<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Balıkesir Haberleri</title>
    <link>https://www.politikam.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.politikam.com/rss/seyahat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 10:01:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/rss/seyahat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya'nın gökyüzüne yazılmış sırrı! Yukarıdan bakmayan göremiyor...]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/kapadokyanin-gokyuzune-yazilmis-sirri-yukaridan-bakmayan-goremiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/kapadokyanin-gokyuzune-yazilmis-sirri-yukaridan-bakmayan-goremiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nevşehir’in Kapadokya manzarasına bakan tepelerinde, ilk bakışta antik çağlardan kalmış gibi görünen dev atlar, kuşlar, aslanlar, ağaçlar ve geometrik şekiller var. Ancak bu kez karşımızda binlerce yıllık bir uygarlığın kalıntıları değil, çağdaş sanatın toprağa bıraktığı izler bulunuyor. Avustralyalı sanatçı Andrew Rogers’ın “Rhythms of Life – Yaşamın Ritimleri” projesinin Kapadokya ayağındaki bu dev eserler, gökyüzünden bakıldığında gerçek anlamlarını ortaya çıkarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p>Kapadokya’yı bugüne kadar balonları, peri bacaları, yeraltı şehirleri, kaya kiliseleri ve vadileriyle tanıdık. Oysa bölgenin tepelerinde, turistlerin büyük bölümünün fark etmeden yanından geçtiği başka bir Kapadokya daha var.</p>

<p>Bu Kapadokya, <strong>taşlarla çizilmiş dev bir açık hava sanat galerisi.</strong></p>

<p>Ve bu galerinin sanatçısı Andrew Rogers.</p>

<hr />
<h2><img alt="Images (24)-4" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/images-24-4.jpg" width="640" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Bir sanat eseri değil, toprağın üzerine kurulmuş dev bir dünya</strong></h2>

<p>Rogers’ın projesinin adı <strong>“Rhythms of Life”</strong>, yani <strong>“Yaşamın Ritimleri”</strong>.</p>

<p>Sanatçı, 1998’de başlayan ve farklı ülkelerde devam eden bu küresel projede insanlık tarihinin ortak sembollerini, o coğrafyaların kültürlerinden seçtiği motiflerle dev ölçekli arazi çalışmalarına dönüştürdü.</p>

<p>Kapadokya ise bu projenin en dikkat çekici duraklarından biri oldu.</p>

<p>Buradaki çalışmalar <strong>2007 yılında başladı</strong>. Proje 2009’da genişledi ve Türkiye’deki çalışmaların bir bölümü 2010 ve 2011 yıllarında tamamlandı. Kapadokya Jeoparkı, Karadağ’daki çalışmaları “Karadağ Jeoglifleri” olarak tanımlıyor ve Türkiye bölümünün 2007-2011 arasında tamamlandığını belirtiyor.</p>

<p>Rogers’ın kendi arşivinde ise Türkiye’deki eserler tarihleri, ölçüleri, kullanılan malzemeleri ve koordinatlarıyla tek tek kayıtlı.</p>

<p>Böylece Kapadokya’nın tepelerinde yalnızca tek bir heykel değil, birbirine yakın çok sayıda devasa çalışma ortaya çıktı.</p>

<hr />
<h2><img alt="0X0 Kapadokyanin Uzaydan Gorulen Heykelleri 1497415935284" class="detail-photo img-fluid" height="380" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/0x0-kapadokyanin-uzaydan-gorulen-heykelleri-1497415935284.webp" width="600" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Neden Kapadokya?</strong></h2>

<p>Bu sorunun cevabı aslında bölgenin kendisinde gizli.</p>

<p>Kapadokya, milyonlarca yıllık volkanik faaliyetlerin şekillendirdiği olağanüstü bir jeolojik coğrafya. Erciyes, Hasan Dağı ve çevredeki volkanik oluşumların bıraktığı tüf ve bazalt katmanları, zaman içinde rüzgâr ve suyun etkisiyle bugünkü vadileri ve kaya oluşumlarını meydana getirdi.</p>

<p>Rogers için burası yalnızca güzel bir manzara değildi.</p>

<p><strong>Taşın, toprağın, insanlık tarihinin ve doğanın aynı yerde buluştuğu bir açık hava laboratuvarıydı.</strong></p>

<p>Bu nedenle sanatçı, eserlerini doğadan kopuk bir müze salonuna yerleştirmek yerine doğrudan Kapadokya’nın arazisine yerleştirdi.</p>

<p>Üstelik kullanılan malzeme de bölgeyle uyumlu: volkanik kaya ve bazalt.</p>

<p>Kapadokya Jeoparkı’nın verilerine göre çalışmalarda yaklaşık <strong>11 bin ton taş</strong> kullanıldı. Taşların oluşturduğu duvarların toplam uzunluğu yaklaşık <strong>7 kilometreye</strong> ulaşıyor. Bazı monoblok bazalt sütunların ağırlığı ise 30 tona kadar çıkıyor. Projede bölge halkından yaklaşık 230 kişinin de emeği bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle buradaki sanat, sadece sanatçının atölyesinde üretip araziye getirdiği bir heykel değil.</p>

<p><strong>Araziyle birlikte üretilmiş bir sanat.</strong></p>

<hr />
<h2><img alt="Images (23)-3" class="detail-photo img-fluid" height="364" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/images-23-3.jpg" width="548" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Gökyüzünden bakmadan anlaşılmıyor</strong></h2>

<p>Kapadokya’daki Rogers eserlerinin en büyüleyici tarafı burada başlıyor.</p>

<p>Yerde yürürken dev taş duvarları, sütunları ve çizgileri görüyorsunuz.</p>

<p>Fakat yukarı çıktığınızda —özellikle balon, drone veya uydu görüntülerinde— şeklin bütünü ortaya çıkıyor.</p>

<p>Bir anda taş duvarlar bir <strong>ata</strong>, başka bir tepede <strong>kuşa</strong>, başka bir yerde <strong>aslana</strong>, <strong>hayat ağacına</strong> veya soyut bir forma dönüşüyor.</p>

<p>Bu yüzden eserler için “jeoglif” tanımı kullanılıyor.</p>

<p>Jeoglif, büyük ölçekli bir figürün veya sembolün doğrudan arazi üzerine oluşturulması anlamına geliyor.</p>

<p>Google Arts &amp; Culture da Kapadokya’daki bu yapıların en iyi <strong>yukarıdan</strong>, hatta sıcak hava balonundan görülebildiğine dikkat çekiyor. En uzak çalışmalar arasındaki mesafenin yaklaşık 2,5 kilometre olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla Kapadokya’da balona bindiğinizde yalnızca peri bacalarını seyretmiyorsunuz.</p>

<p>Aşağıda, insan eliyle oluşturulmuş çağdaş bir sanat haritasını da görme ihtimaliniz var.</p>

<hr />
<h2><img alt="Kapadokya1" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/kapadokya1.JPG" width="1139" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Kapadokya’nın atı: “The Gift”</strong></h2>

<p>Bu çalışmalar arasında belki de en kolay tanınanı <strong>“The Gift” – “Hediye”</strong>.</p>

<p>Eser <strong>2007 tarihli</strong>.</p>

<p>Yaklaşık <strong>60 metreye 60 metre</strong> ölçülerindeki çalışma volkanik kaya kullanılarak oluşturuldu. Andrew Rogers’ın kayıtlarında eserin koordinatları <strong>38°41'14.56"N, 34°46'42.76"E</strong> olarak veriliyor.</p>

<p>Peki neden at?</p>

<p>Çünkü Rogers bu figürü, Kapadokya’da bulunan <strong>yaklaşık 6 bin yıllık bir kaya oymasından</strong> esinlenerek tasarladığını belirtiyor.</p>

<p>At, Kapadokya’nın eski toplumlarındaki önemli rolü simgeliyor.</p>

<p>Tarım, ulaşım ve savaş kültürü açısından atın taşıdığı tarihsel anlam, Rogers’ın çağdaş yorumunda dev bir arazi figürüne dönüşüyor.</p>

<p>Böylece 6 bin yıllık bir sembol ile 21. yüzyıl sanatının dili aynı arazide buluşuyor.</p>

<p>Bu yönüyle “The Gift”, Kapadokya’daki projenin en güzel özeti gibi:</p>

<p><strong>Geçmişten alınan bir sembol, çağdaş sanatla yeniden toprağa yazılıyor.</strong></p>

<hr />
<h2><img alt="Images (22)-3" class="detail-photo img-fluid" height="501" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/images-22-3.jpg" width="399" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Rhythms of Life”: Hayatın değişken ritmi</strong></h2>

<p>Projenin adını taşıyan <strong>“Rhythms of Life”</strong> ise 2007 tarihli.</p>

<p>Yaklaşık <strong>100 metre uzunluğunda ve 90 metre genişliğinde</strong> olan eser, yine volkanik kaya kullanılarak oluşturuldu.</p>

<p>Rogers bu çalışmada şekil ve çizgilerin yan yana gelişini, hayatın öngörülemeyen yolculuğuna bağlıyor.</p>

<p>Başka bir ifadeyle bu eser belirli bir hayvanı ya da tarihi nesneyi anlatmaktan çok, <strong>hayatın değişkenliğini</strong> temsil ediyor.</p>

<p>Yukarıdan bakıldığında birbirini takip eden çizgiler ve kıvrımlar, Kapadokya arazisinin doğal hareketleriyle adeta birleşiyor.</p>

<hr />
<h2><strong>“Grind”: Bir değirmen taşının hikâyesi</strong></h2>

<p>2009 tarihli <strong>“Grind”</strong>, 100 metreye 100 metrelik dev bir arazi çalışması.</p>

<p>Bu eserin ilham kaynağı ise çok daha yerel:</p>

<p><strong>Göreme'nin yaşlılarına ait eski bir değirmen taşı.</strong></p>

<p>Rogers, günlük yaşamın sıradan bir nesnesini dev bir çağdaş sanat formuna dönüştürüyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, projenin en önemli özelliklerinden birini ortaya koyuyor:</p>

<p>Sanatçı Kapadokya'ya kendi sembollerini dayatmıyor; <strong>bölgenin geçmişinden aldığı izleri çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumluyor.</strong></p>

<hr />
<h2><img alt="Hayat Ağacı" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/hayat-agaci.jpg" width="1500" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Sustenance”: Hayat ağacı</strong></h2>

<p>Bir başka çalışma olan <strong>“Sustenance”</strong>, yani “Beslenme/Yaşamı Sürdürme”, 2009 tarihli.</p>

<p>Yaklaşık 100 metreye 100 metre ölçülerindeki eser, <strong>hurma ağacı motifinden</strong> yararlanıyor.</p>

<p>Rogers'ın açıklamasına göre motif, Kayseri-Talas yolu üzerindeki 13. yüzyıla ait bir kraliyet mezarında bulunan tasvirden esinleniyor.</p>

<p>Buradaki ağaç yalnızca bir bitki değil.</p>

<p><strong>Yaşam, süreklilik ve beslenme</strong> fikrinin sembolü olarak kullanılıyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Images (20)-3" class="detail-photo img-fluid" height="479" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/images-20-3.jpg" width="640" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Siren”: İnsan başlı kuş</strong></h2>

<p>Kapadokya'nın en gizemli figürlerinden biri ise <strong>“Siren”</strong>.</p>

<p>2009 tarihli eser yaklaşık <strong>100 metreye 69 metre</strong> boyutlarında.</p>

<p>Rogers'ın açıklamasına göre figür, <strong>insan başı ve kuş gövdesinden</strong> oluşuyor.</p>

<p>Bu formun kaynağı şamanistik inançlar.</p>

<p>Kuş-insan figürlerinin insanların yeraltı dünyasına ve gökyüzüne yaptığı yolculuklara eşlik ettiğine ilişkin inançlardan yararlanılmış.</p>

<p>Böylece eser, Kapadokya'nın tarihsel coğrafyasını doğrudan kopyalamak yerine daha evrensel bir sembol üzerinden yorumluyor.</p>

<hr />
<h2><strong>“Strength”: Çift gövdeli aslan</strong></h2>

<p>Bir başka çarpıcı figür <strong>“Strength” – “Güç”</strong>.</p>

<p>2009 tarihli eser yaklaşık <strong>50 metreye 100 metre</strong> ölçülerinde.</p>

<p>Figürün kaynağı ise Aksaray'ın <strong>Sultanhanı</strong> ilçesinde bulunan bir görüntü.</p>

<p>Rogers burada <strong>tek başlı, çift gövdeli aslan</strong> motifini kullanıyor.</p>

<p>Aslanın seçilmesi tesadüf değil.</p>

<p>Güç, koruma ve iktidar gibi kavramlar, Anadolu'nun tarihsel sanatında aslan figürünün taşıdığı anlamlarla birleşiyor.</p>

<p>Eserin taş duvarlarının toplam uzunluğu yaklaşık <strong>830 metre</strong>.</p>

<hr />
<h2><img alt="Images (21)-3" class="detail-photo img-fluid" height="551" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/images-21-3.jpg" width="556" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Time and Space”: Zaman ve Mekân</strong></h2>

<p>Parkın adını da veren en etkileyici çalışmalardan biri <strong>“Time and Space”</strong>.</p>

<p>Bu kez yerde çizilmiş dev bir hayvan figürü değil, gökyüzüne doğru yükselen <strong>12 bazalt sütun</strong> var.</p>

<p>Rogers, sütunların hem yüksekliklerinde hem de aralarındaki mesafelerde <strong>Fibonacci dizisinin</strong> matematiksel düzeninden yararlanıyor.</p>

<p>Çalışmanın ölçüleri yaklaşık <strong>24 metre uzunluk, 16 metre genişlik ve 5,3 metre yükseklik</strong>.</p>

<p>Burada sanat, tarihsel sembollerden matematiğe geçiyor.</p>

<p>Doğanın düzeni, insanın ölçme isteği ve zaman kavramı aynı kompozisyonda buluşuyor.</p>

<hr />
<h2><strong>“Yesterday, Today, Tomorrow”</strong></h2>

<p>Bir diğer çalışma ise doğrudan zaman kavramını sorguluyor:</p>

<p><strong>“Yesterday, Today, Tomorrow” – “Dün, Bugün, Yarın”.</strong></p>

<p>2009 tarihli eserde yaklaşık 6 metre yüksekliğinde taşlar, bir üçgen form ve çevresindeki taş çemberle bir araya geliyor.</p>

<p>Mesajı ise son derece yalın:</p>

<p><strong>Hayat devam ediyor.</strong></p>

<p>Geçmiş, şimdi ve gelecek birbirinden kopuk üç dönem değil; aynı döngünün parçaları olarak düşünülüyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Kapadokya-1" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/kapadokya-1.jpg" width="1500" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Predicting the Past”: Geçmişi öngörmek mümkün mü?</strong></h2>

<p>İsmi bile bir soru taşıyor:</p>

<p><strong>“Predicting the Past” – “Geçmişi Öngörmek”.</strong></p>

<p>Bir kemer formu üzerine kurulu eser, Rogers'ın ifadesiyle geçmiş ile gelecek arasındaki farkı sorguluyor.</p>

<p>Kemer, bir taraftan geçmişin mimari izlerini hatırlatırken diğer taraftan geleceğe açılan bir geçit gibi düşünülebilir.</p>

<p>Kapadokya gibi binlerce yıllık medeniyetlerin üst üste yaşadığı bir coğrafyada bu fikir daha da güçlü hale geliyor.</p>

<hr />
<h2><strong>“A Day on Earth”: Kapadokya'nın en büyük yapılarından biri</strong></h2>

<p>Rogers'ın Türkiye'deki çalışmalarının en büyüklerinden biri <strong>“A Day on Earth”</strong>.</p>

<p>Bazalt ve volkanik kaya kullanılan eser yaklaşık <strong>31,5 metre uzunluğunda, 51 metre genişliğinde ve 19,5 metre yüksekliğinde</strong>.</p>

<p>Sanatçının kayıtlarında bu yapının “Time and Space” parkındaki en büyük yapılardan biri olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Bu çalışma aynı zamanda projenin zaman içinde nasıl geliştiğini de gösteriyor.</p>

<p>2011 yılında yıldırım düşmesi sonucunda yapının yaklaşık 9 metre yüksekliğindeki kemerinin üst bölümü yıkılmış ve ortaya bir çeşit <strong>“çağdaş harabe”</strong> çıkmıştı.</p>

<p>Rogers daha sonra Kapadokya'ya dönerek yapıyı yeniden ele aldı ve daha büyük bir bazalt kemer oluşturdu.</p>

<p>Burada sanat eseri artık yalnızca sanatçının yaptığı şey değil; <strong>doğa olayının müdahalesini de bünyesine alan yaşayan bir yapı</strong> haline geliyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Kapadokya (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/kapadokya-2.jpg" width="750" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Proje 2010'da bitmedi</strong></h2>

<p>Kapadokya'daki Rogers eserleri anlatılırken sık yapılan bir hata, bütün çalışmaların 2007-2009 arasında tamamlandığını söylemek.</p>

<p>Aslında proje daha uzun bir zaman dilimine yayılıyor.</p>

<p>Rogers'ın resmi arşivinde <strong>2010 tarihli “Listen” ve “Sentinels”</strong>, 2011 tarihli <strong>“Presence”</strong> de Türkiye bölümünde yer alıyor.</p>

<p>“Listen”, doğal kayaya oyulmuş bir amfitiyatro ve 15 metre yüksekliğinde bazalt kemerden oluşuyor.</p>

<p>Sanatçının bu çalışmaya verdiği anlam ise son derece şiirsel:</p>

<p><strong>“Toprağın sessizliğini dinlemek.”</strong></p>

<p>“Sentinels” ise 6 metre yüksekliğinde sekiz bazalt sütundan oluşuyor ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluğu simgeliyor.</p>

<p>2011 tarihli “Presence” ise 24 bazalt sütundan meydana geliyor ve yaklaşık <strong>2,5 kilometrelik Time and Space land art parkı</strong> içerisinde bulunuyor.</p>

<hr />
<h2><strong>11 bin ton taş nasıl bir sanat eserine dönüştü?</strong></h2>

<p>Bu sorunun cevabı, projenin ölçeğini anlamak açısından önemli.</p>

<p>Kapadokya'daki çalışmalar için yaklaşık <strong>11 bin ton taş</strong> kullanıldı.</p>

<p>Yaklaşık <strong>7 kilometrelik taş duvarlar</strong> oluşturuldu.</p>

<p>Bazı taş bloklar 30 tona kadar ulaştı.</p>

<p>Ve bütün bu çalışma, yalnızca sanatçının ve ekibinin değil, bölge halkının da katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Kapadokya Jeoparkı'nın verdiği bilgiye göre projede yaklaşık <strong>230 yerel kişi</strong> görev aldı. Taşların taşınmasından duvarların örülmesine, zeminin hazırlanmasından bazalt sütunların dikilmesine kadar farklı aşamalarda yerel emek kullanıldı.</p>

<p>Bu nedenle Rogers'ın Kapadokya projesi aynı zamanda <strong>yerel halk ile uluslararası çağdaş sanatın buluşması</strong> olarak da okunabilir.</p>

<hr />
<h2><strong>Andrew Rogers kimdir?</strong></h2>

<p>Andrew Rogers, <strong>1947 doğumlu Avustralyalı bir çağdaş heykeltıraş ve arazi sanatçısıdır.</strong></p>

<p>Uluslararası ölçekte tanınan sanatçının eserleri dünyanın farklı bölgelerinde sergilendi ve çok sayıda kamu ve özel koleksiyonda yer aldı.</p>

<p>Rogers'ın sanat anlayışında ölçek önemli bir yere sahip.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir galeriye sığacak heykel yerine kimi zaman <strong>dağları, tepeleri ve çölleri sanat eserinin kendisine dönüştürüyor.</strong></p>

<p>Sanatçının “Rhythms of Life” projesi de bu anlayışın en büyük örneklerinden.</p>

<p>Rogers'ın kendi ifadesiyle sanatındaki temel meselelerden biri, malzemeleri yeni biçimlerde kullanarak onlara daha önce görülmemiş biçimde anlam ve form kazandırmak.</p>

<hr />
<h2><img alt="Kapadokya2" class="detail-photo img-fluid" height="391" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/kapadokya2.JPG" width="962" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Dünyanın dört bir yanına yayılan “Yaşamın Ritimleri”</strong></h2>

<p>Kapadokya bu projenin tek adresi değil.</p>

<p>“Rhythms of Life” farklı kıtalarda ve farklı kültürlerin yaşadığı coğrafyalarda uygulandı.</p>

<p><strong>İsrail, Şili, Sri Lanka, Avustralya, Çin, İzlanda, Hindistan, Türkiye, ABD, Kenya, Antarktika ve Namibya gibi çok farklı bölgeler projede yer aldı.</strong></p>

<p>Kapadokya'daki eserlerin özelliği ise Anadolu'nun tarihsel ve kültürel sembollerinden beslenmesi.</p>

<p>Yani aynı sanat projesi farklı ülkelerde farklı bir “yerel hafıza” ile yeniden şekilleniyor.</p>

<p>Kapadokya'da at, aslan, hayat ağacı, şamanistik kuş figürü, değirmen taşı ve Anadolu'nun tarihsel sembolleri öne çıkarken başka coğrafyalarda farklı kültürel referanslar kullanılıyor.</p>

<hr />
<h2><strong>Peki bu eserler gerçekten uzaydan görülebiliyor mu?</strong></h2>

<p>Bu ifade biraz dikkatli kullanılmalı.</p>

<p>Eserlerin <strong>Google Earth ve uydu görüntülerinde açık biçimde seçilebilmesi</strong>, onların olağanüstü büyüklüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p>“Uzaydan görülen heykeller” ifadesi bu nedenle yaygın biçimde kullanılıyor.</p>

<p>Ancak seyahat açısından daha etkileyici olan gerçek şu:</p>

<p><strong>Bir sıcak hava balonundan baktığınızda bu eserlerin ne olduğu çok daha iyi anlaşılıyor.</strong></p>

<p>Çünkü yerde yalnızca taş duvar olarak gördüğünüz şekiller, yukarıdan bir anda dev bir çizime dönüşüyor.</p>

