel-mevlid-kandili-mesajlari-2026-whatsapp-instagram-duali-kisa-ve-anlamli-mesajlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[24 Ağustos 2026 Mevlid Kandili mesajları! Sevdiklerinize gönderebileceğiniz, dualı, kısa, uzun ve anlamlı kandil sözleri haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) dünyaya teşrif ettiği bu mübarek gecede, 24 Ağustos 2026 Pazartesi idrak edilen Mevlid Kandili heyecanı yaşanıyor.</strong></h2>

<p>Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının pekişmesine vesile olan bu özel günde; akrabalarına, sevdiklerine ve dostlarına güzel temennilerini iletmek isteyenler için en anlamlı Mevlid Kandili mesajlarını bir araya getirdik.</p>

<p>İşte WhatsApp, Instagram, Facebook ve SMS üzerinden paylaşabileceğiniz en yeni, kısa, dualı ve etkileyici Mevlid Kandili mesajları...</p>

<hr />
<h3><strong>Kısa ve Öz Mevlid Kandili Mesajları</strong></h3>

<blockquote>
<p>Mevlid Kandili’nin manevi ikliminde dualarınız kabul, ibadetleriniz makbul olsun. Hayırlı Kandiller!</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Peygamber Efendimiz'in doğduğu bu mübarek gecede tüm dualarınız kabul, kandiliniz mübarek olsun.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Kalbiniz huzurla dolsun, Mevlid Kandiliniz hayırlara vesile olsun.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Bu kutsal gecede dualarımız bir, gönüllerimiz bir olsun. Mevlid Kandiliniz mübarek olsun.</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Dualı ve Hadisli Anlamlı Kandil Sözleri</strong></h3>

<blockquote>
<p>"Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) dünyaya teşriflerinin yıl dönümünde; Mevlid Kandili’nin gönüllerimize huzur, evlerimize bereket getirmesini dilerim."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Bu mübarek gecenin hürmetine Rabbim bütün gönüllere huzur, dertlilere deva, hastalara şifa nasip eyleye. Dualarımızın kabul olduğu bir gece olması dileğiyle, hayırlı kandiller."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Rabbim bu gece açılan elleri boş çevirmesin. Gönlünüzde taşıdığınız tüm güzel dilekler hakkınızda hayırlısıyla kabul olsun. Mevlid Kandiliniz kutlu olsun."</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Uzun ve Etkileyici Tebrik Mesajları</strong></h3>

<blockquote>
<p>Bir kandil daha bize hatırlatıyor ki hayat; gönül almak, iyilik etmek ve Allah’a yaklaşmak için en güzel fırsattır. Rabbim bizlere Peygamber Efendimizin (s.a.v.) güzel ahlakını örnek almayı nasip etsin. Mevlid Kandiliniz mübarek olsun.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Rahmet Peygamberi’nin dünyaya teşrif ettiği bu kutlu gecede, Rabbim bizleri onun ümmetine layık kullardan eylesin. Kalplerimizi sevgiyle, hayatımızı iyilikle süslesin. Mevlid Kandili'nin tüm İslam alemine huzur getirmesini temenni ederim.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/en-guzel-mevlid-kandili-mesajlari-2026-whatsapp-instagram-duali-kisa-ve-anlamli-mesajlar</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2025/10/cuma-mesajlari.webp" type="image/jpeg" length="92593"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bugün Kandil mi? (23 Ağustos 2026) Diyanet Dini Günler Takvimi İle Mevlid Kandili Tarihi Belli Oldu!]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/bugun-kandil-mi-23-agustos-2026-diyanet-dini-gunler-takvimi-ile-mevlid-kandili-tarihi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/bugun-kandil-mi-23-agustos-2026-diyanet-dini-gunler-takvimi-ile-mevlid-kandili-tarihi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün kandil mi, Mevlid Kandili ne zaman? Diyanet 2026 dini günler takvimi ile Mevlid Kandili tarihi açıklandı. İşte idrak edileceği o gün...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İslam dünyasında büyük bir manevi heyecanla beklenen yılın son kandili için geri sayım başladı.</strong></h2>

<p>Milyonlarca vatandaş "Bugün kandil mi?", "Mevlid Kandili ne zaman, yarın mı?", "Bu gece kandil gecesi mi?" sorularına yanıt arıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 2026 yılı dini günler takvimi ile birlikte merak edilen tarihler netlik kazandı.</p>

<hr />
<h3><strong>Bugün Kandil mi? (23 Ağustos 2026 Pazar)</strong></h3>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı'nın takvimine göre bugün (23 Ağustos Pazar) kandil değildir.</p>

<p>İslam aleminin heyecanla beklediği Mevlid Kandili, 24 Ağustos Pazartesi günü (yarın akşam) idrak edilecek.</p>

<hr />
<h3><strong>Mevlid Kandili’nin Anlamı ve Önemi</strong></h3>

<p>Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s.) dünyaya teşrif ettiği gün olarak kutlanan Mevlid Kandili, duaların kabul olduğu, Kur'an-ı Kerim'in okunduğu ve ibadetlerin eda edildiği müstesna gecelerden biridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müslümanlar 24 Ağustos Pazartesi akşamı idrak edilecek bu mübarek gecede;</p>

<p>Tesbih namazı kılarak, Kaza ve nafile namazları eda ederek, Salavat-ı şerifeler getirip dualar ederek gecenin manevi ikliminden faydalanacaklar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/bugun-kandil-mi-23-agustos-2026-diyanet-dini-gunler-takvimi-ile-mevlid-kandili-tarihi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/02/berat-kandili-1.jpg" type="image/jpeg" length="41700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Cuma Mesajları Yeni Kısa ve Anlamlı: Hiç Duyulmamış, Dualı Hayırlı Cumalar Sözleri:]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/2026-cuma-mesajlari-yeni-kisa-ve-anlamli-hic-duyulmamis-duali-hayirli-cumalar-sozleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/2026-cuma-mesajlari-yeni-kisa-ve-anlamli-hic-duyulmamis-duali-hayirli-cumalar-sozleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En güzel cuma mesajları 2026! 21 Ağustos'a özel, dualı, hadisli, yeni ve anlamlı hayırlı cumalar sözlerini haberimizde bulabilirsiniz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Müslümanlar için haftanın en mübarek günü olan Cuma gününde, sevdiklerine dualarını ve iyi dileklerini iletmek isteyen vatandaşlar en güzel Cuma mesajlarını araştırmaya başladı.</strong></h2>

<p>21 Ağustos 2026 Cuma gününe özel olarak hazırlanan, dualı, ayetli, hadisli ve hiç duyulmamış anlamlı Cuma mesajları ile sevdiklerinizin gönlünü fethedebilirsiniz.</p>

<p>İşte akrabalarınıza, arkadaşlarınıza ve sevdiklerinize WhatsApp, SMS veya sosyal medya üzerinden gönderebileceğiniz en yeni Hayırlı Cumalar sözleri:</p>

<hr />
<h3><strong>Hiç Duyulmamış Yeni Cuma Mesajları</strong></h3>

<blockquote>
<p>Birliğin rahmet, ayrılığın azap olduğunu hatırlatan bu mübarek Cuma’da; ümmet bilincinin yeniden güçlenmesini niyaz ediyorum. Hayırlı Cumalar.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Kalpleri birbirine yaklaştıran, duaları kabul eden bu mübarek günde; İslam âlemi için kardeşlik, barış ve huzur diliyorum. Cumanız mübarek olsun.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Cuma; affetmenin, kenetlenmenin ve kardeş olmanın en güzel vaktidir. Rabbim İslam âlemini fitneden uzak, birlik içinde daim kılsın. Hayırlı Cumalar.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Gönüllerin secdede birleştiği bu mübarek günde; İslam coğrafyasında gözyaşının yerini umut, savaşın yerini barış alsın. Cumanız mübarek olsun.</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Kısa Cuma Mesajı Alternatifleri</strong></h3>

<blockquote>
<p>Hayırlı Cumalar! Bugün dualarınızın kabul olduğu, kalbinizin huzurla dolduğu bir gün olsun. Rabbim tüm güzellikleri sizlere nasip etsin.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Cumanız mübarek olsun! Rabbim, bugünü sağlık, huzur ve bereket içinde geçirmenizi nasip etsin. Tüm dualarınız kabul olsun inşallah.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Cuma bereketi üzerinize olsun! Bugün hayırlı kapılar açılsın, gönlünüzde ne varsa Allah en güzel şekilde nasip etsin.</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Dualı, Hadisli ve Ayetli Cuma Sözleri</strong></h3>

<blockquote>
<p>Ayetli Mesaj: Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla; <font face="Calibri">“Her türlü hamd ve övgü, kuluna Kitab’ı indiren ve onda hiçbir yanlışlığa yer vermeyen Allah’a mahsustur.”</font> (Kehf, 18/1) Dualarınızın kabul olması dileğiyle.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Hadisli Mesaj: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: <font face="Calibri">“Fakirleri kollayıp gözetiniz. Aranızdaki zayıflar sâyesinde Allah’dan yardım görüp ve rızıklandığınızdan şüpheniz olmasın.”</font> (Ebû Dâvûd, Cihâd 70) Hayırlı Cumalar.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Dualı Mesaj: "Ya Rabbim; bu mübarek Cuma gününün yüzü suyu hürmetine dertlilere deva, hastalara şifa, borçlu kullarına edalar nasip eyle. Biz aciz kullarının dualarını kabul et. Hayırlı nurlu Cumalar..."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/2026-cuma-mesajlari-yeni-kisa-ve-anlamli-hic-duyulmamis-duali-hayirli-cumalar-sozleri</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 01:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2025/10/cuma-mesajlari.webp" type="image/jpeg" length="28209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cuma Mesajları 2026 Yeni Kısa ve Anlamlı: Hiç Duyulmamış, Dualı Hayırlı Cumalar Sözleri:]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/cuma-mesajlari-2026-yeni-kisa-ve-anlamli-hic-duyulmamis-duali-hayirli-cumalar-sozleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/cuma-mesajlari-2026-yeni-kisa-ve-anlamli-hic-duyulmamis-duali-hayirli-cumalar-sozleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En güzel cuma mesajları 2026! 21 Ağustos'a özel, dualı, hadisli, yeni ve anlamlı hayırlı cumalar sözlerini haberimizde bulabilirsiniz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Müslümanlar için haftanın en mübarek günü olan Cuma gününde, sevdiklerine dualarını ve iyi dileklerini iletmek isteyen vatandaşlar en güzel Cuma mesajlarını araştırmaya başladı.</strong></h2>

<p>21 Ağustos 2026 Cuma gününe özel olarak hazırlanan, dualı, ayetli, hadisli ve hiç duyulmamış anlamlı Cuma mesajları ile sevdiklerinizin gönlünü fethedebilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte akrabalarınıza, arkadaşlarınıza ve sevdiklerinize WhatsApp, SMS veya sosyal medya üzerinden gönderebileceğiniz en yeni Hayırlı Cumalar sözleri:</p>

<hr />
<h3><strong>Hiç Duyulmamış Yeni Cuma Mesajları</strong></h3>

<blockquote>
<p>Birliğin rahmet, ayrılığın azap olduğunu hatırlatan bu mübarek Cuma’da; ümmet bilincinin yeniden güçlenmesini niyaz ediyorum. Hayırlı Cumalar.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Kalpleri birbirine yaklaştıran, duaları kabul eden bu mübarek günde; İslam âlemi için kardeşlik, barış ve huzur diliyorum. Cumanız mübarek olsun.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Cuma; affetmenin, kenetlenmenin ve kardeş olmanın en güzel vaktidir. Rabbim İslam âlemini fitneden uzak, birlik içinde daim kılsın. Hayırlı Cumalar.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Gönüllerin secdede birleştiği bu mübarek günde; İslam coğrafyasında gözyaşının yerini umut, savaşın yerini barış alsın. Cumanız mübarek olsun.</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Kısa Cuma Mesajı Alternatifleri</strong></h3>

<blockquote>
<p>Hayırlı Cumalar! Bugün dualarınızın kabul olduğu, kalbinizin huzurla dolduğu bir gün olsun. Rabbim tüm güzellikleri sizlere nasip etsin.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Cumanız mübarek olsun! Rabbim, bugünü sağlık, huzur ve bereket içinde geçirmenizi nasip etsin. Tüm dualarınız kabul olsun inşallah.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Cuma bereketi üzerinize olsun! Bugün hayırlı kapılar açılsın, gönlünüzde ne varsa Allah en güzel şekilde nasip etsin.</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Dualı, Hadisli ve Ayetli Cuma Sözleri</strong></h3>

<blockquote>
<p>Ayetli Mesaj: Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla; <font face="Calibri">“Her türlü hamd ve övgü, kuluna Kitab’ı indiren ve onda hiçbir yanlışlığa yer vermeyen Allah’a mahsustur.”</font> (Kehf, 18/1) Dualarınızın kabul olması dileğiyle.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Hadisli Mesaj: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: <font face="Calibri">“Fakirleri kollayıp gözetiniz. Aranızdaki zayıflar sâyesinde Allah’dan yardım görüp ve rızıklandığınızdan şüpheniz olmasın.”</font> (Ebû Dâvûd, Cihâd 70) Hayırlı Cumalar.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Dualı Mesaj: "Ya Rabbim; bu mübarek Cuma gününün yüzü suyu hürmetine dertlilere deva, hastalara şifa, borçlu kullarına edalar nasip eyle. Biz aciz kullarının dualarını kabul et. Hayırlı nurlu Cumalar..."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/cuma-mesajlari-2026-yeni-kisa-ve-anlamli-hic-duyulmamis-duali-hayirli-cumalar-sozleri</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 22:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2025/10/cuma-mesajlari.webp" type="image/jpeg" length="22758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İtfaiye'den kedi kurtarma operasyonu! Aracın motoruna sıkışmış...]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/itfaiyeden-kedi-kurtarma-operasyonu-aracin-motoruna-sikismis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/itfaiyeden-kedi-kurtarma-operasyonu-aracin-motoruna-sikismis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir'in Gömeç ilçesinde hafif ticari aracın motor kısmına giren kedi yavrusu, itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Gömeç ilçesinde hafif ticari aracın motor kısmına giren kedi yavrusu, itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla çıkarıldı.</strong></p>

<p>Yaya Mahallesi'nde hafif ticari aracın motor kısmından kedi sesi geldiğini fark eden vatandaşlar, kedi yavrusunu kendi imkanlarıyla çıkarmaya çalıştı.</p>

<p>Çabalarına rağmen kediyi bulunduğu yerden çıkaramayan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine Gömeç İtfaiyesi ekipleri sevk edildi.</p>

<p><strong>İtfaiye ekipleri, kedinin sese tepki vermemesi üzerine motor bölümüne hava verilerek bulunduğu yerden çıkması sağlandı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Motor bölümünden çıkan kedi yavrusu, daha sonra yakındaki başka bir aracın altına girerek uzaklaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber  Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/itfaiyeden-kedi-kurtarma-operasyonu-aracin-motoruna-sikismis</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/a-a-20260815-42219517-42219515-b-a-l-i-k-e-s-i-r-d-e-a-r-a-c-i-n-m-o-t-o-r-k-i-s-m-i-n-a-g-i-r-e-n-k-e-d-i-y-a-v-r-u-s-u-k-u-r-t-a-r-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="15594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir kap mama, bir kap su, ama biraz da saygı!]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/bir-kap-mama-bir-kap-su-ama-biraz-da-saygi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/bir-kap-mama-bir-kap-su-ama-biraz-da-saygi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İyilik yaparken çevreyi kirletmemek, hijyen kurallarına dikkat etmek ve aynı yaşam alanını paylaştığımız insanları rahatsız etmemek de bizim sorumluluğumuz. Çünkü gerçek iyilik, hem sokak canlarını yaşatmayı hem de ortak yaşam alanlarına saygı göstermeyi gerektiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Sokak canlarını neden besliyoruz?</strong></p>

<p>Aç kalmaları vicdanımızı tırmalıyor çünkü. Onları seviyoruz. şehrin sokaklarında yalnızca biz yaşamıyoruz. Kediler de var, köpekler de… Kuşlar, böcekler, ağaçlar, çiçekler ve bizim fark etmediğimiz nice canlıyla aynı hayatı paylaşıyoruz.</p>

<p>Bazen bir kap mama, bazen bir kap su bırakıyoruz önlerine. Hele şu sıcak yaz günlerinde, bir kap suyun onlar için ne kadar kıymetli olduğunu düşünmek bile yeter.</p>

<p>Peki bununla bitiyor mu?</p>

<p><strong>Biz çocukken mahallelerin başka bir ruhu vardı. Mahalle çeşmeleri vardı. Sokakta oynayan çocuklar vardı. Çocuklar, sokak canlarının en yakın dostlarıydı.</strong> Bir köşeye karton bir kutu koyup kediye, köpeğe kendilerince bir yuva yaparlardı. Evden aldıkları ekmek, peynir kırıntılarını önlerine bırakır, sokağa atılmış bir pet şişeye su doldurup içirirlerdi.</p>

<p><strong>Kimse onlara bunu öğretmek için kitap yazmazdı. Çocuklar görerek öğrenirdi.</strong></p>

<p>Şimdi şehirler büyüdü, mahalleler değişti. <strong>Çocuklar apartmanların, sitelerin, güvenlikli alanların içine sıkıştı. Sokakla kurdukları bağ azaldı. Belediyelerin yaptığı çocuk parklarının sınırları içinde büyüyen bir kuşak var artık.</strong></p>

<p>Yine de eski mahalle kültürünün biraz olsun yaşadığı sokaklarda, kedilerle köpeklerle oynayan çocukları görmek insanın içini ısıtıyor.</p>

<p>Çünkü çocuklar bir canlıya dokunmayı, onu korumayı, onun da acıktığını ve susadığını görmeyi öğreniyor.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p><strong>Biz yetişkinlere düşen ise bu bağı tamamen koparmamak.</strong></p>

