<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Balıkesir Haberleri</title>
    <link>https://www.politikam.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.politikam.com/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 27 Jun 2026 10:00:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[“Edremit Çevre Derneği’nden Ahmet Akın’a sert çıkış: ‘Yıllardır uğraştıkları şey şimdi ortaya çıktı’”]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/edremit-cevre-derneginden-ahmet-akina-sert-cikis-yillardir-ugrastiklari-sey-simdi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/edremit-cevre-derneginden-ahmet-akina-sert-cikis-yillardir-ugrastiklari-sey-simdi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edremit Çevre Derneği Başkanı Kubilay Saygın Öztürk, Altınkum’daki eski Turban tesisleri alanında gündeme gelen otel ve ticaret merkezi projesine tepki gösterdi. Öztürk, geçmişteki imar tartışmalarını hatırlatarak “Körfez’in altyapısı bu yükü kaldırabilecek mi?” sorusunu gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Edremit Çevre Derneği Başkanı Kubilay Saygın Öztürk, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin Altınkum’daki eski Turban tesisleri alanıyla ilgili gündeme gelen yatırım planlarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu.</strong></p>

<hr />
<p><img alt="725923971 122250597212138429 4530522628215424271 N" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/725923971-122250597212138429-4530522628215424271-n.jpg" width="1280" /></p>

<hr />
<p>Öztürk, geçtiğimiz günlerde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a Körfez’deki çevre sorunları, deniz kirliliği, koku ve sivrisinek sorunlarını yerinde görmesi için çağrıda bulunduklarını hatırlatarak, bu çağrı sonrası yaşanan gelişmelerin kendilerinde soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Başkan Akın’ın daha önce doğrudan iletişim kurulması zor bir yönetim anlayışı sergilediğini savunan Öztürk, “Aradığınızda genellikle sekreter dönüş yapar, görüşme talepleri için detaylı bilgiler istenir, randevu almak kolay olmazdı. Ancak bu kez yaptığımız çağrıya 25 dakika sonra bizzat kendisi dönüş yaptı” dedi.</strong></p>

<p>Akın’ın davetten memnuniyet duyduğunu ve ilk fırsatta bölgeye geleceğini söylediğini aktaran Öztürk, görüşmede arıtma tesisleri konusunda da umut veren ifadeler kullanıldığını belirtti.</p>

<hr />
<h2><img alt="726432603 122250597908138429 7580294163650046249 N" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/726432603-122250597908138429-7580294163650046249-n.jpg" width="1280" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Siyasi dengeler değişince kamuoyu desteği mi arandı?”</strong></h2>

<p>Öztürk açıklamasında, bu hızlı dönüşün ardından bazı soru işaretleri yaşadığını dile getirdi.</p>

<p><strong>“Başkanın tavrı mı değişti, yoksa siyasi gelişmeler sonrası kamuoyu desteğinin azalması nedeniyle mi böyle davranıldı?” diyen Öztürk, iktidar kanadıyla belediyeler arasındaki ilişkiler ve arıtma yatırımlarının finansmanı üzerinden değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>

<p>Arıtma projelerinin hazır olduğunu ancak finansman konusunda ilerleme sağlanamadığını belirten Öztürk, bugüne kadar yaşanan süreç nedeniyle kaygılı olduklarını söyledi.</p>

<p><strong>Öztürk, bu süreçte Balıkesir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün duyuru sayfalarını yakından takip ettiğini ifade ederek, yeni bir imar planı değişikliği başvurusu yapılmasından endişe duyduğunu aktardı.</strong></p>

<hr />
<h2><img alt="727243681 122250598358138429 5058304364503183825 N" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/727243681-122250598358138429-5058304364503183825-n.jpg" width="1280" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Sivil toplumdan gizli bir ziyaret yapıldı”</strong></h2>

<p>Ahmet Akın’ın 20 Haziran’da Edremit Körfezi’ne gerçekleştirdiği ziyarete de değinen Öztürk, ziyaretin hızlı gerçekleştiğini ve sivil toplum kuruluşlarına bilgi verilmediğini savundu.</p>

<p><strong>Akın’ın Altınoluk ve Güre sahillerinde incelemelerde bulunduğunu, yerel yöneticilerle birlikte kısa ziyaretler yaptığını belirten Öztürk, “Yolda karşılaştıkları vatandaşlarla sohbet edilip fotoğraflar çekildi, ancak çevre sorunlarını takip eden sivil toplum kuruluşlarıyla bir görüşme yapılmadı” ifadelerini kullandı.</strong></p>

<hr />
<h2><img alt="727490783 122250598454138429 8593877498365174630 N" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/727490783-122250598454138429-8593877498365174630-n.jpg" width="1280" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Altınkum’daki proje endişelerimizi artırdı”</strong></h2>

<p>Öztürk, ziyaretin ardından Altınkum’daki yaklaşık 41 dönümlük eski Turban tesisleri alanında büyük ölçekli otel ve ticaret merkezi yatırımı planlandığı yönündeki haberlerin gündeme geldiğini söyledi.</p>

<p>Bu gelişmenin geçmişte yaşanan imar tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını belirten Öztürk, söz konusu alanla ilgili önceki dönemlerde de önemli plan değişikliği girişimleri olduğunu hatırlattı.</p>

<p><strong>Yücel Yılmaz döneminde yaklaşık 1.065 dönümlük alan için imar planı değişikliği gündeme geldiğini, Ahmet Akın döneminde ise alanın yaklaşık 1.708 dönüme çıkarılmasının planlandığını öne süren Öztürk, bu süreçte açtıkları davalar ve yaptıkları girişimler sonucunda bazı adımların geri çekildiğini söyledi.</strong></p>

<hr />
<h2><img alt="726269974 122250598124138429 7820476347806879139 N" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/726269974-122250598124138429-7820476347806879139-n.jpg" width="1280" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Bu kez işi Ankara üzerinden çözmeye çalışıyorlar”</strong></h2>

<p>Öztürk, son süreçte yerel idareler yerine Bakanlık üzerinden ilerleyen yeni bir yol izlendiğini iddia ederek, yatırımın arıtma tesisi tartışmalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>“Bu otel projesi sayesinde arıtma için de kaynak gelir denilebilir. Ancak asıl mesele Körfez’in taşıma kapasitesidir” diyen Öztürk, bölgedeki nüfus yoğunluğu ve altyapı kapasitesi arasındaki dengenin bozulabileceğini ifade etti.</strong></p>

<hr />
<h2><img alt="727680981 122250598412138429 8521664578689220680 N" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/727680981-122250598412138429-8521664578689220680-n.jpg" width="1280" /></h2>

<hr />
<h2><strong>“Vatandaş istemediği sürece bu mücadele bitmeyecek”</strong></h2>

<p>Edremit Körfezi’nin mevcut çevre sorunlarının üzerine yeni yükler getirilmemesi gerektiğini belirten Öztürk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Yeni yapılacak arıtma tesisi bile mevcut ihtiyaca ancak cevap verecekken, yeni bir büyük yatırımın getireceği yük ayrıca değerlendirilmelidir. Bu projeye onay verilmesi halinde nüfus yoğunluğu ile altyapı dengesinin göz ardı edildiğini düşüneceğiz. Vatandaş istemediği sürece bu mücadele bitmeyecek.”</strong></p>

<hr />
<blockquote>
<p><img alt="727481205 122250598016138429 9121748938396683765 N" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/727481205-122250598016138429-9121748938396683765-n.jpg" width="1280" /></p>

<hr />
<p><em><strong>SONUNDA YILLARDIR NEDEN BU KADAR UĞRAŞTIKLARINI AÇIKÇA ORTAYA KOYDULAR İŞTE..</strong><br />
<br />
"Değerli dostlar,<br />
Hatırlarsanız sayfamızdan 14 Haziran’da Balıkesir B. Belediyesi Başkanı Ahmet Akın’a bir çağrı yaparak, kendisini sahillerimizin herhangi birinde misafir etmek istediğimizi söylemiştik. Biraz latifeli bir dille yaptığımız bu çağrıyla Körfez’in kirliliği, koku sorunu, sivrisinek derdi birlikte sunulmuş ve "gelin yerinde görün" demiştik. Kendisine bu çağrıyı ayrıca yazılı olarak da gönderdik elbette.<br />
<br />
<strong>Ahmet Akın, doğrudan diyalog kurulması zor bir başkan oldu hep. Ararsınız ama sekreteri döner genel olarak size. Derdinizi anlatısınız ama görüşme talebiniz için detaylı bilgi isterler, randevu almak bile çok sıkıntılıdır. Fakat bu sefer farklı oldu.! Mesajımızı gönderdikten 25 dakika sonra bizzat kendisi aradı. Davetimize sevindiğini, ilk fırsatta geleceğini, görevlilerin de bizi arayacağını ifade etti. Hatta arıtma tesisleri için ümitli şeyler bile söyledi.</strong><br />
<br />
Başkan’ın huyu mu değişti, yoksa Ankara’daki malum siyasi gelişmelerden sonra kendisine kamuoyu desteğinin bir anda azalması nedeniyle mi böyle davranıyor diye epeyce düşündüm doğrusu. Artık siyasi dengeler farklı hale geldi ya, iktidarın arıtmalar konusunda eli sıkıyken, aniden para musluklarını açması için geçerli bir sebep olması lazımdı. <strong>Projeler tamam, ÇED süreci yürüyor ama finansman işi yerinde sayıyordu. Bugüne kadar yaşadıklarımızdan da gayet iyi biliyoruz ki, iktidar tarafı almadan verme yanlısı değildir asla. Bu nedenle, o günden beri de aslında içimde biraz huzursuzluk vardı.</strong> Her gün sıkıntıyla Balıkesir Çevre Ş. ve İ. D. İl Müdürlüğü’nün “duyuru” sayfasına sık sık bakıyor, “yeni ve büyük bir imar planı değişikliği müracaatı olmasın artık” diye merak ediyordum.<br />
<br />
<strong>20 Haziran’da ise A. Akın aniden ilçemize geldi ve bizim belediye başkanı ve diğer yöneticilerle Altınoluk ve Güre sahillerine hızlı bir ziyaret yaptı. Sivil topluma haber bile verilmedi. Yolda rastladıkları ile ayaküstü hal hatır sorup, fotoğraflar çektirildi falan. Aynı gün Gömeç ve Burhaniye sahillerinde de bazı ziyaretler ve bir açılış yaptı ve döndü. Ne yalan söyleyeyim A. Akın’ın bu tarz bir acele ile ilçemize gelip hemen geri kaçma hali, beni daha da tedirgin etti.</strong><br />
<br />
Nihayet bu akşamüstü durumlar ortaya serildi.! Altınkum’daki 41 dönümlük eski Turban tesisleri üzerinde büyük bir otel ve ticaret merkezi yatırımı için bir proje başlatıldığı haberi yayıldı. Bu türden yatırımları takip eden “turizmnews.com” ve “turizmaktuel.com” gibi sitelerde konu kamuoyuna iletildi!<br />
<br />
<span style="color:#c0392b"><strong>Yücel Yılmaz zamanında 1.065 dönümlük imar planı değişikliği yapılmak istenen, sonra Ahmet Akın’ın bu sefer 1.708 dönüm olarak imar planını değiştirmek istediği bu alanda, son perde de böyle oldu. Bu konuda Y. Yılmaz’a karşı 2 dava kazandık ve girişimlerimiz sonucunda A. Akın da imar değişikliği talebini geri çekmek zorunda kaldı. Fakat ne yapıp ettiler, Balıkesir İl Müdürlüğü aradan çıkartıldı ve işi Ankara’dan, Bakanlık’tan bitirmeye yöneldiler bu kez. Üstelik inanın şimdi hepimize dönüp “bu otel projesi sayesinde, arıtma için para da verirler artık” bile diyecekler.!</strong></span><br />
<br />
Ne arıtması kardeşim'? Edremit'e bu diyeti ödettikten sonra aynı Bakanlık tarama gemilerini de getirip, İzmit ve İzmir’deki gibi denizin dip balçığını bile taşıtır buradan.!<br />
<br />
<strong>Ne sermayeymiş be.! "Haklısın abi, birisi daha da zengin olacak diye, biz imarla niye uğraşalım ki" diyen Ahmet Akın, şimdi bu duruma ne diyeceksin? Ne oldu bak, arkadan dolandılar ve sen de başından beri biliyordun şirketin ne yapacağını. Bu yaptığın hiç olmadı.!</strong><br />
<br />
Hiç şüpheniz olmasın dostlar, Edremitliler.. Vatandaş bitti demeden, bu iş asla bitmez! Yapılacak olan yeni arıtma tesisinin projesi zaten bize bile yetmeyecekti, şimdi bir de bu otel mi yük olacak üstümüze? Bu projeye "evet" derse Ankara, nüfus yoğunluğu ile arıtma tesisi dengesinin bozulmasına da sesini çıkartmayacak demektir. Buna bizlerin razı olacağını sanan varsa, çok yanılır."</em></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>OSMAN KANTARLIOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, Edremit</category>
      <guid>https://www.politikam.com/edremit-cevre-derneginden-ahmet-akina-sert-cikis-yillardir-ugrastiklari-sey-simdi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/729016187-978077868376702-340648101816619218-n.jpeg" type="image/jpeg" length="22560"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balya’da Altın Madeni Tartışması: Keşifte Arkeolojik Bulgu İddiası]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/balyada-altin-madeni-tartismasi-kesifte-arkeolojik-bulgu-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/balyada-altin-madeni-tartismasi-kesifte-arkeolojik-bulgu-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir’in Balya ilçesinde planlanan Altın-Gümüş Madeni Projesi için verilen ÇED olumlu kararına karşı açılan davalarda keşif yapıldı. İnceleme sırasında, 1. derece sit alanında antik dönem tuğlası bulunduğu iddia edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Balya ilçesine bağlı Karlık ve Söbücealan mahalleleri mevkiinde planlanan Altın-Gümüş Madeni Projesi için verilen "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davalarda keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirildi. İnceleme sırasında, şirket tarafından varlığı tartışma konusu yapılan sit alanında davacılar tarafından antik dönem tuğlası bulundu.</strong></p>

<hr />
<p>Limak Holding bünyesindeki Altınordu Madencilik A.Ş. tarafından hayata geçirilmek istenen proje hakkında açılan iki ayrı dava kapsamında 10 Haziran’da Balıkesir 2. İdare Mahkemesi tarafından keşif yapıldı. <strong>Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği, Balıkesir Çevre Platformu ve Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği</strong> üyelerinin açtığı dava ile TEMA Vakfı’nın açtığı dava birlikte incelendi.</p>

<hr />
<p><strong>KEŞİFTE ÇED RAPORUNA SERT ELEŞTİRİLER</strong></p>

<p>Keşif sırasında davacı taraflar, proje ve ÇED raporuna ilişkin kapsamlı itirazlarını mahkeme heyetine sundu. Davacılar, projede ekonomik olmayan kayaç miktarının çok yüksek olduğunu, ortaya çıkacak atık miktarının bölge ekosistemi açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Ayrıca proje sahasının yerleşim alanlarına çok yakın olduğu, Karlık, Söbücealan ve Yaylacık mahallelerinin ruhsat alanı içinde kaldığı, bu durumun köylerin yaşam koşullarını olumsuz etkileyeceği ifade edildi.</p>