<p>Bu nedenle Rogers'ın Kapadokya eserleri için en iyi seyir noktası yalnızca bir tepenin zirvesi değil.</p>

<p><strong>Yükseklik.</strong></p>

<p>Balon, hava aracı, uygun bir yüksek nokta veya üstten çekilmiş drone görüntüsü, eserin gerçek kompozisyonunu ortaya çıkarıyor. Google Arts &amp; Culture da çalışmaların yukarıdan, özellikle sıcak hava balonundan daha iyi algılanabildiğini belirtiyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Kapadokya3" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/kapadokya3.jpg" width="1500" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Bu eserleri görmek için Kapadokya'ya gidenler ne yapmalı?</strong></h2>

<p>Karadağ'daki eserler, Göreme'nin klasik turizm rotalarının biraz dışında kalıyor.</p>

<p>Kapadokya Jeoparkı'nın tanımına göre bölge, <strong>Nevşehir–Avanos yolu üzerindeki Karadağ yamaçlarında</strong> bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle burası, Göreme Açık Hava Müzesi gibi doğrudan yoğun ziyaretçi akışının olduğu klasik bir ören yeri deneyimi sunmuyor.</p>

<p>Burası daha çok:</p>

<p><strong>“Haritada yerini bul, araziye çık, yürüyerek keşfet ve yukarıdan bütünü gör”</strong> türünde bir deneyim.</p>

<p>Arazi koşulları nedeniyle ziyaret öncesinde yerel rehberlerden ve güncel bölgesel kaynaklardan ulaşım ve yürüyüş koşullarının öğrenilmesi önemli.</p>

<p>Çünkü bu eserlerin asıl güzelliği, bir müze salonunda önlerine tabela konularak anlatılmalarında değil; <strong>Kapadokya arazisiyle birlikte görülmelerinde.</strong></p>

<hr />
<h2><strong>Bir balon yolculuğundan daha fazlası</strong></h2>

<p>Kapadokya'da sıcak hava balonuna binenlerin çoğu gözünü peri bacalarından ayırmıyor.</p>

<p>Oysa aşağıya biraz daha dikkatli bakıldığında başka şekiller beliriyor.</p>

<p>Bir at.</p>

<p>Bir kuş.</p>

<p>Bir aslan.</p>

<p>Bir ağaç.</p>

<p>Bir çember.</p>

<p>Taş sütunlar.</p>

<p>Kemerler.</p>

<p>Geometrik düzenler...</p>

<p>Ve sonra insan şu soruyu soruyor:</p>

<p><strong>“Bunlar gerçekten burada mıydı?”</strong></p>

<p>Cevap:</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Ama bazıları için ilham kaynağı binlerce yıl önce bu topraklarda vardı.</p>

<p>Rogers'ın yaptığı şey, o eski sembolleri çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumlamak oldu.</p>

<hr />
<h2><img alt="Kapadokya4" class="detail-photo img-fluid" height="997" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/kapadokya4.webp" width="1500" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Kapadokya'nın görünmeyen yüzü</strong></h2>

<p>Kapadokya'nın en büyük özelliği, geçmişle bugünü aynı manzarada buluşturabilmesi.</p>

<p>Bir vadinin içinde milyonlarca yıllık jeolojik oluşumlar bulunuyor.</p>

<p>Bir kayanın içinde binlerce yıllık insan izleri var.</p>

<p>Bir başka noktada Bizans döneminden kalma kiliseler karşınıza çıkıyor.</p>

<p>Ve aynı coğrafyada, 2007'den itibaren çağdaş bir Avustralyalı sanatçı toprağa dev semboller işliyor.</p>

<p>Bu nedenle Andrew Rogers'ın eserleri Kapadokya'da yalnızca “modern heykeller” olarak görülmemeli.</p>

<p>Onlar, <strong>geçmişin sembolleriyle bugünün sanatının aynı arazi üzerinde yaptığı bir konuşma.</strong></p>

<p>Belki de bu yüzden Karadağ'a bakarken yalnızca bir sanat eserine bakmıyorsunuz.</p>

<p><strong>İnsanlığın toprağa bıraktığı izlerin devamına bakıyorsunuz.</strong></p>

<p>Ve Kapadokya'nın gökyüzünden görünen bu dev çizimleri, bölgenin peri bacaları kadar etkileyici ama hâlâ yeterince keşfedilmemiş sırlarından biri olarak karşımızda duruyor.</p>

<hr />
<h3><strong>Yola çıkmadan önce</strong></h3>

<p>Andrew Rogers'ın Türkiye'deki eserlerinin isimleri ve koordinatları sanatçının resmi arşivinde tek tek yayımlanıyor. Örneğin <strong>The Gift, Rhythms of Life, Grind, Sustenance, Siren, Strength, Time and Space, Yesterday Today Tomorrow, Predicting the Past, Listen, Sentinels, A Day on Earth ve Presence</strong> burada listeleniyor.</p>

<p>Bu nedenle Kapadokya seyahatini yalnızca “Göreme–Uçhisar–Avanos” üçgeninde düşünmek yerine, <strong>Karadağ jeogliflerini de rotaya eklemek</strong>, bölgenin çağdaş sanatla kurduğu ilişkiyi görmek isteyenler için bambaşka bir deneyim sunabilir.</p>

<p><strong>Çünkü Kapadokya'nın bazı hikâyeleri yere bakınca değil, gökyüzüne çıkınca okunuyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KEVSER YOLDAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/kapadokyanin-gokyuzune-yazilmis-sirri-yukaridan-bakmayan-goremiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/08/kapadokya4.webp" type="image/jpeg" length="12830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balıkesir'de Denize Nerede Girilir? Ayvalık, Akçay, Altınoluk, Erdek Ve Ören'in En Güzel Plajları!]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/balikesirde-denize-nerede-girilir-ayvalik-akcay-altinoluk-erdek-ve-orenin-en-guzel-plajlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/balikesirde-denize-nerede-girilir-ayvalik-akcay-altinoluk-erdek-ve-orenin-en-guzel-plajlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir'de denize girilecek en güzel 11 yeri derledik. Ayvalık, Akçay, Altınoluk, Cunda ve Ören plajları ile koy detayları haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Hem Ege hem de Marmara Denizi’ne kıyısı bulunan Balıkesir, yaz tatilcileri için adeta bir cennet...</strong></h1>

<p></p>

<p>Ayvalık, Akçay, Altınoluk ve Burhaniye gibi köklü tatil merkezlerini barındıran kent; mavi bayraklı plajları, masmavi koyları ve Kaz Dağları’ndan gelen oksijen depolarıyla ziyaretçilerini bekliyor.</p>

<p>İşte Balıkesir'de denizin, güneşin ve doğanın tadını çıkarabileceğiniz en popüler 11 plaj ve koy:</p>

<hr />
<p><strong>1. Altınkum Plajı (Akçay)</strong></p>

<p>Akçay’ın göz bebeği olan Altınkum Plajı, 500 metrelik uzunluğu ve altın sarısı ince kumlarıyla öne çıkıyor. Sığ ve berrak deniziyle özellikle çocuklu ailelerin birinci tercihi olan sahilin denizi ise çakıllı yapıda olduğu için deniz ayakkabısı kullanılması tavsiye ediliyor. Alanda şemsiye, şezlong, duş ve kafe imkanları mevcut.</p>

<p></p>

<p><img alt="Altinkum" class="detail-photo img-fluid" height="631" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/altinkum.jpeg" width="1200" /></p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>2. Sarımsaklı Plajı (Ayvalık)</strong></p>

<p>7 kilometrelik devasa sahiliyle Türkiye’nin en büyük kumsallarından biri olan Mavi Bayraklı Sarımsaklı, berrak denizi ve yumuşak kumuyla biliniyor. Denizi genelde serin olup, rüzgarlı günlerde ferahlatıcı bir etki yaratıyor. Plaj boyunca tesis ve işletme seçeneği oldukça zengin.</p>

<p></p>

<p><img height="639" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-06-111623.png" width="1200" /></p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>3. Altınoluk Plajı (Edremit)</strong></p>

<p>Kaz Dağları’nın eteklerinde yer alan Altınoluk Plajı, çakıllı sahili ve sığ deniziyle öne çıkıyor. Mountain esintisi sayesinde sıcak günlerde serinletici bir atmosfere sahip olan sahil, muhteşem gün batımı manzaraları sunuyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="Altinoluk" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/altinoluk.jpg" width="1200" /></p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>4. Cunda Adası Koyları (Ayvalık)</strong></p>

<p>Cunda’nın büyüleyici atmosferinde yer alan Patriça, Çataltepe ve Ortunç Koyu, çam ağaçlarının gölgesinde masmavi sularla buluşmak isteyenler için ideal. Taş evlerin ve balıkçı teknelerinin eşlik ettiği koylar huzurlu bir deniz günü vaat ediyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="Cunda-2" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/cunda-2.jpg" width="1200" /></p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>5. Ören Plajı (Burhaniye)</strong></p>

<p>Palmiye ağaçlarıyla süslenmiş 2 kilometrelik kumsalıyla Ören Plajı, Ege ortalamasına göre daha ılık olan denizi ve sığ yapısıyla dikkat çekiyor. Geniş kumsalı ve sosyal imkanlarıyla ailelerin favori noktalarından biri.</p>

<p></p>

<p><img alt="Oren-1" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/oren-1.webp" width="1200" /></p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>6. Manastır Koyu (Marmara Adası)</strong></p>

<p>Marmara Adası’nda yer alan Manastır Koyu, sakin yapısının yanı sıra sürekli esen rüzgarıyla rüzgar sörfü ve kiteboard gibi su sporlarıyla ilgilenenlerin uğrak noktası durumunda. Berrak suları şnorkelle dalış için son derece elverişli.</p>

<p></p>

<p><img height="674" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/marmara.jpg" width="1200" /></p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>7. Ocaklar Plajı (Erdek)</strong></p>

<p>Kaz Dağları esintisini hissettiren Ocaklar Plajı, ılık ve sakin deniziyle öne çıkıyor. Sualtı canlılığı ve renkli taşlarıyla özellikle çocuklu aileler ve şnorkelle yüzmeyi sevenler için doğal bir akvaryum hissi sunuyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="Ocaklar" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/ocaklar.jpg" width="1200" /></p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>8. Avşa Adası Koyları</strong></p>

<p>Hareketli gece hayatının yanı sıra Yiğitler Koyu ve Çınar Plajı gibi berrak kumsallarıyla tanınan Avşa, gündüz sakin koylarında dinlenip akşam canlı atmosferde vakit geçirmek isteyen genç tatilcilerin ilk adreslerinden biri.</p>

<p></p>

<p><img alt="Avsa Adasi Drone" class="detail-photo img-fluid" height="670" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/avsa-adasi-drone.webp" width="1200" /></p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>9. Ortunç Koyu (Cunda)</strong></p>

<p>Milli park sınırları içerisinde çam ormanlarının denizle kucaklaştığı Ortunç Koyu, cam gibi berrak suyuyla Balıkesir'in saklı kalmış cennetlerinden biri. Gürültüden uzak, huzurlu bir gün geçirmek isteyenler için muazzam bir seçenek.</p>

<p></p>

<p><img alt="Ortunc" class="detail-photo img-fluid" height="674" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/ortunc.jpg" width="1200" /></p>

<hr />
<p></p>

<p><strong>10. Badavut Plajı (Ayvalık)</strong></p>

<p>Yumuşak kumu ve kristal berraklığındaki serin suyuyla Badavut, sıcak yaz günlerinde ferahlamak isteyen tatilcileri ve kamp tutkunlarını ağırlıyor. Çam ağaçlarının gölgesinde dinlenme imkanı sunan plaja giderken hazırlıklı olunması öneriliyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="Badavut-1" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/badavut-1.jpg" width="1200" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><strong>11. Turanköy Plajı (Erdek)</strong></p>

<p>Erdek ilçesinde el değmemiş doğasıyla saklı kalmış bir cennet olan Turanköy, ılık ve sakin deniziyle öne çıkıyor. Yapılaşmanın olmadığı, doğal dokunun korunduğu alan dinginlik arayanlar için oldukça uygun.</p>

<p></p>

<p><img alt="Turankoy" class="detail-photo img-fluid" height="738" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/turankoy.jpg" width="1200" /></p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>Balıkesir’e Tatile Ne Zaman Gidilmeli?</strong></p>

<p>Balıkesir genelinde deniz sezonu <strong>Mayıs sonundan Eylül ortasına kadar</strong> devam etmektedir. Hava sıcaklıklarının ortalama 30 derece seviyelerinde seyrettiği bölgede; kalabalıktan uzak, daha sakin ve huzurlu bir tatil deneyimi yaşamak isteyenler için <strong>Mayıs sonu ile Eylül başı</strong> arasındaki dönem en ideal vakitler olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kevser Yoldaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/balikesirde-denize-nerede-girilir-ayvalik-akcay-altinoluk-erdek-ve-orenin-en-guzel-plajlari</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2025/06/istanbul-sahil.jpg" type="image/jpeg" length="64932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balıkesir'de Tatil Yapacaklar Dikkat! İşte Cennetten Fırlamış En Güzel 7 Tatil Rotası!]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/balikesirin-en-guzel-tatil-yerleri-gezi-rehberi-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/balikesirin-en-guzel-tatil-yerleri-gezi-rehberi-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir'in en güzel tatil yerleri nerelerdir? Ayvalık, Cunda, Erdek, Edremit, Marmara Adası, Avşa ve Burhaniye'nin gezilecek yerleri, plajları ve tarihi detaylı rehberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İki denize kıyısı olan köklü tarihi, büyüleyici koyları, zengin gastronomisi ve doğasıyla Balıkesir, Türkiye’nin en popüler tatil merkezlerinden biri konumunda. </strong></h2>

<p></p>

<p>Ayvalık’ın taş sokaklarından Erdek’in antik limanlarına, Kapıdağ Yarımadası’ndan Marmara ve Avşa adalarına uzanan bu benzersiz coğrafya, her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.</p>

<p>Peki Balıkesir’de nereler gezilmeli, nerede denize girilmeli ve hangi lezzetler tadılmalı? İşte Balıkesir'in öne çıkan tatil rotaları ve bölgenin tarihi-kültürel haritası:</p>

<hr />
<p><strong>1. Taş Evleri ve Taşınmaz Kültürüyle: Ayvalık</strong></p>

<p>M.Ö. 330’lu yıllara dayanan geçmişiyle antik dönemde "Kidonia" olarak anılan Ayvalık; Roma, Bizans, Selçuklu, Karesioğulları ve Osmanlı dönemlerinin mirasını bünyesinde barındırıyor. Osmanlı döneminde zeytinyağı ticaretiyle bölgenin ekonomi üssü haline gelen ilçe, Türk ve Rum kültürünün harmanlandığı tarihi taş mimarisiyle öne çıkıyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="Ayvalik Cunda" class="detail-photo img-fluid" height="645" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/03/ayvalik-cunda.jpg" width="1150" /></p>

<p></p>

<hr />
<ul>
 <li><strong>Plajlar ve Aktiviteler:</strong> Türkiye'nin en bilinen ince kumlu sahil şeritlerinden <strong>Sarımsaklı Plajı</strong>, temiz deniziyle öne çıkıyor. Bölgede düzenlenen tekne turlarıyla bakır koylar gezilebiliyor ve tüplü dalış aktiviteleri gerçekleştirilebiliyor.</li>
 <li><strong>Mutfak Kültürü:</strong> Bölge zeytinyağlıları ile ünlü. Otlu balık, ahtapot sarma, beğendili sübye, zoho salatası ve elbette meşhur Ayvalık tostu öne çıkan lezzetler arasında.</li>
 <li><strong>Kültürel Not:</strong> Her yıl haziran ayında düzenlenen müzik festivalleri ilçeye ayrı bir dinamizm katıyor.</li>
</ul>

<p><strong>2. Kapıdağ Yarımadası’nın İncisi: Erdek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihi M.Ö. 5400’lü yıllara dek uzanan ve antik dönemde "Arteke" olarak bilinen Erdek, M.Ö. 8. yüzyılda Miletosluların bölgeye yerleşmesiyle Helen kültürünün merkezlerinden biri haline geldi. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde de geniş yer bulan ilçe, Marmara Denizi’nin en eski turizm merkezleri arasında yer alıyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="Erdek Kapidag Yarimadasi Doganlar Koyu Plajlari" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/04/erdek-kapidag-yarimadasi-doganlar-koyu-plajlari.webp" width="800" /></p>

<p></p>

<hr />
<ul>
 <li><strong>Gezilecek Yerler ve Plajlar:</strong> Mavi bayraklı Erdek Halk Plajı, Çuğra Plajı ve Ocaklar Plajı öne çıkan deniz noktaları. Doğa tutkunları için Kapıdağ Yarımadası trekking rotaları sunuyor. M.Ö. 6. yüzyıla dayanan <strong>Kyzikos Antik Kenti</strong> ve içerisindeki <strong>Hadrian Tapınağı</strong> ise tarih meraklılarını ağırlıyor.</li>
 <li><strong>Yöresel Lezzetler:</strong> Kelle peyniri, midye, zeytinyağlı enginar ve fener kavurmasının yanı sıra dünyada sadece Sicilya, Avustralya ve Erdek'te yetişen tescilli <strong>mor soğan</strong> ilçenin en önemli simgelerinden.</li>
</ul>

<p><strong>3. Kazdağları’nın Eteğinde Şifa ve Doğa: Edremit</strong></p>

<p>M.Ö. 1443 yılında "Adramytteion" adıyla kurulan Edremit; Pers, Makedon, Bergama, Roma ve Osmanlı gibi büyük medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Kazdağları’nın bol oksijenli havası ile termal kaynakları bir arada sunan ilçe, sağlık ve doğa turizminin kesişim noktası.</p>

<p></p>

<p><img alt="Edremit Körfezi" class="detail-photo img-fluid" height="380" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/02/edremit-korfezi.jpg" width="641" /></p>

<p></p>

<hr />
<ul>
 <li><strong>Öne Çıkan Noktalar:</strong> Altınkum Plajı, Turban Plajı ve İmbat Sahili deniz tutkunlarının tercihi olurken; Güre ve Bostancı bölgelerindeki termal tesisler şifa arayanlara hizmet veriyor.</li>
 <li><strong>Kültürel Duraklar:</strong> Tahtakuşlar Köyü Etnografya Müzesi bölgenin Yörük kültürünü sergilerken, Antandros Antik Kenti arkeolojik kalıntılarıyla tarihe ışık tutuyor.</li>
 <li><strong>Neyi Meşhur?:</strong> Edremit'in geleneksel karanfilli ekmeği ve tirit yemeği denenmesi gereken lezzetler arasında.</li>
</ul>

<p><strong>4. Mermeri ve Sakinliğiyle: Marmara Adası</strong></p>

<p>Türkiye'nin en büyük ikinci adası olan Marmara Adası, Miletoslular döneminden bu yana yerleşimin olduğu, Roma döneminde sürgün yeri, Bizans döneminde ise keşişlerin inziva merkezi olarak kullanılan tarihi bir ada. Adını zengin mermer yataklarından (Proikonnisos) alan ada, Marmara Denizi'ne de adını verdi.</p>

<p></p>

<p><img alt="Marmara Adasi-1" class="detail-photo img-fluid" height="514" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/marmara-adasi-1.jpeg" width="960" /></p>

<p></p>

<hr />
<ul>
 <li><strong>Deniz ve Doğa:</strong> Abroz, Manastır, Çınarlı, Aba, Gündoğdu ve Topağaç plajları adanın en temiz koyları arasında. Karabanlar Tepesi ve Viranköy Tepesi ise doğa yürüyüşü yapmak isteyenlere eşsiz manzaralar sunuyor.</li>
 <li><strong>Ada Geleneği:</strong> Tarihi çınar ağaçlarının gölgesinde adaçayı içmek adanın vazgeçilmez ritüellerinden biri.</li>
</ul>

<p><strong>5. Eğlence ve Deniz Tatilinin Adresi: Avşa Adası</strong></p>

<p>Tarihçi Strabon’un metinlerinde antik dönemdeki varlığından bahsedilen Avşa Adası, Orta Çağ ve Osmanlı döneminde sakin bir seyir izledikten sonra Cumhuriyet dönemiyle birlikte Türkiye’nin en popüler ada turizm merkezlerinden biri haline geldi.</p>

<p></p>

<p><img alt="Avsa-3" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2025/06/avsa-3.jpg" width="825" /></p>

<p></p>

<hr />
<ul>
 <li><strong>Aktiviteler:</strong> Çınar Koyu, Mavi Koy, Küllüyalı Plajı ve Kadınlar Plajı adanın öne çıkan sahil noktaları. Ada etrafında bisiklet turları düzenlenirken, Manastır Koyu’ndaki Bizans manastır kalıntıları ziyaret edilebiliyor.</li>
 <li><strong>Gece Hayatı:</strong> Avşa, enerjik gece hayatı, canlı müzik mekanları ve sahil restoranlarıyla genç tatilcilerin ilk tercihleri arasında yer alıyor.</li>
</ul>

<p><strong>6. Ören Sahili ve Antik Miras: Burhaniye</strong></p>

<p>Edremit Körfezi’nin önemli yerleşimlerinden biri olan Burhaniye, antik Adramyttieon bölgesinin sınırları içerisinde yer alıyor. Günümüzde geniş plajları ve sakin ilçe yaşamıyla aile tatilleri için ideal bir yapı sunuyor.</p>

<p></p>

<p><img height="500" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/08/oren.jpg" width="900" /></p>

<p></p>

<hr />
<ul>
 <li><strong>Gezilecek Yerler:</strong> İnce kumu ve sığ deniziyle bilinen mavi bayraklı <strong>Ören Plajı</strong> ilçenin en popüler noktası. Pelitköy Sahili, İçmeler ve Bağlarburnu da alternatif plajlar arasında.</li>
 <li><strong>Kültür:</strong> Bizim Köy Hareketli Etnografya Müzesi ve Adramyttieon Antik Kenti kazı alanı ilçenin kültürel duraklarını oluşturuyor.</li>
</ul>

<p><strong>7. Ege Mimarisi ve Gurme Lezzetler: Cunda Adası (Alibey Adası)</strong></p>