<p>Şehir hayatı değişti. Sokak canlarının doğal yaşam alanları daraldı. <strong>Avlanma ve yiyecek bulma yetenekleri, insan eliyle şekillenen şehir yaşamında eskisi kadar işe yaramıyor.</strong> Doğal ortamlarından uzaklaştırılmış, betonun ve asfaltın arasında yaşamaya çalışan hayvanlardan söz ediyoruz.</p>

<p>Elimizden geldiğince, bütçemiz yettiğince onlara destek olmak bu nedenle önemli.</p>

<p>Herkes kedi ya da köpek sevmek zorunda değil.</p>

<p>Bunu da biliyoruz.</p>

<p>Sevmeyen var, korkan var, rahatsız olan var. Onları görmezden gelen de var.</p>

<p>Ama aynı sokakta yaşayan insanların önemli bir bölümü için sokak canları hayatın bir parçası. <strong>Mama almaya gücü yetmeyen, akşam yemeğinden kalan uygun yiyecekleri temiz bir kapla önlerine koyup karınlarının doyduğunu görünce mutlu olan insanlar var.</strong></p>

<p>İşte tam burada başka bir sorumluluk başlıyor.</p>

<p>İyilik yaparken başkasına rahatsızlık vermemek.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p><strong>Tencerede kalan yemeği olduğu gibi kaldırıma dökmek, bir ağacın dibine yemek suyuyla ıslatılmış ekmekleri saçmak, yemek artıklarını sokağın ortasına bırakmak sokak canlarını beslemek olabilir ama doğru bir besleme yöntemi değildir.</strong></p>

<p>Üstelik yalnızca görüntü kirliliği yaratmaz.</p>

<p>Kötü kokuya, böceklenmeye, hijyen sorunlarına ve çevre kirliliğine neden olabilir. Aynı apartmanda, aynı sokakta, aynı mahallede yaşayan insanların da yaşam alanıdır orası.</p>

<p>Bir başkasının kapısının önüne yemek artığı dökülmesini istemiyorsak, bunu sokak canları için de yapmamalıyız.</p>

<p>Çünkü hayvanları sevmenin yolu, onları yaşadıkları çevreyi kirleterek beslemekten geçmiyor.</p>

<p><strong>Bir kap kullanmak çok zor değil.</strong></p>

<p><strong>Suyu temiz bir kapta vermek çok zor değil.</strong></p>

<p>Yemeği ya da mamayı uygun bir yere bırakmak, işimiz bittiğinde kabı ve çevresini temizlemek çok zor değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böyle yaptığımızda hem sokak canlarının sağlığını koruruz hem de mahallemizi paylaşan insanların yaşam hakkına ve temizlik hassasiyetine saygı göstermiş oluruz.</p>

<p>Unutmamak gerekiyor: Sokak da ortak yaşam alanımız.</p>

<p>Kedi de orada yaşıyor, köpek de. Çocuk orada oynuyor, yaşlı oradan geçiyor, esnaf dükkânının önünde duruyor, apartman sakini penceresini açıyor.</p>

<p><strong>Birinin iyiliği, diğerinin rahatsızlığına dönüşmemeli.</strong></p>

<hr />
<p><strong>***</strong></p>

<p>Sokak canlarını beslemek bir vicdan meselesidir. Ama aynı zamanda bir şehir kültürü meselesidir.</p>

<p>Onları seviyorsak, yaşadıkları çevreyi de düşünmeliyiz.</p>

<p>Bir kap mama, bir kap temiz su, bir parça merhamet…</p>

<p>Ve biraz da dikkat, biraz da temizlik, biraz da başkasının yaşam alanına saygı.</p>

<p>Gerçek iyilik bu!</p>

<p><strong>Çünkü sokak canlarını yaşatırken, birlikte yaşamanın kurallarını da yaşatmak zorundayız.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ÜMMET ŞENGÜL</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/bir-kap-mama-bir-kap-su-ama-biraz-da-saygi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/3aab8497-b8fd-456e-a06f-7a9d8e1e5d95.png" type="image/jpeg" length="60261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsan yaş aldıkça neyi biriktirir?]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/insan-yas-aldikca-neyi-biriktirir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/insan-yas-aldikca-neyi-biriktirir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir ömür boyunca peşinden koştuğumuz başarıların ardından geriye birkaç insan, yüzlerce hatıra ve bıraktığımız iz kalıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>İnsan gençken geleceği biriktiriyor. Bitireceği okulu, yapacağı işi, kazanacağı parayı, kuracağı aileyi, alacağı evi, bineceği arabayı düşünüyor. Önünde uzun bir yol olduğuna inanıyor ve gözünü hep yolun ilerisine dikiyor.</strong></p>

<p>Zaman ilerledikçe bu bakış yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Orta yaşlara gelindiğinde artık yalnızca hayal kurmak yetmiyor; insan kuruyor, büyütüyor, mücadele ediyor. İşini geliştirmeye, çocuklarını okutmaya, ailesini ayakta tutmaya ve toplumda bir yer edinmeye çalışıyor.</p>

<p>Fakat hayatın akışı insanı daha derin bir soruyla karşı karşıya bırakıyor. Bir noktadan sonra artık mesele sadece “Ne kazandım?” sorusu olmaktan çıkıyor.</p>

<p></p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p><strong>Ben bu hayatta ne biriktirdim?</strong></p>

<p>Para mı, Makam mı, Gayrimenkul mü, Başarı mı?.. Yoksa insan mı, dostluk mu, hatıra mı, hikâye mi?</p>

<p><strong>Ben bugün geriye dönüp kendi hayatıma baktığımda, bu sorunun cevabının yıllar içinde nasıl değiştiğini daha iyi görebiliyorum.</strong></p>

<p>Bu sorunun peşinden giderken insan ister istemez kendi köklerine dönüyor. <strong>Ben Balıkesir’de doğup büyüdüm.</strong></p>

<p>Babam <strong>Necat Tunçsiper</strong>, valilik de yapmış bir devlet adamıydı. Onun görevleri sayesinde devletin farklı kademelerini, sorumluluğun ne demek olduğunu daha çocuk yaşta görerek büyüdüm.</p>

<p>Sonra <strong>Ankara</strong>’da üniversite yılları geldi. <strong>Ardından iş hayatı, siyaset, İstanbul, İzmir ve Türkiye’nin, hatta dünyanın farklı şehirleri…</strong></p>

<p>Hayat insanı sürekli bir yerden bir yere taşıyor. Güzel otellerde kalıyorsunuz, büyük şehirler görüyorsunuz, dünyanın öbür ucuna gidiyorsunuz.</p>

<p>Ama nedense yaş ilerledikçe doğduğun şehrin sokakları insana bambaşka görünmeye başlıyor.</p>

<p>Çünkü memleket dediğimiz şey aslında bir coğrafya değil, insanın çocukluğudur.</p>

<p>Bu yüzden bir sokağın köşesi, eski bir dükkân, çocukluk arkadaşının evi, gençken oturduğun kahvehane ya da yıllar önce maç izlediğin stat bir anda çok daha anlamlı hale gelir.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p><strong>Bugün Balıkesirspor’un, Bandırmaspor’un ya da Ayvalıkgücü’nün sonucuna bakarken aslında yalnızca bir futbol maçını takip etmiyorsunuz.</strong></p>

<p>O skorların arkasında bir şehir, bir gençlik ve bir geçmiş vardır.</p>

<p><strong>Fenerbahçe</strong>’ye duyduğum bağlılık da benim için sadece doksan dakikalık bir futbol değildir. Yıllar geçtikçe insan şunu daha iyi anlıyor: tuttuğu takım, hayatındaki değişmeyen az sayıda şeyden biridir.</p>

<p>Belki de bu yüzden insanlar takımlarına bu kadar bağlanır. Bu biraz da geçmişimizle bugünümüz arasındaki köprüdür.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p><strong>İş hayatında para kadar hikâye de kazanılıyor…</strong></p>

<p>Bu köprü iş hayatında da kendini gösteriyor. <strong>Otuz beş yıl otomobil sektöründe, toplamda ise kırk yıla yakın bir süre otomobil bayiliği yaptım. Renault, Nissan, Dacia gibi markaların Türkiye’deki yapılanmalarında görev aldım, farklı dönemlerde bu markaların yönetim süreçlerinde bulundum.</strong></p>

<p>Bunun yanında akaryakıt istasyonları, taşımacılık, medya, radyo ve televizyon gibi farklı alanlarda da iş yaptım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Petrol İşverenleri Sendikası</strong> yönetim kurulunda yer aldım. <strong>Radyo ve Televizyon Sahipleri Derneği</strong>’nde görev aldım. <strong>Balıkesir Sanayici ve İş İnsanları Derneği</strong>’nde çalıştım. Ankara, İzmir ve Balıkesir Ticaret Odaları’nda üyeliklerim oldu.</p>

<p>Gençken iş hayatına bakış çok nettir. Satış rakamı önemlidir. Ciro önemlidir. Yeni yatırım önemlidir. Büyümek önemlidir.</p>

<p>Fakat yıllar geçtikçe geriye dönüp baktığınızda bilançolar hafızada kalmaz; insanlar kalır.</p>

<p>Birlikte çalıştığınız arkadaşlar… Bir müşterinin söylediği bir söz… Zor bir günde yanınızda duran bir dost… Yıllar sonra karşılaştığınız eski bir çalışanın size sarılması…</p>

<p>İşte o zaman fark edersiniz ki iş hayatı sadece para kazanmak değildir.</p>

<p>Hikâye biriktirmektir.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p><strong>Makamlar geçiyor, hatıralar kalıyor</strong></p>

<p>Bu birikim sadece iş hayatıyla sınırlı değil. Siyasetin içinde de uzun yıllar bulundum. İl başkanlığından genel başkan yardımcılığına kadar farklı görevler üstlendim.</p>

<p><strong>Türkiye’nin yakın siyasi tarihine damga vurmuş isimlerle aynı masalarda oturdum, toplantılara katıldım, tartıştım ve kararların nasıl alındığını yakından gördüm.</strong></p>

<p>O günlerde makamlar çok önemli görünüyordu. Fakat zaman geçtikçe insan şunu fark ediyor: makam odasının büyüklüğü hafızada kalmıyor.</p>

<p>Bir konuşma kalıyor, bir yolculuk, liderin söylediği bir cümle kalıyor hafızada.</p>

<p>Bir seçim gecesi kalıyor… Kazandığınız gün kadar kaybettiğiniz gün de kalıyor.</p>

<p>Makamın süresi vardır; hatıranın süresi yoktur.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p><strong>Çocuklarının başarısı insanın bilançosunu değiştiriyor</strong></p>

<p>Hayatın bir başka dönüm noktası da çocuklardır. Gençken insan kendi başarısını önceler.</p>

<p>Onların iyi eğitim aldığını, kendi ayakları üzerinde durduğunu ve sizden daha ileriye gittiğini görmek bambaşka bir mutluluk verir.</p>

<p>Hatta belli bir yaştan sonra insanın kendi başarılarının verdiği haz azalırken, çocuklarının başarıları daha büyük bir anlam kazanır. Çünkü artık insan kendisinden sonrasını da izler.</p>

<p>Belki de anne babalığın en güzel tarafı budur: Çocuğunun sizi geçmesinden gurur duymak.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p><strong>Babalar gittikten sonra bazı cümleler daha iyi anlaşılıyor…</strong></p>

<p>İnsan gençken babasının hep orada olacağını düşünür. Soracak bir şey olduğunda arayacağını… Bir karar verirken danışacağını… Bir bayramda aynı masada oturacağını… Sonra bir gün hayat, zamanın tek yönlü olduğunu hatırlatır.</p>

<p><strong>Babam Necat Tunçsiper’i kaybedeli yıllar oldu.</strong></p>

<p>Bugün geriye baktığımda onun milletvekilliği, avukatlığı ve devletin farklı kademelerinde üstlendiği görevler elbette önemlidir. Ama aynı zamanda böyle bir babanın evladı olmak bana sorumluluk duygusunu da erken yaşta kazandırdı.</p>

<p>Bir oğulun hafızasında ise başka şeyler kalır. Bir bakış… Bir öğüt… Birlikte gidilen bir yer… Çocukken duyulan bir cümle…</p>

<p>İnsan yaş aldıkça anne babasını daha iyi anlamaya başlar.</p>

<p>Ne gariptir ki onları en iyi anlamaya başladığımız dönem, çoğu zaman onlara anlatma imkânımızın azaldığı yıllardır.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p><strong>Dünya büyürken insanın dünyası küçülüyor!</strong></p>

<p><strong>Geçtiğimiz aylarda Amerika’daydım. San Francisco’dan Los Angeles’a uzanan bir yolculuk… Dünya Kupası heyecanı, on binlerce insan, stadyumlar, Golden Gate, Hollywood, Beverly Hills…</strong></p>

<p>Dünyanın öbür ucuna gidiyorsunuz. Ama sonunda insanın aklında ne kalıyor?</p>

<p>Golden Gate’in uzunluğu mu? Otelin yıldız sayısı mı?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Yanınızda olan insanla yaşadığınız an kalıyor.</p>

<p>Oğlunuzla çıktığınız bir yolculuk, yıllar sonra bakacağınız bir fotoğraf, maç öncesi heyecan, yabancı bir şehirde içilen bir kahve…</p>

<p>İşte hayatın en ilginç tarafı burada.</p>

<p>Dünya büyüdükçe insanın gerçek dünyası küçülüyor.</p>

<p>Sonunda geriye birkaç insan ve yüzlerce hatıra kalıyor.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p><strong>İnsan yaşlandığını ne zaman anlıyor?</strong></p>

<p>Bence insan saçına ak düştüğünde, merdiveni daha yavaş çıktığında da değil…</p>

<p><strong>İnsan, gelecekten daha fazla geçmiş konuşmaya başladığında bunu fark eder.</strong></p>

<p>“Yapacağım” kelimesinin yanına yavaş yavaş “yapmıştık” kelimesi eklenir.</p>

<p>Ama bunu bir kayıp gibi görmek doğru değildir.</p>

<p>Geçmişiniz varsa yaşamışsınız demektir.</p>

<p>Anlatacak hikâyeniz varsa mücadele etmişsiniz demektir.</p>

<p>Arayacak insanlarınız varsa dostluk kurmuşsunuz demektir.</p>

<p>Özlediğiniz insanlar varsa sevmişsiniz demektir.</p>

<p>Çocuklarınızın başarılarıyla gurur duyuyorsanız, sizden sonrasına bir şey bırakmışsınız demektir.</p>

<p>Bir şehrin sokaklarında hâlâ kendinizi evinizde hissediyorsanız, bir yere ait olmuşsunuz demektir.</p>

<p>Bir takım gol attığında hâlâ ayağa kalkabiliyorsanız, içinizdeki çocuk tamamen gitmemiş demektir.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p><strong>Sonunda insan neyi biriktiriyor?</strong></p>

<p>Bütün bu yolculuğun sonunda insan geriye dönüp baktığında şunu daha net görür: İnsan gençken eşya, orta yaşlarda başarı, yaş aldıkça hatıra biriktirir.</p>

<p>Para elbette önemlidir. İş önemlidir. Başarı önemlidir. Makam da hayatın bir döneminde önemlidir.</p>

<p>Hiç biri tek başına iyi yaşanmış bir hayatın ölçüsü değildir.</p>

<p>Gerçek zenginlik, sonunda geriye kalan şeydir:</p>

<p>Sizi hatırlayan insanların varlığıdır.</p>

<p><strong>İnsan, ne kadar yaşadığıyla değil; geride ne kadar iz bıraktığıyla hatırlanır.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CENK TUNÇSİPER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/insan-yas-aldikca-neyi-biriktirir-1</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/yasamin-gercek-bilancosu2.jpg" type="image/jpeg" length="38528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[14 Ağustos 2026 En Güzel Cuma Mesajları! Kısa, Dualı, Hadisli Ve Hiç Duyulmamış Yeni Cuma Mesajı Alternatifleri!]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/14-agustos-2026-en-guzel-cuma-mesajlari-kisa-duali-hadisli-ve-hic-duyulmamis-yeni-cuma-mesaji-alternatifleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/14-agustos-2026-en-guzel-cuma-mesajlari-kisa-duali-hadisli-ve-hic-duyulmamis-yeni-cuma-mesaji-alternatifleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Ağustos 2026 en güzel Cuma mesajları ve Cuma akşamı sözleri! WhatsApp ve SMS için kısa, anlamlı, dualı, ayetli Cuma mesajları haberimizde]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Mübarek Cuma gününün gelmesiyle birlikte Müslümanlar, sevdiklerine, ailelerine, arkadaşlarına ve akrabalarına güzel temennilerini iletmek üzere Cuma mesajı araştırmalarına başladı.</strong></h2>

<p>Cuma gününün birleştirici gücünü ve bereketini paylaşmak isteyenler; WhatsApp, SMS ve sosyal medya platformları üzerinden gönderebilecekleri kısa, anlamlı, dualı, ayetli ve hadisli Cuma mesajlarını tercih ediyor.</p>

<p>İşte 14 Ağustos 2026 tarihine özel, sevdiklerinizin gönlüne dokunacak ve dualarda buluşmanıza vesile olacak en güzel Cuma mesajları ve Cuma akşamı sözleri…</p>