<hr />
<p><strong>SU KAYNAKLARI VE TARIM ALANLARI İÇİN UYARI</strong></p>

<p>Davacılar, projede günlük yaklaşık 1.971 metreküp su kullanılmasının planlandığını, bu miktarın yaklaşık 10 bin kişilik nüfusun günlük su tüketimine eşdeğer olduğunu vurguladı. Suyun yeraltı kuyularından sağlanmasının kuraklık ve susuzluk riskini artıracağı savunuldu.</p>

<p>Manyas Gölü’nü besleyen su havzalarının proje alanıyla bağlantılı olduğuna dikkat çeken çevre örgütleri, bölgedeki göletler, tarım alanları ve içme suyu kaynaklarının tehdit altında olduğunu ileri sürdü.</p>

<hr />
<p><strong>SİYANÜR VE DİĞER KİMYASALLAR GÜNDEME GELDİ</strong></p>

<p>Projede altın zenginleştirme işleminin tank liçi yöntemiyle yapılacağı, bu süreçte siyanür başta olmak üzere çeşitli kimyasalların kullanılacağı belirtildi. Davacılar, hava, su ve toprak kirliliği riski nedeniyle çevre ve insan sağlığının tehlikeye gireceğini savundu.</p>

<p>Ayrıca cevher içinde bulunan civanın kurutma işlemleri sırasında atmosfere karışabileceği ve bunun ayrı bir çevresel risk oluşturduğu ifade edildi.</p>

<hr />
<p><strong>ORMANLAR VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK ENDİŞESİ</strong></p>

<p>ÇED alanının büyük bölümünün orman ve tarım arazilerinden oluştuğunu belirten davacılar, raporda yaklaşık 19 bin ağacın kesileceğinin belirtildiğini, gerçek sayının daha yüksek olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Flora ve fauna çalışmalarının yetersiz olduğu, gözlem sürelerinin bilimsel açıdan yeterli kabul edilemeyeceği de dile getirilen itirazlar arasında yer aldı.</p>

<hr />
<p><strong>SİT ALANINDA ANTİK DÖNEM TUĞLASI BULUNDU</strong></p>

<p>Keşif sırasında taraflar, proje alanına yaklaşık 1,3 kilometre uzaklıkta bulunan ve "Söbücealan Yerleşimi ve Nekropolü" olarak tescilli 1. derece arkeolojik sit alanının da incelenmesini talep etti.</p>

<p>Davacılara göre şirket temsilcileri bölgede böyle bir yerleşimin bulunmadığını savundu. Ancak mahkeme heyeti ve bilirkişiler koordinatlar üzerinden alana giderek inceleme yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İnceleme sonrasında bölgeden ayrılınırken davacılar tarafından yerde antik dönem tuğlası olduğu değerlendirilen bir parça bulundu. Buluntu, bilirkişi heyetine ve mahkeme hakimine gösterildi. Arkeolog bilirkişinin ise buluntuyu kayıt altına almadığı belirtildi.</strong></p>

<hr />
<p><strong>MUHTARLARDAN MADENE DESTEK</strong></p>

<p>Keşif sırasında söz alan Karlık ve Söbücealan mahalle muhtarları ise projeyi desteklediklerini belirterek, maden faaliyetinin ülke yararına olduğunu düşündüklerini ifade etti.</p>

<p>Muhtarlar, çevresel kaygıları anladıklarını ancak projenin ekonomik açıdan önemli olduğunu savundu.</p>

<hr />
<p><strong>RAPOR BEKLENİYOR</strong></p>

<p>Keşif ve bilirkişi incelemesinin tamamlanmasının ardından tutanak taraflarca imzalandı. Sürecin bundan sonraki aşamasında bilirkişi heyetinin hazırlayacağı rapor mahkemeye sunulacak.</p>

<p>Çevre örgütleri, bilirkişi raporunun bilimsel ve tarafsız biçimde hazırlanmasını beklediklerini belirtirken, mahkemeden yürütmenin durdurulması yönünde karar verilmesini talep ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/balyada-altin-madeni-tartismasi-kesifte-arkeolojik-bulgu-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/2-a519-a39-d-b8-42-f-f-a-e-a5-b-e-f9169-a1-a-b-c.JPG" type="image/jpeg" length="69102"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[8 Haziran Marmara Denizi Günü: Marmara için zaman daralıyor]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/8-haziran-marmara-denizi-gunu-marmara-icin-zaman-daraliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/8-haziran-marmara-denizi-gunu-marmara-icin-zaman-daraliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin sanayi, ticaret ve yaşam merkezi olan Marmara Denizi, yıllardır artan kirlilik, arıtılmadan bırakılan atıklar, kirli nehirler ve iklim krizinin etkileriyle mücadele ediyor. 2021'de tüm dünyanın dikkatini çeken müsilaj felaketi, denizin taşıyamadığı yükün bir sonucu olarak ortaya çıktı. Uzmanlar, Marmara'nın hâlâ kurtarılabileceğini ancak bunun için acil ve kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<h2><strong>Neden Marmara Denizi Günü?</strong></h2>

<p>8 Haziran, yalnızca Dünya Okyanuslar Günü değil, aynı zamanda <strong>Marmara Denizi'</strong>nin karşı karşıya bulunduğu çevresel tehditlere dikkat çekmek amacıyla "Marmara Denizi Günü" olarak da anılıyor. Son yıllarda yaşanan müsilaj felaketleri, deniz ekosistemindeki bozulmalar ve artan kirlilik, Marmara'nın korunmasını ulusal bir çevre meselesi haline getirdi.</p>

<p>Türkiye'nin en yoğun nüfuslu bölgelerini çevreleyen Marmara Denizi; İstanbul, Kocaeli, Bursa, Yalova, Balıkesir, Çanakkale ve Tekirdağ gibi kentlerin ekonomik ve sosyal yaşamının merkezinde yer alıyor. Ancak bu yoğun kullanım beraberinde ağır bir çevresel yükü de getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2><img alt="Marmara Denizindeki Kirlilik Ihalarla Denetlenecek 659 E" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/marmara-denizindeki-kirlilik-ihalarla-denetlenecek-659-e.jpg" width="1280" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Marmara Denizi Neden Bu Kadar Önemli?</strong></h2>

<p>Marmara Denizi, Karadeniz ile Ege Denizi arasında doğal bir köprü görevi görüyor. İstanbul ve Çanakkale boğazları aracılığıyla iki büyük denizi birbirine bağlayan Marmara, dünya deniz ticaretinin de en önemli geçiş güzergâhlarından biri.</p>

<p>Bunun yanında;</p>

<ul>
 <li><strong>Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte biri Marmara Havzası'nda yaşıyor.</strong></li>
 <li><strong>Sanayi üretiminin önemli bölümü bu bölgede gerçekleştiriliyor.</strong></li>
 <li><strong>Balıkçılık faaliyetleri açısından büyük önem taşıyor.</strong></li>
 <li><strong>Binlerce canlı türüne ev sahipliği yapıyor.</strong></li>
</ul>

<p>Ancak aynı zamanda Türkiye'nin en fazla çevresel baskıya maruz kalan denizi durumunda.</p>

<hr />
<h2><img alt="1914808" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/1914808.jpg" width="1200" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Marmara'nın Sessiz Çığlığı: Müsilaj Nedir?</strong></h2>

<p>Kamuoyunda <strong>"deniz salyası"</strong> olarak bilinen müsilaj, denizde yaşayan mikroskobik alglerin aşırı çoğalması sonucu ortaya çıkan yapışkan organik bir madde.</p>

<p>Normal şartlarda doğada görülebilen bu oluşum, bazı çevresel koşulların etkisiyle kontrolsüz şekilde büyüyerek büyük bir felakete dönüşebiliyor.</p>

<p>Müsilaj;</p>

<ul>
 <li><strong>Deniz yüzeyini kaplıyor,</strong></li>
 <li><strong>Güneş ışığının su altına ulaşmasını engelliyor,</strong></li>
 <li><strong>Balıkların ve diğer canlıların yaşam alanlarını yok ediyor,</strong></li>
 <li><strong>Oksijen seviyelerini düşürüyor,</strong></li>
 <li><strong>Deniz tabanında toplu canlı ölümlerine neden oluyor.</strong></li>
</ul>

<p>2021 yılında Marmara Denizi'ni kaplayan müsilaj, dünyanın en büyük deniz kirliliği olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<hr />
<blockquote>
<h2><strong>Müsilaj Neden Oluşuyor?</strong></h2>

<p>Bilim insanlarına göre müsilajın ortaya çıkmasının üç temel nedeni bulunuyor:</p>

<h3>1. Aşırı Kirlilik</h3>

<p>Evsel atıklar, sanayi kaynaklı kirleticiler ve tarımsal faaliyetlerden gelen azot-fosfor yükü denizde aşırı beslenmeye neden oluyor.</p>

<h3>2. Yetersiz Arıtma</h3>

<p>Birçok bölgede atık sular yalnızca ön arıtmadan geçirilerek denize deşarj ediliyor. Bu durum organik yükün Marmara'da birikmesine yol açıyor.</p>

<h3>3. İklim Krizi ve Deniz Suyu Sıcaklığı</h3>

<p>Küresel ısınma nedeniyle deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi, müsilaj oluşumunu hızlandırıyor. Uzmanlar sıcaklığın arttığı yıllarda riskin de büyüdüğünü belirtiyor.</p>
</blockquote>

<hr />
<h2><img alt="Marmara Denizi Oluyor" class=" detail-photo img-fluid" height="360" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/marmara-denizi-oluyor.jpg" width="650" /></h2>

<hr />
<h2><strong>Marmara Denizi'ni Kirleten Kaynaklar</strong></h2>

<h3><strong>Sanayi Atıkları</strong></h3>

<p>Türkiye'nin en büyük organize sanayi bölgelerinin önemli kısmı Marmara çevresinde bulunuyor.</p>

<p>Kocaeli, İstanbul, Bursa, Tekirdağ ve Yalova başta olmak üzere birçok sanayi merkezi, yıllardır Marmara üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.</p>

<p>Kimya, metal, otomotiv, tekstil ve petrokimya tesislerinden kaynaklanan kirleticiler deniz ekosistemini tehdit ediyor.</p>

<h3><strong>Evsel Atıklar</strong></h3>

<p>Milyonlarca insanın yaşadığı Marmara Havzası'nda oluşan evsel atık suların tamamı ileri biyolojik arıtma sistemlerinden geçirilemiyor.</p>

<h3><strong>Tarımsal Kirlilik</strong></h3>

<p>Tarım alanlarında kullanılan gübre ve pestisitler yağışlarla birlikte akarsulara, oradan da Marmara Denizi'ne ulaşıyor.</p>

<hr />
<h2>Nehirler Kirliliği Marmara'ya Taşıyor</h2>

<p>Marmara'nın en büyük sorunlarından biri de havza genelindeki nehir ve derelerin taşıdığı kirlilik.</p>

<p>Özellikle:</p>

<ul>
 <li><strong>Ergene Nehri</strong></li>
 <li><strong>Susurluk Havzası</strong></li>
 <li><strong>Nilüfer Çayı</strong></li>
 <li><strong>Simav Çayı</strong></li>
 <li><strong>Gönen Çayı</strong></li>
</ul>

<p>sanayi, evsel ve tarımsal kaynaklı kirleticileri denize taşıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre Marmara'nın kirlenmesi yalnızca kıyı şehirlerinin değil, tüm havzanın ortak sorunu.</p>

<hr />
<h2>Marmara'nın Zengin Canlı Dünyası Tehlike Altında</h2>

<p>Marmara Denizi;</p>

<ul>
 <li><strong>Lüfer,</strong></li>
 <li><strong>Palamut,</strong></li>
 <li><strong>Hamsi,</strong></li>
 <li><strong>Sardalya,</strong></li>
 <li><strong>Tekir,</strong></li>
 <li><strong>İstavrit,</strong></li>
 <li><strong>Kalkan,</strong></li>
 <li><strong>Denizatı,</strong></li>
 <li><strong>Süngerler,</strong></li>
 <li><strong>Mercan toplulukları</strong></li>
</ul>

<p>gibi çok sayıda canlıya yaşam alanı sunuyor.</p>

<p>Ancak kirlilik ve oksijen azalması nedeniyle birçok türün popülasyonunda ciddi düşüşler yaşanıyor.</p>

<p>Bilim insanları bazı bölgelerde deniz tabanındaki yaşamın büyük ölçüde zarar gördüğünü belirtiyor.</p>

<hr />
<h2>Marmara Denizi Nasıl Korunuyor?</h2>

<p>Müsilaj krizinin ardından çeşitli önlemler devreye alındı.</p>

<p>Bunlar arasında;</p>

<ul>
 <li><strong>Marmara Denizi Eylem Planı,</strong></li>
 <li><strong>Arıtma tesislerinin geliştirilmesi,</strong></li>
 <li><strong>Deniz deşarjlarının denetlenmesi,</strong></li>
 <li><strong>Sürekli izleme sistemleri,</strong></li>
 <li><strong>Koruma alanlarının artırılması</strong> yer alıyor.</li>
</ul>

<p>Ancak çevre örgütleri ve bilim insanları, alınan önlemlerin yeterli olmadığını ve uygulamanın daha kararlı sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<hr />
<h2><strong>Marmara Denizi Nasıl Kurtulur?</strong></h2>

<p>Uzmanların ortak önerileri şu başlıklarda toplanıyor:</p>

<h3><strong>İleri Biyolojik Arıtma Zorunlu Hale Getirilmeli</strong></h3>

<p>Tüm belediyelerde ve sanayi tesislerinde ileri biyolojik arıtma sistemleri kurulmalı.</p>

<h3><strong>Kirleten Öder İlkesi Uygulanmalı</strong></h3>

<p>Çevreyi kirleten işletmelere caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı.</p>

<h3><strong>Havza Bazlı Yönetim Modeli Oluşturulmalı</strong></h3>

<p>Marmara'yı kirleten tüm nehirler ve akarsular birlikte ele alınmalı.</p>

<h3><strong>Tarımsal Kirlilik Azaltılmalı</strong></h3>

<p>Kimyasal gübre ve pestisit kullanımı denetlenmeli.</p>

<h3><strong>Deniz Koruma Alanları Genişletilmeli</strong></h3>

<p>Ekolojik açıdan hassas bölgeler koruma altına alınmalı.</p>

<h3><strong>İklim Krizine Karşı Mücadele Güçlendirilmeli</strong></h3>

<p>Karbon emisyonlarının azaltılması ve sürdürülebilir üretim modelleri teşvik edilmeli.</p>

<hr />
<h2><strong>Marmara İçin Son Şans</strong></h2>

<p>Marmara Denizi yalnızca bir su kütlesi değil; milyonlarca insanın yaşam kaynağı, geçim kapısı ve doğal mirasıdır.</p>

<p><strong>Bugün alınacak önlemler yarının Marmara'sını belirleyecek. Eğer kirlilik kontrol altına alınmaz, atık deşarjları azaltılmaz ve ekosistemin kendini yenilemesine fırsat verilmezse, müsilaj felaketi gelecekte çok daha ağır sonuçlarla geri dönebilir.</strong></p>

<p>8 Haziran Marmara Denizi Günü, kutlamadan çok bir farkındalık günü olarak görülmeli. Çünkü Marmara'nın kurtuluşu yalnızca devlet kurumlarının değil, sanayicilerin, yerel yönetimlerin ve vatandaşların ortak sorumluluğudur.</p>