<p>Ayvalık'a Türkiye'nin ilk boğaz köprüsüyle bağlı olan Cunda (Alibey) Adası, adını Kurtuluş Savaşı’nda ilk kurşunu atan Yarbay Ali Çetinkaya’dan alıyor. Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye eserinde "Yunt" olarak geçen ada, günümüzde korunan Rum mimarisi ve butik otelleriyle ünlü.</p>

<p></p>

<p><img alt="Cunda Kapak" class="detail-photo img-fluid" height="674" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/04/cunda-kapak.jpg" width="1200" /></p>

<p></p>

<hr />
<ul>
 <li><strong>Gezilecek Yerler:</strong> Müze haline getirilen <strong>Taksiyarhis Kilisesi (Rahmi M. Koç Müzesi)</strong> ve eşsiz panoramik manzarasıyla <strong>Aşıklar Tepesi</strong> adanın sembol noktaları.</li>
 <li><strong>Gastronomi:</strong> Taş fırınları, lokma tatlısı, papalina balığı ve deniz ürünleri meze restoranlarıyla Cunda, Kuzey Ege’nin gurme başkenti durumunda.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kevser Yoldaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/balikesirin-en-guzel-tatil-yerleri-gezi-rehberi-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/03/ayvalik-5.jpg" type="image/jpeg" length="87111"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dağın içinden doğan dev! Apennino heykelinin gizemi]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/dagin-icinden-dogan-dev-apennino-heykelinin-gizemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/dagin-icinden-dogan-dev-apennino-heykelinin-gizemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Appennino Heykeli, mimari, heykel, mühendislik ve mitolojiyi tek yapıda buluşturan benzersiz bir eser olarak yaklaşık beş asırdır ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>İtalya'nın Floransa kentinin yaklaşık 12 kilometre kuzeyinde yer alan Pratolino Parkı, dünyanın en sıra dışı Rönesans eserlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Göl kıyısında oturur vaziyette tasarlanan ve ilk bakışta dağın içinden çıkıyormuş izlenimi veren dev taş adam, "Colosso dell'Appennino" yani "Apeninler'in Devi" adıyla tanınıyor. Bugün Villa Demidoff Parkı olarak da bilinen bu alan, bir zamanlar Medici ailesinin görkemli yazlık bahçelerinin bulunduğu Pratolino Sarayı'nın arazisiydi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Medici villaları ve bahçelerinin önemli parçalarından biri olan park, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.</strong></p>

<hr />
<h2>Heykeli kim yaptı?</h2>

<p>Appennino Heykeli, Flaman asıllı ünlü Rönesans heykeltıraşı Jean de Boulogne, sanat dünyasında bilinen adıyla Giambologna tarafından 1579-1580 yıllarında inşa edildi. Medici ailesinin saray sanatçısı olan Giambologna, döneminin en önemli heykeltıraşlarından biri olarak kabul edilir. Hareket duygusunu eserlerine ustalıkla yansıtan sanatçı, bu çalışmasında yalnızca bir heykel değil, mimari, mühendislik ve peyzaj sanatını da bir araya getiren benzersiz bir eser ortaya koydu.</p>

<hr />
<h2><img alt="Hmcfe 1638344647 9057 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/hmcfe-1638344647-9057-1.webp" width="800" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Heykel kimi temsil ediyor?</strong></h2>

<p>Yaklaşık 14 metre yüksekliğindeki dev figür belirli bir kişiyi değil, İtalya'nın kuzeyden güneye uzanan Apenin Dağları'nın insan biçimine bürünmüş hâlini temsil ediyor. Bu nedenle eserin adı da "Appennino" olarak anılıyor. Sanatçı, ülkenin omurgası kabul edilen dağ silsilesini yaşlı, güçlü ve bilge bir dev olarak tasvir etti. Heykel; doğanın gücünü, toprağın bereketini, dağların görkemini ve yaşamın kaynağı olan suyu aynı kompozisyon içinde anlatıyor.</p>

<hr />
<h2>Heykel neden yaşlı görünüyor?</h2>

<p>Heykelin yüzüne dikkatle bakıldığında saçlarının yosunları, sakallarının ise kaya sarkıtlarını andırdığı görülüyor. Omuzları ve gövdesi doğal kayalarla bütünleşmiş durumdadır. Bu tasarım tesadüf değildir. Giambologna, insanın doğadan ayrı düşünülemeyeceğini vurgulamak istemiş, kayalar ile insan bedenini tek bir varlık gibi göstermeyi amaçlamıştır. Uzaktan bakıldığında heykelin nerede başlayıp kayanın nerede bittiğini ayırt etmek neredeyse imkânsızdır.</p>

<hr />
<h2><img alt="Floransadaki Devasa Heykel Appennine 1638344604 0732" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/floransadaki-devasa-heykel-appennine-1638344604-0732.webp" width="1280" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Sol elindeki canavar ne anlama geliyor?</strong></h2>

<p><strong>Dev figürün sol eliyle sıktığı deniz canavarı, eserin en dikkat çekici ayrıntılarından biridir. Canavarın ağzından geçmişte su akıyor, böylece heykel aynı zamanda büyük bir çeşme işlevi görüyordu. Sanat tarihçileri bu sahneyi farklı şekillerde yorumluyor. Bir görüşe göre canavar, doğanın vahşi ve kontrol edilemeyen gücünü simgelerken, dev figür düzeni ve dengeyi temsil ediyor. Başka bir yoruma göre ise bu kompozisyon, dağlardan doğan suların yaşam verdiğini ve insanın doğayla uyum içinde yaşaması gerektiğini anlatıyor.</strong></p>

<hr />
<h2>Heykel aslında bir çeşmedir</h2>

<p>Appennino yalnızca dev bir taş heykel değildir. Aynı zamanda Rönesans döneminin en gelişmiş su mühendisliği örneklerinden biridir. Yapıldığı dönemde karmaşık hidrolik sistemlerle çalışan heykelin gözlerinden, sakallarından, kayaların arasından ve canavarın ağzından sürekli su akıyordu. Böylece ziyaretçiler, yaşayan bir devle karşı karşıya oldukları hissine kapılıyorlardı. Özellikle kış aylarında suların buz tutması, heykelin adeta ağlıyormuş gibi görünmesini sağlıyordu.</p>

<hr />
<h2><img alt="668B1Dfcb88C9" class="detail-photo img-fluid" height="1349" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/668b1dfcb88c9.jpg" width="1080" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Heykelin içinde odalar bulunuyor</strong></h2>

<p>Appennino Heykeli'nin en şaşırtıcı özelliklerinden biri de içinin boş olmasıdır. Heykelin içerisinde birbirine bağlı küçük odalar, dar geçitler ve merdivenler yer alıyor. Bu merdivenler sayesinde baş kısmına kadar çıkılabiliyor, gözlerden dışarı bakılarak park manzarası izlenebiliyordu. Bazı bölümlerin küçük toplantılar ve özel davetler için kullanıldığı da biliniyor. Bu yönüyle eser yalnızca dışarıdan görülen bir heykel değil, aynı zamanda içine girilebilen mimari bir yapı niteliği taşıyor.</p>

<hr />
<h2>Burnundan duman çıkıyordu</h2>

<p>Heykelin geçmişte ziyaretçileri hayran bırakan bir başka özelliği ise burnundan duman çıkmasıydı. İç kısmında bulunan şömine sistemi sayesinde ateş yakıldığında bacadan çıkan duman devin burnundan yükseliyor ve heykel nefes alıyormuş görüntüsü oluşturuyordu. Bu görsel etki, 16. yüzyılın en ilginç mühendislik gösterilerinden biri olarak kabul ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2><img alt="5 Yx9 M 1638344675 0529" class="detail-photo img-fluid" height="995" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/5-yx9-m-1638344675-0529.webp" width="800" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Bir "yaşayan heykel" olarak tasarlandı</strong></h2>

<p>Günümüzde müzelerde görülen heykeller durağan sanat eserleri olarak karşımıza çıkıyor. Ancak Appennino Heykeli, tasarlandığı dönemde yaşayan bir sanat yapıtı olarak düşünülmüştü. İçinden akan sular, gizli mekanizmalar, odalar, mağaralar ve şömine sistemi sayesinde ziyaretçilere sürekli değişen bir deneyim sunuyordu. Dönemin Avrupa aristokrasisi Pratolino Bahçeleri'ni gezerken adeta açık hava tiyatrosunun içinde dolaşıyor ve her köşede yeni bir sürprizle karşılaşıyordu.</p>

<hr />
<blockquote>
<h2><em><strong>Medici ailesinin güç gösterisi</strong></em></h2>

<p><em><strong>Pratolino Bahçeleri, Toscana Dükü I. Francesco de' Medici tarafından yalnızca estetik bir park oluşturmak amacıyla yaptırılmadı. Bahçelerin temel amacı, Medici Hanedanı'nın zenginliğini, bilimsel bilgisini ve teknolojik gücünü tüm Avrupa'ya göstermekti. Yapay mağaralar, gizli su oyunları, otomatik çalışan mekanizmalar ve şaşırtıcı peyzaj düzenlemeleriyle donatılan parkın merkezinde ise Appennino Heykeli yer alıyordu. Böylece Medici ailesi, doğayı bile sanatın ve teknolojinin bir parçası hâline getirebildiğini gözler önüne seriyordu.</strong></em></p>
</blockquote>

<hr />
<h2><img alt="Images (6)-13" class="detail-photo img-fluid" height="653" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/images-6-13.jpg" width="470" /></h2>

<hr />
<h2>Heykel neden bu kadar etkileyici?</h2>

<p>Appennino Heykeli'ni benzersiz kılan en önemli özellik, sanat ile doğanın kusursuz biçimde birleşmesidir. Giambologna yalnızca taştan bir insan figürü yapmak yerine kayaları, yosunları, doğal kireç oluşumlarını ve çevredeki peyzajı heykelin ayrılmaz parçaları hâline getirdi. Bu nedenle eser, sanki yüzyıllardır aynı noktada duran gerçek bir dağ devi izlenimi uyandırıyor.</p>

<hr />
<h2>Sembolik anlamı nedir?</h2>

<p>Heykel, sanat tarihçilerine göre birçok farklı mesaj içeriyor. İnsan ile doğanın ayrılmaz bir bütün olduğu, dağların yaşamın temel kaynağını oluşturduğu ve suyun uygarlıkların gelişmesindeki vazgeçilmez rolü bu eser aracılığıyla anlatılıyor. Aynı zamanda Medici ailesinin doğayı kontrol edebilecek kadar güçlü ve zengin olduğu mesajı da ziyaretçilere hissettiriliyor. Canavarı etkisiz hâle getiren dev figür ise düzenin, bilgeliğin ve koruyucu gücün simgesi olarak yorumlanıyor.</p>

<hr />
<h2><strong>Rönesans'ın yaşayan başyapıtı</strong></h2>

<p><strong>Yaklaşık 450 yıldır ayakta duran Appennino Heykeli,  tüm dünyanın en etkileyici açık hava sanat eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. İçindeki odalar, hidrolik sistemleri, duman mekanizması ve doğayla bütünleşen tasarımı sayesinde klasik heykel anlayışının çok ötesine geçen eser, Rönesans döneminin sanat, mühendislik ve hayal gücünü tek bir yapıda buluşturuyor. Bugün Pratolino Parkı'nı ziyaret edenler, yalnızca dev bir heykel görmekle kalmıyor; aynı zamanda yaklaşık beş asır önce tasarlanmış, doğayla iç içe yaşayan benzersiz bir sanat harikasını keşfetme fırsatı buluyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber  Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/dagin-icinden-dogan-dev-apennino-heykelinin-gizemi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/07/floransadaki-devasa-heykel-appennine-1638344604-0732-1.webp" type="image/jpeg" length="14376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bosna Hersek Vize İstiyor mu, Türk Vatandaşları İçin Pasaport Şartı Var mı? Bosna'da Neler Yapılır?]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/bosna-hersek-vize-istiyor-mu-gezi-rehberi-gezilecek-yerler-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/bosna-hersek-vize-istiyor-mu-gezi-rehberi-gezilecek-yerler-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Hersek vize istiyor mu, kimlikle gidilir mi? T.C. vatandaşları için Bosna Hersek pasaport şartları, Saraybosna ve Mostar gezilecek yerler rehberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Tarihi dokusu, Osmanlı mirası eserleri ve nefes kesen doğal güzellikleriyle Balkanlar’ın en popüler ülkelerinden biri olan Bosna Hersek, Türk tatilcilerin gözde rotası olmaya devam ediyor.</strong></h2>

<p></p>

<p>Yılın her döneminde ziyaretçi akınına uğrayan ülkeye seyahat etmek isteyenler için vize, pasaport şartları ve gezilecek en önemli noktaları derledik.</p>

<hr />
<p><strong>Bosna Hersek Vize İstiyor mu? Kimlikle Geçiş Var mı?</strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Bosna Hersek seyahatlerinde oldukça pratik bir prosedür uygulanıyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Vize Muafiyeti:</strong> T.C. pasaportuna sahip bordo, yeşil, gri ve siyah pasaport sahibi tüm vatandaşlar, <strong>180 gün içerisinde 90 günü aşmayacak</strong> turistik gezilerini vizesiz olarak gerçekleştirebilir.</li>
 <li><strong>Pasaport Şartı:</strong> Bosna Hersek'e girişlerde <strong>pasaport zorunluluğu</strong> bulunmaktadır. Yeni tip çipli kimlik kartlarıyla giriş yapılamaz.</li>
 <li><strong>Geçerlilik Süresi:</strong> Pasaportunuzun süresinin planlanan <strong>dönüş tarihinden itibaren en az 6 ay</strong> geçerli olması şarttır.</li>
 <li><strong>Gümrük Ve Sınır Kontrolü:</strong> Sınır kapısında vize sorulmasa da görevliler tarafından dönüş uçak bileti, otel konaklama rezervasyonları ve seyahat boyunca harcanacak tutarı karşılayacak maddi imkan belgesi istenebilmektedir.</li>
</ul>

<p></p>

<p><img alt="Bosna Hersek4" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/bosna-hersek4.jpg" width="825" /></p>

<p></p>

<p><strong>Bosna Hersek’te Gezilecek En Popüler Şehirler Ve Aktiviteler</strong></p>

<p><strong>1. Başkent Saraybosna (Sarajevo): "Avrupa'nın Kudüs'ü"</strong></p>

<p>Osmanlı ve Doğu Avrupa kültürünün sentezlendiği başkentte öne çıkan duraklar:</p>

<ul>
 <li><strong>Tarihi Başçarşı:</strong> Osmanlı döneminden günümüze ulaşan çarşıda yürüyüş yapıp kentin simgesi <strong>Sebil</strong> önünde anı fotoğrafı çektirebilirsiniz.</li>
 <li><strong>Umut Tüneli (Tunnel of Hope):</strong> Bosna Savaşı sırasında kentin dış dünyayla bağını kurarak hayat veren tüneli ve müzesini inceleyebilirsiniz.</li>
 <li><strong>Latin Köprüsü:</strong> I. Dünya Savaşı'nın çıkış kıvılcımı kabul edilen Avusturya-Macaristan Veliahdı Franz Ferdinand suikastının gerçekleştiği tarihi noktayı görebilirsiniz.</li>
 <li><strong>Boşnak Lezzetleri:</strong> Başçarşı'nın otantik restoranlarında taş fırınlarda pişen meşhur <strong>Boşnak böreği</strong> ve <strong>Cevapi</strong> (Boşnak köftesi) tadabilirsiniz.</li>
</ul>

<p></p>

<p><img alt="Bosna Hersek3" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/bosna-hersek3.webp" width="784" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2. Mostar: Tarih Ve Doğanın İhtişamı</strong></p>

<p>Hersek bölgesinin kalbi sayılan Mostar'da kaçırılmayacak deneyimler:</p>

<ul>
 <li><strong>Mostar Köprüsü:</strong> Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin imzalı tarihi köprüden yerel sporcuların Neretva Nehri’ne gerçekleştirdiği tehlikeli atlayışları izleyebilirsiniz.</li>
 <li><strong>Eski Şehir (Kujundziluk):</strong> Taş sokaklar arasında bakırcı esnafını gezerek el emeği hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz.</li>
 <li><strong>Blagay Tekkesi (Blagaj Tekija):</strong> Buna Nehri'nin kaynağında dik bir kayalığın dibine kurulu 600 yıllık tarihi Alperenler Tekkesi'ni ziyaret edebilirsiniz.</li>
 <li><strong>Kravica Şelaleleri:</strong> Yemyeşil doğa içerisinde yer alan dev şelaleleri gezebilir, yaz aylarında nehirde serinleyebilirsiniz.</li>
</ul>

<p></p>

<p><img alt="Bosna Hersek2" class="detail-photo img-fluid" height="576" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/bosna-hersek2.webp" width="864" /></p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>3. Travnik: Vezirler Şehri</strong></p>

<p>Osmanlı döneminde uzun yıllar eyalet merkezliği yapan Travnik'te:</p>

<ul>
 <li><strong>Travnik Kalesi’nden</strong> panoramik şehir manzarasını seyredebilir,</li>
 <li><strong>Plava Voda (Mavi Su)</strong> nehrinin kıyısında közde pişirilen geleneksel Boşnak kahvesini yudumlayabilirsiniz.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>OSMAN KANTARLIOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/bosna-hersek-vize-istiyor-mu-gezi-rehberi-gezilecek-yerler-2026</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/07/bosna-hersek.jpg" type="image/jpeg" length="35470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Kâse Sütlacın İzinde... Hamsiköy'e Lezzet Yolculuğu]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/bir-kase-sutlacin-izinde-hamsikoye-lezzet-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/bir-kase-sutlacin-izinde-hamsikoye-lezzet-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'un Maçka ilçesinde, Zigana Dağı'nın eteklerinde saklanan Hamsiköy, sadece doğal güzellikleriyle değil, yüzyıllardır değişmeyen sütlacıyla da Türkiye'nin en önemli gastronomi duraklarından biri. Bu yolculuk, sadece bir tatlıyı değil; Karadeniz'in kültürünü, doğasını ve lezzet mirasını keşfetmenin hikâyesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Trabzon'a gidenlerin çoğu yolculuğunu Sümela Manastırı ile özdeşleştirir. Kimileri Uzungöl'ü görmek ister, kimileri Karadeniz'in kıvrılarak yükselen dağ yollarını... Oysa bu coğrafyada öyle bir durak vardır ki, bazen tek başına uzun bir yolculuğun sebebi olur. Maçka ilçesinden Zigana Geçidi'ne doğru tırmanırken, sislerin arasından beliren küçük bir yerleşim sizi karşılar. Adı Hamsiköy'dür. Ve bugün Türkiye'nin en tanınmış gastronomi duraklarından biri olarak anılır.</strong></p>

<hr />
<p><img alt="Images (4)-20" class="detail-photo img-fluid" height="447" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/images-4-20.jpg" width="447" /></p>

<hr />
<p>İlk kez gelenler çoğu zaman şaşırır. Çünkü büyük bir turizm merkezi beklerken, karşılarında yeşilin binbir tonuna bürünmüş, yüksek dağların arasına saklanmış mütevazı bir Karadeniz köyü bulurlar. Belki de Hamsiköy'ü özel yapan tam da budur. Burada gösteriş yoktur; doğanın sadeliği, insanların samimiyeti ve yıllardır değişmeyen bir lezzet vardır.</p>

<p><strong>Hamsiköy aslında tek bir köy değildir. Adını Arapçada "beş" anlamına gelen "Hamse" kelimesinden alır. Yüzyıllar boyunca aynı vadide yer alan beş yerleşimin ortak adı olarak kullanılmış, zaman içinde halkın dilinde "Hamseköy", ardından da "Hamsiköy"e dönüşmüştür. Bugün bu isim, yalnızca bir yerleşimi değil, Karadeniz mutfağının en güçlü markalarından birini temsil ediyor.</strong></p>

<p>Yol boyunca dağların eteklerine yayılan çayırlarda otlayan inekleri görürsünüz. Bölgenin serin iklimi, zengin bitki örtüsü ve yüzlerce yabani çiçeği, burada üretilen süte bambaşka bir karakter kazandırır. Hamsiköy sütlacının sırrını yıllardır farklı tariflerde arayanlar olsa da, aslında cevap çok uzakta değildir. Lezzetin gerçek kaynağı, bu coğrafyanın kendisidir.</p>

<hr />
<p><img alt="Hamsiköy" class="detail-photo img-fluid" height="740" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/hamsikoy.webp" width="1110" /></p>

<hr />
<p><strong>TAZE SÜT, PİRİNÇ, ŞEKER VE BİR TUTAM TUZ...</strong></p>

<p>Birçok yerde sütlaç yersiniz. Kimisi bol nişastalıdır, kimisi vanilya kokar, kimisi krema ile zenginleştirilmiştir. Hamsiköy'de ise önünüze gelen kâse, sadeliğin ne kadar büyük bir ustalık gerektirdiğini anlatır. Taze süt, pirinç, şeker ve bir tutam tuz... İlk bakışta bu kadar basit görünen tarif, saatler süren sabırlı bir pişirme süreciyle bambaşka bir kimliğe bürünür. Kaşığı içine daldırdığınızda yoğun ama ağır olmayan kıvamı, damağınızda uzun süre kalan süt aroması ve doğal tatlılığı hemen fark edilir.</p>

<p><strong>Köy kahvelerinde oturan yaşlılar anlatmayı sever. Onlara göre bu tatlı yalnızca bir sütlaç değildir; çocukluklarının, yaylacılığın ve imece kültürünün de hatırasıdır. Yörede anlatılan bir rivayete göre yıllar önce mide rahatsızlığı yaşayan bir köylü için süt, pirinç ve şekerle hazırlanan karışım "sütlü ilaç" olarak yapılmış, zamanla bu isim halk arasında değişerek "sütlaç" hâline gelmiştir. Bilimsel olarak kelimenin kökeni Osmanlı mutfağındaki "sütlü aş" ifadesine dayansa da, Hamsiköylüler kendi hikâyelerini anlatmayı tercih ediyor. Belki de bir yemeği değerli yapan yalnızca tarifi değil, etrafında oluşan hikâyelerdir.</strong></p>