<hr />
<h3><strong>Kısa Ve Anlamlı Cuma Mesajları 2026</strong></h3>

<blockquote>
<p>"Hayırlı Cumalar! Bugün dualarınızın kabul olduğu, kalbinizin huzurla dolduğu bir gün olsun. Rabbim tüm güzellikleri sizlere nasip etsin."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Cumanız mübarek olsun! Rabbim, bugünü sağlık, huzur ve bereket içinde geçirmenizi nasip etsin. Tüm dualarınız kabul olsun inşallah."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Cuma bereketi üzerinize olsun! Bugün hayırlı kapılar açılsın, gönlünüzde ne varsa Allah en güzel şekilde nasip etsin."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Hayırlı ve bereketli Cumalar! Gönlünüzden geçen her duanın kabul olduğu, sevdiklerinizle birlikte güzel bir gün geçirmenizi dilerim."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Gönüller duada birleşince Cumalar güzelleşir. Hayırlı Cumalar..."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Dualı Ve Ayetli Cuma Mesajları</strong></h3>

<blockquote>
<p>"Ey Rabbim! Gözlerimden sevgiyle bakan ışıkları eksik etme, hayırları görmeyi ve her yaratılanı Senden dolayı sevmeyi nasip et! Amin. Hayırlı Cumalar."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Allah'ım; Yolda olana 'Selâmet', hasta olana 'Afiyet', darda olana 'Metanet' nasip eyle... Hayırlı Cumalar."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla; 'Her türlü hamd ve övgü, kuluna Kitab’ı indiren ve onda hiçbir yanlışlığa yer vermeyen Allah’a mahsustur.' (Kehf, 18/1) Dualarınızın kabul olması dileğiyle."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Ya Rabbim; bu mübarek Cuma gününün yüzü suyu hürmetine biz aciz kulların ne derdi varsa, ne sıkıntısı varsa; dertlilere deva, hastalara şifa, borçlu kullarına edalar nasip et Ya Rabbim. Cumanız mübarek olsun."</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Hiç Duyulmamış Farklı Cuma Mesajı Alternatifleri</strong></h3>

<blockquote>
<p>"Cuma’nın nuru kalbine dolsun, her duan gökyüzünde bir yıldız gibi parlasın. Hayırlı Cumalar!"</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Bu Cuma, gönlün bahar dallarıyla çiçeklensin, her adımın huzura yol alsın. Günün mübarek olsun!"</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Cuma’nın sükûneti ruhunu sarsın, duaların göklerin en güzel kapılarında buluşsun. Hayırlı Cumalar!"</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Cuma sana bir hediye sunsun: Sevgiyle başlar, dualarla biter, huzurla tamamlanır. Günün hayır olsun!"</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/14-agustos-2026-en-guzel-cuma-mesajlari-kisa-duali-hadisli-ve-hic-duyulmamis-yeni-cuma-mesaji-alternatifleri</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2025/10/cuma-mesajlari.webp" type="image/jpeg" length="95634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BAÇEM’de Uygulamalı Bahçıvanlık Kursu İçin Başvurular Başladı]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/bacemde-uygulamali-bahcivanlik-kursu-icin-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/bacemde-uygulamali-bahcivanlik-kursu-icin-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM), bahçecilik alanında nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmaya devam ediyor. 2026 yılının altıncı Uygulamalı Bahçıvanlık Kursu için başvurular başladı. Ücretsiz olarak düzenlenecek kursa 50 kişi kabul edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışmalarını sürdüren BAÇEM, tarımsal üretimin farklı alanlarında düzenlediği eğitimlerle üreticilere ve sektörde yer almak isteyenlere bilgi ve deneyim kazandırıyor.</strong></p>

<p>Bu kapsamda büyük ilgi gören <strong>Uygulamalı Bahçıvanlık Kursu</strong>, 2026 yılında altıncı kez düzenlenecek. Toplam <strong>5 gün ve 40 saat</strong> sürecek eğitim programında, bahçıvanlık mesleğinin temel konuları hem teorik hem de uygulamalı olarak ele alınacak.</p>

<hr />
<h3><strong>BAHÇIVANLIK EĞİTİMİNDE TEORİ VE UYGULAMA BİR ARADA</strong></h3>

<p>Kurs kapsamında katılımcılara; bitki yetiştirme teknikleri, toprak ve sulama yöntemleri, gübreleme, budama, peyzaj uygulamaları, çim alanların oluşturulması ile hastalık ve zararlılarla mücadele gibi başlıklarda eğitim verilecek.</p>

<p>BAÇEM’in uygulama alanlarında gerçekleştirilecek saha çalışmaları sayesinde kursiyerler, teorik bilgilerini doğrudan uygulama fırsatı bulacak. Eğitimler BAÇEM uzmanları ve alanında deneyimli eğitmenler tarafından gerçekleştirilecek.</p>

<hr />
<h3><strong>MESLEK EDİNMEK İSTEYENLERE DE FIRSAT</strong></h3>

<p>Uygulamalı Bahçıvanlık Kursu, yalnızca bitki yetiştiriciliği konusunda kendisini geliştirmek isteyenlere değil, bahçıvanlığı meslek olarak yapmak isteyenlere ve üretim alanlarında görev alan kişilere de önemli bir eğitim imkânı sunuyor.</p>

<p>Teorik bilgilerin uygulamayla desteklendiği eğitim modeliyle kursiyerlerin bitki yetiştirme ve bakımından peyzaj uygulamalarına kadar farklı alanlarda saha deneyimi kazanması hedefleniyor.</p>

<p>BAÇEM ayrıca bahçıvanlık eğitiminin yanı sıra <strong>tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği, arıcılık ve zeytin yetiştiriciliği</strong> gibi farklı tarımsal alanlarda da eğitim programları düzenliyor.</p>

<hr />
<h3><strong>BAŞVURULAR 16 AĞUSTOS’TA SONA ERECEK</strong></h3>

<p><strong>VI. Uygulamalı Bahçıvanlık Kursu</strong>, 31 Ağustos-4 Eylül 2026 tarihleri arasında BAÇEM yerleşkesinde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Eğitime toplam <strong>50 kişi</strong> kabul edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurs başvuruları <strong>16 Ağustos 2026 Pazar günü</strong> sona erecek. Başvuruların ardından otomatik puanlama sistemi uygulanacak ve adaylar Değerlendirme Kurulu tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda asil ve yedek listeler oluşturulacak.</p>

<p>Başvuru sonuçları <strong>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve BAÇEM’in resmi internet siteleri</strong> üzerinden duyurulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber  Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/bacemde-uygulamali-bahcivanlik-kursu-icin-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/af086a5a-470f-4ff8-9aa0-06a1df4ed63a.png" type="image/jpeg" length="24544"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsanı hayata bağlayan şeyler]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/insani-hayata-baglayan-seyler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/insani-hayata-baglayan-seyler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İyi yaşanmış bir ömrün ölçüsü yılların sayısı değil; sevilen insanlar, kurulan bağlar, üretilen değerler ve hatırlanacak güzel anılardır. Belki de hayatın sonunda söylenebilecek en güzel cümle budur: “Sadece uzun yaşamadım; hayatın tadını da aldım.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Cenk Tunçsiper</strong></p>

<hr />
<p></p>

<p></p>

<p>Sabah kalkmak, işe gitmek, yemek yemek, eve dönmek, uyumak… Bunlar hayatın devam etmesini sağlıyor ama ona her zaman tat vermiyor. Hayatın tadı başka yerlerde saklı. İnsanın kendisini ait hissettiği şeylerde, tutkularında, alışkanlıklarında, ürettiklerinde, sevdiklerinde ve yıllar içinde farkında olmadan kurduğu küçük dünyasında…</p>

<p>Kimi insan için bu bir spor takımıdır.</p>

<p>Dışarıdan bakan biri, <strong>“Alt tarafı futbol” </strong>diyebilir. Oysa taraftar için mesele çoğu zaman doksan dakikalık maç değil; çocukluğunda babasının elinden tutarak gittiği ilk maçtır. Dolabında yıllardır sakladığı formadır. Arkadaşlarıyla yaptığı bitmek bilmeyen futbol sohbetleridir. Maçtan önceki heyecandır, yenilgiden sonraki sessizlik, galibiyetten sonraki çocukça sevinçtir.</p>

<p>Takım artık hayat hikâyesinin bir parçasıdır.</p>

<hr />
<p>***</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>İstanbul’da Fenerbahçe, Galatasaray veya Beşiktaş; İzmir’de Göztepe ya da Karşıyaka; Balıkesir’de Balıkesirspor, Bandırma’da Bandırmaspor, Ayvalık’ta Ayvalıkgücü, Bursa’da Bursaspor…</strong></p>

<p>Hatta bazen küçük ve orta büyüklükteki şehirlerde takım ile insan arasındaki bağ çok daha kuvvetlidir.</p>

<p>Çünkü orada tuttuğunuz takım yaşadığınız şehrin kendisidir.</p>

<p><strong>Balıkesirspor’un maçına giden insan sadece sahadaki on bir futbolcuyu desteklemez. Çocukluğunu, mahallesini, okul arkadaşlarını ve şehrinin hatıralarını da yanında götürür.</strong></p>

<p>Bandırmaspor taraftarı için bordo-beyaz renklerin içinde Bandırma vardır. Ayvalıkgücü’nü seven biri için kırmızı-beyaz forma, Ayvalık’ın sokaklarına, denizine ve yaz akşamlarına karışmıştır. Bursaspor denildiğinde yeşil-beyaz renklerin arkasında koca bir şehrin ortak hafızası vardır.</p>

<p>İnsan bazen takımını neden bu kadar sevdiğini kendisi bile anlatamaz.</p>

<p>Çünkü aslında sevdiği yalnızca takım değildir. Şehrini sever. Gençliğini sever. Arkadaşlarını sever. Babasıyla gittiği ilk maçı sever. Kendisinin geçmişteki halini sever.</p>

<p>Takım bütün bunları bir arada tutan görünmez bir bağdır.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p>Ama insanı hayata bağlayan yalnızca spor değildir. Bir başkası için bu bağ doğduğu şehirdir.</p>

<p>İnsan yıllarca başka şehirlerde yaşayabilir. Dünyanın en güzel ülkelerini gezebilir, en pahalı otellerinde kalabilir. Fakat doğduğu kasabanın meydanında içtiği çayın verdiği huzuru hiçbir yerde bulamayabilir.</p>

<p>Çünkü bazı sokakların hafızası vardır. Bir köşede çocukluğunuz, başka bir sokakta gençliğiniz, eski bir kahvehanede babanızın hatırası vardır.</p>

<p>Belki de insan memleketini değil, memleketindeki kendisini özler.</p>

<p><strong>Çocukluğunun geçtiği ev artık yoktur. Arkadaşlarının bir kısmı başka şehirlere gitmiştir. Büyüklerinizden bazıları hayatta değildir. Dükkânların isimleri değişmiş, sokaklar kalabalıklaşmıştır.</strong></p>

<p><strong>Ama insan oraya gittiğinde elli yıl öncesini bir anda hatırlar.</strong></p>

<p>Çünkü hafızanın takvimi yoktur.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<h3><strong>Bir ustanın tenceresi de hayatıdır!</strong></h3>

<p></p>

<p>Bir aşçı düşünün. Otuz yıldır aynı mutfakta çalışıyor. Sabah erkenden dükkânını açıyor. Malzemesini hazırlıyor, tenceresinin başına geçiyor.</p>

<p>Dışarıdan bakınca yaptığı şey her gün aynıdır. Ama onun için değildir.</p>

<p>Çünkü iyi aşçı yaptığı yemeğe yalnızca tuz, yağ ve baharat koymaz. Tecrübesini koyar. İtibarını koyar. Yıllarını koyar. Kendisinden bir şey koyar.</p>

<p>Müşteri tabağı bitirip, “Usta, yine harika olmuş” dediğinde aldığı haz bazen kazandığı paradan daha değerlidir.</p>

<p><strong>Aynı duygu marangozda vardır. Yaptığı masaya eliyle dokunur.</strong></p>

<p><strong>Çiftçide vardır. Aylarca uğraştığı tarlasının ürün verdiğini görür.</strong></p>

<p><strong>Terzide vardır. Diktiği elbiseyi müşterisinin üzerinde görür.</strong></p>

<p><strong>Öğretmende vardır. Yirmi yıl önce ders verdiği öğrencisi bir gün karşısına doktor, mühendis, iş insanı ya da akademisyen olarak çıkar ve: “Hocam, sizin bende emeğiniz çoktur” der.</strong></p>

<p>O anda öğretmenin aldığı hazzın parasal bir karşılığı var mıdır?</p>

<p>Yoktur.</p>

<p>İnsanın en büyük ihtiyaçlarından biri yaptığı işin bir anlam taşıdığını hissetmesidir.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<h3><strong>İŞİNİ SEVMEK EN BÜYÜK SERVET!</strong></h3>

<p>Hayatımızın belki üçte biri çalışarak geçiyor.</p>

<p>Sevmediği bir işi kırk yıl yapan insanla, sabah işine severek giden insanın aynı hayatı yaşadığını söyleyebilir miyiz?</p>

<p>Bence söyleyemeyiz. İş yalnız para kazanmak değildir. İş, insanın kendisini gerçekleştirdiği alanlardan biridir.</p>

<p>Yıllar geçtikçe insanın yaptığı iş ile karakteri birbirine karışır.</p>

<p>Ve bir gün emeklilik geldiğinde bazı insanlar parayı değil, işe gitmeyi özler.</p>

<p>Çünkü aslında özlediği maaşı değildir. Üretmektir.</p>

<p>İşe yaradığını hissetmektir. Sabah kalktığında gidecek bir yerinin olmasıdır.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<h3><strong>Çocuğunuz sizi geçebiliyorsa…</strong></h3>

<p>Hayatın insana verdiği en özel hazlardan biri de çocuklarının kendisinden daha başarılı olduğunu görmektir.</p>

<p>Bence gerçek başarı biraz da budur.</p>

<p>Bir baba oğlunun kendisinden daha iyi eğitim aldığını görüyorsa… Bir anne kızının kendisinin ulaşamadığı yerlere ulaştığını görüyorsa…</p>

<p>Çocuklar anne ve babalarının başladığı yerden daha ileride bir hayata başlayabiliyorsa… O aile başarılı olmuş demektir.</p>

<p>Çocuğunuzun sizi geçmesi sizin küçülmeniz değildir. Tam tersine, sizin hayatınızın devamıdır.</p>

<p>Birinci kuşak bir dükkân kurar. İkinci kuşak onu şirkete dönüştürür. Üçüncü kuşak dünyaya açar.</p>

<p>Bir öğretmen anne-babanın çocuğu bilim insanı olur.</p>

<p>Küçük bir kasabadan çıkan ailenin torunu dünyanın önemli üniversitelerinden birinde okur.</p>

<p>Baba bir gün oğlunun başarısını uzaktan izler ve içinden şöyle geçirir:</p>

<p><strong>“Benim ulaşamadığım yere o ulaştı.”</strong></p>

<p>İşte hayatın en güzel cümlelerinden biri budur. İnsanın kendi başarısı kendisiyle sınırlıdır.</p>

<p>Çocuklarının başarısı ise geleceğe uzanır.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<p></p>

<h3><strong>İnsan neden bunlardan haz alıyor?</strong></h3>

<p>Çünkü insan yalnızca biyolojik bir varlık değildir. İnsan hatırlamak ister. Sevilmek ister. Bir yere ait olmak ister. Üretmek ister. İşe yaradığını hissetmek ister. Kendisinden sonra bir şey bırakmak ister.</p>

<p>Modern hayat bize mutluluğu çoğu zaman tüketmek üzerinden anlatıyor.</p>

<p></p>

<p>Daha büyük ev. Daha pahalı otomobil. Daha yeni telefon. Daha lüks tatil. Daha fazla para.</p>

<p>Bunların hepsi güzeldir. İmkân sahibi olmak hayatı kolaylaştırır. Bunu küçümsemek de doğru değildir.</p>

<p>Fakat insanın garip bir özelliği var: Sahip olduğuna alışıyor.</p>

<p>Çok istediğiniz otomobili aldığınız ilk günkü heyecanınız bir yıl sonra aynı değildir.</p>

<p>Hayalini kurduğunuz eve taşınırsınız. Bir süre sonra o ev sıradan eviniz olur.</p>

<p>Ama elli yıldır tuttuğunuz takımın önemli bir maçında kalbiniz yine hızlı atabilir.</p>

<p>Çocukluk arkadaşınızla elli yıl sonra aynı masaya oturduğunuzda yine eski günlere dönebilirsiniz.</p>

<p>Torununuz boynunuza sarıldığında yine mutlu olabilirsiniz.</p>

<p>Çocuğunuzun başarısını duyduğunuzda göğsünüz yine kabarabilir.</p>

<p>Demek ki insanın kalıcı mutluluğu biraz da sahip olmaktan değil, bağ kurmaktan geliyor.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<h3><strong>Yaş ilerledikçe hesap değişiyor…</strong></h3>

<p>Gençken insan başka şeylerin peşinden koşuyor. Başarılı olmak istiyor. Para kazanmak istiyor. Makam istiyor. Tanınırlık istiyor. Rekabet ediyor.</p>

<p><strong>Kırklı yaşlarda kurduklarını büyütmeye çalışıyor. Ellili yaşlarda onları korumaya başlıyor.</strong></p>

<p><strong>Altmışlardan sonra ise hayat insanın önüne başka bir soru koyuyor:</strong></p>

<p>“Bütün bunların içinde bana gerçekten ne kaldı?”</p>

<p>İşte o zaman hesap değişiyor.</p>

<p>Kaç eviniz olduğu değil, hangi evde huzur bulduğunuz önem kazanıyor.</p>

<p>Kaç kişiyi tanıdığınız değil, zor gününüzde yanınızda kaç kişinin bulunduğu önem kazanıyor.</p>

<p>Kaç makamda oturduğunuz değil, o makamlardan ayrıldıktan sonra insanların sizi nasıl hatırladığı önem kazanıyor.</p>

<p>Ne kadar kazandığınızdan çok, kimlerle paylaştığınız önem kazanıyor.</p>

<p>Ve insan giderek hayatın büyük olaylardan değil, küçük fakat sürekli mutluluklardan meydana geldiğini fark ediyor.</p>