<p>Marmara yaşarsa, kıyılarındaki şehirler de yaşayacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/8-haziran-marmara-denizi-gunu-marmara-icin-zaman-daraliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/deniz-salyasi-1584449-1.jpg" type="image/jpeg" length="23424"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balıkesir’in Yeşil Geleceği İçin Bir Fidan Bin Umut]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/balikesirin-yesil-gelecegi-icin-bir-fidan-bin-umut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/balikesirin-yesil-gelecegi-icin-bir-fidan-bin-umut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çamlık Tepesi’nde düzenlenen fidan dikim etkinliğinde konuşan Başkan Ahmet Akın, çevre bilincini güçlendiren projelerle daha temiz, daha yeşil ve daha güçlü bir Balıkesir hedeflediklerini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin Dünya Çevre Günü kapsamında Çamlık Tepesi’ndeki “Bir Fidan Bin Umut” etkinliğine katılan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, gelecek nesillere daha temiz bir Balıkesir bırakmak için çevre yatırımlarını sürdüreceklerini söyledi.</strong></p>

<hr />
<p><strong>Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Dünya Çevre Günü</strong> etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Bir Fidan Bin Umut" ve Dünya Çevre Günü Açılış Programı”na katıldı. Çamlık Tepesi’nde düzenlenen törende konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, çevreyi korumanın bir tercih değil herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtirken,<strong> “Çevre bize emanet. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak çevre koruma çalışmalarını her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Hedefimiz, gelecek nesillere daha temiz, daha yaşanabilir ve daha güçlü bir Balıkesir bırakmaktır.” </strong>dedi.</p>

<hr />
<p><strong>“ÇEVRE EĞİTİM VE BİLİM MERKEZİ’NE BÜYÜK İLGİ”</strong><br />
Göreve geldikleri günden bu yana başlattıkları döngüsel enerji ve atık yönetimiyle çevre konusunda yeni bir toplumsal bilinç oluşturmayı hedeflediklerinin altını çizen Akın, bu kapsamda çocuklara çevre bilincini kazandırmak için Çevre Eğitim ve Bilim Merkezi’ni hayata geçirdiklerini söyledi. Merkezi açıldığı günden bu yana binlerce kişinin ziyaret ettiğinin bilgisini paylaşan Akın, <strong>“Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımızı, yani SECAP çalışmalarımızı başlattık. Şehrimizin karbon salınımını azaltmak, enerji verimliliğini artırmak ve iklim değişikliğine uyum sağlamak için kapsamlı bir yol haritası oluşturuyoruz. Su kaynaklarımızı korumak da öncelikli görevlerimiz arasında yer alıyor. Bu nedenle Balıkesir Kent Konseyimizle birlikte düzenlediğimiz “Balıkesir’in Su Varlığı Çalıştayı”nda akademisyenlerimizi, uzmanlarımızı ve paydaşlarımızı bir araya getirdik. Çünkü su varsa hayat vardır. Su varsa tarım vardır. Su varsa gelecek vardır.” </strong>şeklinde konuştu.</p>

<hr />
<p><strong>“DOĞAMIZI, SUYUMUZU, HAVAMIZI VE GELECEĞİMİZİ KORUMAKTA KARARLIYIZ”</strong><br />
Balıkesir’in çevre alanındaki çalışmalarından dolayı uluslararası düzeyde takdir görmesinin kendilerini gururlandırdığını belirten Akın, konuşmasını şöyle sürdürdü: <strong>“Birleşmiş Milletler Çevre Programı kapsamında verilen İstanbul Çevre Dostu Şehirler Ödülleri’nde çevreci ve sürdürülebilir politikalarımızla ikincilik ödülüne layık görüldük. Bu başarı, sadece belediyemizin değil; çevresine sahip çıkan tüm hemşehrilerimin başarısıdır. Biz bu sorumluluğumuzun farkındayız. Kuvayımilliye’nin başkenti Balıkesir’imize yakışan da budur. Nasıl ki atalarımız bu toprakları korumak için mücadele ettiyse bugün de bizler doğamızı, suyumuzu, havamızı ve geleceğimizi korumak için aynı kararlılıkla çalışıyoruz. Tüm hemşehrilerimin Dünya Çevre Günü’nü kutluyor; daha yeşil, daha temiz ve daha yaşanabilir bir Balıkesir için emek veren herkese teşekkür ediyorum.”</strong><br />
Törenin ardından Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, çocuklarla birlikte fidan dikimi gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><img alt="B874Dba8 Bad5 4634 824B 25E1C52Eff36-1" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/b874dba8-bad5-4634-824b-25e1c52eff36-1.jpeg" width="1600" /><img alt="E7D90A98 9171 4860 856E 89545Fafb36F" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/e7d90a98-9171-4860-856e-89545fafb36f.jpeg" width="1600" /><img alt="C9868953 D31C 41De Bb46 A54B278D39F5" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/c9868953-d31c-41de-bb46-a54b278d39f5.jpeg" width="1600" /><img alt="2483A78D Af37 4Ac7 A5Ae F5D5765Aa4E7" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/2483a78d-af37-4ac7-a5ae-f5d5765aa4e7.jpeg" width="1600" /><img alt="70Aa97Ac 90B8 40A2 Bfc1 21D7Ed825F0C" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/70aa97ac-90b8-40a2-bfc1-21d7ed825f0c.jpeg" width="1600" /><img alt="04B194A6 Eec4 4269 9698 688Fad7Cc772" class="detail-photo img-fluid" height="1052" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/04b194a6-eec4-4269-9698-688fad7cc772.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/balikesirin-yesil-gelecegi-icin-bir-fidan-bin-umut</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/b874dba8-bad5-4634-824b-25e1c52eff36.jpeg" type="image/jpeg" length="51984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edremit Çevre Derneği'nden Dünya Çevre Günü'nde 'Temiz Körfez' çağrısı]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/edremit-cevre-derneginden-dunya-cevre-gununde-temiz-korfez-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/edremit-cevre-derneginden-dunya-cevre-gununde-temiz-korfez-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edremit Çevre Derneği Başkanı Kubilay Saygın Öztürk, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada iklim krizinden Körfez'in kirliliğine, yetersiz altyapıdan arıtma tesislerine kadar birçok konuda önemli uyarılarda bulundu. Öztürk, "Artık kutlama değil, çözüm zamanı" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Edremit Çevre Derneği Başkanı Kubilay Saygın Öztürk, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı kapsamlı basın açıklamasında hem küresel çevre sorunlarına hem de Edremit Körfezi'nin giderek büyüyen çevresel problemlerine dikkat çekti. Öztürk, çevre konusunda yıllardır yapılan uyarıların karşılık bulmadığını belirterek, özellikle Körfez'de altyapı ve arıtma yatırımlarının artık ertelenemeyeceğini vurguladı.</strong></p>

<hr />
<h3><strong>DÜNYA ORTAK ÇÖZÜM ÜRETEMİYOR</strong></h3>

<p>Birleşmiş Milletler tarafından 1972 yılında ilan edilen Dünya Çevre Günü'nün bu yıl 54'üncü kez kutlandığını hatırlatan Öztürk, geçen yıllara rağmen çevre sorunlarının giderek derinleştiğini söyledi.</p>

<p>Küresel karbon salımının atmosferde sera etkisi yaratarak iklim krizini tetiklediğini ifade eden Öztürk, bunun sonucunda dünyanın birçok bölgesinde kuraklık, aşırı sıcaklıklar, seller ve doğal afetlerin arttığını dile getirdi.</p>

<p>İnsan nüfusundaki hızlı artışın doğal yaşam alanları üzerinde büyük baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, küresel iş birliği yerine ülkeler arasında güç mücadelelerinin ve bölgesel savaşların sürdüğüne dikkat çekti. Bu durumun çevre sorunlarını daha da ağırlaştırdığını kaydeden Öztürk, su, enerji ve gıdaya erişimin giderek zorlaştığını söyledi.</p>

<hr />
<h3><strong>BM'NİN TEMASI: “İKLİM EYLEMİ”</strong></h3>

<p>Birleşmiş Milletler'in bu yılki Dünya Çevre Günü temasını <strong>“İklim Eylemi”</strong> olarak belirlediğini hatırlatan Öztürk, odak noktasının ise <strong>“Doğadan İlham Al / İklim İçin / Geleceğimiz İçin”</strong> yaklaşımı olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin bu yıl düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak olmasının da çevre konularını daha önemli hale getirdiğini belirten Öztürk, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yerel temayı <strong>“Dünya Bize Emanet”</strong> olarak açıkladığını ifade etti.</p>

<hr />
<h3><strong>“YILDA BİR GÜN ÇEVRE DEMEK YETMİYOR”</strong></h3>

<p>Çevre konusunda yapılan toplantıların ve etkinliklerin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Öztürk, asıl ihtiyacın zihniyet değişikliği olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Türkiye'de kömür temelli enerji politikalarının ve doğayı tahrip eden madencilik faaliyetlerinin temel çevre sorunları arasında bulunduğunu belirten Öztürk, alternatif enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması gerektiğini ifade etti.</strong></p>

<p>Öztürk, mevcut politikaların çevreyi korumaktan çok ekonomik çıkarları öncelediğini savunarak, doğayı tahrip eden enerji ve madencilik anlayışının terk edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<hr />
<h3><strong>EDREMİT VE KÖRFEZ İÇİN ENDİŞE VEREN TABLO</strong></h3>

<p>Edremit Körfezi'nde yıllardır süren çevre sorunlarının artık kritik noktaya ulaştığını belirten Öztürk, özellikle deniz kirliliği ve altyapı yetersizliklerinin ciddi risk oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p>Edremit'in yaz aylarında büyük bir nüfus baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Öztürk, ilçenin yaklaşık 175 bin kişilik yerleşik nüfusa göre planlanan altyapısının yaz dönemlerinde 1 milyon 200 bin kişiyi aşan nüfusu taşımakta zorlandığını söyledi.</p>

<hr />
<h3><strong>ALTYAPI YETERSİZ KALIYOR</strong></h3>

<p>Öztürk açıklamasında;</p>

<p><strong>• Trafik, içme suyu, kanalizasyon, arıtma ve halk plajlarının yetersiz kaldığını,</strong></p>

<p><strong>• Yağmur suyu drenaj sistemlerinin çok kötü durumda olduğunu,</strong></p>

<p><strong>• Her kuvvetli yağış sonrasında birçok mahallede su baskınları yaşandığını,</strong></p>

<p><strong>• İtfaiye ekiplerinin günlerce su tahliyesi yapmak zorunda kaldığını</strong> ifade etti.</p>

<hr />
<h3><strong>“DENİZİMİZ CAN ÇEKİŞİYOR”</strong></h3>

<p>Edremit Körfezi'nin yıllardır kirlilik baskısı altında olduğunu söyleyen Öztürk, denizi kirleten en önemli unsurların başında yetersiz kapasiteye sahip arıtma tesislerinin geldiğini belirtti.</p>

<p>Körfez için acilen bir <strong>“Körfez Atıksu Yönetimi Stratejik Planı”</strong> hazırlanması gerektiğini vurgulayan Öztürk, Edremit Körfezi'nin hassas su alanı ve kapalı havza niteliği taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Bu nedenle bölgede <strong>İleri Biyolojik Arıtma Tesisleri'nin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini</strong> ifade etti.</p>

<hr />
<h3><strong>ÖZEL ARITMA TESİSLERİ DE DENETLENMELİ</strong></h3>

<p>Kamuya ait tesislerin yanı sıra siteler, oteller ve turizm tesislerine ait özel arıtma sistemlerinin de sıkı denetlenmesi gerektiğini belirten Öztürk, yıllardır fosseptik sistemleriyle idare edilen yazlık konut ve işletmelerin kanalizasyon altyapısına kavuşturulmasının zorunlu olduğunu söyledi.</p>

<hr />
<h3><strong>DERELER DE KORUNMALI</strong></h3>

<p>Körfez kirliliğinin yalnızca denizle sınırlı olmadığını ifade eden Öztürk, derelere bırakılan atıkların da doğrudan denize ulaştığını belirtti.</p>

<p>Dereleri kirleten tüm unsurların ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, kirlenen suyun sonradan temizlenmesinin çok daha zor ve maliyetli olduğuna dikkat çekti.</p>

<hr />
<h3><strong>SAHİLLERDE TİCARİLEŞME UYARISI</strong></h3>

<p>Öztürk, denizdeki kirlilik sürerken sahillerdeki ticarileşmenin de hız kazandığını söyledi.</p>

<p>Plajların kiralanması ve ücretli hale gelmesinin vatandaşlar açısından önemli bir sorun oluşturduğunu belirten Öztürk, kıyıların herkes için erişilebilir olması gerektiğini ifade etti.</p>

<hr />
<h3><strong>DALYAN'A DOĞAL YAŞAM PARKI ÇAĞRISI</strong></h3>

<p>Mevcut imar uygulamalarının doğal yaşam üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, doğa dostu planlamaların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dalyan'daki kamu arazilerinin halkın beklentileri doğrultusunda değerlendirilmesini isteyen Öztürk, bölgede bir <strong>Doğal Yaşam Parkı</strong> oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Sulak alanların korunmasının da öncelikli hedefler arasında yer alması gerektiğini kaydetti.</p>

<hr />
<h3><strong>“BU YAZ KÖRFEZ YİNE KOKABİLİR”</strong></h3>

<p>Kurban Bayramı tatilinde Körfez'de erken kirlilik belirtilerinin görüldüğünü belirten Öztürk, okulların kapanması ve yazlıkların dolmasıyla birlikte nüfus yoğunluğunun yeniden artacağını söyledi.</p>

<p>Bu yıl beklenen yüksek sıcaklıkların da etkisiyle Körfez'de koku ve kirlilik sorununun yeniden yaşanabileceğini ifade eden Öztürk, denize girmenin zorlaşabileceği uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h3><strong>BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE ÇAĞRI</strong></h3>

<p>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin görev süresinde 25 ayı geride bıraktığını hatırlatan Öztürk, proje aşaması tamamlanan arıtma yatırımlarının artık uygulamaya geçirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sürecin hangi aşamada tıkandığının kamuoyuna açıklanmasını isteyen Öztürk, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın da konuya kayıtsız kalmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Gerekirse halkın da sürece dahil edilerek çözüm arayışının büyütülmesi gerektiğini belirten Öztürk, Körfez halkının yıllardır aynı sorunları yaşadığını ve artık somut adımlar görmek istediğini dile getirdi.</p>

<hr />
<h3><strong>“ARTIK HER GÜN ÇEVRE GÜNÜ OLMALI”</strong></h3>

<p>Edremit Çevre Derneği Başkanı Kubilay Saygın Öztürk, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:</p>

<p><strong>“İklimin değiştiği, yaz nüfusunun ve kirliliğin arttığı Körfez'de artık Edremit Belediyesi, ilçe belediyeleri ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi için her gün Çevre Günü olmak zorundadır. Kaybedecek zamanımız kalmadı. Yıllardır süren sorunların çözülmesini ve gelecekte 5 Haziran'ları çevre sorunlarını değil, çevre başarılarını konuşarak kutlamayı istiyoruz.”</strong></p>

<hr />
<blockquote>
<p><strong><em>DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI</em></strong></p>

<p><em>Değerli basın mensupları, çevre dostları ve Edremitliler,</em></p>

<p><strong><em>Bugün pek çok ülkede “5 Haziran Dünya Çevre Günü” etkinlikleri yapılıyor. 1972’de Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen bu özel gün, gezegenimizin korunmasını vurgulamak, çevre sorunlarına dikkat çekmek, halkın katılımını sağlamak ve karar alıcıları uyarmak üzere, bu yıl 54. kez tekrarlanıyor. Ancak birçok uluslararası toplantılar ve küresel planlar da yapılmasına rağmen, hala Dünya’daki her ülkenin uyacağı ortak kuralların konulamadığı ortada. Dünya, çevre için birlikte davranamıyor ne yazık ki.</em></strong></p>