<p>İlginç olan bir başka ayrıntı da bugün alıştığımız görüntüdür. Pek çok kişi Hamsiköy sütlacını üzeri kızarmış olarak bilir. Oysa eski ustalar, ilk yapılan sütlaçların fırına verilmediğini, beyaz ve sade şekilde servis edildiğini anlatıyor. Turizmin gelişmesiyle birlikte fırınlanmış görünüm daha çok ilgi çekmeye başlayınca, bugün birçok işletme bu sunumu benimsedi. Ancak hangi hali tercih edilirse edilsin, asıl değişmeyen şey sütündür.</p>

<hr />
<p><img alt="Hamsiköy2" class="detail-photo img-fluid" height="796" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/hamsikoy2.jpg" width="1200" /></p>

<hr />
<p>Köyde dolaşırken dikkatinizi çeken yalnızca sütlaççılar olmaz. Ahşap evler, sislerin arasından yükselen çam ormanları, taş duvarlar ve dağlardan gelen serin rüzgâr, burayı adeta açık hava kartpostalına dönüştürür. Yol kenarında durup sıcak bir çay eşliğinde sütlacınızı yerken, aslında sadece bir tatlı yemediğinizi hissedersiniz. O kâsenin içinde Karadeniz'in yağmuru, yaylaların çiçekleri, sabah erkenden sağılmış süt ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir ustalık vardır.</p>

<p><strong>Son yıllarda gastronomi turizmi dünyanın en hızlı büyüyen seyahat eğilimlerinden biri hâline geldi. İnsanlar artık yalnızca tarihi eser görmek için değil, bir yörenin gerçek lezzetini yerinde tatmak için de kilometrelerce yol kat ediyor. Fransa'nın peynirleri, İtalya'nın makarnası, Belçika'nın çikolatası nasıl kendi ülkelerinin simgesi hâline geldiyse, Hamsiköy sütlacı da Karadeniz'in en güçlü gastronomi markalarından biri olmayı başardı. Bunun en önemli nedenlerinden biri de lezzetin coğrafyadan koparılamamasıdır. Aynı tarifi başka şehirlerde uygulayabilirsiniz; ancak Zigana'nın eteklerinde yetişen otların beslediği sütün verdiği aromayı başka yerde yakalamak kolay değildir.</strong></p>

<p>Bu nedenle Hamsiköy'e yapılan yolculuk, yalnızca bir tatlı yemek için çıkılan kısa bir mola değildir. Bu yolculuk, Anadolu'nun yerel değerlerinin nasıl ulusal bir markaya dönüşebildiğini gösteren güzel bir örnektir. Coğrafi işaret tesciliyle koruma altına alınan Hamsiköy sütlacı, artık sadece Trabzon'un değil, Türkiye'nin gastronomi mirasının önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Köyden ayrılırken geriye dönüp son kez vadinin sislerine bakıyorsunuz. Elinizde belki birkaç fotoğraf, hafızanızda yeşilin en güzel tonları ve damağınızda hâlâ kaybolmamış o süt kokusu... İşte iyi bir seyahatin en güzel yanı da budur. Bazen bir şehri, bazen bir insanı, bazen de küçücük bir köyü unutursunuz; ama doğru zamanda yediğiniz o eşsiz lezzeti yıllar geçse de hatırlarsınız.</p>

<p><strong>Hamsiköy de tam olarak böyle bir yer... Yolun sizi sadece bir köye değil, Karadeniz'in ruhuna çıkardığı; bir kâse sütlacın ise bütün yolculuğun en unutulmaz hatırasına dönüştüğü eşsiz bir durak.</strong></p>

<hr />
<blockquote>
<p><img alt="Hamsiköy3" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/hamsikoy3.jpg" width="400" /></p>

<hr />
<p><em><strong>HAMSİKÖY NEREDE?</strong></em></p>

<p><em>Hamsiköy, Trabzon'un Maçka ilçesine bağlı, Zigana Dağı'nın eteklerinde bulunan yaklaşık 1.200-1.400 metre rakımlı eşsiz bir yayla yerleşimidir.</em></p>

<p><em>İlginçtir ki Hamsiköy aslında tek bir köy değildir.</em></p>

<p><em>Adını Arapçada "beş" anlamına gelen <strong>Hamse</strong> kelimesinden alır. Tarih boyunca Çıralı, Dikkaya, Güzelyayla, Başar ve Hamsiköy olmak üzere beş yerleşimin ortak adı olarak kullanılmış, zamanla "Hamseköy" halk dilinde "Hamsiköy"e dönüşmüştür.</em></p>

<p><em>Bugün bu bölge yalnızca doğal güzelliğiyle değil, Türkiye'nin en önemli gastronomi duraklarından biri olmasıyla da tanınıyor.</em></p>

<hr />
<p><strong>COĞRAFİ İŞARETLİ SÜTLAÇ</strong></p>

<p>Sütlaç Türkiye'nin hemen her bölgesinde yapılır.</p>

<p>Ama neden insanlar yüzlerce kilometre yol gidip yalnızca Hamsiköy'de sütlaç yemek ister?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cevap tek kelimeyle:</p>

<p><strong>Coğrafya.</strong></p>

<p>Zigana'nın zengin florasında otlayan inekler yüzlerce farklı dağ çiçeğiyle besleniyor. Bu doğal beslenme, süte farklı bir aroma ve yoğunluk kazandırıyor. Hamsiköy sütlacının karakterini belirleyen en önemli unsur işte bu süt.</p>

<p>Coğrafi İşaret tescil dosyasında da özellikle buna dikkat çekiliyor. Bölgenin bitki çeşitliliği ve yüksek rakımı nedeniyle elde edilen süt, ürünün ayırt edici özelliğini oluşturuyor.</p>

<p>Demek ki mesele sadece tarif değil. Süt aynı olsa da değildir. Pirinç aynı olsa da değildir. Lezzeti yaratan aslında dağın kendisidir.</p>

<h2><img alt="Sütlaç2" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/sutlac2.jpg" width="640" /></h2>

<hr />
<h2>"Sütlaç" mı, "Sütlü Aş" mı?</h2>

<p>Kelimelerin de bir tarihi vardır.</p>

<p>Osmanlı mutfağında sütle yapılan pirinçli tatlılara uzun yıllar "Sütlü Aş" denildiği bilinir.</p>

<p>Halk dilinde zamanla "Sütlü Aş", "Sütlaş", ardından da "Sütlaç" biçimine dönüşmüştür.</p>

<p>Hamsiköy'de anlatılan halk hikâyesi ise daha farklıdır.</p>

<p>Rivayete göre yaklaşık yüz yıl önce mide rahatsızlığı yaşayan Ahmet Karakullukçu için süt, pirinç ve daha sonra şeker ile bir tutam tuz eklenerek hazırlanan karışım "sütlü ilaç" olarak yapılır. Bu tarif zaman içinde yörede büyük beğeni kazanır ve "sütlü ilaç" ifadesi halk arasında "sütlaç"a dönüşür. Elbette bu anlatı akademik bir etimoloji değil, yörede kuşaktan kuşağa aktarılan değerli bir halk hikâyesidir.</p>

<p>Belki de bu yüzden Hamsiköy sütlacında sadece tatlı değil, biraz da şifa duygusu vardır.</p>

<hr />
<h2><img alt="Sütlaç" class="detail-photo img-fluid" height="788" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/sutlac.webp" width="1300" /></h2>

<hr />
<h2>Hamsiköy Sütlacının Sırrı</h2>

<p>Gerçek Hamsiköy sütlacında malzeme sayısı şaşırtıcı derecede azdır.</p>

<ul>
 <li>Taze süt</li>
 <li>Pirinç</li>
 <li>Şeker</li>
 <li>Bir tutam tuz</li>
</ul>

<p>Hepsi bu kadar.</p>

<p>Ne nişasta...</p>

<p>Ne krema...</p>

<p>Ne vanilya...</p>

<p>Ne yumurta...</p>

<p>Asıl ustalık, malzemeyi çoğaltmakta değil; sütü uzun süre sabırla pişirebilmektedir. Coğrafi işaretli üretim tarifinde de yaklaşık 1 litre süt için 60 gram pirinç, 70 gram şeker ve yarım çay kaşığı tuz önerilir.</p>

<hr />
<h2><strong>Orijinali Yanık Değil</strong></h2>

<p>Bugün birçok kişi Hamsiköy sütlacını üstü kızarmış olarak tanıyor.</p>

<p>Oysa işin ustaları bunun sonradan gelişen bir sunum biçimi olduğunu söylüyor.</p>

<p>İlk yapılan Hamsiköy sütlacı sade, beyaz ve yanıksızdı.</p>

<p>Turizm geliştikçe fırınlama yöntemi yaygınlaştı ve günümüzde bu görüntü daha fazla ilgi görmeye başladı.</p>

<p>Demek ki bazen gelenek de zaman içinde yeni yorumlarla yaşamaya devam ediyor.</p>

<hr />
<h2><strong>Evde Hamsiköy Sütlacı Yapılabilir mi?</strong></h2>

<p>Elbette yapılabilir.</p>

<h3>Malzemeler</h3>

<ul>
 <li>2 litre tam yağlı süt</li>
 <li>120 gram kırık pirinç</li>
 <li>140 gram toz şeker</li>
 <li>1 çay kaşığı tuz
 <hr />
 <p></p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Yapılışı</strong></h3>

<p>Önce süt kaynatılır.</p>

<p>Yıkanmış pirinç ilave edilir.</p>

<p>Kısık ateşte sürekli karıştırılarak yaklaşık 1-1,5 saat pişirilir.</p>

<p>Süt koyulaşmaya başladığında şeker eklenir.</p>

<p>10-15 dakika daha pişirilir.</p>

<p>Kaselere alınır.</p>

<p>İsteğe bağlı olarak kısa süre fırında üstü hafif renk alacak şekilde kızartılabilir.</p>

<p>Fakat gerçek Hamsiköy usulünü denemek isteyenler, onu sade haliyle de tatmalıdır.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KEVSER YOLDAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, SEYAHAT, Trend</category>
      <guid>https://www.politikam.com/bir-kase-sutlacin-izinde-hamsikoye-lezzet-yolculugu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/07/sutlac11.webp" type="image/jpeg" length="47028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğaseverlerin yeni gözdesi Deniz Gölü]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/dogaseverlerin-yeni-gozdesi-deniz-golu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/dogaseverlerin-yeni-gozdesi-deniz-golu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aras Vadisi'nin kuzeyindeki dağlar arasında yer alan Deniz Gölü; eşsiz manzarası, temiz havası ve zengin biyolojik çeşitliliğiyle doğaseverleri ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Kars'ın Kağızman ilçesinde, Aras Vadisi'nin kuzeyindeki dağlar arasında yer alan Deniz Gölü; eşsiz manzarası, temiz havası ve zengin biyolojik çeşitliliğiyle doğaseverleri ağırlıyor. Doğal sit alanı olarak korunan göl, dört mevsim sunduğu farklı güzelliklerle ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor.</strong></p>

<hr />
<p>Kars'ın Kağızman ilçesi sınırlarında bulunan Deniz Gölü, 1898 metre rakımıyla bölgenin en dikkat çeken doğal alanları arasında yer alıyor. Aras Vadisi'nin kuzeyindeki dağların arasında konumlanan göl, kış aylarında karla kaplanan beyaz manzarası, yaz aylarında ise yeşil ve mavinin buluştuğu görüntüsüyle ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor.</p>

<p>Yaklaşık 1125 metrekare alana sahip tektonik göl, yağmur ve kar sularıyla besleniyor. Temiz suyu ve doğal yapısıyla dikkat çeken göl, çok sayıda göçmen kuşa ve aynalı sazan balıklarına yaşam alanı sağlıyor.</p>

<hr />
<h2>Köylüler Doğal Yapısını Koruyor</h2>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen <strong>"Türkiye'nin İç Sularını Balıklandırma Projesi"</strong> kapsamında geçmiş yıllarda göle binlerce sazan balığı bırakıldı. Çengilli köyü sakinleri ise gölün doğal yapısının korunması için büyük özen gösteriyor.</p>

<p>2020 yılından bu yana doğal sit alanı statüsünde bulunan Deniz Gölü, kamp yapmak, yürüyüş yapmak ve doğayla baş başa vakit geçirmek isteyen ziyaretçiler için önemli bir alternatif oluşturuyor.</p>

<hr />
<h2>"İnsanlar Buraya Gelip Moral Depolayabilir"</h2>

<p>Deniz Gölü'nü ziyaret eden Muhammed Taşdemir, bölgenin doğal güzelliğinden etkilendiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Doğal güzelliğiyle ilgi çekici, çok hoş bir yer. Ulaşım konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadık, çok rahat geldik. Buranın doğal güzelliğini duyduk geldik. Havası, suyu temiz, balıklar çok güzel. İnsanlar buraya gelip moral depolayabilir."</p>
</blockquote>

<p>Doğal güzelliği, temiz havası ve korunmuş ekosistemiyle Deniz Gölü, Kars'ta keşfedilmeyi bekleyen önemli doğa turizmi destinasyonları arasında gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><img alt="D1-2" class="detail-photo img-fluid" height="446" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/07/d1-2.jpeg" width="448" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/dogaseverlerin-yeni-gozdesi-deniz-golu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/07/karsin-sakli-cenneti-deniz-golu-dogaseverleri-bekliyor-2.webp" type="image/jpeg" length="90730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gladyatörlerin Arenası, Medusa’nın Şehri: Kibyra Antik Kenti]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/gladyatorlerin-arenasi-medusanin-sehri-kibyra-antik-kenti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/gladyatorlerin-arenasi-medusanin-sehri-kibyra-antik-kenti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur’un Gölhisar ilçesinde yüksek bir plato üzerinde kurulan Kibyra Antik Kenti, Anadolu’nun en önemli antik yerleşimlerinden biri olarak binlerce yıllık geçmişi günümüze taşıyor. Likya, Pisidia ve Roma kültürlerinin kesiştiği bu görkemli kent; dev stadyumu, gladyatör kabartmaları, Medusa mozaiği ve anıtsal yapılarıyla geçmişin izlerini günümüze ulaştırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Kibyra Antik Kenti</strong>, günümüzde <strong>Burdur’un Gölhisar ilçesi</strong> sınırları içerisinde, ilçe merkezine yaklaşık birkaç kilometre uzaklıkta bulunan yüksek bir yayla üzerinde yer alır. Kent, deniz seviyesinden yaklaşık 1.100-1.300 metre yükseklikteki konumu nedeniyle stratejik bir noktada kurulmuştur.</p>

<hr />
<p><img alt="494390161 2939039842971571 1529363933780698205 N" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/494390161-2939039842971571-1529363933780698205-n.jpg" width="1154" /></p>

<hr />
<p>Antik dönemde <strong>Pisidia, Likya ve Frigya bölgeleriyle bağlantılı</strong> bir coğrafyada bulunan Kibyra, Anadolu’nun güneybatısındaki önemli şehir devletlerinden biri olmuştur. Dağlık yapısı, geniş görüş alanı ve ulaşım yollarına hâkim konumu kentin askeri ve ekonomik açıdan değer kazanmasını sağlamıştır.</p>

<p>Bugün kalıntıları arasında dolaşan ziyaretçiler; antik tiyatrodan stadyuma, agora alanlarından Roma hamamlarına kadar büyük bir kent düzeninin izlerini görebilmektedir.</p>

<hr />
<p><img alt="494192120 2939039849638237 9193755366623637895 N" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/494192120-2939039849638237-9193755366623637895-n.jpg" width="1154" /></p>

<hr />
<p><strong>KİBYRA NASIL KURULDU? KENTİN TARİHİ BAŞLANGICI</strong></p>

<p>Kibyra’nın kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte kentin kökenleri <strong>MÖ 3. yüzyıla</strong> kadar uzanmaktadır. Antik kaynaklarda kentin ilk dönemlerde <strong>Lidya kökenli topluluklar tarafından kurulduğu</strong> ve daha sonra farklı Anadolu halklarının katılımıyla büyüdüğü belirtilir.</p>

<p>Kentin adının Anadolu’nun eski dillerinden geldiği düşünülmektedir. Kibyra halkı kendisini güçlü savaşçı kimliğiyle tanıtmış, özellikle askerî kapasitesiyle çevredeki kentler arasında önemli bir konuma ulaşmıştır.</p>

<p>Antik dönemde Kibyra yalnızca bir yerleşim yeri değil; siyasi, ekonomik ve kültürel bir merkez olarak gelişmiştir.</p>

<hr />
<p><img alt="375Dc62D 4A6A 424C 940A 6E73Aba2867F" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/375dc62d-4a6a-424c-940a-6e73aba2867f.png" width="1536" /></p>

<hr />
<p><strong>KİBYRA’DA YAŞAYAN MEDENİYETLER</strong></p>

<p>Kibyra tarih boyunca farklı uygarlıkların etkisi altında kalmıştır.</p>

<p>Kentte özellikle: <strong>Lidyalılar</strong>, <strong>Pisidialılar</strong>, <strong>Likyalılar</strong>, <strong>Helenistik dönem krallıkları</strong>, <strong>Roma İmparatorluğu</strong>, <strong>Bizans dönemi toplulukları</strong> iz bırakmıştır.</p>

<p>Bu farklı kültürlerin birleşimi, Kibyra’nın mimarisine ve yaşam biçimine yansımıştır. Kentte Yunan-Roma sanat anlayışı ile Anadolu’nun yerel kültür unsurları birlikte görülür.</p>

<hr />
<p><img alt="494260203 2939041212971434 45532421554735703 N" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/494260203-2939041212971434-45532421554735703-n.jpg" width="1157" /></p>

<hr />
<p><strong>KİBYRA HALKI VE TOPLUMSAL YAPI</strong></p>

<p>Kibyra halkı antik kaynaklarda savaşçı karakteriyle anılır. Kentin güçlü bir askerî yapıya sahip olduğu, özellikle süvari birlikleriyle tanındığı belirtilmektedir.</p>

<p>Antik dönemde şehir halkı yalnızca savaşçılardan oluşmuyordu. Kentte: <strong>çiftçiler, zanaatkârlar, tüccarlar, yöneticiler, askerler ve sanatçılar</strong> birlikte yaşamaktaydı.</p>

<p>Kibyra’nın ekonomik gücü tarım, hayvancılık, ticaret ve el sanatlarından geliyordu. Kentin çevresindeki verimli alanlar üretimi desteklerken, ticaret yollarına yakınlığı ekonomik hareketliliği artırmıştır.</p>

<hr />
<p><img alt="496921830 2953055324903356 5377366288667010358 N" class="detail-photo img-fluid" height="1362" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/496921830-2953055324903356-5377366288667010358-n.jpg" width="2048" /></p>

<hr />
<p><strong>KİBYRA’NIN YÖNETİM ŞEKLİ</strong></p>

<p>Kibyra, antik dönemde bir <strong>şehir devleti</strong> olarak yönetilmiştir.</p>

<p>Kentte karar alma süreçlerinde yerel yöneticiler, aristokrat aileler ve halk meclisleri etkili olmuştur. Helenistik dönemde kentler genellikle kendi yasalarını uygulayan, ekonomik ve siyasi kararlarını büyük ölçüde kendileri alan bağımsız yapılar olarak varlık göstermiştir.</p>

<p>Roma dönemine gelindiğinde ise Kibyra, Roma yönetim sistemi içine dahil olmuş ancak yerel kurumlarını büyük ölçüde korumuştur.</p>

<hr />
<p><img alt="496944095 2953055294903359 5959813628117088489 N" class="detail-photo img-fluid" height="1362" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/496944095-2953055294903359-5959813628117088489-n.jpg" width="2048" /></p>

<hr />
<p><strong>ÇEVRE ŞEHİRLERLE İLİŞKİLERİ VE SİYASİ GÜCÜ</strong></p>

<p>Kibyra, bulunduğu bölgedeki diğer önemli kentlerle sürekli ilişki içerisinde olmuştur.</p>

<p>Özellikle: <strong>Sagalassos</strong>, <strong>Termessos</strong>, <strong>Laodikeia</strong>, <strong>Likya kentleri</strong> ile ekonomik ve siyasi bağlantılar kurmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kent, dönem dönem bölgesel güç mücadelelerinin içinde yer almıştır. Anadolu’daki Helenistik krallıkların hâkimiyet mücadeleleri sırasında stratejik konumu nedeniyle önem kazanmıştır.</p>

<hr />
<p><img alt="495876353 2953055448236677 2099012020062164704 N" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/495876353-2953055448236677-2099012020062164704-n.jpg" width="2048" /></p>

<hr />
<p><strong>SAVAŞLAR VE ROMA’YA KATILIM SÜRECİ</strong></p>

<p>Kibyra, Anadolu’daki siyasi değişimlerden doğrudan etkilenmiştir.</p>

<p><strong>Büyük İskender’in Anadolu seferleri</strong> sonrasında bölgede Helenistik kültür yayılmış, kent yeni siyasi dengeler içinde yer almıştır.</p>

<p>Daha sonra Roma’nın Anadolu’ya hâkim olmasıyla Kibyra da Roma sistemine dahil olmuştur.</p>

<p>Roma döneminde kent büyük bir gelişme yaşamış, anıtsal yapılar inşa edilmiş ve nüfusu artmıştır.</p>

<hr />
<p><img alt="496701322 2953055314903357 4167094837100936135 N" class="detail-photo img-fluid" height="1360" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/496701322-2953055314903357-4167094837100936135-n.jpg" width="2048" /></p>

<hr />
<p><strong>ROMA DÖNEMİNDE KİBYRA’NIN ALTIN ÇAĞI</strong></p>

<p>Kibyra’nın en parlak dönemi <strong>Roma İmparatorluğu dönemi</strong> olmuştur.</p>

<p>Özellikle <strong>MS 1. ve 2. yüzyıllarda</strong> kent büyük bir imar hareketine sahne olmuştur.</p>

<p>Bu dönemde: <strong>stadyum</strong>, <strong>tiyatro</strong>, <strong>hamamlar</strong>, <strong>agoralar</strong>, <strong>bazilikalar</strong>,<br />
<strong>anıtsal caddeler</strong></p>