<p>Pazar sabahı aile kahvaltısı…</p>

<p>Sevdiğiniz takımın maçı…</p>

<p>Yıllardır gittiğiniz lokantadaki aynı masa…</p>

<p>Eski dostlarla bir akşam yemeği…</p>

<p>Çocuklardan gelen bir telefon…</p>

<p>Torunun okul başarısı…</p>

<p>Bahçede yetiştirdiğiniz domates…</p>

<p>Deniz kenarında içilen bir çay…</p>

<p>Yıllardır tanıdığınız birinin uzaktan sizi görüp, “Nasılsın, seni görmek ne güzel.” demesi…</p>

<p>Bunlar gazetelere haber olmaz.</p>

<p>Borsada değerleri yoktur.</p>

<p>Tapuları, faturaları, sertifikaları yoktur.</p>

<p>Ama hayatın gerçek serveti biraz da bunlardır.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p></p>

<h3><strong>HAYATIN BİLANÇOSU</strong></h3>

<p>Biz hayatı çoğu zaman yıllarla ölçüyoruz.</p>

<p>60 yıl. 70 yıl. 80 yıl. 90 yıl…</p>

<p>Oysa belki yanlış ölçüyoruz. Hayatın uzunluğu başka, hayatın genişliği başka bir şeydir.</p>

<p>Aynı seksen yılı iki insan bambaşka yaşayabilir.</p>

<p>Biri yalnızca günleri tüketir. Diğeri sever, sevilir, üretir, gezer, dostluk kurar, takım tutar, şehirlerine bağlanır, çocuk yetiştirir, sofralar kurar, başarır, kaybeder, yeniden başlar.</p>

<p>İkisinin takvimdeki ömrü aynı olabilir. Ama yaşadıkları hayat aynı değildir. İşte bu yüzden insanın hayatında tutkuları olmalı.</p>

<p>Bir takımınız olsun. Bir şehriniz olsun. İyi yaptığınız bir işiniz olsun. Dostlarınız olsun. Sofranız olsun. Çocuklarınız sizden ileri gitsin.</p>

<p>Mümkünse torunlarınızın başarılarını görecek kadar zamanınız olsun.</p>

<p>Bazen maça yenilip üzülecek kadar takımınızı sevin.</p>

<p>Bazen bir şehre döndüğünüzde eski günleri hatırlayacak kadar oraya ait olun.</p>

<p>Bazen yaptığınız işten gurur duyun.</p>

<p>Bazen hiçbir sebep yokken eski bir arkadaşınızı arayın.</p>

<p>Çünkü ömrün sonunda insanın hatırlayacağı şeyler büyük ihtimalle banka hesaplarının rakamları olmayacak.</p>

<p>Hayata sadece sahip olduklarımızla değil, sevdiklerimizle bağlanmak. İnsanın gerçek zenginliği kasasında değil, hayatına anlam veren şeylerin çokluğundadır.</p>

<p>Ve bana göre iyi yaşanmış bir ömrün sonunda söylenebilecek en güzel söz de şudur:</p>

<p><strong>“Sadece uzun yaşamadım; hayatın tadını da aldım.”</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CENK TUNÇSİPER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/insani-hayata-baglayan-seyler</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/db8e394b-fab3-4458-a3b4-b02030b4d7a1.png" type="image/jpeg" length="85218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En Güzel Cuma Mesajları 2026: WhatsApp, Instagram ve SMS İçin Dualı, Ayetli ve Anlamlı Hayırlı Cumalar Sözleri:]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/en-guzel-cuma-mesajlari-2026-whatsapp-instagram-ve-sms-icin-duali-ayetli-ve-anlamli-hayirli-cumalar-sozleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/en-guzel-cuma-mesajlari-2026-whatsapp-instagram-ve-sms-icin-duali-ayetli-ve-anlamli-hayirli-cumalar-sozleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En güzel Cuma mesajları 2026 listesi! WhatsApp ve SMS ile paylaşabileceğiniz en anlamlı, dualı ve kısa Hayırlı Cumalar sözleri haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İslam aleminde haftalık bayram niteliği taşıyan mübarek Cuma gününün manevi coşkusu ve huzuru yine kalpleri birleştiriyor.</strong></h2>

<p>Cuma gününün bereketini, rahmetini ve sevgisini sevdikleriyle paylaşmak isteyen milyonlarca kişi, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden paylaşabilecekleri en güzel Cuma mesajlarını araştırıyor.</p>

<p>WhatsApp, Instagram, Facebook ve SMS platformları üzerinden tek tıkla gönderebileceğiniz 2026 yılına özel en yeni, anlamlı, dualı ve etkileyici Cuma sözlerini bir araya getirdik.</p>

<hr />
<h3><strong>Dualı ve Anlamlı Cuma Mesajları</strong></h3>

<blockquote>
<p>"Rabbim gönlünüzü huzurla, ömrünüzü bereketle, dualarınızı kabul ile güzelleştirsin. Cumanız mübarek, dualarınız kabul olsun."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Cuma'nın bereketi hanenize, rahmeti gönlünüze, huzuru ömrünüze dolsun. Allah tüm hayırlı dualarınızı kabul etsin. Hayırlı Cumalar."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Her yeni cuma, yeni bir umut ve yeni bir rahmet kapısıdır. Rabbim gönlünüzden geçen tüm güzellikleri nasip etsin. Hayırlı Cumalar."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Duaların göğe yükseldiği, gönüllerin huzur bulduğu bu mübarek günde Allah sağlık, afiyet ve mutluluk nasip etsin. Cumanız mübarek olsun."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Allah'ın rahmeti üzerinizden eksik olmasın. Sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve bereket dolu nice cumalara erişmeniz dileğiyle. Hayırlı Cumalar."</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Kısa ve Etkileyici Cuma Sözleri</strong></h3>

<blockquote>
<p>"Kalbiniz imanla, diliniz zikirle, ömrünüz hayırla dolsun. Rabbim attığınız her adımı hayırlı eylesin. Hayırlı Cumalar."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Bugün edilen duaların kabul, gönüllerin huzurla dolduğu bir cuma olsun. Rabbim tüm sıkıntılarınızı ferahlığa çevirsin. Cumanız mübarek olsun."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Cuma'nın nuru gönlünüzü aydınlatsın, rahmeti evinizi kuşatsın. Allah birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Hayırlı Cumalar."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Bir tebessüm sadaka, bir dua umut olsun. Rabbim bu mübarek günde gönlünüzdeki bütün güzel dilekleri kabul buyursun. Hayırlı Cumalar."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı bu mübarek günde, Allah tüm ibadetlerinizi ve dualarınızı kabul eylesin. Hayırlı Cumalar."</p>
</blockquote>

<hr />
<h3><strong>Sevdikleriniz İçin En Özel Cuma Dilekleri</strong></h3>

<blockquote>
<p>"Ömrünüz bereketli, sofranız helal lokmayla dolu, gönlünüz imanla huzur bulsun. Rabbim hayırlı cumalar nasip etsin."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Güne rahmetle, kalbe umutla, dile duayla başlayacağınız güzel bir cuma geçirmeniz dileğiyle... Hayırlı Cumalar."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Cuma'nın feyzi üzerinize olsun. Rabbim sizleri kazalardan, belalardan muhafaza etsin; sevdiklerinizle birlikte sağlık ve huzur versin. Hayırlı Cumalar."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Her cuma yeni bir başlangıç, yeni bir rahmet vesilesidir. Allah gönlünüzü ferahlatsın, yolunuzu hayırla açsın. Cumanız mübarek olsun."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Yüce Allah, bu mübarek cuma hürmetine gönlünüzdeki tüm güzellikleri nasip etsin, dualarınızı kabul buyursun. Sevdiklerinizle birlikte hayırlı, bereketli cumalar dilerim."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/en-guzel-cuma-mesajlari-2026-whatsapp-instagram-ve-sms-icin-duali-ayetli-ve-anlamli-hayirli-cumalar-sozleri</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2025/10/cuma-mesajlari.webp" type="image/jpeg" length="60587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balıkesir, Türkiye'ye örnek olacak bir yaşlı yaşam modeli kurabilir]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/balikesir-turkiyeye-ornek-olacak-bir-yasli-yasam-modeli-kurabilir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/balikesir-turkiyeye-ornek-olacak-bir-yasli-yasam-modeli-kurabilir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşlılarımızı yalnızca korunması gereken insanlar olarak değil, tecrübeleriyle topluma yön verebilecek büyük bir bilgi hazinesi olarak görebildiğimiz gün, çok daha güçlü bir toplum olacağız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<hr />
<p>Balıkesir'in önünde bugün önemli bir fırsat duruyor. Bu fırsat yalnızca yeni bir bina yapmak, birkaç sosyal tesis açmak ya da mevcut hizmetleri biraz daha genişletmek değildir. Asıl fırsat, <strong>Türkiye'de örnek gösterilecek yeni bir yaşlı yaşam modelini</strong> hayata geçirebilmektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun için hayal kurmaktan korkmamak gerekiyor.</p>

<p>Neden Balıkesir'de yalnızca huzurevi değil, insanların kendilerini bir kurumda değil, kendi yaşam alanlarında hissedecekleri modern bir <strong>"Yaşlı Yaşam Kampüsü"</strong> kurulmasın?</p>

<p>İçerisinde geriatri uzmanlarının görev yaptığı bir sağlık merkezi… Fizik tedavi ve rehabilitasyon birimi… Termal tedavi imkânları… Alzheimer ve demans hastalarına özel güvenli yaşam alanları… Psikolojik danışmanlık hizmetleri… Hobi atölyeleri… Kütüphane… Müzik ve sanat salonları… Yürüyüş parkurları… Terapi bahçeleri… Organik tarım yapılabilecek küçük üretim alanları… Torunların rahatça gelip zaman geçirebileceği sosyal mekânlar… Yaşlıların üretmeye devam edebileceği atölyeler…</p>

<p>İnsanlar burada yalnızca bakım gören bireyler değil, yaşamın içinde kalmaya devam eden, üreten, paylaşan ve değer gören insanlar olabilir.</p>

<p><strong>Çünkü yaşlılık bekleme salonu değildir. Yaşlılık da hayatın kendisidir.</strong></p>

<hr />
<h3><strong>Pamukçu, yeniden umut olabilir</strong></h3>

<p>Bir dönem Balıkesir Büyükşehir Belediyesi iştiraki BALPAŞ bünyesindeki Pamukçu Termal Oteli'nin huzurevine dönüştürülmesi gündeme gelmişti. Daha sonra yapının depreme dayanıklılığı konusunda çeşitli değerlendirmeler yapıldı ve bu düşünce muhtemelen rafa kaldırıldı.</p>

<p><strong>Pamukçu neden sıfırdan planlanacak çağdaş bir yaşlı yaşam merkezine dönüşmesin?</strong></p>

<p>Eğer mevcut yapı güvenli değilse, elbette insan hayatı her şeyin üzerindedir. Ancak aynı bölgede, depreme dayanıklı, çağdaş mimariye sahip, termal kaynakların sağlık amaçlı değerlendirildiği yeni bir merkez inşa edilebilir.</p>

<p>Pamukçu'nun doğal ve termal potansiyeli, yalnızca turizm için değil, ileri yaş rehabilitasyonu için de büyük bir avantaj sağlayabilir. Böyle bir proje yalnızca Balıkesir'e hizmet etmez; çevre illerden hatta Türkiye'nin farklı bölgelerinden insanların tercih edeceği örnek bir merkez hâline gelebilir.</p>

<p>Bu tür yatırımlar yalnızca sosyal hizmet değildir. Aynı zamanda sağlık yatırımıdır. Aynı zamanda istihdamdır. Aynı zamanda sosyal kalkınmadır.</p>

<p>Ve en önemlisi, <strong>insana yapılan yatırımdır.</strong></p>

<hr />
<h3><strong>Alzheimer artık ertelenebilecek bir mesele değil</strong></h3>

<p>Bugün hemen her mahallede Alzheimer hastası bulunan bir aileyle karşılaşmak mümkün.</p>

<p>Bu hastalık yalnızca hafızayı değil, bir ömrün anılarını da yavaş yavaş elinden alıyor. En ağır yükü ise çoğu zaman hasta yakınları taşıyor. Gecesini gündüzüne katan eşler, çocuklar ve kardeşler, çoğu zaman profesyonel destek almadan bu süreci yönetmeye çalışıyor.</p>

<p>Oysa Balıkesir gibi yaşlı nüfusun yoğun olduğu bir kentte <strong>Alzheimer ve Demans Yaşam Merkezi</strong> artık bir hayal değil, bir ihtiyaçtır.</p>

<p>Sadece hastaların değil, ailelerinin de nefes alabileceği, gündüz bakım hizmeti sunan, uzman psikologların, geriatri hekimlerinin, nörologların, fizyoterapistlerin ve sosyal hizmet uzmanlarının birlikte çalıştığı merkezler kurulmalıdır.</p>

<p>Bu alanda üniversiteler, belediyeler, Sağlık Bakanlığı, sivil toplum kuruluşları ve hayırseverler ortak projeler geliştirebilir.</p>

<p>Balıkesir Üniversitesi'nin bilgi birikimiyle yerel yönetimlerin sosyal hizmet gücü birleştiğinde, Türkiye'nin örnek göstereceği bir model ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h3><strong>Yaşlılarımızın en büyük ihtiyacı saygı, güven ve yalnız olmadıklarını bilmektir</strong></h3>

<p>Bazen bir insanın ihtiyacı yeni bir ilaç değildir. Bazen bir doktor muayenesinden önce gelecek bir telefon aramasıdır.</p>

<p>Bazen kapısını çalan bir görevlinin "Bugün nasılsınız?" diye sormasıdır. Bazen elini tutan bir hemşiredir. Bazen birlikte içilen bir bardak çaydır.</p>

<p>Çünkü insanı hayata bağlayan yalnızca tedavi değildir.</p>

<p>İlgi de tedavidir. Şefkat de tedavidir. Merhamet de tedavidir.</p>

<p>İnsan, değer gördüğünü hissettiğinde biraz daha güçlü yaşar.</p>

<p>İşte sosyal devlet anlayışı da tam burada anlam kazanır.</p>

<p>Yaşlılarımızı yalnızca korunması gereken insanlar olarak değil, <strong>tecrübeleriyle topluma yön verebilecek büyük bir bilgi hazinesi</strong> olarak görebildiğimiz gün, çok daha güçlü bir toplum olacağız.</p>

<p>Onların anlatacağı bir çocukluk hikâyesi, bir tarih kitabından daha öğretici olabilir.</p>

<p>Onların sabrı, bugünün aceleci dünyasına en büyük ders olabilir.</p>

<p>Onların hayat tecrübesi, genç kuşakların en değerli pusulası olabilir.</p>

<p></p>

<hr />
<h3><strong>Hiç kimse genç kalmayacak!</strong></h3>

<p>Hayatın en büyük gerçeği şudur: Hiç kimse genç kalmayacak.</p>

<p>Bugün hızlı yürüyenler de yarın bastonla yürüyecek.</p>

<p>Bugün anne babasına destek olanlar da bir gün evlatlarının desteğine ihtiyaç duyacak.</p>

<p>Bugün hastane koridorlarında refakatçi olanlar da bir gün o koridorlarda şifa arayacak.</p>

<p>İşte bu yüzden yaşlılar için atılan her adım, aslında gelecekte kendimiz için atılmış bir adımdır.</p>

<p>Onlara yapılan her yatırım, yarının Türkiye'sine yapılan yatırımdır.</p>

<p>Balıkesir'in bugün vereceği kararlar, belki de gelecek nesillerin nasıl yaşlanacağını belirleyecek.</p>

<p>Popülist uygulamalar birkaç seçim dönemi konuşulur.</p>

<p>Ama vizyoner sosyal politikalar onlarca yıl boyunca insanların hayatına dokunur.</p>

<p><strong>Yaşlılarımızın ihtiyacı daha fazla çay ocağı değil; daha fazla güven, daha fazla sağlık, daha fazla ilgi, daha fazla huzur ve daha fazla insan sıcaklığıdır.</strong></p>

<p>Onlar ömürlerini bu ülkeye verdiler. Çocuk yetiştirdiler. Toprak sürdüler. Vergi ödediler. Ürettiler. Çalıştılar. Mücadele ettiler.</p>

<p>Bugün bizlere düşen görev ise onların ömrünün son yıllarını yalnızca uzatmak değil, <strong>onurlu, sağlıklı, huzurlu ve mutlu yaşamalarını sağlayacak şartları oluşturmaktır.</strong></p>

<p>Çünkü bir toplum, yaşlılarını ne kadar hatırlıyorsa, geleceğini de o kadar sağlam kurar.</p>