<p><em>Üstelik küresel çevre sorunlarını giderebilme şansımızı da yitirildiğimiz bir noktaya geldik neredeyse. Karbon salımı öyle bir boyuta ulaştı ki, atmosferi kaplayarak gezegenimize bir sera etkisi yaratıyor. Küresel ısınma ve iklim değişikliği sürecinin temel sebebi bu. Sonuçları ise her yerde yaşanmakta olan iklim felaketlerinin meydana gelmesi oluyor. Üstelik insan türü hızla çoğalıyor ve diğer doğal yaşam türlerinin alanlarına baskı yaparak beslenmeden sağlığa kadar çok çeşitli sorunlar yaratıyor. Bütün bunlara ortak çözüm bulmak varken, bazı ülkeler ise hiç aldırmadan gezegenin geleceğine hakim olma mücadelesi sürdürüyor. Lokal ve bölgesel savaşlar son hızla devam ediyor. Doğadaki muazzam dengenin bozulmasının etkileri her alanda bu denli büyükken, buna bir de savaşın yıkımı ekleniyor. Giderek su ve enerji sorunu kadar, gıdaya ulaşım da zorlaşıyor.</em></p>

<hr />
<p><strong><em>Bu nedenlerle, Birleşmiş Milletler bu seneki Dünya Çevre Günü temasını “İklim Eylemi” olarak duyurdu. Odak noktası ise “Doğadan İlham Al / İklim İçin / Geleceğimiz İçin” denilerek belirlendi. İklim krizinin ekosistemler üzerindeki etkisi ve ülkelerin doğa temelli çözümlerle rotasını değiştirme gereği vurgulandı. Türkiye ise bu seneki İklim Değişikliği Zirvesi (COP31)’ne ev sahipliği yapacağı için, Dünya Çevre Günü’ne de özel önem veriyor. O yüzden de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yerel tema “Dünya Bize Emanet” olarak belirlendi. Çeşitli kurum ve kuruluşlar bu çerçevede toplantılar, etkinlikler, seminer ve açık oturumlar yapıyorlar bugün.</em></strong></p>

<p><em>Oysa böyle toplanıp dağılmalar, senede bir gün “çevre” deyip sonra unutmalar, ülkemizin bu konudaki temel rotasını değiştirmiyor. Bunu yıllardır gördük, yaşadık. Muhtemelen zihniyet değişimi olmadıkça da yaşamaya devam edeceğiz. Çeşitli vadelerdeki planlar ve projeler, havamızı, suyumuzu ve toprağımızı korumaya yönelik bir çerçevede oluşturulmadığı sürece de, kirlenmeye ve kirletmeye devam edeceğimiz anlaşılıyor. Ülkemizde kömürün yoğun olarak enerji üretiminde kullanılması ve doğayı acımasızca yaralayan maden çalışmaları en önemli temel sorunlar. Alternatif enerji üretimine hızla bir dönüşüm geliştirmek, geleceğimiz için acil kararlar almak yerine; mevcut kömür madeni ve termik santrallerin biraz daha para kazanmasına fırsat yaratan planlar, kamulaştırmalar ve kayırma kararları alınıyor. Bu tarz tamamen bırakılmalıdır. Sadece enerji ve madeni öne alan, ancak daha fazla kirlenmeye yol açmaktan başka yararı olmayan, kazancı ise anı kurtarma bile yetmeyen, doğayı yok eden bu temel tercih rotası, hemen sona erdirilmelidir.</em></p>

<hr />
<p><strong><em>Durumun özeti bu ve bizler Çevre Günü’nde “kutlama” yapmak yerine, bir kez daha bu yanlışlara dikkat çekmek zorunda hissediyoruz kendimizi. Bu yıl yine sorunları hatırlatmak, bunlara ilgi çekmek ve gereken yasal düzenlemeler ile altyapı yatırımlarını talep etmek durumundayız. Dünya ve Türkiye için olduğu kadar, Balıkesir, Edremit ve Körfez için de ciddi kaygılarımız olduğu için, buna zorunluyuz. Aldırmazlıklarla dolu olan bu genel halin son bulması, artık hepimiz için çok önemli. Zaten yaşam alanımızda süregelen çevre sorunları nedeniyle Edremit sakinleri, çevreye duyarlı yurttaşlar ile sivil toplum kuruluşları, dernek ve platformlar 5 Haziran 2017’deki Dünya Çevre Günü’nden bu yana, her yıl alanlara çıkarak veya faklı etkinlikler yaparak bunlara dikkat çekmeye çalışıyorlar. Fakat bütün uyarılarımıza rağmen hem çevre kirliliği hızla artıyor, hem de kalıcı çözüm üretecek adımlar atılmıyor, yatırımlar yapılmıyor.</em></strong></p>

<p><em>Durumumuz hiç de iç açıcı değil. Edremit’te önemli çevre sorunlarımız var. Bunların büyük bir kısmı da, denizle ve Körfez’le ilgili.</em></p>

<p><strong><em>- Yazın turizm sezonunda, ilçemizin nüfusu 1.2 milyon kişiyi geçiyor. Fakat alt yapımız, sürekli oturan 175 bin nüfusa göre inşa edilmiş eski tesislerden oluşuyor.</em></strong></p>

<p><strong><em>- Yaşam alanlarımız, bir sahil beldesi olmaktan çıkıp hızla şehir olmaya koşuyor. Trafik, su, kanalizasyon, arıtma ve halk plajları artık yetmiyor. Yağmursuyu drenajı çok kötü. Her sağanak yağmurdan sonra pek çok mahallemizde, itfaiye en az bir hafta su boşaltmakla uğraşıyor.</em></strong></p>

<p><strong><em>- Denizimiz ise can çekişiyor. Yıllardır şikayet konusu bu durum. Denizi kirleten faktörlerin başında, kapasite ve kabiliyeti yetersiz kalan arıtma tesisleri geliyor.</em></strong></p>

<p><strong><em>- Bölge için acilen bir “Körfez Atıksu Yönetimi Stratejik Planı” gerekiyor. Edremit Körfezi “hassas su alanı” özelliği taşıyan bir deniz ve kapalı bir havza olduğu için, İleri Biyolojik Arıtma Tesisleri’nin zaman geçirilmeden inşası zorunlu.</em></strong></p>

<p><strong><em>- Kamuya ait tesisler kadar Körfez’deki sitelere, otellere ait özel arıtma tesislerinin de disiplin altına alınması şart. Ayrıca yıllardır fosseptikle idare eden yazlık konut ve işletmelerin de, bu durumdan kurtarılması gerekiyor. Arıtma tesislerinin inşasına paralel olarak, bu bölgelerin kanalizasyon sorunu da nihayete erdirilmeli.</em></strong></p>

<p><strong><em>- Derelerimizi kirleten tüm faktörler de bertaraf edilmeli. Zira derelere karışan her türlü kirlilik, sonuçta denize gidiyor. Hiçbir dereyi, bir arıtma tesisine sokup temizledikten sonra denize dökmek ise mümkün bile değil.</em></strong></p>

<p><strong><em>- Kirlenmekte olan denize rağmen, sahillerimiz de hızla ticarileşiyor. Plajlardaki kiralama sorunu ve para vererek denize girilme usulü, vatandaşlar için önemli bir dert haline gelmiş bulunuyor.</em></strong></p>

<p><strong><em>- Mevcut imar plan ve uygulamalarının, tüm canlılar için yıkım anlamına gelmesini de önlenmek gerekiyor. İmar planlarının akılcı ve doğa dostu olması için gerekli tüm değişiklikler hızlandırılmalı, olduğu gibi korunması gereken alanların varlığı kabul edilerek, sulak alanın korunması için de zorunlu önlemler alınmalı.</em></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><em>- Dalyan’daki kamu arazileri, halkın talebi doğrultusunda ve sadece kamusal ihtiyaçlar için değerlendirilmeli, Doğal Yaşam Parkı yapılmalı. İnsanlar ve tüm canlılar, yeşilin içinde yeşile hasret kalmamalı.</em></strong></p>

<p><strong><em>- Edremit Körfezi elden gitmeden, bu hedefler doğrultusunda belediyeler ile kamu kurum ve kuruluşları koordineli bir çalışma yürütmeye başlamalı. Küresel iklim değişikliği dikkate alınarak, mevcut acil eylem planları da güncellenmeli.</em></strong></p>

<hr />
<p><em>Dostlar, sorunlar çok ve geleceğe odaklanmak şart. Geçtiğimiz Kurban Bayramı tatili bir erken kirlilik yarattı Körfez’de. Bu ay sonu da okular kapanacak, yazlıklar dolacak ve nüfus yoğunluğu tekrar artacak. Bu yaz ise hava sıcaklığı olağanüstü boyutlarda olacak. Bütün bunlar bir araya gelince Körfez yine kötü bir şekilde kokmaya başlayacak, denize de girilmez hale gelecek. Bunca yazlık konutları dolduran vatandaşlar, sürekli yaşayanlar ve turizm sektörünün tüm unsurları için ortak gündem budur. Gerekli yatırımların yapılması Balıkesir B. Belediyesi’nin görevi ve 25 ayı tamamladılar. Artık hiç olmazsa projesi onaylanan arıtma yatırımlarının temellerinin atılması gerekiyor. Süreç nerede tıkanıyorsa açıklaması gerekiyor. Çevre Bakanlığı bu duruma seyirci kalamaz. “Para” ise konu sadece, farklı yollar bulması gerekiyor. Körfez’de yaşayanlar bu sorunun çözümü için bütünlüklü bir açıklanma bekliyorlar. “Muhalefet belediyesi” olmak ise konu, halka bunu tüm açıklığıyla aktarmak ve engelleri ifade etmek gerekiyor. Lüzum ettiğinde, halkın katılımını da talep edip Çevre Bakanlığı’nın kapısını çalmak gerekiyor. Bunlar Büyükşehir Belediye Başkanı’nın görevleridir. Bu derdi zaten halk biliyor, çekiyor ve yatırımlarla sonlandırılmasını istiyor. Onların yeni baştan keşfedecekleri bir şey yok. Zaten bu nedenle, çözüm üretmeyenlerin elinden yetkiyi alıp, söz verenleri getirdiler Büyükşehir yönetimine. Ahmet Akın’ın bunu unutması gerekiyor.</em></p>

<hr />
<p><em>Bizler uzun süredir sıkıntılarımızı dile getiriyoruz. Altyapı yatırımlarının daha fazla ihmal edilmesine halkın sabrı kalmadığını söylüyoruz. İklimin değiştiği, yaz yoğunluğu ve kirliliğinin ise giderek arttığı Körfez’de, şimdi Edremit Belediyesi ve diğer ilçe belediyeleri ile Balıkesir B. Belediyesi için, artık her gün “Çevre Günü” olmak zorunda. Kaybedecek zamanımız kalmadı. Yıllardır çözülmeyen sorunlarla her sene yeniden boğuşup, çözüm için çığlık atmaktansa, artık bizler de bu dertlerden temelli kurtulmak ve 5 Haziran’da sadece çevre kazanımlarımızı kutlamak istiyoruz. Sahip olduğumuz doğamızı, dağımızı, suyumuzu, ovamızı, zeytinimizi, denizimizi tadıyla, keyfiyle, doyasıya yaşamak istiyoruz.</em></p>

<p><em><strong>Temiz Dünya, temiz gelecek..!</strong></em></p>

<p><em><strong>Temiz Körfez, temiz Edremit..!</strong></em></p>

<p><em><strong>05.06.2026 / EDREMİT ÇEVRE DERNEĞİ</strong></em></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>OSMAN KANTARLIOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/edremit-cevre-derneginden-dunya-cevre-gununde-temiz-korfez-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/edremit-korfezi-130592-e15ac.jpg" type="image/jpeg" length="80115"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fidan Dikiminden İklim Çalıştayına: Balıkesir’de Çevre Seferberliği]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/fidan-dikiminden-iklim-calistayina-balikesirde-cevre-seferberligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/fidan-dikiminden-iklim-calistayina-balikesirde-cevre-seferberligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 5-9 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenleyeceği Dünya Çevre Günü etkinlikleriyle çevre bilincini artırmayı hedefliyor. Fidan dikimi, eğitim atölyeleri, Marmara Denizi Günü programı ve Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı Çalıştayı gibi birçok etkinliğin yer aldığı program kapsamında vatandaşlar doğayla buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 5-9 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenleyeceği Dünya Çevre Günü etkinlikleriyle çevre bilincini artırmayı hedefliyor. Fidan dikimi, eğitim atölyeleri, Marmara Denizi Günü programı ve Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı Çalıştayı gibi birçok etkinliğin yer aldığı program kapsamında vatandaşlar doğayla buluşacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Dünya Çevre Günü'nü doğaya karşı sorumluluk bilincini güçlendirecek kapsamlı etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. "Daha temiz, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir gelecek" hedefiyle hazırlanan program kapsamında kent genelinde çevre farkındalığını artıracak etkinlikler gerçekleştirilecek.</p>

<hr />
<p><strong>Açılış Fidan Dikimiyle Yapılacak</strong></p>

<p>Etkinliklerin açılışı 5 Haziran 2026 tarihinde Karesi ilçesindeki Çamlık Tepesi'nde gerçekleştirilecek. Saat 10.30 ile 12.00 arasında düzenlenecek fidan dikimi ve Dünya Çevre Günü Açılış Programı'nda vatandaşlar doğaya yeni nefesler kazandıracak.</p>

<hr />
<p><strong>Çevre Eğitimleri ve Atölyeler Düzenlenecek</strong></p>

<p>6 ve 7 Haziran tarihlerinde Balıkesir Çevre Eğitim ve Bilim Merkezi'nde (ÇEBİM) çeşitli atölye etkinlikleri düzenlenecek. Karesi ilçesinde bulunan merkezde gerçekleştirilecek programlarda özellikle çocuklar ve gençlerin çevre bilinci kazanmasına yönelik uygulamalı eğitimler verilecek.</p>

<hr />
<p><strong>Marmara Denizi İçin Farkındalık Etkinliği</strong></p>

<p>Programın önemli başlıklarından biri de 8 Haziran Marmara Denizi Günü etkinliği olacak. Bandırma Sahil Bandı'nda saat 10.00 ile 12.00 arasında gerçekleştirilecek etkinlikte Marmara Denizi'nin korunması, deniz kirliliğiyle mücadele ve ekosistemin sürdürülebilirliği konularında farkındalık oluşturulacak.</p>

<hr />
<p><img alt="714885436 1330552655929069 6450705144110706787 N" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/714885436-1330552655929069-6450705144110706787-n.jpg" width="1080" /></p>

<hr />
<p><strong>İklim Değişikliği Çalıştayı Düzenlenecek</strong></p>

<p>Etkinlikler, 9 Haziran tarihinde Balıkesir Kent Konseyi'nde gerçekleştirilecek "Balıkesir Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı Çalıştayı" ile sona erecek. Saat 13.00 ile 17.30 arasında düzenlenecek çalıştayda, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda yerel yönetimlerin, uzmanların ve paydaşların görüşleri değerlendirilecek.</p>