<p>inşa edilmiştir.</p>

<p>Roma yönetimi altında Kibyra bölgesel bir merkez hâline gelmiş, hukuk ve idari yapısıyla önem kazanmıştır.</p>

<hr />
<p><img alt="495539111 2953055614903327 303522451561381706 N" class="detail-photo img-fluid" height="1360" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/495539111-2953055614903327-303522451561381706-n.jpg" width="2048" /></p>

<hr />
<p><strong>GLADYATÖRLERİN ŞEHRİ KİBYRA</strong></p>

<p>Kibyra’nın en dikkat çekici özelliklerinden biri gladyatör kültürüdür.</p>

<p>Kentte bulunan büyük stadyum, antik dünyada gladyatör mücadelelerinin yapıldığı önemli alanlardan biridir.</p>

<p>Yaklaşık binlerce kişilik kapasiteye sahip olan stadyumda: <strong>gladyatör dövüşleri</strong>, <strong>at yarışları</strong>, <strong>spor karşılaşmaları </strong>ve halk gösterileri düzenlenmiştir.</p>

<p>Stadyum çevresindeki gladyatör kabartmaları, Roma döneminin eğlence anlayışını ve savaşçı kültürünü günümüze taşıyan önemli eserlerdir.</p>

<hr />
<p><img alt="495908554 2953055451570010 3352284655185225901 N" class="detail-photo img-fluid" height="1360" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/495908554-2953055451570010-3352284655185225901-n.jpg" width="2048" /></p>

<hr />
<p><strong>MEDUSA MOZAIĞİ: KİBYRA’NIN EŞSİZ SANAT ESERİ</strong></p>

<p>Kibyra’nın dünya çapında tanınmasını sağlayan en önemli eserlerden biri <strong>Medusa mozaiğidir</strong>.</p>

<p>Roma dönemine ait olan bu mozaik, antik tiyatronun orkestra bölümünde yer almaktadır.</p>

<p>Mitolojide <strong>Medusa</strong>, saçları yılanlarla kaplı, bakışlarıyla insanları taşa çevirdiğine inanılan güçlü bir figürdür.</p>

<p>Antik dünyada Medusa tasvirleri genellikle kötü güçlerden koruyucu bir sembol olarak kullanılmıştır.</p>

<p>Kibyra’daki Medusa mozaiği, renkli taş işçiliği ve detaylarıyla Roma dönemi sanatının önemli örneklerinden biridir.</p>

<hr />
<p><img alt="496939903 2953055334903355 2276249966583347777 N" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/496939903-2953055334903355-2276249966583347777-n.jpg" width="1365" /></p>

<hr />
<p><strong>KİBYRA’NIN MİTOLOJİK DÜNYASI VE İNANÇLARI</strong></p>

<p>Kibyra halkı antik Anadolu ve Yunan-Roma tanrılarına inanıyordu.</p>

<p>Kentte: <strong>Zeus</strong>, <strong>Apollon</strong>, <strong>Artemis</strong>, <strong>Athena</strong>, <strong>Dionysos</strong> gibi tanrılara ait inanç izleri görülmektedir.</p>

<p>Antik insanlar için tanrılar yalnızca dini figürler değil; savaş, bereket, sağlık ve toplum düzeninin koruyucuları olarak kabul edilirdi.</p>

<p>Kibyra’daki tapınak kalıntıları, halkın dini yaşamının kent hayatındaki önemini göstermektedir.</p>

<hr />
<p><img alt="495653437 2953055311570024 614679982420705202 N" class="detail-photo img-fluid" height="1360" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/495653437-2953055311570024-614679982420705202-n.jpg" width="2048" /></p>

<hr />
<p><strong>KİBYRA’NIN ANTİK YAPILARI</strong></p>

<p>Kentin en önemli yapıları arasında:</p>

<p><strong>Antik Tiyatro:</strong><br />
Roma döneminin görkemli mimarisini yansıtan yapı, büyük seyirci kapasitesiyle dikkat çeker.</p>

<p><strong>Stadyum:</strong><br />
Gladyatör oyunlarının ve spor etkinliklerinin gerçekleştirildiği dev yapıdır.</p>

<p><strong>Roma Hamamları:</strong><br />
Sosyal yaşamın merkezlerinden biridir.</p>

<p><strong>Agora:</strong><br />
Ticaret ve günlük hayatın kalbinin attığı alandır.</p>

<p><strong>Meclis Yapıları:</strong><br />
Kentin siyasi yaşamına dair önemli izler taşır.</p>

<hr />
<p><img alt="480769199 1254935726104539 3274007247543628285 N" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/480769199-1254935726104539-3274007247543628285-n.jpg" width="1154" /></p>

<hr />
<p><strong>DEPREM, TERK EDİLME VE KİBYRA’NIN SON DÖNEMİ</strong></p>

<p>Kibyra tarih boyunca doğal afetlerden etkilenmiştir.</p>

<p>Özellikle <strong>MS 23 yılında meydana gelen büyük deprem</strong>, kentte önemli hasara yol açmıştır. Roma İmparatorluğu döneminde yeniden yapılanma sürecine giren Kibyra, Roma desteğiyle tekrar ayağa kaldırılmıştır.</p>

<p>Ancak ilerleyen dönemlerde: ekonomik değişimler, ticaret yollarının önem kaybetmesi, siyasi dönüşümler nedeniyle kent eski gücünü kaybetmiştir.</p>

<p>Bizans döneminde yaşam devam etse de Kibyra zamanla küçülmüş ve büyük ölçüde terk edilmiştir.</p>

<hr />
<p><img alt="Kibyra 1" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/kibyra-1.jpg" width="800" /></p>

<hr />
<p><strong>ANADOLU DÖNEMİNDE KİBYRA</strong></p>

<p>Antik kentin terk edilmesinden sonra bölge farklı Türk ve Anadolu topluluklarının yaşam alanı olmuştur.</p>

<p>Bugünkü <strong>Gölhisar bölgesi</strong>, tarih boyunca Anadolu’nun değişen kültürlerine ev sahipliği yapmıştır.</p>

<p>Ancak Kibyra’nın antik mirası uzun süre toprak altında kalmış, modern araştırmalarla yeniden keşfedilmiştir.</p>

<hr />
<p><img alt="D S C F3870" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/d-s-c-f3870.jpg" width="1920" /></p>

<hr />
<p><strong>KAZI ÇALIŞMALARI VE KİBYRA’NIN YENİDEN KEŞFİ</strong></p>

<p>Kibyra’daki bilimsel kazı çalışmaları modern dönemde başlamış ve kent hakkında önemli bilgiler ortaya çıkarılmıştır.</p>

<p>Kazılar sonucunda:</p>

<p><strong>Medusa mozaiği</strong>,<br />
<strong>stadyum yapısı</strong>,<br />
<strong>tiyatro</strong>,<br />
<strong>Roma hamamları</strong>,<br />
<strong>heykeller ve yazıtlar</strong> gün yüzüne çıkarılmıştır.</p>

<p>Bugün Kibyra, Anadolu arkeolojisinin en önemli araştırma alanlarından biri olarak kabul edilmektedir.</p>

<hr />
<p><img alt="20181227145303142 Burdur 071 Kibyra Antik Kenti Servet Uygun" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/20181227145303142-burdur-071-kibyra-antik-kenti-servet-uygun.jpg" width="1000" /></p>

<hr />
<p><strong>TAŞLARIN ANLATTIĞI BİR UYGARLIK</strong></p>

<p>Kibyra Antik Kenti, savaşların yaşandığı, gladyatörlerin mücadele ettiği, halkın meydanlarda toplandığı, sanatın ve inancın şekillendiği büyük bir Anadolu kentidir.</p>

<p>Burdur’un dağlarında yükselen Kibyra, Anadolu’nun binlerce yıllık medeniyet hafızasının en güçlü tanıklarından biri olarak bugün hâlâ geçmişin hikâyesini anlatmaya devam etmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/gladyatorlerin-arenasi-medusanin-sehri-kibyra-antik-kenti</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/d-s-c-f3870-1.jpg" type="image/jpeg" length="23655"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dağların Arasında Saklı Cennet: Hacer Ormanları]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/daglarin-arasinda-sakli-cennet-hacer-ormanlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/daglarin-arasinda-sakli-cennet-hacer-ormanlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dik kanyon duvarları arasında adeta saklı bir cennet oluşturan Hacer Ormanları; kamp, trekking ve doğa tutkunları için Türkiye’nin en özel rotalarından biri olarak öne çıkıyor. Yaban keçilerinden kaya kartallarına, sedirlerden ardıçlara kadar zengin bir ekosisteme sahip olan Hacer Ormanları, ziyaretçilerine doğanın içinde unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Kayseri’nin Yahyalı ilçesi sınırlarında, sarp dağların arasında saklı kalan Hacer Ormanları; eşsiz doğası, zengin bitki örtüsü ve yaban hayatıyla doğaseverlerin gözde rotaları arasında yer alıyor. Aladağlar ile Yedigöller arasında doğal bir geçiş noktası oluşturan bölge, ziyaretçilerine şehir stresinden uzak benzersiz bir deneyim sunuyor.</strong></p>

<hr />
<p>Aladağlar Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan Hacer Ormanları, yaklaşık 2 bin 200 metre rakımdaki konumu, dik kanyon duvarları ve el değmemiş doğasıyla dikkat çekiyor. Toros göknarı, karaçam, sedir ve ardıç ağaçlarının oluşturduğu zengin orman dokusu; yaban keçisi, kaya kartalı gibi birçok canlı türüne de ev sahipliği yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kar sularıyla beslenen kaynakları, temiz havası, görkemli dağ manzaraları ve doğal yürüyüş parkurlarıyla bölge; trekking, kamp, dağcılık ve fotoğraf tutkunlarının uğrak noktalarından biri haline geldi.</p>

<hr />
<h2><img alt="H A C E R2" class="detail-photo img-fluid" height="1344" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/h-a-c-e-r2.png" width="2391" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Dağların arasında saklı doğal güzellik</strong></h2>

<p>Dik yamaçların çevrelediği ormanlık alanda yürüyüş yapan ziyaretçiler, kuş sesleri eşliğinde doğayla iç içe vakit geçiriyor. Bölgenin sunduğu manzaralar ise fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler oluşturuyor.</p>

<p>Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü tarafından dağcılar ve ziyaretçiler için yaptırılan taş ve ahşap evler de bölgede konaklama ve dinlenme imkanı sağlıyor.</p>

<p>Doğasever vatandaşlar, Hacer Ormanları’nın sadece bir doğa alanı değil, aynı zamanda insanı yenileyen özel bir coğrafya olduğunu belirtiyor.</p>

<hr />
<h2><strong>“Türkiye’nin kalbi gibi bir yer”</strong></h2>

<p>Bölgeyi ziyaret eden doğasever vatandaşlar, Hacer Ormanları’nın dağcılık ve doğa yürüyüşleri için son derece uygun olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>57’den fazla zirvesi, trekking rotaları, kamp alanları ve yakınındaki Kapuzbaşı Şelaleleri ile bölgenin her yıl daha fazla ziyaretçi çektiği belirtiliyor.</p>

<p>Özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı doğa tutkunlarının tercih ettiği Hacer Ormanları’nın, Ulupınar köyünden başlayan ve Hacer Boğazı’na kadar uzanan parkurlarıyla farklı seviyelerde yürüyüş imkanları sunduğu ifade ediliyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="H A C E R1" class="detail-photo img-fluid" height="1326" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/h-a-c-e-r1.png" width="2358" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Çanağın içinde saklı bir cennet”</strong></h2>

<p>İlk kez bölgeyi ziyaret eden doğasever vatandaşlar ise Hacer Ormanları’nın beklentilerinin çok üzerinde bir güzelliğe sahip olduğunu dile getiriyor.</p>

<p>Dağların çevrelediği bölgenin adeta doğal bir çanak görünümünde olduğunu belirten ziyaretçiler, zorlu yolların ardından karşılaşılan manzaranın tüm yorgunluğu unutturduğunu söylüyor.</p>

<p>Kamp yapmak, doğayla baş başa kalmak ve şehir hayatının yoğunluğundan uzaklaşmak isteyenlerin bölgeye ilgi gösterdiği kaydediliyor.</p>

<hr />
<h2><strong>Doğanın kıymeti bilinmeli</strong></h2>

<p>Motosikletli gruplar ve doğa tutkunları tarafından da sıkça ziyaret edilen Hacer Ormanları’nda, bölgenin korunması gerektiğine dikkat çekiliyor.</p>

<p>Ziyaretçiler, eşsiz bitki örtüsü ve doğal güzelliklerin gelecek nesillere aktarılması için çevrenin temiz bırakılması çağrısında bulunuyor.</p>

<p>Torosların kalbindeki Hacer Ormanları, sahip olduğu doğal zenginlikleriyle keşfedilmeyi bekleyen Türkiye’nin en özel doğa rotalarından biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/daglarin-arasinda-sakli-cennet-hacer-ormanlari</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/h-a-c-e-r3.png" type="image/jpeg" length="99156"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UNESCO Dünya Mirasi listesine aday gösterildi... Tortum Şelalesi'ni gördünüz mü?]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/unesco-dunya-mirasi-listesine-aday-gosterildi-tortum-selalesini-gordunuz-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/unesco-dunya-mirasi-listesine-aday-gosterildi-tortum-selalesini-gordunuz-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne aday gösterilen Erzurum'daki Tortum Şelalesi, hafta sonunda çok sayıda ziyaretçi ağırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne aday gösterilen Erzurum'daki Tortum Şelalesi, hafta sonunda çok sayıda ziyaretçi ağırladı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erzurum-Artvin kara yolunun 110. kilometresinde bulunan ve deniz seviyesinden yaklaşık 1000 metre yüksekte yer alan şelale, hafta sonu tatilini değerlendirmek isteyenlerin uğrak noktalarından biri oldu.</p>

<hr />
<p>Ziyaretçilerin rahatça gezebilmesi için çevre düzenlemesi yapılan şelale alanında, doğal dokuya uygun yürüyüş yolları ve çok sayıda seyir terası bulunuyor.</p>

<p><strong>Yaklaşık 21 metre genişliğinde olan ve 48 metreden dökülen suyuyla dikkati çeken şelale, ziyaretçilerine güzel manzaralar sunuyor.</strong></p>

<hr />
<p>Ağaçlandırılan ve çiçeklerle süslenen yürüyüş yollarını kullanan ziyaretçiler, seyir teraslarında ve şelale çevresinde bol bol fotoğraf çektirdi.</p>

<p> </p>

<hr />
<p><img alt="Tortum Şelasesi̇" class="detail-photo img-fluid" height="1836" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/tortum-selasesi.png" width="2448" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/unesco-dunya-mirasi-listesine-aday-gosterildi-tortum-selalesini-gordunuz-mu</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/tortum-selasesipng2.png" type="image/jpeg" length="15282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balıkesirliler Bile Burayı Bilmiyor! Şehir Merkezine 30 Dakika Mesafede Saklı Cennet: Yaz Kış Demeden Akın Ediyorlar!]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/balikesirin-sakli-cenneti-balya-kadikoy-mesire-alani-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/balikesirin-sakli-cenneti-balya-kadikoy-mesire-alani-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[13 Haziran 2026 Balıkesir şehir merkezine 30 dakika mesafedeki Balya Kadıköy Mesire Alanı, Kadıköy Deresi kenarında doğaseverleri bekliyor. İşte gezi rehberi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Marmara'nın parlayan yıldızı Balıkesir, metropol hayatının gürültüsünden ve stresinden kaçmak isteyen doğaseverler için gizli kalmış muhteşem bir rotaya ev sahipliği yapıyor. </strong></h2>

<p></p>

<p>Şehir merkezine arabayla sadece <strong>30 dakika mesafede</strong> bulunan, yeşilin her tonunu barındıran büyüleyici bir nokta, son dönemde seyahat tutkunlarının yeni gözdesi haline geldi.</p>

<p>Balya ilçe merkezine ise yalnızca 5 kilometre uzaklıkta konumlanan <strong>Balya Kadıköy Mesire Alanı</strong>, hemen yanı başından akan <strong>Kadıköy Deresi’nin huzur veren şırıltısı eşliğinde</strong> ziyaretçilerine dört mevsim boyunca unutulmaz bir doğa deneyimi sunuyor.</p>

<hr />
<p><strong>Zengin Bitki Örtüsü ve Kuş Sesleri Eşliğinde Stres Atın</strong></p>

<p>Doğal yapısı bozulmamış nadir yerlerden biri olan Kadıköy Mesire Alanı, özellikle zengin ve heybetli bitki örtüsüyle ilk bakışta dikkatleri üzerine çekiyor. Şehrin yoğun temposundan bunalıp nefes almak isteyenlerin sığınağı olan bu saklı cennet; aileler, arkadaş grupları ya da tek başına doğayla baş başa kalıp kafa dinlemek isteyenler için biçilmiş kaftan. Bölgeye adım attığınız andan itibaren sizi karşılayan ferah atmosfer, temiz hava ve senfoniyi andıran kuş sesleri günlük hayatın tüm yorgunluğunu unutturacak cinsten.</p>

<p></p>

<p><img alt="Foto20" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/foto20.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>🏕️<strong> Hafta Sonu Gezi Rehberi: Sizi Neler Bekliyor?</strong></p>

<p>Sosyal donatıları ve geniş yüz ölçümüyle konforlu bir açık hava deneyimi sunan mesire alanı, ziyaretçilerin konforlu vakit geçirebilmesi için her türlü detayla donatılmış durumda:</p>

<ul>
 <li><strong>Piknik ve Barbekü Keyfi:</strong> Alan içerisinde düzenli olarak yerleştirilmiş ahşap piknik masaları, gölgelik oturma alanları ve güvenli barbekü/mangal üniteleri yer alıyor.</li>
 <li><strong>Kadıköy Deresi:</strong> Yaz aylarının kavurucu sıcaklarında nehir kenarındaki serin esinti eşliğinde çayınızı yudumlayabilir, derenin buz gibi sularında serinleyebilirsiniz.</li>
 <li><strong>Doğa Yürüyüşü (Trekking):</strong> Balya’nın el değmemiş yeşil dokusunu ve endemik bitki türlerini keşfetmek isteyen trekking tutkunları için dere boyunca uzanan harika yürüyüş parkurları mevcut.</li>
</ul>

<p></p>

<p><img alt="58062035 Master" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/58062035-master.jpg" width="900" /></p>

<p></p>

<hr />
<p>Özellikle hafta sonları ve yaz aylarında çeşitli sosyal etkinliklere, doğa kamplarına ev sahipliği yapan bu bölge, kış aylarında ise büründüğü sessiz ve mistik beyaz/kahverengi örtüsüyle fotoğraf sanatçılarının uğrak mekanı oluyor. Eğer siz de Balıkesir’de saklı kalmış doğal bir güzelliği keşfetmek ve ruhunuzu dinlendirmek istiyorsanız, Balya Kadıköy Mesire Alanı’nı mutlaka rotanıza eklemelisiniz.</p>

<p></p>

<p><img alt="55739121.700X525" class="detail-photo img-fluid" height="525" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/55739121700x525.jpg" width="700" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>OSMAN KANTARLIOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/balikesirin-sakli-cenneti-balya-kadikoy-mesire-alani-2026</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/balya-kadikoy-mesire-alani.webp" type="image/jpeg" length="87451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batık şehirden tarihin sıfır noktasına]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/batik-sehirden-tarihin-sifir-noktasina-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/batik-sehirden-tarihin-sifir-noktasina-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yarısı Fırat'ın sularına teslim olmuş Halfeti'nin hüzünlü sokaklarından, insanlık tarihinin en büyük sırlarından biri olan Göbeklitepe'ye uzanan bu yolculuk; tarih, efsane ve keşif duygusunu aynı rotada buluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Doğu Anadolu ve Güneydoğu yolculuğumuzun yeni durağında direksiyonu bu kez Şanlıurfa'nın en hüzünlü, en romantik ve belki de en etkileyici köşelerinden birine kırıyoruz: Halfeti...<br />
Şanlıurfa deyince çoğu insanın aklına önce kebaplar, isotlar, sıra geceleri gelir. Biz de birkaç gün boyunca bol bol yedik, gezdik, Urfa'nın o kendine has ruhunu hissettik. Ama itiraf etmeliyim ki bu şehirde beni en çok etkileyen yer ne bir restoran ne de bir tarihi çarşı oldu.</strong><br />
Beni en çok etkileyen yer, yarısı sular altında kalmış bir şehrin sessizliği oldu.</p>

<hr />
<p><br />
<strong>Halfeti...</strong><br />
Bazı şehirler yaşar, bazı şehirler unutulur. <strong>Halfeti ise sanki yaşamaya devam etmek için suyun altında direniyor.</strong><br />
<strong>Fırat Nehri</strong>'nin kıyısına vardığınız anda bunu hissediyorsunuz. Hatta ilk birkaç dakika boyunca tam olarak ne hissettiğinizi anlayamıyorsunuz. Çünkü karşınızdaki manzara ne tamamen bir göl ne tamamen bir nehir ne de bildiğimiz bir kasaba görüntüsü.<br />
Ortada başka bir şey var...<br />
Biraz hüzün, biraz tarih, biraz da masal.<br />
Tekneye bindiğimizde Fırat'ın o masmavi suları önümüzde uzanıyordu. Hafif bir rüzgâr esiyor, güneş suyun üzerinde dans ediyor, etrafımızdaki kayalıklar ve taş yapılar sessizce bizi izliyordu.<br />
Sonra uzaktan o meşhur minare görünmeye başladı.<br />
Suların içinden yükselen yalnız bir minare...<br />
Belki Türkiye'nin en hüzünlü fotoğrafı.</p>

<hr />
<p><img alt="9C378B8B 9774 40Cb Acd5 59Bf61952784" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/9c378b8b-9774-40cb-acd5-59bf61952784.jpeg" width="1536" /></p>