<p>Ve unutmayalım…</p>

<p><strong>Yaşlılarımız bizim geçmişimiz değil, geleceğimizdir.</strong></p>

<p>Çünkü bugün onların yürüdüğü yoldan, yarın hepimiz geçeceğiz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ÜMMET ŞENGÜL</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/balikesir-turkiyeye-ornek-olacak-bir-yasli-yasam-modeli-kurabilir-1</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/yaslilik.jpg" type="image/jpeg" length="16792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir öğretmenden daha fazlası: Çırakların Meral Ablası!]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/bir-ogretmenden-daha-fazlasi-ciraklarin-meral-ablasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/bir-ogretmenden-daha-fazlasi-ciraklarin-meral-ablasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin çıraklık eğitim merkezlerindeki ilk kadın öğretmeni, erkek mahkumlara ders veren ilk kadın eğitimci, Balıkesir mutfağının kayıt altına alınmasına öncülük eden Meral Taşlı; 31 yıllık meslek hayatında binlerce gencin yaşamına dokundu, önyargıları yıktı ve ardında unutulmayacak bir eğitim mirası bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Meral Taşlı Türkiye’de çıraklık eğitim merkezlerinde görev alan ilk kadın öğretmen. Cezaevinde erkek mahkumlara ders veren ilk kadın eğitimci. Kız meslek liselerinde kız öğrencilere ders vermek yerine, sanayi sitesinde ilkokulu güç bela bitiren çıraklara ders vermeyi tercih eden bir eğitim savaşçısı. Alanında iyi bireyler olması için, çıraklar için elinden geleni yaptı, öğrencilerini korumak uğruna çoğu kez ustalarla büyük tartışmalara girdi. Disiplini, taviz vermeyen tavrı nedeniyle, üzerine köpek bile saldırttılar. Yılmadı, verdiği kararlardan dönmedi, kısa sürede kendini sanayi camiasına kabul ettirdi ve çırakların Meral Ablası oldu. Dönemin Balıkesir Valisinin isteği ile yemek kitabı yazdı. Milli Eğitim Bakanlığının modüllerini yazdı. Yetiştirdiği çıraklar günümüzde iyi bir usta, iyi bir iş insanı oldu. Yaptıklarıyla gurur duyduğunu söyleyen Meral Taşlı 31 yıllık öğretmenlik yaşamını iyi çıraklar yetiştirmek için verdiği mücadeleyi Politika okurları için anlattı.</strong></p>

<hr />
<p><img alt="Img20260730095304 (Custom)" height="626" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/img20260730095304-custom.jpg" width="835" /></p>

<hr />
<p><strong>Meral Taşlı kimdir?</strong></p>

<p>İvrindi Korucu’da, 1 Mayıs 1958’de doğdum. Atatürk İlkokulunu bitirdikten sonra Kız Enstitüsü diye anılan okula yazıldım. Ortaokul ve liseyi 1969-75 yılları arasında, Kız Sanat Ortaokulu, liseye de kız enstitüsü ismiyle başlayıp 75 yılında isim değişikliği nedeniyle meslek lisesi çıkışlı mezun oldum. Okulu ikincilikle bitirdiğim için Atatürk Üniversitesi Erzurum Tıp Fakültesi, Boğaziçi Üniversitesi ve daha pek çok okula kaydımı yaptırabiliyordum. Babam okulun yatılı ve sadece kızların okuduğu bir okul olması için ısrar edince mecburen Ankara Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okuluna girdim. 1978-79 öğretim yılında üniversiteyi bitirdim. 1979’da Antalya Kız Meslek Lisesi'nde göreve başladım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O dönemde okul müdürleri stajyer memurlara her türlü görevi verir, istedikleri yerde çalıştırırlardı. Müdür beni kantine hizmetli olarak verdi. Bir süre derslere giremeyip kantinde çalıştım. Sendikalı öğretmenlerden biri benim kantin hizmetlisi değil de öğretmen olarak geldiğimi, anlayınca. Müdür hatasından döndü. Senenin ortalarına doğru bana pastacılık sınıfı verildi. Müdür yardımcısı Celile İkiz o dönemde bana destek oldu.</p>

<p>Antalya'dan Balıkesir'e atandım. Çocuğum benim yetiştiğim ortamda büyüsün istedim. 12 yıl Balıkesir Kız Meslek Lisesi'nde çalıştım. Bu zaman dilimi içinde okul müdürüm mutfak bölümü beslenme şefi olduğum için başka okullarda da görevlendirdi. Balıkesir Çıraklık Eğitim Merkezinde ustalık belgesi sınavlarında görev aldım. Sınavlardan sonra Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürü benim merkezde çalışmamı istedi ve ben orada görev aldım. Türkiye’deki kadrolu ilk kadın çıraklık eğitim merkezi öğretmeni oldum. 31 öğretim yılı memuriyet yaşamımdan sonra 2010 yılında emekli oldum.</p>

<p>Çalıştığım yıllarda, Aşçılar Odası ve Fırıncılar Odası'nın alan danışmanlığı görevini yürüttüm. Bu yıllarda alanımla ilgili dergiler ve çeşitli yayınlarda yazılar yazdım. TV ve radyo programları yaptım. 2006 yılından 2018 yılına kadar çeşitli zamanlarda Kız Teknik Genel Müdürlüğü ve Erkek Teknik Genel Müdürlüğü tarafından modül hazırlama ve modül incelemelerinde görevlendirildim. Ekmekçilik, makarna yapımı modüllerini yazdım. Türk Ailesi El Kitabı adıyla yayımlanan kitaptaki ekmek bölümünü hazırladım. Valilik, Kadriye Kahraman ile birlikte hazırladığımız Balıkesir Aşı kitabını kişilerden almadıkları için Ocak İzi Derneğini kurduk. İsimlerimizin kullanılması koşuluyla hiçbir ücret almadan Balıkesir Valiliğine devrettik. Şu an torunuma yakın olmak için İzmit’te yaşıyorum. Yöresel bebekler üzerinde çalışıyor ve halk eğitimi kurslarına öğrenci olarak katılıyorum</p>

<hr />
<p><img alt="26-6" height="626" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/26-6.jpeg" width="835" /></p>

<hr />
<p><strong>Kız meslek lisesindeki göreviniz gıda üzerine mi oldu?</strong></p>

<p>Branşım beslenme, ev yönetimi olduğu için gıda üzerine fakat müfredatta, işletme bilgisi, rehberlik, aile ilişkileri, çocuk gelişimi, giyim, ev ekonomisi derslerine de girdim. Asıl vazifem bakanlık onaylı, Yiyecek Hazırlama Mutfak Bölümü Beslenme Şefi idim. Buna rağmen değişik işler ve okullarda çalıştım. Diğer okullarda yiyecek hazırlamayla ilgili bir eksiklik olduğunda bize müracaat ediliyordu. Bölüm şefi olduğum için ben görevlendiriliyordum. Çıraklık eğitim merkezinde ustalık belge sınavlarına girdim. Çıraklık eğitimi adını ilk kez o zaman duydum. “Norm Fazlası” yönetmeliği çıktı. Başka okullara verilme durumum oldu. O okullara verilirken müdür hanımla o zamanki bölüm şefliği ile ilgili bazı sorunlarımız olmuştu. Ters düştük. Benim imzalamadığım evraklar vardı. Müdür hanım beni Adnan Menderes Karahallılar ortaokulunda vazifelendirdi. Fakat tam zamanlı değildi. Çünkü ben yemek atölyesinde anaokuluna pastalar, yiyecekler yapıyordum. Anaokuluna pasta yapmak o anlamda bize cazip geliyordu. Çünkü 45-50 öğrenciye hazırlıyorsunuz ve büyük tasarım pastaları yapabiliyorduk. Biz tasarım pastaları yaptıktan 7 yıl sonra, Sibel Can çocuğuna Barbie Bebek pastası sipariş ettiğini haberlerden öğrendik. Milli eğitim müdürlüğü toplantılarını bizim okulun salonunda yaptığı için, tüm ikramlarını biz karşılıyorduk. Bakanlar, üst düzey yetkililer başbakan cumhurbaşkanı olmak üzere 12 yıl içinde çok kişi geldi. Tüm hizmetlerini Kervansaray Otel ile birlikte hazırlıyorduk.</p>

<hr />
<p><img alt="2-42" height="626" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/2-42.jpeg" width="835" /></p>

<hr />
<p><strong>Çıraklık Eğitim Merkezine geçmekteki Amacınız neydi? Karahallılar Ortaokulunu beğenmediniz mi?</strong></p>

<p>Müdür hanım beni Karahallılar Ortaokulunda görevlendirdi ama o pastaları yapmaya devam edeyim diye yarım gün Karahallılar Ortaokuluna verdi. Perşembe ve Cuma öğleden sonraları bana yemek dersi verildi. 5 saat okuldaki siparişleri, pastaları yapayım diye iki okulda görev alacaktım. Yer olarak uzak ve aksi yönlerdeydi. Bir nevi cezalandırma oldu. Hem ortaokulda çalışacağım, hem gelip pasta yapacağım. Hiçbir sıfatım yok. Çünkü Norm fazlası olmuşum ve ben sadece sıradan bir yemek atölyesi öğretmeni olup, sipariş pasta hazırlayacaktım. O arada da çıraklık Eğitim Merkezinden sürekli beni kadroya almak istiyorlardı. Kadro ile gitmek istemiyor, kız meslek öğretmeni olmak istiyordum. Koşullar gün geçtikçe zorlaşınca sanayiye geçmek zorunda kaldım. Tek okulda çalışmak cazip geldi. Bir yerde isteniyorsunuz, bir tarafta istenmiyorsunuz. Bir tarafta sizi almak için çok çaba gösteren bir grup var, diğer tarafta sürekli ters düşmeye başladığınız bir müdür.</p>

<hr />
<p><img alt="1-54" height="460" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/1-54.jpeg" width="833" /></p>

<hr />
<p><strong>Norm fazlası öğretmen denince akla, sınıf verilmeyen, boş derslere giren, öğretmenler odasında oturup derse girmeyen öğretmenler geliyor. Nasıl oluyor da size norm fazlasıyken 2 okulda birden görev veriliyor? Hiç itiraz etmediniz mi?</strong></p>

<p>Norm fazlası durumuna düştüğüm zaman 2 okulda görevlendirilmiştim. O arada Çıraklık eğitim merkezine geçiş yaptım. Kalsaydım çalışmamak bana uygun olmazdı. Öğretmenliği gerçekten çok seviyorum. Öğrencilerimi her zaman çocuklarım olarak gördüm. Hangi yaş grubunda olursa olsun. Benim için onlar 70 yaşında da olsa çocuğum gibiydi. Bildiklerimi anlatmak, öğretmek isterim. Kalabalık ailede büyüdüğüm için boş oturmak bana ters gelen bir olgu. Hiçbir zaman öğretmenler odasında oturmadım. Çünkü öğretmenleri olarak branş öğrencilerim döner sermayeden para alsınlar diye mücadele ettim. Dersler başlamadan yarım saat önce öğrencilerimle okula gelip, kantinde satılsın, para kazansınlar diye yiyecekler hazırlıyorduk. Satılan yiyeceklerden öğrencilerimin hesabına para yatıyordu. Norm fazlası olarak hiç çalışmadım. Direkt Çıraklık Eğitim Merkezine geçtim.</p>

<hr />
<p><img alt="5-29" height="469" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/5-29.jpeg" width="834" /></p>

<hr />
<p><strong>Okulda çok kişiye yetecek pasta, börek, çörek, poğaça ve benzerlerini yapıyordunuz. Bu işler için mutfağınız yeterli miydi?</strong></p>

<p>Dört dörtlük mutfağımız yoktu fakat fırın yeterliydi. Çok sonraları 90 yumurtayı çırpacak kapasitede sanayi tipi mikser geldi. Önceden çırpıcı yoktu. Yumurta tenceresi dediğimiz özel tencerelerde yumurtaları elle çırpıyorduk. Pastalar için kalıp, maket, hatta şeker hamurları yoktu. Şeker hamuru yerine badem ezmesi kullanıyorduk. Dükkanlarda pudra şekeri bile bulunmadığından siparişle getirtirdik. Ortası delik bisküvileri tekerlek olarak kullanırdık. Bonibon şekerleri piyasaya sürüldüğünde çok mutlu olduk. Süsleme için rengarenk bonibonlar, kırdığımız akide şekerleri ile süs yaptık.</p>

<hr />
<p><img alt="6-26" height="350" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/6-26.jpeg" width="836" /></p>

<hr />
<p><strong>Çalışma meraklısısınız. Kendinizi çalışmaya adamışsınız. Ben şu işi yapacağım deyince o işin üstesinden gelen biri olarak tıp fakültesine gitmekte ısrarcı olup babanızı ikna edemez miydiniz? Tıp fakültesini tercih etmediğiniz için pişman olmadınız mı?</strong></p>

<p>Pişman olmadım. Çünkü enstitü programıyla okuduğumuz için, matematik, fen, fizik görmedik. Gitseydim çok çalışarak yapabilir miydim bilemiyordum. Babam Erzurum'a asla göndermezdi. Yatılı okul olduğu için Ankara’ya zorla gelebildim. Boğaziçi Üniversitesinin tekstil bölümüne gitseydim iyi olurdu diye düşündüğüm anlar oldu. Ankara Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu alanında Türkiye'de tek okuldu. Sonradan Gazi Üniversitesi'nin bünyesine alındı, adı değişti, kimliği değişti. Bu nedenle kapandı gözüyle bakıyorum. Avrupa'daki 5 okuldan biriydi. Çok özel, çok güzel bir okuldu. Kız teknikli olmaktan hiç pişman değilim ve gurur duyuyorum. Sağlam bir eğitim aldık aldığımız eğitimin de çok ekmeğini yedim.</p>

<hr />
<p><img alt="Img20260730134359 (Custom)" height="1108" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/img20260730134359-custom.jpg" width="831" /></p>

<hr />
<p><strong>İlkokulu zorla bitiren çocuklar çıraklığa veriliyor. Oysa kız meslek lisesine ortaokul mezunları geliyor. Daha eğitimli olanlar varken, neden çıraklık eğitim merkezini seçtiniz?</strong></p>

<p>Çok zor oldu. İlkokul bitirmeyen değil ama köylerden gelen çocuklar ilkokul 3'e kadar okuyor, fakat başaramayacak, olmalarına rağmen diploma veriyorlardı. Yaşları 11 olan öğrencilerim vardı. Şu anda çok güzel mekanlarda usta ya da iş adamı oldular. Köyün birinde bir çocuk berber çırağı olarak işe girmiş, sonradan da başarılı olmuşsa o köydeki pek çok çocuk berber çırağı oluyor. Aşçıya yamak gittiyse, o köyden çok sayıda aşçı çıkıyor. Bu istatistik ve izlenimlerle belirlenmiştir. Balıkesir'in Karıncalı köyünden gelenlerin hepsi aşçı kurslarına yazılıp sertifika aldılar. Çıraklık merkezinde yiyecek hazırlamanın içinde aşçılık, fırıncılık, pastacılık, et ve et mamulleri, süt ve süt mamulleri gibi alt dalları olan büyük bir branşa geçtim ve sanayi tipi çalışmak gerekiyordu. Çıraklık merkezinde aynı zamanda ustaların da eğitimini yapmanız gerekiyor. Çocuklar 3 gün sanayide çalışıyor, sözde 1 gün kursa geliyorlar. Öyle olmuyor. Cumartesi pazar günleri bile çok zor şartlarda çalışıyorlar. O zamanki ustalar şimdiki ustalar gibi değil. Günümüzdeki ustaların çoğu çıraklık merkezinden eğitim aldığı için çıraklara farklı gözle bakıyor. Çocukların yaşam şartlarının çok kötü olduğu günleri gördük. Aileleri çocukları getiriyor, bırakıyorlar, kazandığı paraları kendilerine yollatıyorlar. Anne babanın bahanesi, karnı doyuyor, ustası otobüs parasını verip kursa gönderiyor, lokanta da yatıyor, daha ne olsun? Çocukların durumu çok kötüydü. Çıraklık eğitim merkezinin dersleri ve denetlemelerle bu durum aşıldı.</p>

<hr />
<p><img alt="14-16" height="531" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/14-16.jpg" width="835" /></p>

<hr />
<p><strong>Kötü durumları aşmayı nasıl başardınız? İzlediğiniz bir yol var mıydı?</strong></p>

<p>Öğretimi değil eğitimi öne çıkardım. Ayrı ayrı sınıf yoktu. İlk zamanlar ustalar çırakları göndermek istemiyordu. Yasalar biraz daha takip edilir hale gelince mecburen gönderdiler. O da çocukların izinli olduğu günde değil, kendilerince izin verdikleri günde okula gönderiyorlardı. Başka izin de kullandırmıyorlardı. Çırakların çoğu gece geç saatlere kadar çalışıyor, sabah ustaları gelmeden önce uyanıyor, dükkan temizliğini yapıp, sabah çorbasını çıkardıktan sonra yorgun argın kursa geliyorlardı. Öğretmen arkadaşlarım, diğer kursiyerler, <em>“Senin çocukların pis kokuyor”</em> diyorlardı. Mutfaktan, kasaptan, soğan doğramaktan çıkmıştı öğrencilerim. Sarımsak kokuyor, et kokuyor, pasta kokuyor, kısacası hoş olmayan kokuyla geliyorlardı okula. Çocuklar yorgun, bitkin ve aç geliyorlardı. Bazen gelmiyor, okulun yakınında oturup ustalarına derse gittiklerini söylüyorlardı. Yok yazılıyorlardı. Durumu fark ettiğimde, yok yazılmasınlar diye gelin sınıfın en arkasına oturun dedim. Çoğu otururken ellerinde kalemle uyuyup kalıyorlardı. Kalemi ellerinden alıp, başını sıraya koyuyordum. O çocuğa ne anlatırsınız? Uyuyor, yorgun, dünyanın en iyi dersini versem beni dinleyemez ki. Ufak tefek şikayetler geldi. O çocuğu sınıfıma aldığım zaman gözümün önünde oluyor. Kavgaya karışmıyorlar, tehdit edilmiyorlar, zorbalanmıyorlardı. Sonra çocuklar bana güvendi. Uyandıklarında kantine gönderip karınlarını doyurmalarını sağlıyordum. Karnı tok, kendini toparlamış çocuğa iki saat içinde ders veriyordum. İş yerlerinin denetimi bize verilmişti. Haftanın iki günü denetime çıkıp, ustalarla görüşüyoruz, usta, çırak okul arasında koordinasyon kuruyorduk. Eksikliklerini tamamlamak için iş yerinde ne yapmışlar? Oradaki eksikleri ne? Okulda tamamlamak için çalışma ortamlarını, yaşantılarını gözlemliyorduk. Çıraklara yapılanları görünce pek çok ustayla kavga ettim. Çok zor koşullarda çalıştırıyorlardı çocukları. Gece vardiyasında çalışanı yetmeyince uyandırıyorlardı. Bir başka elemanı dışarıdan getirtmek yerine 2,5 lira fazla verip çalıştırıyorlardı. Karşılaştığım böyle işleyişi düzeltmek için çok uğraş verdim. Birçok ustayla çırak konusunda ters düştük. Eğitim konusunda ilk baştan beni kabullenmediler.</p>