<hr />
<p><strong>"Çevre Bilincini Hep Birlikte Büyütüyoruz"</strong></p>

<p>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çağrıda, Dünya Çevre Günü'nün yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda doğaya karşı sorumlulukların hatırlandığı önemli bir farkındalık dönemi olduğu vurgulandı. Belediye yetkilileri, fidan dikiminden atölye çalışmalarına, Marmara Denizi Günü etkinliklerinden iklim değişikliği çalıştayına kadar uzanan programlarla çevre bilincini toplumun her kesimine yaymayı amaçladıklarını belirterek tüm Balıkesirlileri etkinliklere davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/fidan-dikiminden-iklim-calistayina-balikesirde-cevre-seferberligi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/agacdikimi.png" type="image/jpeg" length="34153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmara'nın Dibinden İki Futbol Sahası Büyüklüğünde Ölüm Tuzağı Çıkarıldı! Görenler İnanamadı]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/marmaranin-dibinden-iki-futbol-sahasi-buyuklugunde-olum-tuzagi-cikarildi-gorenler-inanamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/marmaranin-dibinden-iki-futbol-sahasi-buyuklugunde-olum-tuzagi-cikarildi-gorenler-inanamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mavi Atlas uygulaması kapsamında Marmara Adası açıklarında yapılan 4 günlük operasyonla 15 bin metrekarelik dev hayalet ağ denizden çıkarılarak geri dönüşüme kazandırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Marmara Denizi'nin derinliklerinde yıllarca adeta birer ölüm tuzağı olarak bekleyen ve ekosisteme telafisi imkansız zararlar veren sahipsiz av araçlarına yönelik tarihi bir kurtarma operasyonu tescil edildi. </strong></h2>

<p></p>

<p>Deniz biyolojisi ve çevre koruma tüzüğü kapsamında siber ihbar hatlarından gelen verileri değerlendiren ekipler, su altı dünyasını esir alan devasa bir kirliliği ortadan kaldırdı.</p>

<p>Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen "Mavi Atlas" projesi kapsamında, Balıkesir'in Marmara Adası açıklarında 4 gün süren operasyonla 6 farklı noktadan devasa büyüklükte bir hayalet ağ kütlesi çıkarıldı.</p>

<p>Topağaç köyü meydanına serilen ve yaklaşık 2 futbol sahasından daha büyük bir alanı kaplayan bu ölümcül ağların, İstanbul'un simge yapılarından <strong>Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağıya bütünüyle örtebilecek boyutlarda</strong> olduğu tescil edildi.</p>

<p></p>

<hr />
<p><strong>10 Ay Önce Başlayan "Mavi Atlas" Siber İhbarı Düğmeye Bastırdı</strong></p>

<p>Türkiye'nin denizel biyoçeşitliliğini bilimsel siber verilerle kayıt altına almayı ve vatandaş katılımıyla deniz koruma tüzüğünü güçlendirmeyi amaçlayan "Mavi Atlas" mobil uygulaması, 10 ay önce Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilmişti. Vatandaşların konum ve derinlik bildirerek oluşturduğu biyoçeşitlilik haritası, bu kez Marmara Adası sakini bir dalıcı olan Ömer Altuncu’nun siber ihbarıyla dev bir operasyon formülüne dönüştü.</p>

<p>3-4 yıl önce gördüğü ağların deniz canlısı popülasyonunu yok ettiğini ve ağların hâlâ aktif olarak ölüm saçtığını fark eden Altuncu'nun tescilli ihbarı üzerine kurtarma ekipleri zorlu hava şartlarına rağmen harekete geçti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.politikam.com/vidyome/embed/56540" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p></p>

<hr />
<p><strong>25 Knot Rüzgar ve Yağmur Altında 12 Saatlik Tehlikeli Yolculuk</strong></p>

<p>Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, sanayi dalgıcı Engin Ege Gencer, gönüllü dalıcı Yener Kuşculuoğlu, tekne kaptanı Şahin Tuna ve Gizem Ece’den oluşan uzman kurtarma kadrosu; kaldırma balonları, kesici ekipmanlar ve su altı siber görüntüleme sistemlerini teknelere yükleyerek yola çıktı.</p>

<p>Yaklaşık 25 knotu bulan sert rüzgar ve yoğun yağış altında, olumsuz deniz koşullarında 12 saat boyunca yol kat eden ekip gece saatlerinde adaya ulaştı. Operasyona <strong>Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü</strong> ekipleri de fiziki ve idari olarak eşlik etti. Deniz tabanına indirilen su altı kameralarıyla yapılan keşif tüzüğünde, ağların kayalık yarıklarına ve oyuklara adeta görünmez birer tuzak gibi dolandığı saptandı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img alt="A A 20260602 41553793 41553778 M A R M A R A D E N I Z I N D E N C A M L I C A K U L E S I N I B A S T A N A S A G I O R T E B I L E C E K B U Y U K L U K T E H A Y A L E T A G C I K A R I L D I" class="detail-photo img-fluid" height="761" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/06/a-a-20260602-41553793-41553778-m-a-r-m-a-r-a-d-e-n-i-z-i-n-d-e-n-c-a-m-l-i-c-a-k-u-l-e-s-i-n-i-b-a-s-t-a-n-a-s-a-g-i-o-r-t-e-b-i-l-e-c-e-k-b-u-y-u-k-l-u-k-t-e-h-a-y-a-l-e-t-a-g-c-i-k-a-r-i-l-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<hr />
<p><strong>Su Altında Dramatik Kurtarma: "Yavrusuna Sarılan Keşiş Yengeci"</strong></p>

<p>4 gün boyunca 6 farklı lokasyonda gerçekleştirilen toplam 7 zorlu dalışta, sismik ve biyolojik tüzüğü korumak adına zamana karşı yarışıldı. AA kameraları tarafından su altında anbean tescil edilen operasyonda, ağların içinde mahsur kalan çok sayıda canlı suyun altında dikkatlice kesilerek özgürlüğüne kavuşturuldu. Operasyonun en dramatik anlarından birini aktaran Volkan Narcı şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><em>"Son dalışımızda yuvaya sıkışmış oldukça büyük bir dişi mığrı ve birçok deniz canlısı vardı. Küçük bir keşiş yengeci bulduk. O kadar büyük bir korku ve panik hali vardı ki, kolunun birine yavrusu sıkıca tutunmuştu. Su altında onları incitmeden ağdan cımbızla kurtardık. Belki de suyun altında bir aileyi ölümden kurtardık. İnsan eliyle kirletilen bir yeri yine insan eliyle temizlemek en büyük mutluluğumuz."</em></p>
</blockquote>

<p>Ağların içerisinden canlı olarak çıkarılan kalamar yumurtaları, deniz yıldızları, deniz patlıcanları ve yengeçler ölçümleri tescil edilerek yeniden Marmara'nın mavi sularına bırakıldı; yaşamını yitiren yüzlerce canlının verisi ise siber "Mavi Atlas" sistemine işlendi.</p>

<p><strong>Deniz Dip Raporu: Çıkarılan Malzemelerin Teknik Dökümü</strong></p>

<p>Yürütülen hummalı arama-kurtarma tüzüğü neticesinde deniz tabanından temizlenen atıkların tam listesi şu şekilde tescil edildi:</p>

<ul>
 <li><strong>Hayalet Ağ:</strong> ~15.000 metrekare</li>
 <li><strong>Misina Ağ kütlesi:</strong> 200 metrekare</li>
 <li><strong>Kurşun Ağırlık:</strong> 225 kilogram</li>
 <li><strong>Halat:</strong> 30 metre</li>
 <li><strong>Trol Kapı Halatı:</strong> 50 metre</li>
</ul>

<p></p>

<hr />
<p><strong>Sıfır Atıktan Döngüsel Ekonomiye: Ağlar Güneş Gözlüğü Olacak</strong></p>

<p>Denizden çıkarılan bu devasa plastik hammadde kütlesi, doğada 100-150 yıl boyunca yok olmadan kalarak katliam yapmaya devam edecekti. Ancak uygulanan çevre tüzüğü doğrultusunda bu atıklar çöpe gitmeyecek.</p>

<p>TMSF ve Sıfır Atık tüzüklerine örnek teşkil edecek bir döngüsel ekonomi modeliyle; toplanan ağlar geri dönüştürülerek <strong>özel tasarım güneş gözlüklerine dönüştürülecek</strong>. Bu gözlüklerin sap kısımlarına ise deniz yaşamını sembolize eden mercan, pina, deniz yıldızı, orka ve vatoz figürleri tescil edilecek, ayrıca ağların denizden çıkarıldığı tam coğrafi koordinat bilgileri siber olarak işlenecek. Volkan Narcı, bu entegre çevre modelinin Türkiye'nin <strong>COP31</strong> yolculuğundaki küresel çevre vizyonunu dünyaya kanıtlamak adına tarihi bir tescil adımı olduğunu vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/marmaranin-dibinden-iki-futbol-sahasi-buyuklugunde-olum-tuzagi-cikarildi-gorenler-inanamadi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/06/a-a-20260602-41553793-41553783-m-a-r-m-a-r-a-d-e-n-i-z-i-n-d-e-n-c-a-m-l-i-c-a-k-u-l-e-s-i-n-i-b-a-s-t-a-n-a-s-a-g-i-o-r-t-e-b-i-l-e-c-e-k-b-u-y-u-k-l-u-k-t-e-h-a-y-a-l-e-t-a-g-c-i-k-a-r-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="61710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu sıradan bir çınar ağacı değil! Tam 854 yaşında]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/bu-siradan-bir-cinar-agaci-degil-tam-854-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/bu-siradan-bir-cinar-agaci-degil-tam-854-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Bu sadece bir çınar değil, kökleri geçmişten bugüne uzanan, zamanın tanığı, doğanın mirası anıt ağaç. Tabiatımızın emanetlerine gözümüz gibi bakıyoruz"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Muğla'nın Yatağan ilçesinde bulunan 854 yaşındaki anıt ağacın hikayesini paylaştı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>Bakan Kurum NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, <strong>"Bu sadece bir çınar değil, kökleri geçmişten bugüne uzanan, zamanın tanığı, doğanın mirası anıt ağaç. Tabiatımızın emanetlerine gözümüz gibi bakıyoruz"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<hr />
<p>Paylaşımda, Doğal Sit Alanları ve Tabiat Varlıklarını Koruma Daire Başkanı Çağlar Alsancak ile Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Bilal Söğüt'ün, anıt ağaca ilişkin bilgileri ve hikayesini anlattığı görüntülere yer verildi.</p>

<hr />
<p><img alt="A A 20260530 41534278 41534273 B A K A N K U R U M K O R U M A A L T I N A A L I N A N 854 Y A S I N D A K I A N I T A G A C I N H I K A Y E S I N I P A Y L A S T I" class="detail-photo img-fluid" height="2160" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/a-a-20260530-41534278-41534273-b-a-k-a-n-k-u-r-u-m-k-o-r-u-m-a-a-l-t-i-n-a-a-l-i-n-a-n-854-y-a-s-i-n-d-a-k-i-a-n-i-t-a-g-a-c-i-n-h-i-k-a-y-e-s-i-n-i-p-a-y-l-a-s-t-i.jpg" width="3840" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/bu-siradan-bir-cinar-agaci-degil-tam-854-yasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/a-a-20260530-41534278-41534275-b-a-k-a-n-k-u-r-u-m-k-o-r-u-m-a-a-l-t-i-n-a-a-l-i-n-a-n-854-y-a-s-i-n-d-a-k-i-a-n-i-t-a-g-a-c-i-n-h-i-k-a-y-e-s-i-n-i-p-a-y-l-a-s-t-i.jpg" type="image/jpeg" length="35755"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara Hesapları mı, Körfez’in Geleceği mi?]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/ankara-hesaplari-mi-korfezin-gelecegi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/ankara-hesaplari-mi-korfezin-gelecegi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arıtma yatırımları hâlâ başlamadı, finansman belirsiz, halk endişeli. CHP’deki iç kavga büyürken Edremit Körfezi bir yaz sezonuna daha çevre felaketi korkusuyla giriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Sürekli CHP’nin durumu konuşuluyor şu günlerde. O çevreden politikacılar da ısrarla “baba ocağı” veya “arınma” gibi kavramlar üzerinden bazı duyarlılıkları dile getiriyorlar. Sonuçta sadece CHP’liler değil, bütün demokrat kamuoyu ise ne olup bittiğini yakından izliyor. Ancak ben, politikacılara alternatif olsun diye değil ama halkın özellikle seçilmişleri aklıselime davet etmek amacıyla zorunlu gördüğü bir başka kavramı dile getirmek istiyorum: “görevinin başında olmak”.</strong></p>

<hr />
<p>Bunu izninizle yaşamakta olduğumuz bir örnek üzerinden izah edeceğim. Bildiğiniz gibi <strong>Edremit Körfezi</strong>’nin en önemli sorunu deniz kirliliği. Yaşam alanımızın, yıllardır katlanarak devasa bir boyuta ulaşan bu belayla başı dertte. Şimdi de dokuz günlük Kurban Bayramı tatili nedeniyle oluşan erken nüfus yoğunluğu, bu sezon için bir <strong>“erken kirlenme”</strong> ile sonuçlanıyor. Mevcut arıtma tesislerinin yetersizliği, bu gibi ani yoğunlukları kaldıramıyor.</p>

<p><strong>Bayram sonrası da Körfez kendisini toparlamaya fırsat bulamadan, bu kez 26 Haziran’da okullar kapanacak ve yazlıklar da açılacak. Körfez’in nüfus yoğunluğu tekrar zirve yapacak ve kirlilik de onu izleyecek mecburen. Bu durumu hesap etmeyen, anlamayan tek birey bile yok buralarda ve vatandaş ümitle arıtma yatırımlarını bekliyor. Körfez’de insanlar bu yaz sezonuna yine korku ile bakıyor.</strong> Bunun sebebi sadece o berbat lağım kokusu, köpüklenme ve kirlilik de değil. Sağlık sorunlarında yine patlama olacak, özellikle çocuklar ve bağışıklık sistemi güçlü olmayan yaşlılar hastaneleri dolduracak. Turizm sektörünün bütün bileşenleri de bu halden zorunlu olarak etkileyecek. Otel, pansiyon, restoran, kafe, plaj vb. işletmeler bekledikleri ciroyu yapamayacak. Hatta gelecek sezonlar için de ümitleri dibe vuracak.</p>

<hr />
<p>Çözüm için gereken ise arıtma tesisi yatırımları. Önceki dönem Büyükşehir’i yönetenler, oy alamadıkları gerekçesiyle Körfez’in taleplerini yok saydılar. Tepkiler üzerine de yerel seçimlere birkaç ay kala bir arazi tartışması attılar ortaya, <strong>“vermediler, yapamadık”</strong> diye bir algı yönetimiyle işin içinden sıyrılmaya kalktılar. Tabii ki tutmadı. <strong>Bu dönem Büyükşehir’e seçilenler ise ne yazık ki çok hazırlıksız geldiler. Zamanlarını önce “uygulama projesi” ihale ve hazırlığıyla, sonra da “oraya mı, yoksa buraya mı yapalım” tartışmalarıyla geçirdiler.</strong> Sonuçta yer konusunda kararlar kesinleşti, projeler de ortaya çıktı ve iş geldi Bakanlık onayı sürecine. <strong>Zeytinli Projesi </strong>halen Altınkum’daki mevcut arıtma tesisinin ön tarafında ve 90.000 m3/gün kapasite ile yapılacağı için zorunlu olarak ÇED sürecine girdi ve iyi de oldu. <strong>BASKİ</strong>, proje şirketi ve Bakanlık yetkililerinin de katılımıyla vatandaşlarla bir toplantı yapıldı. İtirazlar ve öneriler ise daha ziyade yazılı olarak belirtildi. Bu proje Bakanlık’ta incelenecek, gerekirse öneri sahiplerinden ek görüş de alınacak ve İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından sonuca bağlanacak. Biraz zaman alacak o nedenle.</p>