<hr />
<p><br />
<strong>Bir zamanlar insanların yaşadığı sokaklar, evler, avlular bugün Fırat'ın altında. Birecik Barajı'nın ardından sular yükselmiş ama geçmiş gitmemiş. Hâlâ orada duruyor. Suyun altında sessizce bekliyor.</strong><br />
İnsan ister istemez düşünüyor...<br />
<strong>Bir gün yaşadığınız şehir sular altında kalsa ne hissederdiniz?</strong><br />
Halfeti'nin hikâyesi biraz da bunun cevabı aslında.<br />
<strong>Tekne turu boyunca Rumkale'yi de gördük. Nehir ile Merzimen Çayı'nın birleştiği noktada yükselen o heybetli yapı gerçekten insanı etkiliyor. Kayalıkların üzerine kurulmuş kale, yüzlerce yıldır bölgeyi seyrediyor gibi.</strong><br />
Asurlular görmüş onu.<br />
Romalılar görmüş.<br />
Bizanslılar, Memlükler, Osmanlılar...<br />
Hepsi geçmiş, Rumkale kalmış.<br />
Bu toprakların en güzel tarafı da bu galiba. Tarih kitaplarında okuduğunuz medeniyetler burada yan yana yaşamış gibi duruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><img alt="8Bf0F15A Aa58 4Aeb 9689 38A7B153Dda3" class="detail-photo img-fluid" height="857" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/8bf0f15a-aa58-4aeb-9689-38a7b153dda3.jpeg" width="1524" /></p>

<hr />
<p><br />
Bir de efsaneler var tabii...<br />
<strong>Kral Kızı Mağarası'nın hikâyesini dinlerken insan kendini bir Anadolu masalının içinde hissediyor. Yasak aşklar, nehrin ortasındaki mağaralar, ulaşılamayan sevgiler...</strong><br />
Belki gerçek değil.<br />
Ama bu coğrafyada bazen gerçeklerden çok hikâyeler etkiliyor insanı.<br />
Yaklaşık bir buçuk saat süren tekne turunun ardından iskeleye döndük.<br />
İskelenin aynı zamanda restoran olması ayrı bir güzellikti.</p>

<hr />
<p><br />
<strong>Karşımızda Fırat...<br />
Üstümüzde Urfa güneşi...<br />
Masada güzel bir sohbet...</strong><br />
Bazen yolculukların en unutulmaz anları müzelerde ya da tarihi yapılarda değil, tam da böyle masalarda yaşanıyor.<br />
O an Halfeti bana nedense İtalya'daki Como Gölü'nü hatırlattı.<br />
Biraz da<strong> Eski Foça</strong>'yı...<br />
Ege'de küçük bir sahil kasabasını alıp Güneydoğu'nun kalbine koymuşlar gibiydi.<br />
Vedalaşması zor oldu.<br />
Ama önümüzde başka bir durak vardı.<br />
Belki de insanlık tarihinin en büyük bilmecelerinden biri...<br />
<strong>Göbeklitepe.</strong></p>

<hr />
<p><img alt="A9E5026D 7350 46Eb B08B 3B33C9De6679" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/a9e5026d-7350-46eb-b08b-3b33c9de6679.jpeg" width="750" /></p>

<hr />
<p>Yaklaşık iki saatlik yolculuğun ardından <strong>"Tarihin Sıfır Noktası"</strong> olarak anılan Göbeklitepe'ye ulaştık.<br />
İlk dikkatimi çeken şey ise beklediğimden çok daha düzenli bir ziyaret sistemi olmasıydı.<br />
Aracınızı belirli bir noktaya bırakıyorsunuz.<br />
Sonrasında belediye otobüsleri sizi bölgeye taşıyor.<br />
Beklemek yok.<br />
Kargaşa yok.<br />
Her şey oldukça planlı.<br />
Kazı alanına geçmeden önce ziyaretçileri büyük bir tanıtım merkezi karşılıyor. İçeride Göbeklitepe ve Karahantepe'den çıkarılan eserlerin kopyaları, görsel anlatımlar, ışık tünelleri ve videolar bulunuyor.<br />
Açık konuşayım...<br />
Bu bölüm beni kazı alanından daha fazla heyecanlandırdı.<br />
Çünkü orada size sadece taşlar gösterilmiyor.<br />
Bir hikâye anlatılıyor.<br />
Ve insan hikâyesiz hiçbir şeye bağlanamıyor.<br />
<strong>Göbeklitepe'nin büyüsü de tam burada başlıyor.<br />
Yıllardır "Göbeklitepe'de aslında görülecek çok bir şey yok" diyenleri duymuştum.<br />
Haklı oldukları taraflar var.</strong><br />
Çünkü kazı alanına vardığınızda karşınızda fotoğraflarda gördüğünüz kadar devasa bir görüntü bulmuyorsunuz.<br />
Üzeri koruma çatısıyla örtülmüş bir alan.</p>

<hr />
<p><br />
A, B, C ve D bölgeleri.<br />
Taş sütunlar.<br />
Kabartmalar.<br />
Kazılar...<br />
İlk bakışta hepsi bu.<br />
Ama sonra düşünmeye başlıyorsunuz.<br />
<strong>Tam 12 bin yıl önce...<br />
Henüz tekerlek yok.<br />
Yazı yok.<br />
Metal aletler yok.<br />
Tarım bile yok.</strong><br />
Ama insanlar 15 tonluk taşları işliyor.<br />
Taşıyor.<br />
Diziyor.<br />
Üzerlerine sanat eserleri yapıyor.<br />
İşte o noktada mesele taşlar olmaktan çıkıyor.<br />
Mesele insan oluyor.<br />
Bunu neden yaptılar?<br />
Nasıl yaptılar?<br />
Kim organize etti?<br />
Neden sonra kendi elleriyle toprağa gömdüler?<br />
<strong>Soruların sayısı arttıkça Göbeklitepe büyüyor.</strong><br />
Belki de etkileyici olan şey tam olarak bu.<br />
Henüz bütün cevapları bilmiyor oluşumuz.<br />
Harran Ovası'na doğru baktığınızda insanın aklına tek bir düşünce geliyor:<br />
<strong>"Acaba toprağın altında daha neler var?"<br />
Belki yeni tapınaklar...<br />
Belki yeni şehirler...</strong><br />
Belki de bildiğimiz tarihi baştan yazdıracak yeni keşifler...</p>

<hr />
<p><br />
Bugün Göbeklitepe'yi gezen insanlar ikiye ayrılıyor gibi geliyor bana.<br />
Bir grup hayran kalıyor.<br />
Bir grup ise fazla abartıldığını düşünüyor.<br />
Sanırım hangisinin haklı olduğunu zaman gösterecek.<br />
Belki 20 yıl sonra...<br />
Belki 50 yıl sonra...<br />
<strong>Kazılar ilerledikçe "Tarihin Sıfır Noktası" ifadesinin ne kadar doğru olduğunu daha iyi anlayacağız.</strong><br />
Ama şu bir gerçek:<br />
Göbeklitepe'den ayrılırken insan yanında cevaplardan çok sorular götürüyor.<br />
Ve bazen iyi bir yolculuğun en güzel yanı da budur.</p>

<hr />
<p>Akşam saatlerinde yeniden Şanlıurfa'nın sıcak sokaklarına döndük.<br />
Gün boyu Fırat'ın sularında dolaşmış, binlerce yıl öncesinin izlerini takip etmiş, insanlık tarihinin bilinmeyen sayfalarına kısa bir yolculuk yapmıştık.<br />
Yorgunduk.<br />
Ama güzel bir yorgunluktu.<br />
Çünkü ertesi gün bizi yeni bir şehir bekliyordu.</p>

<hr />
<p><strong>Gaziantep.</strong><br />
Ama o da artık bir sonraki yazının hikâyesi...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ULAŞ SÜRMELİOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/batik-sehirden-tarihin-sifir-noktasina-1</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/523aa368-62ae-4702-8bdf-64c547e664bf.jpeg" type="image/jpeg" length="43677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kazdağları'nın taş köyleri arasında bir yolculuk]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/kazdaglarinin-tas-koyleri-arasinda-bir-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/kazdaglarinin-tas-koyleri-arasinda-bir-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edremit’ten Babakale’ye uzanan Kazdağları hattı; Adatepe, Yeşilyurt, Gülpınar ve Assos gibi taş mimarisiyle öne çıkan köyleri, zeytinliklerle çevrili doğal dokusu, antik çağdan günümüze uzanan tarihi mirası ve kitle turizminden uzak sakin yaşam kültürüyle Ege’nin en özgün kırsal seyahat rotalarından birini oluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kazdağları'nın eteklerinde uzanan yollar, Ege'nin kaybolmaya yüz tutmuş taş köy kültürünün, zeytin kokulu yaşamının ve yüzyılların biriktirdiği hikâyelerin de izlerini taşıyor. Balıkesir'in Edremit Körfezi'nden başlayıp Çanakkale'nin en batı ucundaki Babakale'ye kadar uzanan bu güzergâh, Türkiye'nin en özgün kırsal turizm koridorlarından biri olarak öne çıkıyor.</strong></p>

<hr />
<h1><span style="color:#c0392b"><strong>Kazdağları'nın Taş Köyleri Arasında Bir Yolculuk</strong></span></h1>

<h2><strong>Edremit'ten Babakale'ye Uzanan Ege Masalı</strong></h2>

<h3><strong>Kazdağları'nın Eteklerinde Yaşam</strong></h3>

<p>Antik çağlarda İda Dağı olarak bilinen<strong> Kazdağları</strong>, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, eteklerine kurulmuş tarihi köyleriyle de dikkat çekiyor. Bölgenin köyleri, Rum ve Türk mimarisinin izlerini taşıyan taş evleri, dar sokakları, yüzlerce yıllık çınarları, zeytinlikleri ve köy meydanlarıyla ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarıyor.</p>

<p>Son yıllarda büyük şehirlerden göç eden sanatçılar, akademisyenler, emekliler ve doğa tutkunları sayesinde birçok köy yeniden canlanmış durumda. Ancak buna rağmen köylerin önemli bir bölümü geleneksel dokusunu korumayı başarıyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Zeytinli" class="detail-photo img-fluid" height="548" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/zeytinli.webp" width="720" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Zeytinli: Kazdağları'nın Kapısı</strong></h2>

<p>Edremit'in hemen üst yamaçlarında yer alan Zeytinli, Kazdağları'na açılan ilk kapılardan biri.</p>

<p><strong>Köy, özellikle yaz aylarında düzenlenen kültür ve müzik etkinlikleriyle tanınıyor. Bölgede yaşayanların önemli kısmı zeytin üreticiliğiyle uğraşıyor. Köy çevresindeki bahçeler, asırlık zeytin ağaçlarıyla kaplı.</strong></p>

<p>Hasat zamanı geldiğinde neredeyse her evden zeytin toplama sesleri yükseliyor. Yerel yaşam hâlâ üretim merkezli bir karakter taşıyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Mehmetalan" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/mehmetalan.jpg" width="800" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Mehmetalan: Dağın İçlerine Açılan Yol</strong></h2>

<p>Kazdağları Milli Parkı'nın giriş noktalarından biri olan Mehmetalan Köyü, dağ köyü atmosferini koruyan yerleşimlerden biri.</p>

<p><strong>Taş evlerin arasından yükselen dumanlar, bahçe duvarlarını saran sarmaşıklar ve köy çeşmeleri bölgenin karakteristik görüntülerini oluşturuyor.</strong></p>

<p>Burada yaşam daha sakin. Nüfusun önemli bölümü yaşlılardan oluşuyor ancak son yıllarda doğa turizmiyle birlikte genç girişimciler de bölgeye dönmeye başladı.</p>

<hr />
<h2><img alt="Çamlıbel" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/camlibel.webp" width="1024" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Çamlıbel: Körfeze Bakan Seyir Terası</strong></h2>

<p><strong>Edremit Körfezi'nin en güzel manzaralarından birini sunan Çamlıbel Köyü, adını çevresindeki çam ormanlarından alıyor.</strong></p>

<p>Köydeki taş evlerin çoğu restore edilmiş durumda. Yaz aylarında pansiyonlar ve butik konaklama işletmeleri hareketleniyor.</p>

<p>Sabah saatlerinde köy kahvesinde oturan yerel halkın sohbetleri, ziyaretçilere gerçek bir köy yaşamı deneyimi sunuyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Tahtakuşlar1" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/tahtakuslar1.jpg" width="800" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Tahtakuşlar: Kültür ve Doğanın Buluştuğu Nokta</strong></h2>

<p>Kazdağları'nın en bilinen köylerinden biri olan Tahtakuşlar, Türkmen kültürünü yaşatan önemli merkezlerden biri.</p>

<p>Köydeki etnografya müzesi, bölgenin göç hikâyelerini ve Türkmen geleneklerini günümüze taşıyor.</p>

<p>Tahtakuşlar'ın sakinleri büyük ölçüde zeytincilik ve turizmle geçimini sağlıyor. Köy, Kazdağları'nı keşfe çıkan gezginlerin sık uğradığı noktalardan biri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2><img alt="Adatepe" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/adatepe.jpeg" width="800" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Adatepe: Taş Mimarlığın Başkenti</strong></h2>

<p><strong>Adatepe, yalnızca Kazdağları'nın değil, Türkiye'nin en güzel köyleri arasında gösteriliyor.</strong></p>

<p>Eski Rum mimarisinin en iyi korunduğu yerleşimlerden biri olan köyde taş evler, dar sokaklar ve begonviller eşliğinde yürümek adeta açık hava müzesinde dolaşmak gibi.</p>

<hr />
<p><img alt="Adatepe11" class="detail-photo img-fluid" height="740" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/adatepe11.webp" width="1110" /></p>

<hr />
<p><strong>1980'lerden itibaren başlayan koruma çalışmaları sayesinde yapılaşma büyük ölçüde kontrol altında tutuldu.</strong></p>

<p>Bugün köyde sanatçılar, yazarlar, akademisyenler ve emekliler yaşıyor. Zeytinyağı üretimi hâlâ sürse de ekonomik hayatın önemli kısmı butik turizmden geliyor.</p>

<p>Köy meydanındaki kahveler, taş konaklardan dönüştürülmüş oteller ve yöresel ürün dükkânları ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği noktalar arasında.</p>

<hr />
<h2><img alt="Yesilyurt Koyu 5" class="detail-photo img-fluid" height="1620" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/yesilyurt-koyu-5.jpeg" width="2160" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Yeşilyurt: Kazdağları'nın  Zarafeti</strong></h2>

<p><strong>Adatepe'nin birkaç kilometre ötesindeki Yeşilyurt, daha sakin ve daha rafine bir atmosfere sahip.</strong></p>

<p>Taş konakların büyük bölümü butik otele dönüştürülmüş durumda. Köy, özellikle yoga kampları, sanat atölyeleri ve doğa kaçamakları için tercih ediliyor.</p>

<p><strong>Sokaklarda yürürken lavanta kokuları, taş duvarlardan sarkan çiçekler ve eski çeşmeler dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>Köy nüfusunun önemli kısmını artık şehirlerden gelen yeni yerleşimciler oluşturuyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Küçükkuyu" class="detail-photo img-fluid" height="394" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/kucukkuyu.jpg" width="700" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Küçükkuyu: Köy ile Kasaba Arasında</strong></h2>

<p>Küçükkuyu, kıyı ile dağ arasında kurulmuş özel bir yerleşim.</p>

<p><strong>Bir yanda deniz, diğer yanda Kazdağları'nın yükselen ormanları bulunuyor.</strong></p>

<p>Bölge, yazlık turizmin etkisini taşısa da zeytinyağı üretimi hâlâ yaşamın merkezinde yer alıyor. Küçükkuyu çevresinde çok sayıda taş konak, butik otel ve gastronomi işletmesi bulunuyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="E2F021E3 1188 4610 87Fb 5D76Db5890D1-1" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/e2f021e3-1188-4610-87fb-5d76db5890d1-1.jpg" width="1200" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Behramkale ve Assos: Tarihin İçinde Bir Köy</strong></h2>

<p>Behramkale, Türkiye'de antik bir kentin içinde yaşamın sürdüğü ender köylerden biri.</p>

<p><strong>Köyün dar taş yolları doğrudan antik Assos'un kalıntılarına ulaşıyor.</strong></p>

<p>Yüzyıllardır aynı taşlarla örülü sokaklarda yürürken antik çağ ile günümüz iç içe geçiyor.</p>

<p>Köy halkı turizm, zeytincilik ve küçük ölçekli tarımla geçimini sağlıyor. Liman bölgesindeki taş oteller ve restoranlar, Ege'nin en romantik konaklama noktaları arasında gösteriliyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Sazlı" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/sazli.jpg" width="1280" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Sazlı: Sessizliğin Adresi</strong></h2>

<p>Assos yolu üzerindeki Sazlı Köyü, bölgenin fazla bilinmeyen güzelliklerinden biri.</p>

<p><strong>Taş evler, köy çeşmeleri ve zeytinliklerle çevrili sokaklar burada hâlâ günlük yaşamın doğal parçası.</strong></p>

<p>Kitle turizminin yoğun baskısını yaşamamış olması nedeniyle özgün dokusunu koruyan yerlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Ahmetçe" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/ahmetce.webp" width="1200" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Kozlu ve Ahmetçe: Saklı Kalmış Kazdağları Köyleri</strong></h2>

<p><strong>Kozlu ve Ahmetçe köyleri, Kazdağları'nın kuzey yamaçlarında yer alan daha küçük yerleşimler.</strong></p>

<p>Burada yaşam hâlâ büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanıyor.</p>

<p><strong>Taş evler, eski köy meydanları ve yüzyıllık zeytin ağaçları bölgenin karakteristik görüntülerini oluşturuyor.</strong></p>

<p>Son yıllarda doğa yürüyüşçüleri ve fotoğraf tutkunları tarafından keşfedilmeye başlandı.</p>

<hr />
<h2><img alt="Babakale" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/babakale.jpg" width="1200" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Babakale: Anadolu'nun Son Köyü</strong></h2>

<p><strong>Kazdağları yolculuğunun son durağı Babakale.</strong></p>

<p>Anadolu'nun en batı ucundaki bu tarihi köy, adını Osmanlı döneminde inşa edilen kalesinden alıyor.</p>

<p><strong>Balıkçılık burada hâlâ günlük yaşamın merkezinde yer alıyor. Sabah saatlerinde limana dönen tekneler, köyün değişmeyen ritmini oluşturuyor.</strong></p>

<p>Babakale'nin taş evleri, dar sokakları ve denize açılan manzaraları, ziyaretçilere Ege'nin eski zamanlarını hissettiriyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="K T Fs Pp C" class="detail-photo img-fluid" height="637" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/k-t-fs-pp-c.jpg" width="1024" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Gülpınar: Apollo Smintheion’un Gölgesinde Bir Ege Köyü</strong></h2>

<p><strong>Kazdağları–Assos–Babakale </strong>hattının en özel duraklarından biri de, bugünkü adıyla Gülpınar olarak bilinen yerleşimdir. Antik adıyla Smintheion çevresinde kurulan bu köy, yalnızca doğal güzelliğiyle değil, taşıdığı mitolojik ve tarihi mirasla da dikkat çeker.</p>

<p>Gülpınar, özellikle <strong>Apollo Smintheion Tapınağı</strong> ile anılır. Efsaneye göre “farelerden koruyan Apollon” anlamına gelen Smintheus kültü, bu bölgede gelişmiş ve antik dönemden günümüze uzanan güçlü bir inanç ve yerleşim izi bırakmıştır. Bugün tapınağın kalıntıları, köy yaşamıyla iç içe geçmiş bir açık hava arkeoloji alanı gibidir.</p>

<hr />
<h3><strong>Taş Evler, Zeytinlikler ve Sessiz Bir Yaşam</strong></h3>

<p>Gülpınar köyü, Kazdağları’nın diğer köyleri gibi taş mimarinin hâkim olduğu bir yerleşim dokusuna sahiptir. Ancak burada atmosfer biraz daha farklıdır; denize yakınlığı, rüzgârın tuzlu kokusunu taş sokaklara kadar getirir.</p>

<p>Köyde yaşamın temelini <strong>zeytin üretimi, küçük ölçekli tarım ve hayvancılık</strong> oluşturur. Yaşlı nüfus hâlâ ağırlıktadır, fakat son yıllarda Assos ve Behramkale hattına yönelen turizm akışı Gülpınar’ı da yavaş yavaş görünür kılmıştır.</p>

<hr />
<h3><img alt="Gülpınar1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/gulpinar1.jpeg" width="1280" /></h3>

<hr />
<h3><strong>Sakin bir Ege arayanlar için...</strong></h3>

<p><strong>Gülpınar, Assos gibi yoğun turistik bir merkez değildir. Bu nedenle “sakin Ege” arayanlar için adeta bir kaçış noktasıdır. Köy çevresinde küçük pansiyonlar, taş evlerden dönüştürülmüş konaklama alanları ve yerel kahvaltı sunan aile işletmeleri bulunur.</strong></p>

<p>En önemli avantajı ise doğallığını büyük ölçüde korumasıdır. Ne yüksek yapılaşma ne de kalabalık turist grupları köyün ritmini bozmuştur.</p>

<hr />
<h3><strong>Kazdağları Rotasında Bir Bağlantı Noktası</strong></h3>

<p>Edremit’ten Babakale’ye uzanan kıyı–dağ rotasında Gülpınar, adeta tarih ile doğayı birbirine bağlayan bir köprü gibidir. Bir yanda Kazdağları’nın ormanları, diğer yanda Ege’nin uçsuz bucaksız maviliği… Tam ortasında ise binlerce yıllık bir yerleşim kültürü.</p>

<p>Bu yönüyle Gülpınar, yalnızca görülecek bir köy değil; Kazdağları yolculuğunun ruhunu tamamlayan bir duraktır.</p>

<hr />
<blockquote>
<h2><img alt="Adatepe1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/adatepe1.jpg" width="864" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Bu Köyleri Özel Kılan Nedir?</strong></h2>

<p>Kazdağları köyleri yalnızca taş evlerden ibaret değil. Onları özel yapan şey;</p>

<ul>
 <li>Zeytin kültürünün hâlâ canlı olması,</li>
 <li>Köy kahvelerinde süren geleneksel sosyal yaşam,</li>
 <li>Büyük ölçüde korunan mimari doku,</li>
 <li>Temiz hava ve doğal kaynak suları,</li>
 <li>Organik üretim alışkanlıkları,</li>
 <li>Yerel mutfak kültürü,</li>
 <li>Kitle turizmine rağmen kaybolmamış kırsal karakterdir.</li>
</ul>