<hr />
<p><img alt="8-25" height="481" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/8-25.jpeg" width="818" /></p>

<hr />
<p><strong>Meral öğretmeni sanayi öğretmenliğinde neden kabullenemediler? Ne yaptınız da önyargıları kırdınız?</strong></p>

<p>Fırıncılık, ekmek üretme, pasta işlerine erkek mesleği olarak bakmışlar. Çıraklık eğitim merkezine başlamadan önce piyasayı öğrendim. Pastane mutfağını göreyim diye İzmir'e gidip pastanede bir ay çalıştım. İzmit'te Pakmaya firmasında sanayi tipi ekmeklerin nasıl yapıldığını öğrendim. Benim diğer bir şansım dedemin değirmenci olmasıydı. Değirmen yaşantısını, buğdayın getirilip un haline gelinceye kadar ne aşamalardan geçtiğini daha çocukluğumda yaşayarak öğrenmiştim. Annem babam da birkaç kuşak aşçıydı. Ben kuzinelerin, fırınların, kepçelerin içinde büyüdüm. Bazı ustalar bana, <em>"Sen kimsin</em>?” dediklerinde babam ve dedemin değirmenci, anne tarafımın aşçı olduğunu hatırlatıyordum. Alanlarında Türkiye’nin önde gelen işyerlerinde çalıştığımı, işin tekniğini çalışarak öğrendiğimi gözlerine sokarak güven kazandım. Sanayide işyeri denetimine gittiğimde 2 Doberman köpeği üstüme saldırttılar. Köpekler yanıma kadar geldi kaçmadığımı görünce durdular. <em>“Kim bu itlerin sahibi”</em> diye bağırdım. Köpekler geri gitti. Ertesi hafta yine üstüme gelen köpekler beni görünce geri kaçtı. Sanayinin köpekleri bile Meral hocayı tanıyor lafı çıktı. Erkek öğretmen arkadaşlarım köpeklerin bulunduğu o sokağa girmemek için dilekçe vermiş. Neden kaçmadım? Çünkü köpek sahiplerinin kimler olduğunu ve beni izlediklerini adım gibi biliyordum. Aslında hayatımda o kadar çok korktuğumu hatırlamıyorum. Gazetelere beni şikayet edenler oldu. Mücadelemin sonunda, sanayideki ustalar ve öğrencilerin Meral ablaları, Meral hocaları oldum.</p>

<hr />
<p><img alt="9-26" height="590" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/9-26.jpeg" width="833" /></p>

<hr />
<p><strong>Sizi vazgeçirmek için başka neler yaptılar?</strong></p>

<p>Balıkesir’in ünlü şekercilerinden birinin çırakları sınava giriyormuş. Bana sadece şeker konusunda sorular yöneltmemi istediler. Karşı çıktım, müfredatta olanları uygulayacağımı söyledim. Kitapta ne yazıyorsa onları sormak zorunda olduğumu, uygulamada alanlarından örnekler yaptıracağımı söyledim. Şikayet ettiler. Müfredatı anlattım. Soruların neden sorulduğunu anlattım. Bana karşı çıkanların hepsi sonunda destek oldu.</p>

<hr />
<p><img alt="Img20260730134732 (Custom)" height="377" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/img20260730134732-custom.jpg" width="836" /></p>

<hr />
<p><strong>Yemek kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz?</strong></p>

<p>Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü modül çalışması başlatmış. Milli eğitimde yenilenme, yapılandırma çalışmaları vardı. Ben de çağrıldım. Modül yazmam istendi. Çeşitli illerde araştırma yapmaya gidiyorum. Her ilin yemekleri derlenmiş, kitap haline getirilmiş. Balıkesir’in böyle bir yemek ve yemek kültürü kitabı yoktu. Dönemin valisine, Balıkesir’in yemek kitabı eksikliğini anlatıp gelenekselleşmiş yemeklerin geleceğe aktarılması gerektiğini söyledim. Vali kitabı yazmamı istedi. Ancak kitabı şahıslardan alamadıklarını, alabilmeleri için dernek kurmamızı gerektiğini açıkladı. Balıkesir Ocak İzi Derneğini kurduk. O yıllarda Balıkesir İMKB Endüstri Meslek Lisesi ve Anadolu Teknik Lisesinde beslenme derslerinde açık olduğu için görevliydim. Kadriye Kahraman öğretmen ile birlikte yemek kitabını yazmayı kararlaştırdık. Balıkesir Büyük Şehir olacaktı. O nedenle hazırladığımız kitap çok acele basıldı. İlk baskısı 800 adetti. İkinci basımı Kepsut Belediyesince yapıldı. Sonrasında ne kitap bastırdılar, ne arayıp sordular.</p>

<hr />
<p><img alt="16" height="626" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/16.jpeg" width="835" /></p>

<hr />
<p><strong>Yemek kitabını yazarken hangi kaynaklara başvurdunuz? Ne tür araştırmalar yaptınız?</strong></p>

<p>Kitap için validen onay alınca Kadriye Hoca ile birlikte harekete geçtik. Balıkesir Aşçılar Odası'nın alan uzmanıydım. Çıraklık eğitim merkezinde olduğum için ortak çalışmalarımız vardı. Aynı zamanda Fırıncılar Odası'nın da alan uzmanıydım. Yemek yarışması yapılıyordu. Hazırlıklar yapılırken gittiğimiz köylerden ya da İŞKUR aracılığı ile kursa gelen öğrenciler kanalıyla çok geniş bir araştırma yaptık. Çok köy gezdik, köylüleri yemek yarışmasına davet ettik. Yapmak istedikleri yemeklerin malzemelerini bulamayan ama bizim için çok değerli olan şeyler vardı. Onlara malzemelerini götürdük. Yemeklerin nasıl yapıldığına tanıklık ettik. Köylüleri ürünleriyle beraber alıp yarışmaya getirdik. Bu yemekler de yarışmada olsun, ismini koyalım, unutulmasın düşüncesiyle hareket ettik. Yemek kitabını yazarken yararlandık. Bilmediğimiz yemekler kitabımızın birer parçası oldu. İleriki yıllarda yasal olmayan şekilde kitabımız değişik kişilerce farklı farklı çalışıldı. Bazılarında kaynak gösterirken, bazılarında kaynak gösterilmedi. Kitabı ortaya çıkarırken ücret istemedik, baskılarda ismimiz olsun dedik. Balıkesir'e vefa borcumuzu ödemek için yaptık. Acaba para mı isteseydik? Para isteyince galiba daha değerli mi oluyor diye düşünüyorum. Biz her şeyi kendi cebimizden yaptık. Bu işi parayla yapan vitrinde duranlar var. Üzüldüğüm nokta şu; Balıkesirli biz öz çocukları uğraş verip oldukça detaylı bir kaynak hazırlamışken neden dışarıdan birilerine hazırlatılır?</p>

<hr />
<p><img alt="13" height="425" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/13.jpeg" width="828" /></p>

<hr />
<p><strong>Ocak İzi Derneği nasıl kuruldu? Derneğin adına neden Ocak İzi dediniz?</strong></p>

<p>Yemek yapma anlamında hepimizin bildiği bir ocak sözcüğü var. Şifa dağıtımı anlamında ocak var. Aile ocağı denilen kavram var. Bitkileri yetiştirmek için açılan çukurlara da ocak deniyor. Ocağın çok fazla tanımı var ve ben derneğin Ocak İzi adını almasını uygun gördüm. Arkadaşlarım beni kırmadılar ve derneğin adı Ocak İzi olarak tescillendi. Dernekler Masasına gittik, Bizimle çok ilgilenildi yardımcı olundu. Derneğin yönetim kurulunu oluşturmak için bir günde 7 kişi bulduk. Tüzük hazırladık ama tüzüğü hazırlarken, ev ekonomisi, beslenme, çocuk bakımı, çocuk oyuncakları gibi kıstasları da göz önünde bulundurduk. Hepsi tüzüğe eklendi. Gelenekleri geçmişten günümüze, günümüzden geleceğe yansıtmak için her şeyi ortaya koyduk. Ocak İzi Derneği böyle kuruldu. Hemen kitap çalışmalarına başladık. Biz kitabı yazacağız. Kitabı dernek üzerinden alacaklar. İyi ki derneği kurmuşuz. Sonrasında turizm müdürlüğü ile çok güzel işler yaptık. Geniş kapsamlı çalışmalar yapmak istediler. Anlaşıp kitre bebek yapımına girdik. İpek Kozası işlemeciliği, Balıkesir pullusu (farkındalık yaratılıp sonradan modülü hazırlandı) Tepme Keçecilik, Elimizden yaşayan bebekler ve benzeri kurslar ile ev hanımlarına ulaşıldı. Kız Meslek Lisesi öğretmenliğimde turizm müdürlüğünün çalışmalarında biz yiyecek, pasta yapıyorduk. Pastadan kuş uçuralım dediler. Pastanın içinden kuş çıkmaz. Kuş resimli uçan balon hazırlayalım diye düşündüm. Uçan balonlar Balıkesir'de yapılmıyor. İzmir'de balon doldurttuk. Çuvallarla getirildi denemesini yaptık. Pasta maketi hazırladık ve içinden kuş resimli balonlar uçurduk. Bu tür çeşitli ortak çalışmalarımız Dernek kurulunca devam etti.</p>

<hr />
<p><img alt="21" height="555" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/21.jpeg" width="829" /></p>

<hr />
<p><strong><em>“Ben bunu bilmiyordum”</em></strong><strong> dediğiniz bir yemek tarifi oldu mu? </strong></p>

<p>İlk defa duydum dediğim yemek olmadı ama benim bir tarafım Korucu’lu. Korucu’dan Kınık ve Bergama tarafına dağların üstünden Bakırçay Ovası’na eşeklerle gelip gidiyorlarmış. Çığırtmayı Korucu’da yapıyorlardı ve ben çığırtmayı Balıkesir’in öz yemeği diye bilirdim. Balıkesir, İzmir’e uzak görünse de dağlardan çok yakın. Dağlardan ara geçişler var. Dedemin, akrabalarının çoğu Bergama, Soma Göçbeyli tarafından. Kestirme yollardan sürekli gidip geliyorlarmış. İzmir’in yemek kültürü de geçmiş Balıkesir’e. Türkiye'nin birçok yerinden öğrencilerim oldu. Modül yazarken, Van'a kadar gidip çeşitli konularda araştırma yaptım. Farklı konularda mantık aynı mantıktır. Kadının bakış açısına göre mutfağa girdiğinde elinde un varsa, hangi sebzeyi bulursa, yerleştiği coğrafyaya göre bir şeyler uyduruyorlar. Türklerin uydurduğu şeyler birbirine çok benzer. Onun için Türk yemeklerinde de illerin sınır çizip bu bizim denilmesi bana biraz ters geliyor. Zaten coğrafya aynı, yetişen ürünler aynı. Mutlaka yemekler de coğrafyaya göre olacak. Balıkesir’de eskiden tavşan çok bolmuş. Avcı pilavları, bazı tiritler, Dursunbey tiridi özellikle tavşan etiyle yapılırmış. Tavşan azalınca tavuğa dönmüşler. Balıkesir'in gerçekten hem dağ, hem deniz, hem tatlısı, hem tuzlusu, kaynakları çok ve coğrafi olarak Balıkesir çok özel bir konumdadır. Yemek kültürü de onun için çok farklıdır. Göç yolları üstünde olduğu için, Avrupa kültürü de gelip yerleşmiş. Kitabımı yazarken Ayvalık yemeklerini bir-iki örnek dışında çok almadım kitabıma. Çünkü Ayvalık başlı başına değişik bir mutfaktır. Çok yabancı yerleşmiş. Rum yemekleri çok fazla yapılıyor.</p>

<hr />
<p><img alt="Img20260730131902 (Custom)" height="994" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/img20260730131902-custom.jpg" width="840" /></p>

<hr />
<p><strong>Türkiye'de pek bilinmeyen Balıkesir'e özgü bir yemek var mı?</strong></p>

<p>Mürdük Aşı denilen bir yemek var. Sındırgı'da yapıyorlar. Bitkinin meyvesi çakıl taşına benziyor. Mürdük bitkisini, nohut eker gibi dağa taşa atıyorlar, olgunlaştıktan sonra ürünü topluyorlar. Onları kırıyorlar çorbasını ve yemeğini yapıyorlar. Bu yemeği ilk kez yemek kitabına aldım. Soğanı kaşık gibi kullanıp Mürdük aşını yiyorlar. Çakıl taşı görünümlü nohutla bezelye arası bir şey. Un haline getirip çorbası yapılıyor, ya da kırılarak yemeği pişiriliyor. Hafif yoğun bir yemek. Sındırgı’da hala yapılıyor. Türkiye'nin başka yerinde, başka isimle yapıldığını duymadım. Benim için değişik olan arayıp bulduğum tek yemek Mürdük aşıdır.</p>

<hr />
<p><img alt="57589792 10219739039853347 3651944583652179968 N" height="1100" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/57589792-10219739039853347-3651944583652179968-n.jpg" width="825" /></p>

<hr />
<p><strong>Yemek konulu kaç kitabınız var?</strong></p>

<p>Balıkesir Valiliğine vermek için yazdığım ilk kitabın ikinci baskısı yapıldı. Mega Yıldız Lokantası'nın sahibi, öğrencim Sinan Ergüven için başka bir kitap hazırladım. Basılı olarak 2 kitabım var. Kitapların hiçbirini parayla yazmadım. Balıkesir’e vefa borcu ve arkadaşlık hatırı için yapılmış kitaplar. Bunların dışında bakanlık çalışması olarak yazdığımız modüller var. Ders olarak okutulan ekmek hazırlama modüllerini ben yazdım. Hazırladığım modüllerin sayısını bilmiyorum. Türk mutfağı ile ilgili bir derleme ansiklopedi yapılıyordu. O ansiklopedinin içinde bize ayrılmış bölümde yazılarım bulunuyor. Yemek hakkında dergiler için çok sayıda makale kaleme aldım.</p>

<hr />
<p><img alt="514242836 10239059059921774 63995146908014088 N" height="546" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/514242836-10239059059921774-63995146908014088-n.jpg" width="833" /></p>

<hr />
<p><strong>Balıkesir’e özgü yok olmuş bir yemek var mı?</strong></p>

<p>Balıkesir’in yaylalarında Yörükler çok fazlaydı. Göçer diyordu onlara yöre halkı. Onlar bile gelip bir yerlere yerleşti. Yerleştikleri yerin coğrafyası onlara uymadığı için bildikleri bazı gelenekleri yaşatamadılar. Değirmenci Çöreği diye bir yiyecek vardı. Değirmene eşeklerle buğdayları getirirler, bazen günlerce sıra beklerlerdi. Dağ başında lokanta yok. Getirdikleri undan hamur yapıp közde pişirip yerlerdi. Değirmenci Çöreği derlerdi. Hamur mayasız yapılırdı. Şu anda ne o değirmenler kaldı ne de acilen çörek yapacak insanlar kaldı. Değirmenci çöreği artık yok. Keyif için mangalda, ocakta yapanlar varsa varsa bile çok nadirdir. Otlu ekmek, otlu çörekler yapılırdı. Fırının alevini alsın diye ekmeği fırına atmadan önce onlar konurdu kara fırınlara. Şimdi ne kara fırın kaldı, ne de o ekmekleri yapan insanlar. Çoban Kaptı denen bir yemek vardı. Aslı kuzu dolmasıdır. Çobanlar misafirleri geldiği zaman sürüden bir kuzu çekip, kesip temizledikten sonra içini doldurup pişirirlermiş. Şimdi öyle çoban da yok, doldurup ateşte çevirerek pişiren de yok.</p>

<hr />
<p><img alt="23" height="626" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/23.jpeg" width="835" /></p>

<hr />
<p><strong>İtalya’nın Pizza’sı, Meksika’nın Taco’su, İspanya’nın Paella’sı, Almanya’nın Sauerbraten’i Japonya’nın Sushi’si meşhurdur. Sizce Türkiye’nin en meşhur yemeği nedir?</strong></p>

<p>Tarhana. Tarhana tamamen Türkiye'de yapılır ve çok çeşidi vardır. Tarhana üzerinde yoğunlaşılırsa, Sushi’yi bile sollar. Çünkü tarhanadan çok fazla alt ürün üretebiliyor. Cips yapabilirsiniz. Hamur yapıp ekmek yapabilirsiniz. Çorba yapabilirsiniz. Köfte gibi şeyler yapabilirsiniz. Ve tarhana çok besleyicidir. İçinde her şey olduğu için tam besindir ve başka bir kültürde yok. Tarhanayı modül çalışmaları sırasında inceledik ama her şeyde olduğu gibi rafa kaldırıldı. Pizza dediğiniz zaman bütün dünya biliyor, tarhana deyince bizden başka bilen yok. Tarhananın, mayalısı var, mayasızı var, nohutlusu var, güneşte bırakılanı var, acılısı var, var oğlu var. Uşak Tarhanası meşhur fakat Balıkesir’in de çok güzel tarhanası var. Madra Dağı'nda eskiden kum kestanesi diye bilinen bir tür vardı. Madra dağlarını yok edince, o kestaneler de yok oldu. Küçük bir kestane çeşidiydi. Dış kabuğunu soyduğunuzda iç kabuk da çıkardı. Büyüklerimiz küflenmesin diye kumun içinde sakladıkları için Kum Kestanesi olarak bilinirdi. Tarhana çorbası yapıldığında sobanın üstünde közlenen o küçük kestanelerden çorbanın içine atılırdı. Kimileri tarhanaya börülce katar. Tarhananın sınırı yok. Yeter ki kıymetini bilelim.</p>