<hr />
<p>Fakat <strong>Güre Projesi </strong>ÇED sürecine girme sınırının hemen altında 49.000 m3/gün kapasite ile hazırlandığı için, Halkı Bilgilendirme Toplantısı’ndan sonra incelemesi de <strong>Balıkesir Çevre Ş. ve İ. D. İl Müdürlüğü </strong>tarafından yapıldı. 18 Mayıs’ta da onay verildiği duyuruldu. Körfez’de ümitlerin tazelenmesini sağlayacak bu gelişmenin, BASKİ veya Balıkesir B. Belediyesi tarafından bir açıklama yapılarak kamuoyuna ulaştırılması en uygunuydu. Tabii ki bu onların hakkı olmalıydı. Özellikle BASKİ’nin teknik ve idari yönetimi bu konuda gerçekten çok çalıştılar ve konuya da tümüyle hakimler. Bazı teknik açıklamalar ekleyerek sonucu duyurmayı tercih edebilirlerdi, bu hususu da daha önce pek çok defa konuştuk onlarla zaten. Ertesi gün 19 Mayıs resmi tatildi. Fakat daha sonraki günlerde BASKİ yöneticileri, belki de çok istediler ama kamuoyuna bu açıklamayı bir türlü yapamadılar.</p>

<hr />
<p><strong>Neden? Zira 20 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu bir video yayınladı, ertesi gün de mahkemenin “tedbirli butlan kararı” ortaya çıktı ve CHP bir karmaşa dönemine sürüklendi. Belediyeleri de etkiledi bu gelişme haliyle ve o ortamda ÇED’i falan düşünen kalmadı muhtemelen.</strong> Zaten hukukun siyasete alet edilmesiyle hedeflenenlerden birisi de buydu muhtemelen. Büyükşehir başkanı A. Akın ise sanki önceden hissetmiş gibi o günlerde Ankara’ya damlamıştı. Demek ki temel tercihi Ankara’daki siyasetmiş kendisinin. Hatta taraflarla temas ettiğine dair haberleri izledik, demeçlerini de okuduk. <strong>Bildiğiniz üzere 24 Mayıs’ta da CHP Genel Merkezi gaz, plastik mermi ve copla taraflardan birinden alınıp, diğer tarafa teslim edildi. İşin bu yönüne girip yazıyı uzatmak istemiyorum. Zira ne olup bittiğini herkes neredeyse canlı yayında izliyor günlerdir ve sanırım her ne zaman yapılacaksa artık genel seçimler, o güne kadar da bu tartışma ve ortak çözümde anlaşamama durumunu sürdürmek, hatta daha fazla sergilemek için ellerinden geleni yapacak birileri.</strong> O “kurultayı” yapamadan seçime girmeye zorlanacak CHP. Bu ayrı bir bahis. Ben konunun başka bir yönüne odaklanmak istiyorum şimdi.</p>

<hr />
<p>Peki bizim beklediğimiz işler ne olacak? Körfez’in 20 yıldır ısrarla talep ettiği<strong> İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisleri’</strong>ne ne zaman başlanacak? Güre Projesi onay almışken, Bayram’dan önceki günlerde hiçbir açıklama yapılmadı değil mi? O vakit, vatandaşa bu gelişmeyi hiç olmazsa biz duyuralım da Bayram’da ümitler biraz canlansın istedik. Nitekim öyle de oldu. Zira bu konularda BASKİ ve Balıkesir B. Belediyesi’nin artık insanları çileden çıkartan bir “sessizlikle geçiştirme” tarzları var. “Kesinleşsin de öyle” deniyor ama kesinleşince de susmak acaba neyin nesi? Kamuoyu iletişimleri gerçekten sorunlu.</p>

<p><strong>Üstüne CHP’deki sıkıntı da başlayınca, “kim düşünür vatandaşa müjde vermeyi” duruma geldiler sanırım. Oysa görevleri bu.! Büyükşehir’in başındaki seçilmiş kişinin siyasal sorumluluğu var, verdiği sözler var ve asıl işi Balıkesir olmalı. Ankara politikaları çok çekici geliyorsa kendisine, orada kalacaktı. Büyükşehir ise onun gerçek işi ve “görevinin başında” olmak zorunda. Bu proje onayını da bizzat açıklayacak, proje hakkında sorulanları cevaplayacak, Zeytinli Projesi’nin hangi durumda olduğunu da izah edecek veya bütün bunu BASKİ’ye yaptıracak. Kolay değil, sorunlu bir sezona giriyor Körfez ve A. Akın buradan silme oy almıştı. Ayrıca proje ve ÇED sürecini anladık ama asıl finansman işleri ne olacak? Para yoksa o yatırımların temelleri nasıl atılacak?</strong></p>

<hr />
<p>Bilindiği üzere BASKİ bu iki yatırım projesinin ana hatlarının ortaya çıkmasından itibaren Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na iki kez müracaat etti. Bu müracaatlara olumlu yanıt verilmedi. O zaman da Çevre Bakanlığı’na yöneldi BASKİ ve İller Bankası’nın dış kaynakları üzerinden bir imkan sağlanmasını talep etti. Açıkçası vatandaşlar da, A. Akın sık sık Ankara ziyaretleri yaptıkça bu konuda bir ilerleme olacağı ümidine girmişlerdi. Çünkü bu yatırımlar onların hakkıydı.<strong> Fakat o ziyaretlerin, Akçay’daki “Sınır Kapısı” ile “Kılıçdaroğlu istişaresi” için olduğu ortaya çıkınca, Balıkesir kamuoyu gerçekten büyük şaşkınlığa uğradı. Arıtmalar için “süreç devam ediyor” demenin dışında hiçbir bilgilendirme yapılmayınca, halk gerçekten kendi taleplerinin ciddiye alınmadığını düşündü. </strong></p>

<p>1<strong>2 senesi Büyükşehir yönetiminde olmak üzere 20 senedir, hem Balıkesir’e ve hem de Ankara’ya Körfez’in can çekiştiği anlatılmaya çalışılıyor. AKP kendi yapmadı, şimdi de A. Akın’a yaptırmıyorsa halk bunu bilmeli. Tabii ki bu yatırımları Ankara sadece “görev Balıkesir B. Belediyesi’nin” diyerek geçiştiremez. </strong>Bakanlık da devreye girmek zorunda. Zira Büyükşehir ve BASKİ’nin borcu hala çok, parası yok, arıtma için kredi bulsalar bile Ankara’nın kefaleti gerekiyor. Üstelik de Çevre Bakanlığı, müsilaj yüzünden Marmara sahillerindeki arıtma tesislerinin öncelikle bitirilmesini istiyor ve gecikme olursa da BASKİ’ye ceza keseceğini söyleyip duruyor.</p>

<hr />
<p>Güre Projesi işte böyle bir ortamda onay aldı. <strong>Tabii ki vatandaşlar Zeytinli Projesi’nin onayını da ümitle bekliyor. Bu durumda işin finansmanı için, hiçbir seçilmiş yönetici boynunu büküp de “Bakanlık imzası” beklemekle yetindiğini söyleyemez! Bir yol bulacaklar veya bir yol açacaklar, Körfez’de bıçak kemiğe dayandı. Ankara artık buradaki feryadı duymak zorunda. Vatandaş otobüslere atlayıp Bakanlığın kapısına gitmeye, “görün artık bizi” demeye çoktan razı. </strong>Bu çevre felaketi kapımızdayken çıkıp da halka, ne iktidar tarafı “Balıkesir’i geri verin de yapalım” diyebilir, ne de ana muhalefet tarafı “Ankara’yı bize verin de yapalım” diyebilir artık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O nedenle, herkese ve hepsine “görev başına” diyoruz zaten. Çünkü bugün temelleri atılsa bile bu yatırımların, ancak 3 senede biter. Üstelik sırada bekleyen en azından 8 adet daha arıtma yatırımı var Körfez’de. Vatandaşların içi rahat değilse, politikacılar da rahat olamazlar. Bu feryada duyarsız kalan, başka uğraşlara girişen, pazarlıklar yapan hiçbir politikacı da artık bu bölgeden oy falan alamaz. Büyükşehir yönetmek için oy isteyen A. Akın ise oturup ya işini yapacak veya tercihi başka yöndeyse istifasını verip oraya koşacak. Nasılsa Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplanır ve çoğunluk CHP’li üyeler içinden birini yeni Başkan olarak seçer, görevine de devam eder.</p>

<hr />
<p><strong>Bütün politikacılar şimdi şapkalarını önlerine koyup, ciddiyetle düşünmek zorundalar.</strong> Hepsi aynı yöne koşarak, burayı ihmal edemezler. Demokrasi mücadelesi de, partideki veya ülkedeki iktidar mücadelesi de çok önemlidir elbette ama Körfez’deki durum da çok kritik bir noktaya gelip dayandı. Bugün yatırım için bulunamayan paranın misliyle fazlasını, yarın Körfez’i temizlemek için bulmaları gerekecek ve onu da vatandaş ödeyecek sonuçta. <strong>Kirlilik belası parti tabelası veya üyelik kartı ayırmadığı gibi, görevini geciktireni de hoş karşılamıyor, “al şu imar planını geçiriver de, sonra bakarız senin kredi işine” denilmesini ise hiç affetmiyor.</strong> Halk bütün bunların farkında ve yapılanı da, yapılmayanı da asla unutmuyor. Politikacı beyler ve hanımlar da lütfen ona göre baksınlar şimdi aynaya. Bazı siyasal hedeflere özel önem verirken, eş zamanlı olarak yatırımlarla da ilgilenen ve görevini ihmal etmeyen olursa, ancak ona “başarılı” denilecektir sonuçta.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KUBİLAY S. ÖZTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, Edremit</category>
      <guid>https://www.politikam.com/ankara-hesaplari-mi-korfezin-gelecegi-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/arinma-mi-aritma-mi1.png" type="image/jpeg" length="89445"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güre ve Zeytinli Arıtma Projelerinde Son Viraj: ÇED Tamam, Finansman Bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/gure-ve-zeytinli-aritma-projelerinde-son-viraj-ced-tamam-finansman-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/gure-ve-zeytinli-aritma-projelerinde-son-viraj-ced-tamam-finansman-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir’de BASKİ tarafından hazırlanan Güre İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi projesinde ÇED süreci olumlu sonuçlandı. Gözler şimdi İller Bankası üzerinden yürütülecek finansman aşamasına çevrildi. Edremit Körfezi’nin uzun süredir beklediği çevre yatırımlarında kritik eşik aşıldı. Güre projesi ÇED onayı alırken, Zeytinli İleri Biyolojik Arıtma Tesisi için de süreç devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Balıkesir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 18 Mayıs tarihli duyurusuyla, BASKİ tarafından hazırlanan Güre İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi projesine ilişkin inceleme ve değerlendirme sürecinin olumlu sonuçlandığı açıklandı.</strong></p>

<hr />
<p>Projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, yatırımın bir sonraki aşaması olan finansman sürecinin devreye girmesi bekleniyor. Finansmanın ise İller Bankası aracılığıyla kısa sürede netleştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>İller Bankası üzerinden yürütülmesi planlanan finansman sürecinin tamamlanmasının ardından, tesisin fiili inşaat çalışmalarına başlanması öngörülüyor.</p>

<hr />
<p><strong>Öte yandan, Edremit Körfezi’nde çevresel altyapının güçlendirilmesi kapsamında kritik öneme sahip bir diğer proje olan Zeytinli İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi için de benzer bir süreç yürütülüyor.</strong></p>

<p>Edremit Körfezi’ndeki çevre yatırımlarına ilişkin açıklama yapan <strong>Edremit Çevre Derneği</strong>, iki önemli projenin yıllardır bekletildiğine dikkat çekerek sürecin hızlandırılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Dernek tarafından yapılan açıklamada,<strong> “Güre İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’nin ÇED süreci tamamlandı. Ancak finansman sorunu bir an önce çözülmeli ve inşaat başlamalıdır. Zeytinli projesi için de tüm süreçlerin tamamlanmasını ısrarla bekliyoruz”</strong> ifadeleri yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><img alt="707329261 1396430319186054 955750436555544473 N" class="detail-photo img-fluid" height="1501" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/707329261-1396430319186054-955750436555544473-n.jpg" width="1080" /></p>

<hr />
<p>Açıklama şöyle:</p>

<p><em><strong>"Balıkesir Çevre Ş. ve İ. D. İl Müdürlüğü'nün 18 Mayıs tarihli duyurusuyla, BASKİ'nin hazırladığı Güre İleri Biyolojik A. Arıtma Tesisi'nin inceleme ve değerlendirme sürecinin olumlu sonuçlandığı açıklandı. Projesi ve ÇED konusu tamamlanan bu yatırımın, finansman sorunu da İller Bankası vasıtasıyla en kısa sürede sonuçlandırılmalı ve fiili imalatına bir an önce başlanmalıdır.</strong></em></p>

<p><em><strong>Biraz daha zor olacağını biliyoruz ama Zeytinli İ. B. A. A. Tesisi için de, devam eden tüm süreçlerin tamamlanmasını ve finansman sorununun acilen çözüme kavuşturulmasını ısrarla bekliyoruz. Unutmayın Körfez bunları 20 senedir bekliyor.! Daha fazla tahammül edemeyeceğiz, artık başlansın bu yatırımlara.!"</strong></em></p>

<hr />
<p>Körfez halkının uzun yıllardır bu yatırımları beklediğini vurgulayan dernek, “20 yıldır bekliyoruz, artık tahammülümüz kalmadı. Bu projeler bir an önce hayata geçirilmeli” çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>OSMAN KANTARLIOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/gure-ve-zeytinli-aritma-projelerinde-son-viraj-ced-tamam-finansman-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 21:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/aritma-2.jpg" type="image/jpeg" length="93450"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1 milyon tatilciye mi sevinelim, Körfez'in çöküşüne mi üzülelim?]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/1-milyon-tatilciye-mi-sevinelim-korfezin-cokusune-mi-uzulelim-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/1-milyon-tatilciye-mi-sevinelim-korfezin-cokusune-mi-uzulelim-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rekor turist hedefi konuşulurken, Körfez’de çevre kirliliği ve altyapı yetersizliği tartışmaları büyüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>KURBAN Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte Edremit Körfezi’nde turizm hareketliliği şimdiden zirve yaptı. Bölgedeki oteller, restoranlar, kafeler ve eğlence işletmeleri yoğun sezona hazırlanırken, turizm temsilcileri ekonomik canlılığın bölgeye büyük katkı sağlayacağını savunuyor.</strong></p>

<p><strong>Edremit Ticaret Odası</strong> Başkanı’nın yaptığı açıklamalarda da Körfez’in bayram sürecinde yaklaşık 1 milyon ziyaretçiyi ağırlamasının beklendiği, konaklama tesislerinde doluluk oranlarının yüzde 90 seviyelerine ulaştığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomik açıdan bakıldığında tablo elbette dikkat çekici. Uzun süredir ekonomik daralma yaşayan turizm ve hizmet sektörünün hareketlenmesi bölgedeki işletmeler için önemli bir gelir kapısı anlamına geliyor. Tabi sadece kasaya girecek paraya odaklanmak lazım; Edremit Körfezi’nin yıllardır büyüyen çevre krizini görmezden geliyorlar.</p>