<p>Bu coğrafyada sabahlar zeytinliklerin arasında başlar; öğleden sonraları taş sokakların gölgesinde geçer; akşamları ise Ege'nin altın renkli gün batımıyla son bulur. Edremit'ten Babakale'ye uzanan bu rota, yalnızca gezilecek köyler zinciri değil, aynı zamanda Kazdağları'nın insanla doğa arasında kurduğu yüzyıllık ilişkinin yaşayan bir hikâyesidir.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KEVSER YOLDAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/kazdaglarinin-tas-koyleri-arasinda-bir-yolculuk</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/adatepe111.jpg" type="image/jpeg" length="90921"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geçmişle geleceğin aynı sokakta yürüdüğü şehir Diyarbakır]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/gecmisle-gelecegin-ayni-sokakta-yurudugu-sehir-diyarbakir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/gecmisle-gelecegin-ayni-sokakta-yurudugu-sehir-diyarbakir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Anadolu turumuzun üçüncü durağı Diyarbakır oldu. Tarihi surları, binlerce yıllık medeniyet izleri, dillere destan ciğeri ve çok kültürlü yaşamıyla kent, beklentilerin çok ötesinde bir deneyim sundu. Xale Meheme'de başlayan lezzet yolculuğu, Ulu Cami'nin tarih katmanlarında devam etti; Dört Ayaklı Minare'den Hevsel Bahçeleri'ne uzanan rota, Diyarbakır'ın neden Türkiye'nin en özel şehirlerinden biri olduğunu gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Doğu Anadolu turumuzun Malatya ve Elazığ'dan sonraki durağı Diyarbakır oldu. Açıkçası bu şehri uzun zamandır merak ediyordum. Hakkında çok şey duymuş, çok fotoğraf görmüş ama gidip yerinde görme fırsatı bulamamıştım. Şimdi dönüp baktığımda şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Diyarbakır anlatıldığı kadar varmış.</strong></p>

<hr />
<p>Şehre girer girmez neden <strong>"Doğu'nun Paris'i"</strong> dendiğini anlamaya başlıyorsunuz. Ama bu unvanı sadece binaları, caddeleri ya da şehir planlaması nedeniyle aldığını düşünmeyin. Bence asıl sebep kozmopolit yapısı. Bir tarafta son derece modern yaşam alanları, lüks markalar ve geniş bulvarlar görüyorsunuz. Birkaç sokak sonra ise yüzlerce yıllık taş evlerin arasında kendinizi tarihin içinde buluyorsunuz. Geçmiş ile bugün aynı sokakta yan yana yürüyor adeta.<br />
Ancak dürüst olayım... Benim Diyarbakır için en büyük heyecanım tarih değil, ciğerdi.<br />
Çünkü yola çıkmadan önce kime sorsak aynı cevabı aldık:<br />
<strong>"Ciğer yemeden dönmeyin."</strong><br />
Biz de soluğu şehrin en eski ve en meşhur ciğercilerinden biri olan Xale Meheme'de aldık.</p>

<hr />
<p><img alt="64D9F36D E9A4 4714 98F9 8A3Ed5Ed4508" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/64d9f36d-e9a4-4714-98f9-8a3ed5ed4508.jpeg" width="1200" /></p>

<hr />
<p>Öğle sıcağı bastırmıştı. Diyarbakır güneşi yüzümüze vuruyor, sokaklar hareketliliğini koruyordu. Kendi kendime <strong>"Bu sıcakta ciğer mi yenir?" </strong>diye düşünüyordum. Mekânda tek boş yer ocakbaşındaydı. Aslında benim için en güzel yer de orasıdır. Ustanın işini izlemek, ocağın başındaki sohbetlere kulak vermek yemeğin yarı lezzetidir zaten.<br />
<strong>Mangalın üzerinde nar gibi kızarmış onlarca ciğer şişi vardı. Duman yükseliyor, etin kokusu tüm mekânı sarıyordu. Tam o sırada bakır tas içinde gelen buz gibi açık ayran masaya bırakıldı.</strong><br />
İşte o an Diyarbakır'ın neden ciğerle anıldığını anlamaya başladım.<br />
Bizim alıştığımız küçük parçalı ciğerlerden farklıydı. Daha iri, neredeyse kuşbaşı et görünümündeydi. İlk lokmayı aldığım anda bütün önyargılarım dağıldı. Ağır değil, aksine son derece yumuşak ve lezzetliydi. Yanındaki soğan, sarımsak ve tablacı salatası da bu şöleni tamamlıyordu.</p>

<hr />
<p><br />
<img alt="Cc6Ce3Fb 262C 4D19 9C3F 82748Ff7E765" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/cc6ce3fb-262c-4d19-9c3f-82748ff7e765.jpeg" width="900" /></p>

<hr />
<p><strong>Bazı şehirlerin bir yemeği vardır.<br />
Bazı şehirlerin ise ruhu vardır.<br />
Diyarbakır'da ciğer sadece bir yemek değil, şehrin ruhunun bir parçası gibi.</strong></p>

<hr />
<p>Ciğer faslından sonra rotamızı<strong> Diyarbakır Ulu Camii</strong>'ne çevirdik. Şehrin en canlı çarşısının ortasında yükselen bu görkemli yapı, dışarıdan etkileyici görünüyordu ama asıl sürpriz içerideydi.<br />
Caminin zeminine baktığınızda aslında sadece bir zemine bakmıyorsunuz.<br />
Bir medeniyetler tarihine bakıyorsunuz.<br />
<strong>Halıların altındaki cam bölmelerden aşağı baktığınızda farklı dönemlere ait kalıntılar görülebiliyor. En üstte İslam dönemi, onun altında Bizans dönemi, daha derinde ise Roma izleri...</strong><br />
Bir yapının içinde binlerce yıllık tarih katmanlarını aynı anda görmek gerçekten etkileyici.<br />
Bugün dünyanın birçok yerinde tarih kitaplarda anlatılıyor.<br />
Diyarbakır'da ise tarih ayaklarınızın altında duruyor.</p>

<hr />
<p><img alt="06A1A2Bd 5511 487B 98Df 841C6019274C" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/06a1a2bd-5511-487b-98df-841c6019274c.jpeg" width="1536" /></p>

<hr />
<p><strong>Ulu Camii'nin ardından Dört Ayaklı Minare'ye gittik.</strong><br />
İlk gördüğümde şaşırdım.<br />
Çünkü alıştığımız minarelerden değildi. <strong>Cami yapısından bağımsız şekilde sokağın ortasında yükseliyordu.</strong><br />
Daha ilginç olanı ise insanların sürekli minarenin ayaklarının altından geçmesiydi.<br />
Sonradan öğrendik ki halk arasında buradan yedi kez geçenlerin dileklerinin kabul olacağına dair yaygın bir inanış varmış.<br />
Doğru mudur bilinmez.<br />
Ama insanların yüzlerindeki umut ifadesi görülmeye değerdi.<br />
Bazen şehirleri şehir yapan şey taşları değil, o taşların etrafında oluşan hikâyelerdir.</p>

<hr />
<p>Sonrasında Diyarbakır'ın meşhur lahmacununu denemek için yola koyulduk.<br />
Bayram öncesi hareketlilik nedeniyle sokaklar insan seli gibiydi. Turistler, yerel halk, alışveriş yapanlar...<br />
İğne atsan yere düşmeyecek denecek kadar kalabalıktı.<br />
<strong>Esnafa sorduk, tavsiyeler aldık ve Özbek Lahmacun'da karar kıldık.</strong><br />
Karşımıza çıkan lahmacun bizim alıştığımız görüntüden farklıydı. İlk bakışta Konya'nın etli ekmeğini andırıyordu. Üzerindeki harç daha seyrek ve daha sadeydi.<br />
Acılı olan gerçekten başarılıydı.<br />
Sade olan ise bana biraz eksik gibi geldi.<br />
Ama bu da işin güzel tarafı aslında.<br />
Türkiye'nin her şehrinde aynı yemeğin farklı yorumlarını görmek gastronomi yolculuğunu keyifli hale getiriyor.</p>

<hr />
<p>Daha sonra Diyarbakır Surları'na çıktık.<br />
Açıkçası beni en çok şaşırtan yerlerden biri burası oldu.<br />
<strong>Aklımdaki Doğu Anadolu manzarası daha sarı ve kurak bir görüntüydü. Ancak son dönemdeki yağışların etkisiyle karşıma çıkan manzara yemyeşildi.<br />
Surların üzerinden baktığınızda Hevsel Bahçeleri uzanıyor.</strong><br />
Bir tarafta binlerce yıllık taş duvarlar.<br />
Diğer tarafta yemyeşil bir doğa.<br />
Gerçekten kartpostallık görüntüler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><br />
Ardından yolumuz meşhur <strong>On Gözlü Köprü</strong>'ye düştü.<br />
<strong>Dicle Nehri</strong> üzerinde yükselen bu tarihi yapının üzerinde yürümek ayrı keyifliydi. Ama bana sorarsanız en güzel kısmı köprünün yanındaki çay bahçelerinde oturup manzarayı seyretmekti.<br />
Bazen bir şehri anlamak için müze gezmek gerekmez.<br />
Bir çayın yanında sessizce oturmak yeterlidir.</p>

<hr />
<p><strong>Diyarbakır'dan ayrılırken aklımda sadece tarihi yapılar ya da yediğim ciğer kalmadı.<br />
Beni en çok etkileyen şey farklılıkların bir arada yaşayabilmesiydi.</strong><br />
Kiliselerin camilerle komşu olması...<br />
Tarihin modern hayatın içinde yaşamaya devam etmesi...<br />
Lüks mağazaların birkaç sokak ötesinde yüzlerce yıllık taş evlerin yükselmesi...<br />
Bütün bunlar Diyarbakır'a ayrı bir karakter kazandırıyor.</p>

<hr />
<p><br />
Her şehrin bir hikâyesi vardır.<br />
<strong>Diyarbakır'ın hikâyesi ise biraz tarih, biraz kültür, biraz lezzet ve bolca insan hikâyesinden oluşuyor.</strong><br />
Biz de bu hikâyeye kısa bir süreliğine misafir olduk.<br />
Şimdi rotamız <strong>Mardin...</strong><br />
Ama onu da bir sonraki yazıda anlatacağım.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ULAŞ SÜRMELİOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT, Trend</category>
      <guid>https://www.politikam.com/gecmisle-gelecegin-ayni-sokakta-yurudugu-sehir-diyarbakir</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/c131d1e1-49db-4451-ade0-5502e5c1fbad.jpeg" type="image/jpeg" length="25809"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökgöl Mağarası'nı gördünüz mü?]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/gokgol-magarasini-gordunuz-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/gokgol-magarasini-gordunuz-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turizme açık 875 metrelik bölümüyle hizmet veren mağara, çevreyle temas koparılmadan ilerlenebilen yürüyüş aksı, cam köprüler ve seyir terasıyla gezilebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Zonguldak'ta doğal güzellikleri ve jeolojik zenginlikleriyle öne çıkan Gökgöl Mağarası, arife günü ve Kurban Bayramı süresince 5 bin 884 ziyaretçiyi ağırladı.</strong></p>

<hr />
<p>Kent merkezine yakın konumda bulunan mağara, sarkıt, dikit, sütun ve travertenlerden oluşan zengin jeolojik yapısının yanı sıra doğayla bütünleşen yürüyüş alanlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p>

<p>Turizme açık 875 metrelik bölümüyle hizmet veren mağara, çevreyle temas koparılmadan ilerlenebilen yürüyüş aksı, cam köprüler ve seyir terasıyla gezilebiliyor. Giriş bölümündeki bilgilendirme panoları da ziyaretçilere mağaranın oluşumu ve özellikleri hakkında bilgi sunuyor.</p>

<hr />
<p><img alt="A A 20260530 41534374 41534370 G O K G O L M A G A R A S I N I A R I F E V E B A Y R A M D A 5 B I N 884 K I S I Z I Y A R E T E T T I" class="detail-photo img-fluid" height="2303" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/a-a-20260530-41534374-41534370-g-o-k-g-o-l-m-a-g-a-r-a-s-i-n-i-a-r-i-f-e-v-e-b-a-y-r-a-m-d-a-5-b-i-n-884-k-i-s-i-z-i-y-a-r-e-t-e-t-t-i.jpg" width="3937" /></p>

<hr />
<p><strong>Yaklaşık 3 bin 350 metre uzunluğuyla Türkiye'nin en uzun 10'uncu, Zonguldak'ın ise ikinci büyük mağarası konumundaki Gökgöl Mağarası'nın geçmişi karbonifer dönemine kadar uzanıyor.</strong></p>

<p>Yaklaşık 350 milyon yıllık oluşuma sahip mağaranın içerisinden geçen yer altı deresindeki su ise doğal bir sifon aracılığıyla Erçek Deresi'ne ulaşıyor.</p>

<p><strong>Damlataş oluşumları bakımından oldukça zengin olan mağarada, girişten büyük çöküntü salonuna kadar uzanan bölümler "Fosil Giriş", "Astım Salonu", "Harikalar Salonu" ve "Mucizeler Salonu" olarak adlandırılıyor.</strong></p>

<hr />
<p>Özellikle mağara atmosferinin astım hastalarına iyi geldiğine yönelik bilgiler nedeniyle sağlık ve yaşam turizmi açısından da ilgi gören Gökgöl Mağarası'nı arife günü 757, Kurban Bayramı'nın birinci günü 680, ikinci günü 1509, üçüncü günü 1446 ve dördüncü günü 1492 kişi ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>İstanbul'dan mağarayı ziyaret için gelen 65 yaşındaki emekli subay Ali Gürsel Ovalı, gazetecilere Batı Karadeniz'deki doğal güzellikleri görmek için kente geldiklerini söyledi.</p>

<p><strong>Ovalı, Gökgöl Mağarası'nı çok beğendiklerini belirterek, "Bu zamana kadar gördüğüm en güzel mağaraydı. İçerisinde nehrin aktığı, çok orijinal, sarkıtların, dikitlerin olduğu, çok beğendiğim bir mağaraydı. Yolumuz düşerse tekrar gelirim. Zonguldaklı bir arkadaşım 'Madem Zonguldak'a gidiyorsun, mutlaka görmeden dönme.' dedi. Onun için geldim." ifadelerini kullandı.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/gokgol-magarasini-gordunuz-mu</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/a-a-20260530-41534374-41534371-g-o-k-g-o-l-m-a-g-a-r-a-s-i-n-i-a-r-i-f-e-v-e-b-a-y-r-a-m-d-a-5-b-i-n-884-k-i-s-i-z-i-y-a-r-e-t-e-t-t-i.jpg" type="image/jpeg" length="75824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antik Kentten Yaşayan Köye: Stratonikeia’da Tarih Yolculuğu Sürüyor]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/antik-kentten-yasayan-koye-stratonikeiada-tarih-yolculugu-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/antik-kentten-yasayan-koye-stratonikeiada-tarih-yolculugu-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia Antik Kenti, Kurban Bayramı tatilinde yoğun ziyaretçi akınına uğradı. “Gladyatörler şehri” olarak bilinen antik kent, 3.500 yıllık geçmişiyle ziyaretçilerine eşsiz bir tarih deneyimi sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Muğla’nın Yatağan ilçesi sınırlarında yer alan Stratonikeia Antik Kenti, Kurban Bayramı tatilinde de yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğradı. “Gladyatörler şehri” olarak da bilinen antik kent, farklı medeniyetleri bir arada barındıran yapısıyla ziyaretçilerine adeta zaman yolculuğu yaşatıyor.</strong></p>

<p>Eskihisar Mahallesi’nde bulunan antik yerleşim, sadece bir arkeolojik alan değil; aynı zamanda günümüze kadar yaşamın sürdüğü nadir antik kentlerden biri olma özelliği taşıyor.</p>

<hr />
<h2><strong>GLADYATÖRLERİN ŞEHRİ STRATONİKEIA</strong></h2>

<p>Antik kent, özellikle geçmişte sahip olduğu büyük spor kompleksi ve gymnasium yapıları nedeniyle “gladyatörler şehri” olarak anılıyor. Roma döneminde gladyatör eğitimlerinin yapıldığı önemli merkezlerden biri olan şehir, spor ve gösteri kültürünün güçlü olduğu bir yerleşim olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Kazı çalışmalarını yürüten Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, bölgede yürütülen yoğun kazı ve restorasyon faaliyetlerinin ziyaretçi ilgisini her geçen gün artırdığını belirtiyor.</p>

<hr />
<h2><strong>TARİHİN KATMAN KATMAN YAŞADIĞI ŞEHİR</strong></h2>

<p>Stratonikeia, yalnızca tek bir döneme değil, birçok büyük medeniyete ev sahipliği yapmış nadir yerleşimler arasında yer alıyor. Kentte;</p>

<ul>
 <li><strong>Klasik ve Helenistik dönem</strong></li>
 <li><strong>Roma İmparatorluğu</strong></li>
 <li><strong>Bizans dönemi</strong></li>
 <li><strong>Menteşe Beyliği</strong></li>
 <li><strong>Osmanlı dönemi</strong></li>
 <li><strong>Türkiye Cumhuriyeti</strong>, birbirinin üzerine değil, yan yana yaşamış tarihi katmanlar halinde görülebiliyor.</li>
</ul>

<p>Bu özelliğiyle Stratonikeia, “yaşayan antik kent” unvanını hak eden ender örneklerden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<hr />
<h2><strong>ANTİK KENTTEN YAŞAYAN KÖYE: RESTORASYONLA GELEN SÜREKLİLİK</strong></h2>

<p>Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, bölgede yürütülen çalışmaların yalnızca arkeolojik kazıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda tarihi köy dokusunun da korunduğunu vurguluyor.</p>

<p>Kentteki birçok ev restore edilerek özgün mimari korunuyor. Böylece ziyaretçiler, antik hamamları, camileri, geleneksel evleri ve sokak dokusunu aynı alan içinde bir bütün olarak görebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2><strong>3.500 YILLIK TARİHİN ORTASINDA YAŞAM DENEYİMİ</strong></h2>

<p>Stratonikeia’da ziyaretçiler yalnızca taş yapıları değil, yaşayan bir kültürü de deneyimliyor. Antik kalıntıların yanı sıra köy meydanında yer alan tarihi çınar ağaçlarının altında dinlenmek mümkün.</p>

<p><strong>Kent, yaklaşık 3.500 yıllık geçmişiyle farklı dönemlerin izlerini aynı alanda sunarak ziyaretçilerine eşsiz bir atmosfer sağlıyor.</strong></p>

<hr />
<h2><strong>BAYRAM TATİLİNDE YOĞUN ZİYARETÇİ TRAFİĞİ</strong></h2>

<p>Kurban Bayramı tatili nedeniyle Muğla ve çevresine gelen tatilciler, Stratonikeia Antik Kenti’ni de ziyaret etmeyi ihmal etmedi. Antik kentte özellikle ailelerin ve fotoğraf çekimi yapan çiftlerin yoğunluğu dikkat çekti.</p>

<p>Son dönemde artan ilgiyle birlikte hem yerli hem yabancı turist sayısında ciddi bir yükseliş yaşandığı ifade ediliyor.</p>

<hr />
<h2><strong>STRATONİKEIA NEREDE, NASIL KURULDU?</strong></h2>

<p>Stratonikeia Antik Kenti, Karia bölgesinde, günümüz Muğla ili Yatağan ilçesi Eskihisar Mahallesi sınırlarında yer alıyor. Kentin kuruluşu Helenistik döneme, MÖ 3. yüzyıla kadar uzanıyor.</p>

<p>Kent, Seleukos Kralı I. Antiokhos’un eşi Stratonike adına kurulmuş ve onun ismini almıştır. Antik kaynaklara göre şehir, kısa sürede bölgenin önemli siyasi, kültürel ve askeri merkezlerinden biri haline gelmiştir.</p>

<p>Roma döneminde önemini koruyan kent, Bizans, Menteşe Beyliği ve Osmanlı dönemlerinde de yerleşim olarak kullanılmaya devam etmiştir. Bu özelliğiyle Stratonikeia, dünyanın en uzun süre kesintisiz yaşamın sürdüğü antik yerleşimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.</p>

<hr />
<h2><strong>AÇIK HAVA MÜZESİ GİBİ YAŞAYAN KENT</strong></h2>

<p>Bugün Stratonikeia, hem arkeolojik kazı alanı hem de turistik ziyaret noktası olarak önemini koruyor. Restorasyon çalışmaları sayesinde antik dönem yapıları ile Osmanlı köy mimarisi iç içe geçmiş durumda.</p>

<p>Ziyaretçiler, bir yanda antik tiyatro ve sütunlu caddeleri gezerken diğer yanda geleneksel köy evleri arasında yürüyebiliyor.</p>

<hr />
<p><img alt="Stratonikeia Oren Yeri" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/stratonikeia-oren-yeri.jpg" width="1024" /><img alt="Thumbs B C 3Fd1A75068Bd81Bf88582B1D4B5E75E0" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-3fd1a75068bd81bf88582b1d4b5e75e0.jpg" width="864" /><img alt="20190624112447641 Logolu I M G 6985" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/20190624112447641-logolu-i-m-g-6985.jpg" width="1000" /><img alt="Gladyatorler Kenti Strato 637B-1" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/gladyatorler-kenti-strato-637b-1.jpg" width="638" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/antik-kentten-yasayan-koye-stratonikeiada-tarih-yolculugu-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/antik-kentten-yasayan-koye-stratonikeiada-tarih-yolculugu-suruyor.png" type="image/jpeg" length="16710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balıkesir, kaplıcaları, ılıcaları ve şifalı jeotermal kaynaklarıyla sağlık turizminin güçlü merkezi]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/balikesir-kaplicalari-ilicalari-ve-sifali-jeotermal-kaynaklariyla-saglik-turizminin-guclu-merkezi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/balikesir-kaplicalari-ilicalari-ve-sifali-jeotermal-kaynaklariyla-saglik-turizminin-guclu-merkezi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir; Güre, Gönen, Sındırgı, Bigadiç, Pamukçu, Susurluk ve Şamlı Ilıca gibi termal merkezleriyle Türkiye’nin en zengin jeotermal bölgelerinden biri olarak sağlık turizminde öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Kazdağları’nın eteklerinden Gönen ovasına, Sındırgı’nın jeotermal vadilerinden Pamukçu ve Şamlı Ilıca’ya uzanan Balıkesir; farklı sıcaklık ve mineral değerlerine sahip kaplıcalarıyla Türkiye’nin en güçlü sağlık turizmi rotalarından birini sunuyor.</strong></p>