<hr />
<p><img alt="22" height="469" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/22.jpeg" width="834" /></p>

<hr />
<p><strong>İnsanlar Türkiye’nin her yerinden, Adana’ya Gaziantep’e yemek için seyahat ediyor. Balıkesir Mutfağı Türk Mutfağının neresinde?</strong></p>

<p>Balıkesir'in dağları, denizleri, ovaları var. Yerleşim yerleri çok farklı. Bazı yerlerde deniz kültürü hakim. Yöreye has yemek yaparken bakıyorsunuz, bu buradan gelmiş, bu evrilmiş, bu çoğalmış. Türkiye'deki pek çok mutfak Balıkesir Mutfağında toplanmış. Deniz kenarında yediğiniz yemeği Dursunbey’deki dağın tepesinde yiyemezsiniz. Çok farklı iki kültür ama ikisi de Balıkesir ve buralara göçmenler gelip geçerken kendilerinden bir şey getirmiş, yerleşmiş kalmış. Zamanla bulunduğu coğrafyaya göre evrilmiş. Çiğ börek Tatar yemeğidir. Balıkesir'de çok fazla yapılıyor. Benim anneanne tarafım tatar, baba dedem çerkez. İki mutfağıda biraz görmüşlüğüm var. Benzerlikler çok. Farklılık aslında farklılık değil, çünkü coğrafyadan kaynaklanan, elinde bulunan malzemelerden oluşan bir değişiklik var. Ispanak bulamamış, pazı kullanmış. Saray mutfağının sarmaları da sadece yaprak sarması değildir. Padişahın canı istediğinde yaprak yoksa, lahana, kiraz, fasulye, hindibağ, ayva yaprağı, kullanılmış. Değişik yemekler yokluktan ortaya çıkmış. Balıkesir bundan yıllar önce Gastronomist Süleyman Dilsiz’in önerdiği bir çalışmayı çeşitli nedenlerle gereği gibi kullanamadı. Çok önemli bir tanıtım fırsatını kaçırdı diye düşünüyorum. Bazen kişisel kaygılar veya çıkarlar için toplum feda edilmiş olabiliyor ne yazık ki. Ben bu perde arkası mücadeleyi sevmiyorum ve içinde olmak da istemiyorum. Sadece sonuçları görünce üzülüyorum.</p>

<hr />
<p><img alt="Img20260730134705 (Custom)" height="842" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/img20260730134705-custom.jpg" width="832" /></p>

<hr />
<p><strong>Okullar ve çıraklık eğitim merkezi dışında başka yerlerde eğitim verdiniz mi?</strong></p>

<p>Çıraklık eğitim merkezindeyken cezaevindeki erkek mahkumlara aşçılık dersi verdim. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı ve cezaevi yönetimi aşçılık eğitimi için çıraklık eğitim merkezinden öğretmen istemiş. Orda tek öğretmen ben olduğum için görevlendirildim. Bakanlıktan onay gelince cezaevine gittim. Kadın olduğum için önce almak istemediler, istifa etmemi önerdiler. Ben istifa etmedim. Cumhuriyet Başsavcılığına gidildi. Işık Keskin Özbay dönemin Türkiye'deki ilk ve tek kadın cumhuriyet başsavcısıydı. Başsavcı 4 gardiyan görevlendirdi ve eğitimlere başladım. Önceki günlerde tepki gördüm. Bazıları kadın öğretmen geldiği için öğrenci olmak istedi, bazıları da kadından ders almam diyerek kaydını sildirdi. Eğitim sınıfında bir soba vardı ve uygulamalar sobanın üzerinde yapıldı. Ders esnasında, cezaevi yönetmeliğine uygun olarak yumuşak kaşık kullandıkları için yemek pişirirken kaşıklar elimde kaldı. Derse girerken, şahsıma özel, bana zimmetli kaşık veriyorlardı. Kötü, ilkel şartlarla başladık eğitime fakat çok yararlı oldu. Çocuk mahkumlar vardı. Yaşları küçük olduğu için onlar eğitime giremiyordu. Çocuklar farklı yemek yesin diye özel izin isteyip çocukları da kursa dahil ettik. Eğitim çok başarılı oldu. Türkiye'de erkek mahkumlara derse giren ilk kadın öğretmen oldum. Daha sonra erkek mahkumlara kadın öğretmenler de ders vermeye başladı. TRT 2'de haber yaptılar, yasak olduğu için adım ve görüntüm yayınlanmadı. Mahkumların başarısı söz konusuydu. Başarının ardında bir kadın öğretmen var diye Türkiye'de çok ses getirdi. Ana okulundan çıraklık eğitim merkezine pek çok okulda öğretmenlik yaptım. Zorluklara rağmen en güzel öğretmenliğimi cezaevinde yaşadım. Cezaevi haricinde orduevi personeline, er ve erbaşlara eğitim verdim.</p>

<hr />
<p><img alt="Img20260730131604 (Custom)" height="1230" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/img20260730131604-custom.jpg" width="830" /></p>

<hr />
<p><strong>Pek çok okulda ve değişik yerlerde eğitim verdiniz. Yemek yaparken hiç kalori hesabı yaptınız mı? Kalorinin önemine dikkat çektiniz mi?</strong></p>

<p>Kalori hesabını her zaman yapmazsın. Lokantalarda hiç yapmazsın. Kalori hesabı inanın en son düşünülen konu. Kalori hesabı ne zaman yapılır? Sporcu yemeği hazırlayacaksanız yaparsınız. Hastalar varsa, özel durumu olan çocuklar varsa yaparsınız. Biz kalori hesabı da yapıyoruz, yaptırtıyoruz. Uygulanıyor mu? Hayır. Lokantalarda asla uygulanmaz. Öyle bir şey yok. Ama özel bir lokanta varsa o mutfakta yapılabilir. Turizm merkezlerinde turist istediği için yapılmaya başladı. Çok geç ama zararın neresinden dönülürse kardır diye düşünülüyor. Yapılabilir ama yapılmıyor. Lokantaya insanlar iki nedenle gelir. Ya kısa bir öğle tatili vardır karnımı doyurayım gideyim diye, ya da bir gece hoş vakit geçirmek için veya iş toplantıları için. Yemek masaları iş toplantıları için çok uygun bir yerdir. Eskiden bütün kararlar yemek masalarında alınmıştır. Atatürk'ün yaptığı da oydu. Hani diyorlar ya çok içiyordu. İçen adam o sofralardan çıkan önemli kararları alamazdı. Neden içiliyor? İnsanlar daha rahat olup konuşabiliyorlar ve değerli fikirler çıkabiliyor. Karşısındakini yargılamadan onun gerçekten ne düşündüğünü biliyorsa, öğrenebiliyorsa o konuların üstüne gidebilirsin. Şimdi öyle değil. İşe siyaset girdi, torpil girdi, pazarlamayı iyi yapan girdi. Olaylar artık farklı oldu. Onun için ben pek de ilgilenmiyorum bu nedenlerden dolayı. Gençler var, çok güzel çalışıyor ama yollarını açan yok, tanıtımlar yok.</p>

<hr />
<p><img alt="556117946 10163364474343331 3742525420067009770 N" height="1244" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/sayisal/556117946-10163364474343331-3742525420067009770-n.jpg" width="828" /></p>

<hr />
<p><strong>Son olarak mutfak ve yemek konusunda ne söylemek istersiniz?</strong></p>

<p>Türk mutfağı muhteşem bir mutfak ama sadece reklam için kullandıkları klasik şeylerden vazgeçmeleri lazım. Türk mutfağına girmeden önce Türk Halkının da bilinçlenmesi gerekir. Biz zararı kendimiz veriyoruz. Yabancı ülkelerde duyuyorum, yurt dışından gelenlerden duyuyorum. Projeler için yurt dışına çıktığımda Türk mutfağı ile ilgili ne biliyorsun deyince insanların söylediği genelde kebap, döner, lokum. Türk mutfağı bu değil. Bu kafayı değiştirmeli. Biz buna alttan başladık ama üsttekilerin kapıyı açması lazım. Uluslararası kulis denilen şeyi yapmaları gerek. Yapılan çalışmaları sadece çalışmadır diye kişisel baza indirmemek gerek. Gerçekten Türkiye'yi düşünüp de çalışanların önünü açmak lazım. Çok değerli arkadaşlar var. Çok güzel işler hazırlıyorlar. Ben öğretmen olarak gördüğümü söylüyorum. Kapılarımızı doğru yerde, doğru kişilere açmadığımız için Türk Mutfağı tanınmıyor.</p>

<hr />
<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HİLMİ DUYAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/bir-ogretmenden-daha-fazlasi-ciraklarin-meral-ablasi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/img20260730095304-custom.jpg" type="image/jpeg" length="98334"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAŞLILAR YÜK DEĞİL TOPLUMUN YAŞAYAN HAFIZASIDIR]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/yaslilar-yuk-degil-toplumun-yasayan-hafizasidir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/yaslilar-yuk-degil-toplumun-yasayan-hafizasidir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yokluğu gördüler. Kıtlığı gördüler. Ekmeğin karneyle dağıtıldığı günleri gördüler. Uzun ekmek kuyruklarını gördüler. Siyasi krizleri gördüler. Darbeleri gördüler. Depremleri, selleri, ekonomik buhranları gördüler. Çocuklarını büyütebilmek için kendi hayallerinden vazgeçtiler. Daha iyi bir gelecek kurabilmek adına kendi hayatlarından eksilttiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<hr />
<p><em><strong>(1. Bölüm)</strong></em></p>

<hr />
<p></p>

<p>Hayat, insanın elinden kayıp giden kum taneleri gibi. Çocukluk, gençlik, yetişkinlik derken yıllar sessizce akar ve bir sabah aynaya baktığınızda saçlarınıza düşen akların, yüzünüzde derinleşen çizgilerin ve yavaşlayan adımlarınızın aslında zamanın sessiz imzası olduğunu fark edersiniz. İşte o gün anlarsınız ki yaşlılık, yalnızca takvim yapraklarının çoğalması değildir. <strong>Yaşlılık; emektir, sabırdır, fedakârlıktır, bir ömrün birikimidir.</strong></p>

<p>Bugün sokakta bastonuyla yürüyen bir amcanın ya da ağır adımlarla hastane koridorlarında ilerleyen bir teyzenin yanından çoğu zaman farkına bile varmadan geçip gidiyoruz. Oysa belki de o insan, yıllar önce bu ülkenin yollarını yapan işçiydi. Belki sınıflarda binlerce öğrenci yetiştiren bir öğretmendi. Belki toprağa bereket eken bir çiftçiydi. Belki bir fabrikanın ilk ustalarındandı. Belki de bugün rahat uyuyabildiğimiz bu vatan için üniformasını giyip sınır boylarında nöbet tutmuş bir askerdi.</p>

<p><strong>Bugün sahip olduğumuz pek çok imkânın temelinde onların alın teri vardır.</strong></p>

<p>Bizler teknolojinin içine doğduk. Bir düğmeye basarak dünyanın öbür ucuyla konuşabiliyoruz. Birkaç dakika içinde bankacılık işlemlerimizi yapabiliyor, market alışverişimizi tamamlayabiliyor, doktor randevumuzu alabiliyoruz. Oysa onların gençliği bambaşka bir Türkiye'de geçti. Elektriğin olmadığı köyler vardı. Gaz lambasının ışığında ders çalışıldı. Çamaşırlar dere kenarında yıkandı. Su kuyudan taşındı. Aylarca mektup beklenen yıllar yaşandı. Telefonun lüks sayıldığı dönemler görüldü. Yolun, hastanenin, okulun olmadığı zamanlar yaşandı.</p>

<p>Onlar, bugünün konforunu hiç bilmeden bugünü inşa ettiler.</p>

<p>Yokluğu gördüler. Kıtlığı gördüler. Ekmeğin karneyle dağıtıldığı günleri gördüler. Uzun ekmek kuyruklarını gördüler. Siyasi krizleri gördüler. Darbeleri gördüler. Depremleri, selleri, ekonomik buhranları gördüler.</p>

<p>Çocuklarını büyütebilmek için kendi hayallerinden vazgeçtiler. Daha iyi bir gelecek kurabilmek adına kendi hayatlarından eksilttiler.</p>

<p>Bugün bizlerin "eski Türkiye" diye birkaç cümleyle özetlediği yılları onlar iliklerine kadar yaşayarak geldiler.</p>

<p>İşte bu yüzden yaşlılık yalnızca bir yaş meselesi değildir. <strong>Yaşlılık, yaşanmışlıktır.</strong></p>

<p>Ve yaşanmışlık, parayla satın alınamayacak kadar büyük bir servettir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>Yaş almak değil, değer görmek önemli</strong></p>

<p>Ne yazık ki modern dünyanın en büyük sorunlarından biri, üretkenliği yalnızca ekonomik kazanç üzerinden değerlendirmesidir. İnsan çalışıyorsa değerlidir, üretim yapıyorsa önemlidir, gençse dinamiktir anlayışı giderek toplumun her alanına yerleşiyor.</p>

<p>Oysa hayatın gerçek terazisi böyle işlemez. İnsan yalnızca çalıştığı yıllarda değerli değildir. İnsan, nefes aldığı sürece değerlidir.</p>

<p>Bugün emeklilik maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan milyonlarca yaşlı insanın en büyük sıkıntısı ekonomik problemler, geçim sıkıntısı gibi görünse de, ondan daha ağır olan başka bir duygu vardır.</p>

<hr />
<p><strong>Kendini işe yaramaz hissetmek...</strong></p>

<p>İnsan, ömrü boyunca çalışan ellerinin artık kimse tarafından tutulmadığını hissettiğinde yaşlanır. Telefonunun günlerce çalmadığı zaman yaşlanır. Kapısını kimsenin çalmadığı gün yaşlanır.</p>

<p>Sofrasında ikinci tabağı koyacak kimse kalmadığında yaşlanır.</p>

<p>Eşini kaybettiğinde... Arkadaşlarını birer birer toprağa verdiğinde... Hatıraları çoğalıp geleceğe dair planları azaldığında yaşlanır.</p>

<p>İşte asıl mücadele edilmesi gereken yalnızlık budur. Yalnızlık, birçok hastalıktan daha ağır bir yüktür.</p>

<p>Bugün uzmanlar yalnızlığın kalp hastalıklarından depresyona, demanstan bağışıklık sistemi zayıflığına kadar pek çok sağlık sorununu tetiklediğini söylüyor. İnsan sadece ilaçla iyileşmez. İnsan bazen bir selamla, bazen bir sohbetle, bazen de "Nasılsın?" diye soran samimi bir sesle hayata yeniden bağlanabilir.</p>

<p>Bu nedenle yaşlılara yönelik sosyal politikalar yalnızca yardım paketlerinden ya da maaş artışlarından ibaret olmamalı.</p>

<p><strong>Onların hayata yeniden tutunmalarını sağlayacak sosyal ortamlar oluşturmak da en az ekonomik destek kadar önemli.</strong></p>

<hr />
<p><strong>Türkiye yaşlanıyor, Balıkesir daha da hızlı yaşlanıyor</strong></p>

<p>Türkiye artık genç nüfus ülkesi olmaktan uzaklaşıyor. Doğum oranları her geçen yıl düşüyor, ortalama yaşam süresi uzuyor ve yaşlı nüfus hızla artıyor. Bu değişim yalnızca nüfus istatistiklerinde görülen teknik bir veri değildir. Bu değişim, önümüzdeki yıllarda sağlık politikalarından şehir planlamasına, ulaşımdan sosyal hizmetlere kadar her alanı yeniden şekillendirecek büyük bir dönüşümün habercisidir.</p>

<p>Bu dönüşümü en yoğun hisseden illerden biri ise Balıkesir.</p>

<p>İklimi, doğal güzellikleri, termal kaynakları ve yaşam kalitesi nedeniyle emeklilerin tercih ettiği şehirlerden biri olan Balıkesir, aynı zamanda yaşlı nüfus oranının giderek arttığı kentlerden biri. Yaz aylarında sahil bölgelerine gelen emekli nüfusuyla birlikte bu oran daha da yükselmektedir.</p>

<p>Bu tablo aslında büyük bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor.</p>

<p><strong>Balıkesir, yaşlılığın da planlandığı bir şehir olmak zorundadır.</strong> Yaşlıların güven içinde yaşayabileceği mahalleler… Kolay ulaşabilecekleri sağlık merkezleri… Evlerinden çıkmadan alabilecekleri bakım hizmetleri…</p>

<p>Yalnızlık hissini azaltacak sosyal yaşam alanları… Psikolojik destek merkezleri… Kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirecek projeler…</p>

<p>Bütün bunlar artık lüks değil, zorunluluk.</p>

<p>Ne yazık ki bugüne kadar bu alanda atılan adımların önemli bir bölümü günü kurtarmaya yönelik oldu. Çünkü popülist uygulamalar alkış toplar.</p>