<hr />
<p><strong>TAM da bu noktada Edremit Çevre Derneği Başkanı ve Politika Gazetesi yazarı Kubilay Saygın Öztürk’ün ETO Başkanı’nın açıklamalarına tepki olarak sosyal medyadaki paylaşımı, önceliğin ne olması gerektiğini ortaya koyuyor!</strong></p>

<p>Derneğin sosyal medya hesaplarından paylaşılan açıklamada, turizm gelirine odaklanan çevrelerin Körfez’in gerçek sorunlarını görmek istemediği vurgulandı. Öztürk, uzatılan tatilin turizm sektörü tarafından büyük bir sevinçle karşılandığını belirtirken, “9 günün sonunda Körfez’de geriye ne kalacak?” sorusunu yöneltti.</p>

<p>Aslında bu soru yıllardır Edremit Körfezi’nde yaşayanların da cevabını bildiği bir soru.</p>

<p><strong>Çünkü her yaz aynı tablo ortaya çıkıyor. Nüfus birkaç kat artıyor, altyapı sistemi bu yükü taşıyamıyor, arıtma tesis kapasitesi kış nüfusunu karşılamaya bile yetmiyor, sahillerde kanalizasyon kokuları hissedilmeye başlanıyor ve kirli derelerden denize ulaşan kirlilik yeniden gündemin merkezine oturuyor. Özellikle yazlık bölgelerde yıllardır çözülemeyen kanalizasyon eksiklikleri vatandaşların en büyük şikâyetlerinden biri olmaya devam ediyor.</strong></p>

<hr />
<p><strong>YETKİLİLER</strong> çoğu zaman yapılan ölçümlerde deniz suyunun temiz çıktığını açıklıyor. Fakat Körfez kıyılarında yaşayan vatandaşların anlattıkları ile resmi açıklamalar arasında ciddi bir uçurum bulunuyor. İnsanlar sahillerde ağır koku hissettiklerini söylüyor. Denize ulaşan derelerin renginden ve görüntüsünden şikâyet ediyor. Derin deşarj sistemiyle bırakılan atıkların çevre etkisinin yeterince tartışılmadığını düşünüyor. Özellikle yaz aylarında artan nüfusla birlikte mevcut altyapının alarm verdiği artık gizlenemeyen bir gerçek haline geliyor.</p>

<p><strong>Edremit Körfezi’nin temel sorunu da tam olarak burada başlıyor. Bölge büyüyor, nüfus katlanıyor, turizm kapasitesi artıyor, altyapı aynı hızda gelişmiyor. Yeni turizm tesisleri yapılıyor, yazlık bölgeler genişliyor, arıtma yatırımları ve kanalizasyon sistemleri aynı ölçüde güçlendirilmiyor.</strong></p>

<p>Ortaya çıkan tabloyu anlamak için karmaşık hesaplara da gerek yok.</p>

<p><strong>Bayram boyunca 1 milyon kişinin bölgede bulunduğunu düşündüğünüzde, yalnızca günlük temel ihtiyaçların bile altyapı üzerinde nasıl bir baskı oluşturduğu ortaya çıkıyor. Su tüketimi artıyor, kanalizasyon yükü büyüyor, arıtma sistemleri zorlanıyor. Bunun sonucunda da Körfez’in yıllardır değişmeyen yaz manzarası yeniden ortaya çıkıyor: ağır koku, kirli dere yatakları, sahillerde tepki gösteren vatandaşlar ve çevre konusunda birbirini suçlayan kurumlar…</strong></p>

<hr />
<p><strong>EDREMİT Çevre Derneği</strong>’nin tepkisinin bu kadar dikkat çekmesinin nedeni de tam olarak bu. Çünkü yapılan açıklama salt çevre eleştirisi değil, aynı zamanda yıllardır ertelenen büyük bir sorunun yeniden hatırlatılması niteliği taşıyor.</p>

<p>Turizm elbette bölge ekonomisi için büyük önem taşıyor. Körfez’de binlerce insan geçimini bu sektörden sağlıyor. Esnafı, tüccarı, işletmecisi, otel çalışanı, restoran işletmecisi, küçük üretici ve hizmet sektörü çalışanları yaz sezonundan elde edilen gelirle ayakta kalıyor. Fakat sürdürülebilir olmayan bir turizm anlayışının uzun vadede bölgeye zarar vereceği de artık çok daha net görülüyor.</p>

<p>İnsanlar tatil için yalnızca otel odası satın almıyor.</p>

<p><strong>Temiz deniz, sağlıklı çevre, kaliteli yaşam alanı ve güvenilir altyapı satın alıyor. Eğer bir tatil bölgesi sürekli kanalizasyon kokusuyla, kirli deniz ve derelerle, altyapı sorunlarıyla anılmaya başlanırsa, bunun ekonomik sonucu da kaçınılmaz oluyor.</strong></p>

<p>Bugün doluluk oranlarıyla övünen bölge yöneticileri ve turizm temsilcileri, birkaç yıl sonra aynı ilgiyi bulamayabilir. Doğasını kaybeden bir Körfez’in turizm gücünü koruması kolay değil.</p>

<hr />
<p><strong>BU nedenle artık günü kurtaran süsleme vitrin projeleri yerine gerçek altyapı yatırımlarının konuşulması gerekiyor. Yeni arıtma tesisleri, mevcut tesislerin kapasite artırımları, dere temizliği, sanayi atıklarının sıkı denetimi ve yazlık bölgelerde yıllardır tamamlanamayan kanalizasyon sistemleri, Körfez’in temel gündemi olmak zorunda.</strong></p>

<p>Aksi halde Edremit Körfezi her yaz aynı tartışmaları yaşamaya devam edecek.</p>

<p><strong>Bir tarafta “rekor turist” açıklamaları yapılacak, diğer tarafta sahiller ağır kokular, altyapı krizleriyle ve çevre kirliliğiyle mücadele edecek.</strong></p>

<p>Bugün turizm gelirine sevinenler, yarın doğasını kaybetmiş bir Körfez’in ekonomik çöküşünü konuşmak zorunda kalacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>TARIK SÜRMELİOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/1-milyon-tatilciye-mi-sevinelim-korfezin-cokusune-mi-uzulelim-1</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/60720173-d1f0-4e62-9446-d06a0989eaf0.png" type="image/jpeg" length="89477"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BALIKESİR'DE ASFALT SEZONU YENİ AÇILDI, BAKANLIK “DURDURUN” DEDİ]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/balikesirde-asfalt-sezonu-yeni-acildi-bakanlik-durdurun-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/balikesirde-asfalt-sezonu-yeni-acildi-bakanlik-durdurun-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin asfalt plent tesisine 839 bin TL ceza]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<hr />
<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen asfalt plent tesisinin gerekli çevre izinleri olmadan faaliyet gösterdiğini tespit etti. 2026 asfalt sezonunun yeni başladığı süreçte tesise 839 bin TL idari para cezası uygulanırken, faaliyetlerin durdurulması için de resmi süreç başlatıldı.</strong></p>

<hr />
<p>Balıkesir’de yaz sezonuyla birlikte hız kazanan asfalt çalışmaları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yaptığı denetim sonrası yeni bir tartışmanın odağına yerleşti. Bakanlık ekipleri tarafından Altıeylül ilçesi Kepsut yolu civarında faaliyet gösteren asfalt plent tesisinde yapılan incelemelerde, tesisin gerekli çevre izin ve lisans belgeleri olmadan çalıştırıldığı belirlendi.</p>

<p>Denetimlerin ardından Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Daire Başkanlığı tarafından işletilen tesise Çevre Kanunu kapsamında 839 bin TL idari para cezası kesildi.</p>

<hr />
<h2><img alt="Bbb Asfalt Plenti̇ne Ceza" class="detail-photo img-fluid" height="610" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/05/bbb-asfalt-plentine-ceza.PNG" width="921" /></h2>

<hr />
<h2><strong>BAKANLIK FAALİYET DURDURMA SÜRECİNİ BAŞLATTI</strong></h2>

<p>Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, söz konusu tesisin yalnızca asfalt plent tesisi değil aynı zamanda taş ocağı işletmesi niteliği taşıdığı da tespit edildi. Yapılan incelemelerde herhangi bir çevre izin belgesinin bulunmaması üzerine Çevre Kanunu’nun 15’inci maddesi kapsamında faaliyet durdurma işlemleri için resmi süreç başlatıldı.</p>

<p>Kararın uygulanması halinde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin asfalt üretim ve yol çalışmalarının doğrudan etkilenebileceği değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2><strong>ASFALT SEZONU YENİ BAŞLAMIŞTI</strong></h2>

<p>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi kısa süre önce 2026 asfalt sezonunu açtığını duyurmuş, kent genelinde yol yapım ve bakım çalışmalarına hız verileceğini açıklamıştı. Özellikle kırsal mahalle yolları, ilçe bağlantı güzergâhları ve yoğun kullanılan ulaşım hatlarında kapsamlı asfalt programı planlanıyordu.</p>

<p>Ancak asfalt üretiminde kritik öneme sahip plent tesisine yönelik başlatılan faaliyet durdurma süreci, belediyenin sezon planlamasında aksamalara yol açabileceği yorumlarını beraberinde getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2><strong>ÇEVRE MEVZUATI VURGUSU</strong></h2>

<p>Çevre mevzuatına göre asfalt plent tesisleri ve taş ocaklarının faaliyet gösterebilmesi için çevre izin süreçlerini tamamlaması gerekiyor. Bakanlık ekipleri son dönemde özellikle hava kirliliği, emisyon ve çevresel etkiler nedeniyle sanayi ve üretim tesislerine yönelik denetimlerini artırmış durumda.</p>

<p>Balıkesir’deki tesis hakkında başlatılan sürecin ardından gözler şimdi belediyenin atacağı adımlara çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>OSMAN KANTARLIOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/balikesirde-asfalt-sezonu-yeni-acildi-bakanlik-durdurun-dedi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/bal-kesir-denetim-2-20260507104203-2.png" type="image/jpeg" length="50026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kış geçti, bahar geçti ve Körfez'in en büyük derdi yine kapımızı çalmak üzere]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/kis-gecti-bahar-gecti-ve-korfezin-en-buyuk-derdi-yine-kapimizi-calmak-uzere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/kis-gecti-bahar-gecti-ve-korfezin-en-buyuk-derdi-yine-kapimizi-calmak-uzere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<hr />
<p>Artık baharın son serin günlerini yaşıyoruz.</p>

<p>Mayıs’ın on beşinden itibaren sıcaklıklar artacak ve bilim insanlarının tahminlerine göre de çok sıcak bir yaz geçireceğiz bu sene.</p>

<p>Yani yine sahillerde ve arıtma tesislerinin çevresinden o kesif ve berbat kokular yayılacak.</p>

<p><strong>O bölgedeki insanlar, “yine saldılar” diyerek pencerelerini, balkonunu kapatmaya koşacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belki de Mayıs sonuna kadar idare edilir bu durum ama Kurban Bayramı ile sahillerde nüfus aniden artınca bütün dengeler bozulacak, kirlilik ve koku iyice artacak.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p>Haziran sonunda ise okullar kapanıyor ve bu durum yazlıkların dolması anlamına geliyor.</p>

<p><strong>İşte o zaman Körfez’in her yeri kokudan durulmaz hale gelecek.</strong></p>

<p>Fal bakmıyorum, bunlar yıllardır yaşadığımız şeyler elbette.</p>

<p>Peki ne yapacağız?</p>

<p>Bu durumun nedeni elbette alt yapı eksikliği.</p>

<p>Habire konut yapılıyor ama altyapı için bir tık bile yok.</p>

<p>O nedenle, yıllardır söylediğimiz gibi “İleri Biyolojik Arıtma Tesisleri” inşası için yöneticileri sıkıştıracağız, sesimizi arttıracağız.</p>

<hr />
<p>***</p>

<p><strong>Yatırım olmadan, Körfez’de huzur yok, bunu herkes biliyor.</strong></p>

<p>Vatandaş da biliyor, Balıkesir de, Ankara da..</p>

<p>BASKİ elinden geleni yaptı.</p>

<p>Bu dönem için iki adet tesisin (Zeytinli, Güre) uygulama projeleri tamam.</p>

<p>ÇED süreçleri de başladı bunların.</p>

<p>Ne aşamada peki bu işler?</p>

<p>Ne oluyor? Bu sene temeller atılabilecek mi hiç olmazsa?</p>

<p>Atılırsa ne zaman bitecek, finansmanları sağlandı mı?</p>

<p>Körfez’in diğer İleri Biyolojik Arıtma Tesisleri için hangi çalışmalar yapılıyor, ne aşamadalar?</p>

<hr />
<p><strong>***</strong></p>

<p><strong>Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın</strong>, işte bütün bunları sizden duymak istiyoruz şimdi.</p>

<p><strong>Tıpkı bu fotoğraftaki gibi İleri Biyolojik Artma Tesisleri olmasını istiyoruz Körfez'de…</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KUBİLAY S. ÖZTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/kis-gecti-bahar-gecti-ve-korfezin-en-buyuk-derdi-yine-kapimizi-calmak-uzere</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/05/a-r-i-t-m-a11.PNG" type="image/jpeg" length="52797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATİKHİSAR BARAJI İÇİN KRİTİK UYARI: BİLİRKİŞİDEN MADEN PROJESİNE RET]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/atikhisar-baraji-icin-kritik-uyari-bilirkisiden-maden-projesine-ret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/atikhisar-baraji-icin-kritik-uyari-bilirkisiden-maden-projesine-ret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın koruma alanında planlanan altın-gümüş madeni projesine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu, ÇED sürecindeki ciddi eksiklikleri ortaya koydu. Raporda, projede kamu yararı bulunmadığı vurgulanırken, gözler mahkemelerin vereceği karara çevrildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın orta ve uzun mesafeli koruma alanı içerisinde hayata geçirilmek istenen altın-gümüş madeni projesi, yargı sürecinde kritik bir aşamaya geldi. Koza Altın AŞ (Türk Altın İşletmeleri AŞ) tarafından Serçiler ve Terziler köyleri yakınlarında planlanan ve “Karapınar Altın-Gümüş Madeni” olarak adlandırılan proje için 17 Eylül 2025 tarihinde verilen “ÇED Olumlu” kararı, çok sayıda kurum, meslek örgütü ve yurttaş tarafından yargıya taşınmıştı.</strong></p>

<hr />
<p>Söz konusu karara karşı açılan davalar, yalnızca yerel ölçekte değil, bölgesel ve ulusal düzeyde çevre örgütlerinin de geniş katılımıyla dikkat çekti.<strong> Çanakkale Belediyesi’</strong>nin açtığı davaya <strong>Çevreci Belediyeler Birliği, TEMA Vakfı </strong>ve 90 yurttaş müdahil olurken, <strong>Ziraat Mühendisleri Odası </strong>tarafından açılan davaya <strong>İda Dayanışma Derneği</strong> destek verdi. Öte yandan <strong>Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği, Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği, Ege Çevre ve Kültür Platformu ile Bergama Çevre Platformu</strong>’nun açtığı davada da çok sayıda yurttaş sürece dahil oldu. Bu davalar Çanakkale 1. ve 2. İdare Mahkemelerinde görülürken, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Ekoloji Derneği tarafından açılan iki dava ise mahkemeler tarafından reddedildi.</p>