<hr />
<p><strong>Balıkesir</strong>’i gezerken bir şehirden çok daha fazlasıyla karşılaşırsınız; yerin altından yükselen sıcak suların şekillendirdiği bir coğrafya vardır burada. Bu topraklarda termal su yalnızca bir doğal kaynak değil, aynı zamanda yüzyıllardır süregelen bir yaşam kültürüdür. Edremit Körfezi’nden iç kesimlere doğru ilerledikçe, her ilçede farklı bir sıcaklık, farklı bir mineral bileşimi ve farklı bir şifa hikâyesi sizi karşılar.</p>

<hr />
<p><img alt="2 2" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/2-2.jpg" width="1200" /></p>

<hr />
<p><strong>Kazdağları</strong>’nın oksijen dolu yamaçlarında yer alan Güre, bu yolculuğun en bilinen duraklarından biridir. <strong>Güre, Edremit bölgesi, hem dağ havasının serinliği hem de yer altından çıkan ılık ve mineral bakımından zengin sularıyla dikkat çeker. </strong>Burada termal suyun sıcaklığı genellikle orta seviyelerdedir ve özellikle romatizmal rahatsızlıklar ile kas-iskelet sistemi sorunlarına yönelik destekleyici etkileriyle bilinir. Güre’deki modern tesisler, doğayla iç içe konumları sayesinde yılın dört mevsimi ziyaretçi ağırlayan bir sağlık ve dinlenme alanı oluşturur. Bölgedeki oteller, spa merkezleri ve kür uygulamaları, Güre’yi sadece bir kaplıca noktası değil, aynı zamanda bir wellness destinasyonu haline getirmiştir.</p>

<hr />
<p>İç bölgelere doğru ilerlediğinizde <strong>Balıkesir’in jeotermal kalbi sayılabilecek Sındırgı karşınıza çıkar. </strong>Sındırgı, özellikle Hisaralan Kaplıcaları ile tanınır. Hisaralan Kaplıcaları bölgesi, yüksek mineral yoğunluğu ve yer yer oldukça sıcak su kaynaklarıyla dikkat çeker. Burada suyun sıcaklığı bazı noktalarda oldukça yüksek değerlere ulaşır ve bu da bölgeyi özellikle fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları için önemli hale getirir. Sındırgı’daki termal tesisler, modern spa hizmetleriyle geleneksel kaplıca kültürünü bir araya getirerek geniş bir ziyaretçi profiline hitap eder.</p>

<hr />
<p><img alt="Termal Su 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/termal-su-2.webp" width="1280" /></p>

<hr />
<p>Sındırgı’dan Bigadiç’e geçildiğinde jeotermal karakter biraz daha sakin ama mineral açısından zengin bir yapıya dönüşür. <strong>Bigadiç özellikle Hisarköy Kaplıcaları ile bilinir. Hisarköy Kaplıcaları çevresinde yer alan termal kaynaklar, daha çok dinlenme, rahatlama ve kronik ağrıların hafifletilmesine yönelik kullanılır.</strong> Bigadiç’in aynı zamanda maden yataklarıyla da bilinen bir ilçe olması, yer altı zenginliğinin yalnızca termalle sınırlı olmadığını gösterir.</p>

<hr />
<p><img alt="Hisaralan Kaplicalari Balikesirin Markalari" class="detail-photo img-fluid" height="445" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/hisaralan-kaplicalari-balikesirin-markalari.webp" width="800" /></p>

<hr />
<p>Balıkesir şehir merkezine yaklaştıkça Pamukçu Kaplıcaları, ulaşım kolaylığıyla öne çıkar. <strong>Pamukçu özellikle hafta sonu kaçamaklarının en çok tercih edilen duraklarından biridir. Şehir merkezine yakın olması nedeniyle günübirlik ziyaretçiler için ideal bir noktadır. </strong>Buradaki termal suyun rahatlatıcı etkisi, özellikle yoğun şehir yaşamının stresini atmak isteyenler için önemli bir alternatif sunar. Pamukçu’da kurulan tesisler, ailelerin de rahatlıkla konaklayabileceği bir yapıya sahiptir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>Balıkesir’in en köklü termal merkezlerinden biri ise Gönen’dir. <strong>Gönen tarih boyunca kaplıcalarıyla ün kazanmış bir yerleşimdir. </strong>Buradaki termal suların özellikle cilt hastalıkları ve romatizmal rahatsızlıklarda tercih edildiği bilinir. Gönen’de kaplıca kültürü yalnızca modern otellerle değil, aynı zamanda tarihi hamam geleneğiyle de devam eder. Bu yönüyle Gönen, Balıkesir’in termal hafızası olarak da değerlendirilebilir.</p>

<hr />
<p><img alt="Balikesir Kaplica Otelleri" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/balikesir-kaplica-otelleri.jpg" width="1920" /></p>

<hr />
<p><strong>Susurluk i</strong>se daha çok kısa süreli dinlenme ve termal rahatlama noktası olarak öne çıkar. Susurluk hem gastronomisiyle hem de termal kaynaklarıyla bilinen bir ilçedir. Buradaki sular genellikle düşük ve orta sıcaklık aralığında olup, özellikle stres azaltıcı ve rahatlatıcı etkileriyle tercih edilir.</p>

<hr />
<p>Balıkesir termal rotasının daha az bilinen ama dikkat çekici duraklarından biri de <strong>Şamlı Ilıca Kaplıcası</strong>’dır. Şamlı Ilıca Kaplıcası şehir merkezine yakın olmasına rağmen doğal yapısını büyük ölçüde koruyan bir termal alan olarak öne çıkar. Buradaki suyun orta sıcaklıkta olduğu ve özellikle kas yorgunluğu, eklem ağrıları ve genel dinlenme ihtiyacına yönelik tercih edildiği bilinir. Şamlı Ilıca’nın en önemli özelliği, kalabalıktan uzak, daha sakin ve doğal bir atmosfer sunmasıdır. Bu yönüyle hem yerel halk hem de günübirlik ziyaretçiler için adeta “gizli bir termal kaçış noktası” niteliği taşır.</p>

<hr />
<p><img alt="Gonen Kaplicalari" class="detail-photo img-fluid" height="420" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/gonen-kaplicalari.jpg" width="790" /></p>

<hr />
<p><strong>Balıkesir genelinde jeotermal kaynaklar yalnızca sağlık amacıyla değil, aynı zamanda ekonomik ve turistik bir değer olarak da değerlendirilmektedir.</strong> Son yıllarda yapılan otel yatırımları, spa merkezleri ve fizik tedavi tesisleriyle birlikte şehir, Türkiye’nin en önemli sağlık turizmi destinasyonlarından biri haline gelmiştir. Kazdağları’nın temiz havası, Marmara ve Ege’nin kesişim noktasındaki iklim avantajı ve zengin mineral içerikli sular, Balıkesir’i yılın her döneminde ziyaret edilebilir bir termal rota haline getirir.</p>

<hr />
<p>Balıkesir, yer altından yükselen sıcak sularla şekillenmiş bir şifa coğrafyasıdır. Güre’nin dağ havası, Sındırgı’nın güçlü jeotermal enerjisi, Gönen’in köklü kaplıca geleneği ve Şamlı Ilıca’nın sakin doğallığı bir araya geldiğinde ortaya Türkiye’nin en dengeli termal turizm haritalarından biri çıkar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber  Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, SEYAHAT, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/balikesir-kaplicalari-ilicalari-ve-sifali-jeotermal-kaynaklariyla-saglik-turizminin-guclu-merkezi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/balikesir-sifali-kaplicalar.png" type="image/jpeg" length="77338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van Gölü’nün mavi mücevheri: Akdamar Adası’nın büyüleyici hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/van-golunun-mavi-mucevheri-akdamar-adasinin-buyuleyici-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/van-golunun-mavi-mucevheri-akdamar-adasinin-buyuleyici-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Gölü’nün ortasında yükselen Akdamar Adası, bin yıllık Surp Haç Kilisesi, orta çağ kalıntıları, badem çiçekleri ve efsanelere konu olan aşk hikâyesiyle Doğu Anadolu’nun en büyüleyici destinasyonları arasında yer alıyor. Akdamar Adası, tarihi dokusu ve eşsiz manzarasıyla her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Türkiye’nin en etkileyici doğal güzelliklerinden biri olan Van Gölü, yalnızca masmavi suları ve eşsiz manzaralarıyla değil, binlerce yıllık tarihiyle de ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Gölün ortasında yükselen Akdamar Adası ise hem romantik efsaneleri hem de orta çağdan kalan görkemli yapılarıyla Doğu Anadolu’nun en özel destinasyonları arasında yer alıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2><img alt="Akdamar8" class="detail-photo img-fluid" height="541" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/akdamar8.jpg" width="1000" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Akdamar Adası Nerede?</strong></h2>

<p><strong>Akdamar Adası</strong>, Van Gölü’nün güneybatısında, Van’ın Gevaş ilçesi açıklarında bulunuyor. Yaklaşık 70 bin metrekarelik bir alana sahip ada, Van merkezine yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Bahar aylarında badem ağaçlarının çiçek açmasıyla kartpostallık görüntülere sahne olan ada, özellikle fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası hâline geliyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Akdamar7" class="detail-photo img-fluid" height="300" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/akdamar7.webp" width="500" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Akdamar’a Nasıl Gidilir?</strong></h2>

<p><strong>Adaya ulaşım için önce Gevaş ilçesine gitmek gerekiyor. Gevaş sahilinden kalkan teknelerle yaklaşık 20-25 dakikalık bir yolculuğun ardından Akdamar Adası’na ulaşılıyor. Tekne yolculuğu sırasında Van Gölü’nün uçsuz bucaksız maviliği, ziyaretçilere adeta deniz üzerindeymiş hissi yaşatıyor.</strong></p>

<p>Özellikle yaz aylarında tekneler gün boyunca düzenli seferler yapıyor. Gün doğumu ve gün batımında yapılan turlar ise manzara açısından unutulmaz görüntüler sunuyor.</p>

<hr />
<hr />
<h2><img alt="Akdamar6" class="detail-photo img-fluid" height="408" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/akdamar6.jpg" width="612" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Akdamar İsmi Nereden Geliyor?</strong></h2>

<p>Adanın adıyla ilgili en bilinen hikâye, dillere destan bir aşk efsanesine dayanıyor. Rivayete göre, adada yaşayan keşişin güzeller güzeli kızı Tamara’ya âşık olan bir genç, her gece gölü yüzerek geçer. Tamara, gence kıyıdan elindeki fenerle yol gösterir. Ancak bir gece keşiş feneri farklı yerlere taşıyarak genci şaşırtır. Gölün dalgaları arasında kaybolan genç, son nefesinde “Ah Tamara!” diye haykırır. Zamanla bu sözün “Akdamar”a dönüştüğüne inanılır.</p>

<hr />
<h2><img alt="Akdamar4-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/akdamar4-1.webp" width="1920" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Akdamar Adası’nın En Önemli Yapısı: Surp Haç Kilisesi</strong></h2>

<p><strong>Adanın en dikkat çekici yapısı, 10. yüzyılda inşa edilen Akdamar Surp Haç Kilisesi. Ermeni Kralı I. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında yaptırılan kilise, Orta Çağ Ermeni mimarisinin en önemli eserlerinden biri kabul ediliyor.</strong></p>

<p>Kırmızı tüf taşından yapılan yapı, dış cephelerindeki kabartmalarıyla dikkat çekiyor. Kilisenin duvarlarında İncil’den sahneler, Hz. Yunus’un balıkla hikâyesi, Hz. Davud, Adem ile Havva gibi dini tasvirlerin yanı sıra günlük yaşamı anlatan figürler de yer alıyor.</p>

<p>Yapının en etkileyici yanlarından biri ise taş işçiliği. Yaklaşık bin yıllık olmasına rağmen hâlâ ayakta duran kilise, sanat tarihi açısından büyük önem taşıyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Akdamar3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/akdamar3.jpg" width="1280" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Orta Çağ Kalıntıları ve Tarihi Atmosfer</strong></h2>

<p>Akdamar Adası yalnızca kiliseden ibaret değil. Adada geçmiş dönemlerden kalan manastır kalıntıları, keşiş odaları ve eski yerleşim izleri de bulunuyor. Ada boyunca yürürken taş duvarlar, tarihi yapılar ve göl manzarası ziyaretçilere adeta açık hava müzesinde geziyormuş hissi veriyor.</p>

<p>Özellikle ilkbaharda açan badem çiçekleriyle tarihi taş yapıların birleşmesi, adayı görsel açıdan büyüleyici bir noktaya dönüştürüyor.</p>

<hr />
<h2><img alt="Akdamar2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/akdamar2.jpg" width="864" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Van Gölü’nün Eşsiz Güzelliği</strong></h2>

<p>Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, sodalı yapısı sayesinde farklı bir ekosisteme sahip. Gölün turkuaz tonlarındaki suyu ve çevresindeki dağ manzaraları, bölgeye mistik bir hava katıyor.</p>

<p><strong>Yaz aylarında göl kıyısında gün batımını izlemek, bölgeye gelen turistlerin en sevdiği aktiviteler arasında yer alıyor. Özellikle Akdamar Adası’ndan izlenen gün batımı, gökyüzünün kızıllığıyla birleşince unutulmaz bir manzara ortaya çıkarıyor.</strong></p>

<hr />
<h2><img alt="Akdamar1" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/akdamar1.webp" width="1200" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Doğu Anadolu’nun Saklı Turizm Hazinesi</strong></h2>

<p>Son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Akdamar Adası, tarih, doğa ve kültürü aynı noktada buluşturuyor. Fotoğrafçılar, tarih meraklıları, doğaseverler ve keşif tutkunu gezginler için ada, Doğu Anadolu’nun mutlaka görülmesi gereken yerleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Van’a yolu düşenler için Akdamar yalnızca bir ada değil; tarihin, efsanelerin ve doğanın iç içe geçtiği büyüleyici bir yolculuk anlamına geliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber  Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MANŞET, SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/van-golunun-mavi-mucevheri-akdamar-adasinin-buyuleyici-hikayesi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/akdamar-adasi-manset.png" type="image/jpeg" length="79028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baps Cunda sakinlik ve konfor arayanlar için yeni sezona hazır]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/baps-cunda-sakinlik-ve-konfor-arayanlar-icin-yeni-sezona-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/baps-cunda-sakinlik-ve-konfor-arayanlar-icin-yeni-sezona-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cunda Adası’nın huzurlu atmosferini modern konaklama anlayışıyla bir araya getiren Baps Cunda, kış sezonunun ardından yeniden kapılarını açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong><em>Cunda Adası’nın dingin ruhunu çağdaş bir konaklama anlayışıyla buluşturan Baps Cunda, kış döneminin ardından yeni sezona merhaba diyor.</em></strong></p>

<hr />
<p>Cunda Adası’nın huzurlu atmosferini modern konaklama anlayışıyla bir araya getiren <strong>Baps Cunda</strong>, kış sezonunun ardından yeniden kapılarını açtı. Ege’nin zamansız ruhundan ilham alan butik otel, yeni sezonda da sakinlik, konfor ve rafine bir deneyim arayan misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.</p>

<hr />
<p><img alt="Baps Cunda 2 075330818" class="detail-photo img-fluid" height="3024" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/baps-cunda-2-075330818.jpg" width="4032" /></p>

<hr />
<p>Toplam yedi odadan oluşan <strong>Baps Cunda</strong>, yalın lüks yaklaşımını çağdaş mimari detaylarla buluşturuyor. Doğal dokular, sade tasarım anlayışı ve özenle kurgulanmış yaşam alanları, otelin dingin atmosferini tamamlıyor. Kişiselleştirilmiş hizmet anlayışıyla öne çıkan otel, misafirlerine Cunda’nın ritmini hissettiren özel bir konaklama deneyimi sunuyor.</p>

<hr />
<p>Adanın merkezine kısa bir yürüyüş mesafesinde yer alan <strong>Baps Cunda</strong>, hareketli yaşamın içinde olmasına rağmen sakin ve izole bir atmosfer vadediyor. Bahçesindeki köklü zeytin ağaçları ve Midilli Adası’na uzanan manzarası ise otelin Ege karakterini güçlendiren detaylar arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni sezonla birlikte yeniden misafirlerini ağırlamaya başlayan <strong>Baps Cunda</strong>, yaz boyunca adanın eşsiz atmosferini keşfetmek isteyenlere huzurlu bir kaçış noktası sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber  Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.politikam.com/baps-cunda-sakinlik-ve-konfor-arayanlar-icin-yeni-sezona-hazir</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/baps-cunda-3-075331065.jpg" type="image/jpeg" length="30920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nüfusu 6 Bin Kişiydi, Bayramda 500 Bin Kişi Olacak! Batı Karadeniz'de Tarihi İzdiham Kapıda]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/bartin-amasra-kurban-bayrami-turist-rekoru-inkumu-ve-lav-sutunlari-ziyaretci-sayisi-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/bartin-amasra-kurban-bayrami-turist-rekoru-inkumu-ve-lav-sutunlari-ziyaretci-sayisi-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı Karadeniz'de turizm patlaması! UNESCO adayı Amasra, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde kendi nüfusunun tam 75 katı büyük bir turist dalgası ağırlamaya hazırlanıyor. 500 bini aşkın turistin beklendiği ilçede konaklama tesisleri şimdiden dolarken, mavi bayraklı İnkumu sahili ve 80 milyon yıllık Güzelcehisar Lav Sütunları'nda tüm hazırlıklar tamamlandı. İşte dev operasyonun detayları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Batı Karadeniz’in saklı cenneti, köklü tarihi ve eşsiz doğasıyla büyüleyen Bartın’ın Amasra ilçesi, yaklaşan 9 günlük Kurban Bayramı tatili öncesinde tarihi bir rekor kırmaya hazırlanıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan bu antik liman kenti, resmi tatil dönemi boyunca adeta insan seline sahne olacak.</strong><br />
 </h2>

<p>Kendi yerleşik nüfusu yalnızca <strong>6 bin 600</strong> olan Amasra’ya, bayram tatili süresince günübirlikçilerle birlikte <strong>500 binin üzerinde turist</strong> gelmesi bekleniyor. İlçede nüfusun yaklaşık 75 katına çıkacak olması nedeniyle yerel yönetimler ve emniyet güçleri lojistik alarm verdi.</p>

<hr />
<p><strong>Konaklama Tesislerinde Doluluk Yüzde 80’i Aştı: Boş Oda Kalmayacak</strong></p>

<p>Bakir koyları, Cenevizlilerden kalan tarihi kalesi, taze balığı ve tescilli Amasra salatasıyla turizmin odak noktası olan ilçede, 5 bin yatak kapasiteli otel ve pansiyonlar dolup taşıyor. <strong>Amasra Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Melih Saylam</strong>, rezervasyonların şimdiden yüzde 80 seviyesine ulaştığını belirterek şu açıklamayı yaptı:</p>

<blockquote>
<p><em>"Bayram yaklaştıkça tesislerimizde doluluk oranının yüzde 100’e vurmasını bekliyoruz. Eğer hava sıcaklıkları bu şekilde elverişli gitmeye devam ederse, yarım milyonun üzerinde misafiri ağırlayacağız. Bartın Valiliği koordinasyonunda tüm yerel yönetimler ve derneğimiz, gelen ziyaretçilerin huzurlu, güvenli ve keyifli bir tatil geçirmesi için alt yapıdan otopark alanlarına kadar tüm önlemleri eksiksiz aldı."</em></p>
</blockquote>

<p></p>

<p><img alt="I M G 1568" class="detail-photo img-fluid" height="903" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/i-m-g-1568.jpg" width="1600" /></p>

<hr />
<p></p>

<p><strong>Mavi Bayraklı İnkumu Sahiline Günlük 20 Bin Ziyaretçi</strong></p>

<p>Bölgedeki dev turizm hareketliliği sadece Amasra merkezle de sınırlı kalmayacak. Bölgenin en gözde plajlarından biri olan ve 3 kilometrelik altın sarısı kumsalıyla büyüleyen <strong>İnkumu tatil beldesi</strong> de tatilcilerin akınına uğrayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya</strong>, Amasra'ya gelen turistlerin İnkumu’na geçiş yaptığını vurgulayarak, <em>"Belediye ekiplerimiz temizlik, cankurtaran ve peyzaj çalışmalarını tamamladı. Mavi bayraklı sahlimizde günlük ortalama 15 ila 20 bin arasındaki misafiri en iyi standartlarda ağırlamak adına tüm tedbirlerimizi devreye soktuk"</em> dedi.</p>

<p><strong>80 Milyon Yıllık Güzelcehisar Lav Sütunları'na 50 Bin Turist Rotalandı</strong></p>

<p>Bartın’ın bayramdaki bir diğer büyük kozu ise dünyada eşine çok nadir rastlanan jeolojik miraslar olacak. Dünyada yalnızca Kuzey İrlanda, İskoçya ve ABD'nin Kaliforniya eyaletinde benzerleri bulunan, tam <strong>80 milyon yıllık geçmişe sahip Güzelcehisar Lav Sütunları</strong> bu bayramda turizmin gözdesi olacak.</p>

<p>Küre Dağları Milli Parkı ile entegre bir rota oluşturan bu doğa harikasını bayram boyunca yaklaşık 50 bin yerli ve yabancı turistin ziyaret etmesi öngörülüyor. Bartın genelindeki tüm kamu kurumları, bu devasa lojistik ve insan trafiğini sorunsuz yönetebilmek adına 24 saat esasına göre teyakkuzda olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEYAHAT, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/bartin-amasra-kurban-bayrami-turist-rekoru-inkumu-ve-lav-sutunlari-ziyaretci-sayisi-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 23:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/amasra.webp" type="image/jpeg" length="32630"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