<p>Kalıcı sosyal politikalar ise gelecek inşa eder.</p>

<p>Ve artık Balıkesir'in alkıştan çok geleceğe ihtiyacı vardır.</p>

<hr />
<p><strong><em>Yarın: Yaşlılık sosyal yardım değil, sosyal politika meselesidir</em></strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ÜMMET ŞENGÜL</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/yaslilar-yuk-degil-toplumun-yasayan-hafizasidir-1</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/a15d8544-6cde-44f9-992c-9ed380a650cd-1.png" type="image/jpeg" length="71047"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yorgunluk, düşük enerji ve zayıf bağışıklığa karşı 11 doğal destek]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/yorgunluk-dusuk-enerji-ve-zayif-bagisikliga-karsi-11-dogal-destek-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/yorgunluk-dusuk-enerji-ve-zayif-bagisikliga-karsi-11-dogal-destek-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağışıklığı güçlendiren, enerji veren ve vücudu destekleyen besinler aslında mutfağımızda. Uzmanlara göre sağlığın sırrı tek bir "süper besinde" değil, her gün sofraya koyduğumuz doğal besin çeşitliliğinde saklı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Her dönem bir besin yıldızlaşıyor. Bir gün chia tohumu konuşuluyor, ertesi gün yaban mersini, sonra zerdeçal ya da kefir... Sosyal medyada ise iş daha da abartılıyor. "Bunu ye, hastalanma", "Şunu tüket, bağışıklığın uçsun" gibi iddialar havada uçuşuyor. Oysa işin gerçeği çok daha basit. Sağlıklı yaşamın sırrı tek bir mucize besinde değil, soframıza düzenli olarak koyduğumuz doğru besin çeşitliliğinde saklı.</strong><br />
Vücudumuz her gün milyonlarca hücreyi yeniliyor, bağışıklık sistemi durmadan çalışıyor, enerji üretimi hiç durmuyor. Tüm bu süreçlerin sağlıklı işlemesi için de kaliteli yakıta ihtiyaç var. İşte <strong>"süper besin"</strong> denilen gıdalar da tam bu noktada devreye giriyor.</p>

<hr />
<p>Süper besin denildiğinde çoğumuzun aklına ithal ürünler geliyor. Oysa mutfağımızdaki pek çok yiyecek zaten bu listenin içinde yer alıyor.<br />
Ispanak, pazı, roka ve kara lahana gibi yeşil yapraklı sebzeler bunun en güzel örneği. İçerdikleri vitaminler, mineraller ve antioksidanlar sayesinde sadece bağışıklığı desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda vücuttaki iltihaplanmayı azaltmaya da yardımcı oluyor.<br />
<strong>Benzer şekilde brokoli, karnabahar ve lahana gibi turpgiller de uzun yıllardır bilim insanlarının yakından incelediği besinler arasında bulunuyor. Düzenli tüketildiklerinde kalp sağlığını destekleyebiliyor ve hücreleri koruyan doğal bileşikler sayesinde birçok kronik hastalığa karşı avantaj sağlayabiliyor.</strong><br />
Aslında annelerimizin yıllardır "Sebzeni bitir" demesinin bilimsel karşılığı tam da bu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>Beslenme uzmanlarının yıllardır verdiği ortak tavsiye çok net: Tabağınız ne kadar renkliyse, aldığınız koruyucu besin öğeleri de o kadar çeşitleniyor.<br />
<strong>Yaban mersini, çilek, böğürtlen gibi orman meyveleri yalnızca lezzetli değil; aynı zamanda güçlü antioksidan kaynakları. C vitamini, lif ve bitkisel bileşikler açısından oldukça zenginler.<br />
Narenciye grubundaki portakal, mandalina, limon ve greyfurt ise özellikle bağışıklık sistemi denildiğinde akla ilk gelen besinler arasında yer alıyor. C vitamini yalnızca grip dönemlerinde değil, yıl boyunca cilt sağlığından hücre yenilenmesine kadar birçok süreçte görev alıyor.</strong><br />
Kısacası tabağınıza her gün farklı renkler eklemek, vücudunuza farklı koruyucu maddeler kazandırmak anlamına geliyor.</p>

<hr />
<p><strong>Somon, sardalya, uskumru ve alabalık gibi yağlı balıklar, omega-3 yağ asitleri açısından adeta doğal bir hazine.</strong><br />
Omega-3 sadece kalp sağlığı için değil; beyin fonksiyonları, göz sağlığı ve iltihaplanmanın azaltılması açısından da büyük önem taşıyor.<br />
Üstelik yağlı balıklar, D vitamini bakımından da en güçlü doğal kaynaklardan biri. Günümüzde D vitamini eksikliğinin oldukça yaygın olduğu düşünüldüğünde haftada birkaç kez balık tüketmek önemli bir yatırım olabilir.</p>

<hr />
<h3><br />
<strong>Bağırsak Sağlığı Artık Lüks Değil, İhtiyaç</strong></h3>

<p>Son yıllarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki güçlü bağışıklığın yolu büyük ölçüde bağırsaklardan geçiyor.<br />
Yoğurt, kefir, turşu ve fermente gıdalar bu nedenle yeniden değer kazandı.<br />
İçerdikleri probiyotikler sayesinde bağırsaktaki faydalı bakterileri destekliyor, sindirim sisteminin daha sağlıklı çalışmasına katkı sağlayabiliyorlar.<br />
Eskiden sofraların vazgeçilmezi olan ev yoğurdu ve doğal fermente ürünlerin bugün yeniden popüler olması aslında tesadüf değil.</p>

<hr />
<h3><strong>Bir avuç ceviz, birkaç badem ya da biraz kabak çekirdeği...</strong></h3>

<p><br />
Hepsi küçük görünüyor ama içerdikleri sağlıklı yağlar, lif, protein ve magnezyum sayesinde gün boyu daha uzun süre tok kalmaya yardımcı olabiliyor.<br />
Aynı şekilde mutfağın sessiz kahramanları olan zerdeçal, zencefil, kekik ve maydanoz da yalnızca yemeklere aroma katmıyor. İçerdikleri doğal bileşiklerle vücudun savunma mekanizmasını destekleyen önemli bitkiler arasında yer alıyor.<br />
<strong>Soğan ve sarımsağı da unutmamak gerekiyor. Pek çok kişi kokusu nedeniyle uzak dursa da bu iki besin yıllardır sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.</strong></p>

<p></p>

<hr />
<h3><br />
<strong>Tatlı Krizlerinde Kakao Daha Akıllıca Bir Tercih Olabilir</strong></h3>

<p>Tatlı isteği geldiğinde her zaman şekerli atıştırmalıklara yönelmek zorunda değiliz.<br />
Yüksek kakao oranına sahip bitter çikolata ve doğal kakao, güçlü antioksidan içeriği sayesinde ölçülü tüketildiğinde daha iyi bir seçenek olabilir.<br />
Elbette burada önemli olan porsiyon kontrolü. Çünkü sağlıklı diye sınırsız tüketilen hiçbir besin gerçekten sağlıklı kalmıyor.</p>

<hr />
<p><strong>"Süper besin" ifadesi kulağa oldukça etkileyici geliyor. Ancak gerçekte hiçbir besin tek başına hastalıkları önleyemez ya da sizi ömür boyu sağlıklı tutamaz.</strong><br />
Asıl süper güç; sebzeyi, meyveyi, balığı, kuruyemişi, fermente gıdaları ve doğal baharatları aynı beslenme düzeni içinde buluşturabilmekte yatıyor.<br />
Yani mesele pahalı ürünler almak değil; sofrayı çeşitlendirmek.<br />
Çünkü sağlık, marketten alınan tek bir ürünün içinde değil, her gün yaptığımız küçük ama doğru seçimlerin toplamında gizli.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ULAŞ SÜRMELİOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/yorgunluk-dusuk-enerji-ve-zayif-bagisikliga-karsi-11-dogal-destek-1</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/d91547fd-358a-45e4-9881-14abd7f1002b.png" type="image/jpeg" length="30280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eyyam-ı Bahur Kapıda: Kavurucu Sıcaklar Neden Yaşanıyor, Kimler Risk Altında?]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/eyyam-i-bahur-kapida-kavurucu-sicaklar-neden-yasaniyor-kimler-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/eyyam-i-bahur-kapida-kavurucu-sicaklar-neden-yasaniyor-kimler-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, yaz mevsiminin en bunaltıcı günleri olarak bilinen Eyyam-ı Bahur dönemine giriyor. Mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcaklıklar yalnızca günlük yaşamı değil, insan sağlığını, tarımı, hayvancılığı, su kaynaklarını ve doğal yaşamı da doğrudan etkiliyor. Peki Eyyam-ı Bahur nedir, neden bu isimle anılıyor ve bu dönemde nelere dikkat edilmesi gerekiyor? İşte bilimsel veriler ışığında hazırlanan kapsamlı analiz...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Eyyam-ı Bahur nedir?</strong></p>

<p>Yaz aylarının en sıcak günleri halk arasında yüzyıllardır "Eyyam-ı Bahur" olarak adlandırılıyor. Arapça kökenli bu ifade, "eyyam" yani günler ve "bahur" yani yakıcı sıcak sözcüklerinin birleşiminden oluşuyor. Kelime anlamı "yakıcı sıcakların yaşandığı günler" olan Eyyam-ı Bahur, özellikle Temmuz sonu ile Ağustos ortası arasında etkisini gösteren aşırı sıcak hava dalgalarını tanımlamak için kullanılıyor.</p>

<p>Meteoroloji literatüründe Eyyam-ı Bahur adıyla tanımlanmış resmi bir hava olayı bulunmasa da, bu kavram uzun yıllardır Anadolu'da yazın en bunaltıcı dönemini ifade ediyor. Günümüzde meteoroloji uzmanları ise bu sıcaklıkları Afrika üzerinden taşınan sıcak hava kütleleri, yüksek basınç sistemleri ve iklim değişikliğinin ortak etkisiyle açıklıyor.</p>

<hr />
<p><strong>Neden bu kadar sıcak oluyor?</strong></p>

<p>Eyyam-ı Bahur döneminde Kuzey Afrika kaynaklı sıcak hava kütleleri Türkiye üzerine yerleşiyor. Aynı dönemde atmosferde etkili olan yüksek basınç sistemi bulut oluşumunu engelliyor ve güneş ışınlarının yeryüzüne daha doğrudan ulaşmasına neden oluyor. Rüzgarın zayıflamasıyla birlikte sıcak hava adeta bulunduğu bölgede hapsoluyor.</p>

<p>Bilim insanlarına göre son yıllarda iklim değişikliği nedeniyle bu sıcak hava dalgaları geçmişe göre daha uzun sürüyor, daha geniş alanları etkiliyor ve gece sıcaklıklarının da yüksek seyretmesine neden oluyor. Bu durum, insan vücudunun gece saatlerinde bile yeterince serinleyememesine yol açıyor.</p>

<hr />
<p><strong>Sıcaklıklar kaç dereceye kadar çıkacak?</strong></p>

<p>Eyyam-ı Bahur döneminde Türkiye'nin birçok bölgesinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 4 ila 8 derece üzerine çıkması bekleniyor. İç Anadolu, Ege'nin iç kesimleri, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz'de termometrelerin 40 dereceyi aşması, bazı bölgelerde ise 45 dereceye yaklaşması mümkün görülüyor.</p>

<p>Marmara Bölgesi'nde ise hava sıcaklıklarının 35 ila 39 derece arasında seyretmesi beklenirken, yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklıkların termometrede görülen değerlerin çok üzerine çıkabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, insan sağlığı açısından en büyük riskin yalnızca sıcaklık değil, yüksek nem oranı olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<hr />
<p><strong>İnsan sağlığını nasıl etkiliyor?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşırı sıcaklar insan vücudunun ısı dengesini bozuyor. Normal şartlarda terleme yoluyla serinleyen vücut, yüksek sıcaklık ve nem altında bu mekanizmayı yeterince kullanamıyor. Bunun sonucunda sıvı kaybı artıyor, tansiyon düşebiliyor, kalp daha fazla çalışmak zorunda kalıyor ve dolaşım sistemi üzerinde ciddi yük oluşuyor.</p>

<p>Uzun süre güneş altında kalınması güneş çarpmasına neden olabilirken, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, kas krampları ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. İleri vakalarda ise kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi hayati risk taşıyan sağlık sorunları görülebiliyor.</p>

<hr />
<p><strong>Yaşlılar ve kronik hastalar neden daha fazla risk altında?</strong></p>

<p>Eyyam-ı Bahur döneminde en büyük risk grubunu yaşlı bireyler, kalp ve damar hastaları, yüksek tansiyon hastaları, diyabet hastaları, böbrek rahatsızlığı bulunan kişiler, hamileler ve küçük çocuklar oluşturuyor. Bu gruplarda vücudun sıcaklığa uyum sağlama kapasitesi daha düşük olduğu için aşırı sıcaklar ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamasını, bol su tüketilmesini, açık renkli ve ince kıyafetlerin tercih edilmesini öneriyor. Güneş altında uzun süre kalınmaması, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması ve serin ortamlarda bulunulması gerektiği de vurgulanıyor.</p>

<hr />
<p><strong>Tarım ve üretim nasıl etkileniyor?</strong></p>

<p>Eyyam-ı Bahur yalnızca insan yaşamını değil, tarımsal üretimi de doğrudan etkiliyor. Yüksek sıcaklık ve düşük nem nedeniyle toprak hızla su kaybediyor. Bu durum sulama ihtiyacını artırırken, bitkilerde su stresi oluşmasına neden oluyor.</p>

<p>Özellikle zeytin, ayçiçeği, domates, biber, mısır ve üzüm gibi ürünlerde yüksek sıcaklığa bağlı gelişim sorunları görülebiliyor. Meyvelerde güneş yanıkları oluşurken, dane dolumu yavaşlayabiliyor ve verimde düşüş yaşanabiliyor. Uzmanlar, sulamanın günün serin saatlerinde yapılmasının hem su tasarrufu sağlayacağını hem de bitkilerin sıcaklık stresini azaltacağını belirtiyor.</p>

<hr />
<p><strong>Hayvancılık da sıcaklardan etkileniyor</strong></p>

<p>Aşırı sıcaklar büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda yem tüketiminin azalmasına, süt veriminin düşmesine ve sıcaklık stresinin artmasına neden oluyor. Kanatlı hayvanlarda ise yüksek sıcaklıklar toplu ölümlere kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<p>Doğal yaşam da bu süreçten olumsuz etkileniyor. Su kaynaklarının azalması nedeniyle yabani hayvanlar yerleşim alanlarına yaklaşırken, sokak hayvanları da susuzlukla mücadele ediyor. Uzmanlar, vatandaşların kapılarının önüne bir kap su bırakmasının özellikle yaz aylarında hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<hr />
<p><strong>Orman yangını riski neden artıyor?</strong></p>

<p>Eyyam-ı Bahur döneminde yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgarın aynı anda etkili olması orman yangınlarının hem daha kolay başlamasına hem de çok daha hızlı yayılmasına neden oluyor. Kuruyan otlar ve bitki örtüsü küçük bir kıvılcımın kısa sürede büyük bir yangına dönüşmesine zemin hazırlıyor.</p>

<p>Bu nedenle yetkililer, ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, sigara izmariti atılmaması, cam şişe bırakılmaması ve anız yakılmaması konusunda vatandaşları sürekli uyarıyor. Son yıllarda yaşanan büyük orman yangınlarının önemli bölümünün bu tür sıcak hava dalgaları sırasında meydana gelmesi, riskin boyutunu gözler önüne seriyor.</p>

<hr />
<p><strong>Evlerde ve günlük yaşamda nelere dikkat edilmeli?</strong></p>

<p>Uzmanlara göre sıcak havalarda yaşam alanlarının serin tutulması büyük önem taşıyor. Gün içinde perdelerin kapalı tutulması, evlerin sabah erken saatlerde havalandırılması ve mümkünse klimaların 24-26 derece arasında çalıştırılması öneriliyor. Ağır ve yağlı yemekler yerine hafif besinlerin tercih edilmesi, su tüketiminin artırılması ve gün içinde serin duş alınması da vücudun sıcaklıkla mücadelesini kolaylaştırıyor.</p>

<p>Özellikle çocukların ve yaşlıların park halindeki araçlarda kısa süreliğine bile olsa bırakılmaması gerektiği vurgulanıyor. Araç içi sıcaklığın dakikalar içinde hayati tehlike oluşturabilecek seviyelere ulaşabildiği belirtiliyor.</p>

<hr />
<p><strong>Balıkesir ve çevresi için ne anlama geliyor?</strong></p>

<p>Balıkesir, zeytinlikleri, ayçiçeği tarlaları, ormanları ve geniş tarım alanları nedeniyle Eyyam-ı Bahur döneminden en fazla etkilenebilecek iller arasında yer alıyor. Uzun süren sıcak hava dalgaları su tüketimini artırırken, tarımsal sulama ihtiyacını yükseltiyor ve orman yangını riskini önemli ölçüde artırıyor.</p>

<p>Kazdağları, Madra Dağı ve kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların yangın konusunda daha dikkatli olması gerektiğini belirten uzmanlar, özellikle rüzgarlı günlerde en küçük ihmalin bile büyük felaketlere yol açabileceğini ifade ediyor.</p>

<hr />
<p><strong>Uzmanlardan ortak çağrı</strong></p>

<p>Bilim insanları, Eyyam-ı Bahur'un yalnızca yaz mevsiminin sıcak günleri olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. İklim değişikliğinin etkisiyle sıcak hava dalgalarının daha sık, daha uzun ve daha şiddetli yaşandığına dikkat çeken uzmanlar, bireysel önlemlerin yanı sıra su kaynaklarının bilinçli kullanılması, tarımsal üretimde doğru sulama yöntemlerinin uygulanması ve orman yangınlarına karşı toplumsal duyarlılığın artırılmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Eyyam-ı Bahur, her yıl birkaç gün süren sıradan bir sıcaklık dönemi olmanın ötesinde, insan sağlığından tarıma, ekonomiden doğal yaşama kadar pek çok alanı etkileyen önemli bir doğa olayı olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle uzmanların uyarılarını dikkate almak ve basit görünen önlemleri ihmal etmemek, bu zorlu dönemin en güvenli şekilde atlatılmasını sağlayacak en önemli adım olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>OSMAN KANTARLIOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/eyyam-i-bahur-kapida-kavurucu-sicaklar-neden-yasaniyor-kimler-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/eyya.webp" type="image/jpeg" length="76465"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