<hr />
<p>Çanakkale 1. İdare Mahkemesi tarafından 13 Şubat 2026 tarihinde verilen karar doğrultusunda, farklı disiplinlerden oluşan 9 kişilik bilirkişi heyeti proje sahasında kapsamlı bir inceleme gerçekleştirdi. Ziraat, çevre, orman, meteoroloji, jeoloji, maden ve harita mühendislerinden oluşan heyetin hazırladığı rapor, mahkemeye sunularak taraflara tebliğ edildi.</p>

<p>Hazırlanan bilirkişi raporu, proje için olumlu görüş bildiren ÇED Raporu’nu adeta çürütür nitelikte değerlendirmeler içerdi. Raporda, teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren konularda ciddi bilimsel hatalar yapıldığı, çevresel etkilerin yeterince analiz edilmediği ve koruma tedbirlerinin nasıl uygulanacağına dair büyük belirsizlikler bulunduğu vurgulandı. Ayrıca raporda, proje kapsamında sunulan değerlendirmelerin mevzuata uygunluk açısından da eksiklikler taşıdığı ifade edildi. Tüm bu bulgular doğrultusunda, projenin uygulanmasında kamu yararı bulunmadığı belirtilerek,<strong> “ÇED Olumlu”</strong> kararının iptal edilmesinin uygun olacağı yönünde görüş bildirildi.</p>

<hr />
<p>Bilirkişi heyeti içerisinde yalnızca meteoroloji mühendisi projeye olumlu yaklaşırken, diğer tüm uzmanlar projenin ciddi riskler barındırdığı konusunda ortak görüş bildirdi. Özellikle jeoloji ve hidrojeoloji alanındaki değerlendirmeler, projenin çevresel etkilerinin boyutunu gözler önüne serdi. Raporda, proje sahasının yer altı suyu rejimini bozma riski taşıdığı, içme suyu havzası içerisinde yer alması nedeniyle kirlenme tehlikesi oluşturduğu ve bu durumun ilgili yasal düzenlemelere aykırılık teşkil edebileceği ifade edildi.</p>

<p>Jeolojik açıdan yapılan değerlendirmelerde, bölgenin deprem riski taşıyan hareketli bir zemin yapısına sahip olduğu, kayaçların asidik özellik göstermesi nedeniyle kimyasal risklerin yüksek olduğu ve geçirgen yapının su kirliliğini hızlandırabileceği vurgulandı. Ayrıca eğimli topoğrafya nedeniyle heyelan riskinin de bulunduğu belirtilerek, bu koşullar altında projenin çevresel güvenlik açısından ciddi tehditler içerdiği ifade edildi.</p>

<hr />
<p><strong>Bilirkişi raporunda dikkat çeken bir diğer önemli başlık ise Atikhisar Barajı’nın korunmasına ilişkin oldu. Raporda, barajın proje sahasına orta ve uzun mesafeli koruma alanları içerisinde yer aldığı hatırlatılarak, yer altı suyu ve yüzey akışları yoluyla kirleticilerin baraja ulaşma ihtimalinin bulunduğu ancak bu kritik riskin ÇED Raporu’nda yeterince ortaya konulmadığı belirtildi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekosistem ve biyolojik çeşitlilik açısından yapılan incelemelerde de önemli eksiklikler tespit edildi. Atikhisar Barajı gibi önemli bir sulak alanda çok sayıda su kuşu türünün yaşadığı bilinirken, ÇED Raporu’nda yalnızca iki türün tespit edilmiş olması, saha çalışmalarının yetersizliğine işaret etti. Bu durum, projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinde ciddi bir eksiklik olarak rapora yansıdı.</p>

<hr />
<p>Raporda ayrıca, cevher yapısı nedeniyle asit maden drenajı oluşma riskinin yüksek olduğu ve bunun su kaynakları başta olmak üzere tarım alanları, orman ekosistemi ve bölgedeki biyoçeşitlilik üzerinde geri dönüşü zor tahribatlara yol açabileceği ifade edildi.</p>

<p><strong>Ortaya konulan bilimsel değerlendirmeler, Atikhisar Barajı ve çevresindeki doğal yaşamın ciddi bir tehdit altında olduğunu gösterirken, davacı taraflar mahkemelerden acil olarak “yürütmeyi durdurma” kararı verilmesini talep ediyor. Sürecin devamında ise “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesi yönünde nihai karar alınması bekleniyor.</strong></p>

<p>Çanakkale kamuoyunda ise hem içme suyu güvenliği hem de doğal yaşamın korunması açısından büyük önem taşıyan bu dava süreci yakından takip ediliyor. Uzman raporlarının ortaya koyduğu tablo, çevre ve kamu sağlığı açısından geri dönüşü olmayan risklere işaret ederken, gözler şimdi yargının vereceği karara çevrilmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber  Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/atikhisar-baraji-icin-kritik-uyari-bilirkisiden-maden-projesine-ret</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/04/atikhisar-baraj-havzasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="11922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir kere daha katı atık konusu]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/bir-kere-daha-kati-atik-konusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/bir-kere-daha-kati-atik-konusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edremit’te yıllardır konuşulan katı atık sorunu, uygulanan sistemlere rağmen çözüme kavuşamıyor. Yaz sezonu yaklaşırken artan nüfus baskısı, mevcut yapının yetersizliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Edremit’in katı atık (çöp) sorunu yıllardır konuşuluyor, yerel yönetimler her yeni dönemde söz veriyorlar ama çözüme yönelik ilerleme de olmuyor. Evet her gün çöpler toplanıyor, sokaklar da süpürülüyor ama ilçemizin gerçekten temiz bir yerleşim olabilmesi için bunlar yeterli değil. Yakında yine yaz sezonunun yoğunluğu bastıracak ve vatandaşlar da uzun süredir bekleyen bazı işlerin halledilmediğini, yapılmakta olan işlerin de aksadığını söylemeye başlayacaklar.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>Bilindiği üzere önceki dönemin Büyükşehir yönetimi bilimsel esasları ve istatistik gerçekleri pek de dikkate almadan, hatta yetişmiş bürokratlarının uyarılarına da kulak asmadan yeni bir çöp yönetimi sistemi başlatmış ve adına <strong>“sıfır atık” </strong>demişti. Fakat bu sistem aksıyor, pahalı ve sonuçları itibariyle de sürdürülebilir olmadığı ortada. Sistemin devamı sadece personelin özverisine bağlı. Oysa bunun farkında olmayan vatandaşlar, evindeki naylon çöp torbasını sokaktaki konteynere bırakınca (ki bunu bile yapmayanlar var hala) işlerin bittiği sanıyor. Ancak o torbada neler olduğu da önemli değil mi? Balıkesir’in merkezinde ve 20 ilçesinde domates ve soğan kabukları, meşrubat şişeleri, plastik kaplar, teneke konserve kutuları, okunmuş gazeteler ve diğer her türlü katı atıklar çöpe birlikte gidiyor. Sonra onları kamyonla toplayıp sevk merkezlerine, oradan da yüz kilometreyi aşan bir yoldan TIR’larla taşıyarak ve epeyce de akaryakıt harcayarak Balıkesir’deki işleme merkezine kadar taşıyoruz.</p>

<hr />
<p><strong>Çöpü orada teslim alan şirket, TIR’dan çıkartıp taşıyıcı bantlara alıyor hepsini. Ağırlıklara duyarlı bu hatlar, hava üfleyen borular, kameralar vb. vasıtasıyla çöpleri cinsine göre farklı bölümlere yönlendiriliyor, en sonunda da elle ayrıştırma yapılıyor. </strong>Çöpün içinde organik atık kadar, naylon ve plastik gibi petrol türevleri, camlar, kağıt ve kartonlar, tenekeler de olduğu için, geri dönüşüm gidecek olanlar ayırılıyor. Fakat çok kirli olmaları nedeniyle pek de para etmiyorlar. Bunları temizlemek, üstelik bunun için kullanılan suyu ve deterjanı arıtmaya tabi tutmak da ek bir masraf ve hacim gerektiriyor. O nedenle banttan çıktığı halleriyle satışa gidiyorlar. Fakat bu durumda da bir şişenin fiyatı ancak, mesela ithal olarak İngiltere’den getirilen atık şişenin 1/6’sı kadar ediyor.</p>

<p>Yani daha en başından ayrıştırılarak toplanmamış, çeşitli çöplerle bir arada beklemiş ve taşınmış olan katı atıktan para da kazanılamıyor. Geriye kalan organik atıklar ise çok geniş bir alana yığılıyor. Orada çürüme sürecine giriyorlar ve çıkan metan gazı toplanıp, tesiste işleniyor ve elektrik enerjisi üretiliyor. Elektrik ulusal şebekeye satılıyor.<strong> Şirketin çöpten para kazandığı yer de işte bu elektrik üretimi oluyor. Tabii bu tesis ile enerji üretiminin ihalesinde verilen bir işletme süresi ve malzeme temini garantisi de var. </strong>O nedenle, Büyükşehir’de yönetim değişmiş olmasına rağmen, sistem aynı şekilde ve yine “sıfır atık” adıyla devam ediyor mecburen. Ancak görüldüğü kadarıyla anlaşma süresi sona erdiğinde ne olacağı, bu sistemin aksayan yönlerinin mi onarılacağı, yoksa başka bir sistem mi kurulacağına dair Büyükşehir’de devam eden bir çalışma da bulunmuyor.</p>

<hr />
<p>Buna karşın ilçelerde başka çabalar var. Çünkü onlar mevcut sistemden memnun değiller. Özellikle yaz nüfusunun zorlayıcı yüküne göre organize olmak zorunda kalan Marmara ve Ege kıyısındaki ilçeler, eleman, araç ve akaryakıt masrafları nedeniyle zorlanıyorlar. Giderleri hızla artıyor ama buna karşılık katı atıktan bir kazanım sağlamaları da söz konusu olamıyor. Oysa cam, kağıt, metal, plastik gibi katı atıkların yerinde ayrıştırılarak toplanması halinde, ilçe belediyelerinin bir kazanca ulaşmaları mümkün.</p>

<hr />
<p>Elbette bu çabaya hemşerilerinin gönüllü katılımını da sağlamaları kaydıyla. Körfez’de Ayvalık ve Burhaniye belediyeleri bu yolda ilk adımlarını attılar. Edremit Belediyesi’nin de bu konuda bir atılım yapması gerekiyor. O eski yıllardaki “küçük kasaba” değil artık, sahildeki belde belediyeleriyle de birleşerek 2014’de kocaman bir ilçe oldu. Beldeler ile dağ ve ovadaki köyler de artık mahalle. 45 km sahili var, üstelik her taraf da “site” denilen zorlama, yani alt yapısı olmadan oturma izni verilmiş konutlarla dolu. İkametgaha bağlı nüfus kayıt sistemine göre 175 bin, kışın su ve elektrik faturalarına göre 400 bin, yazın 1 milyon, uzun süreli resmi tatillerde ise 1,2 milyon kişi oluyor artık bu ilçede. Üstelik her seçim öncesi, Ankara’dan dolaşıma sokulan “il olması beklenen ilçeler” lafı duyulunca da, siyasetçilere ve belediye başkanlarına bir haller oluyor.</p>

<hr />
<p>Öyleyse bütün bunları dikkate alarak, Edremit’in de katı atıklar için özenli bir planlama yapması gerekiyor. Elbette bunu Büyükşehir’le koordineli olarak yürütmesi gerek, zira çeşitli sorumluluk alanlarının çakışması ve bazı taahhütler de mutlaka dikkate alınmalı. Aslında katı atıkları kaynağında ayrıştırarak toplamaya ve "geri dönüşümle" değerlendirmeye hemen de başlanabilir.</p>

<p>Zaten iki dönem önce, bu yönde çeşitli pilot uygulama denemelerine girişilmişti. O zaman Başkan Yardımcısı olan Mehmet Ertaş, şimdi Belediye Başkanı ve bu konuya hiç de yabancı değil. Vatandaşların yardımını da isteyerek, öyle özel şirketlerle bir işlem yapmak şeklinde falan da değil, belediyenin kurumsal bir faaliyeti olarak bu işe hemen başlayabilir. Geri dönüşüm malzemelerinin satışıyla, belediye bütçesine önemli katkılar da sağlayabilir. Bu çaba, giderek büyüyen çöp toplama giderleri ve masraflarını da sınırlar.</p>

<hr />
<p><strong>Üstelik bunun hayata geçirilmesiyle, sokakta el maşasıyla izmarit toplamaktan çok daha kalıcı sonuçlar elde edilecektir. Vatandaşa “sizin özeniniz ve yardımınızla sağlanan katı atık gelirleri, yine size yatırım olarak geri dönüyor” denilmesine fırsat veren uygulama örnekleri arttıkça da, işin verimliliği daha çok görülür olacaktır. Geri dönüşümün yararları ortaya çıkınca, çöpten, sebze halinden, pazar yerlerinden toplanacak her türlü organik atıkları gübre olarak değerlendirme yolu da açılır. Böylece Balıkesir’e çöp taşıma yükü de iyice azalır. İşte o vakit, bu konuları vaktiyle dikkate alan gelişmiş ülkeler gibi, gerçek anlamda "sıfır atığa" da ulaşılabilir.</strong></p>

<hr />
<p>Tabii ilçemizde bir ek sorun daha var bu konuda. Eminkuyu vahşi çöp depolama sahasına döküm yasaklandığından bu yana Edremit’te bir de “kaçak çöplükler” sorunu oluştu. Her belediye yönetimi de bunu kendisinden sonraki döneme aktardı. Konteynerlere atılan çöpler, düzenli olarak Balıkesir’e gidiyor ama hafriyat atığı, budama atıkları, inşaat molozları ve mobilya atıkları kabul edilmiyor. O tesisteki çalışma ve değerlendirme sistemi farklı bir yönde hazırlandığı için, bu türden atıkların yerinde çözümlenmesi gerekiyor. <strong>Aslında bu husus son derece açık ve sadece Edremit’e özgü bir dert de değil. Her ilçe aynı durumda. Fakat buna çözüm bulmak yerine, geçtiğimiz yıllarda Körfez ilçeleri sürekli mazeret ürettiler ve zaman yitirdiler. Bu dönem ise bazı ilçeler bu fasit çemberden çıkmak için bazı adımlar atmaya başladılar. Edremit’in de artık zaman yitirmeden bu hususu dikkate alıp yaşama geçirmesi lazım.</strong> Zira artık Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün uygunsuz yerlere dökülen katı atıklar için ceza kestiği bir dönemde yaşıyoruz. Şimdi “silkelemek” olağan sayılıyor, belediyelerin eskisi gibi “sonra bakarız”, “seneye artık” gibi mazeretler üretmelerine de hoşgörü gösterilmiyor.</p>

<hr />
<p>O yüzden bugün Edremit’te 8 ayrı noktada neredeyse meşru hale getirilmiş olan bu “kaçak çöplükleri” tasfiye etme görevi de çözüm bekliyor. Bunun yöntemi, Doyran yolundaki bir alana bütün kaçak çöpleri boşaltmak olamadı malum. Konunun uzmanı olmayan, sahada çalışma tecrübesi bulunmayan bir Başkan Yardımcısı’nın garip çabası, temizliğine başlanılan yerlerin bitirilmesini engellediği gibi, Şahindere kıyısı için ona başarı madalyası da verilmedi. Tabii bunun yöntemi “Büyükşehir bize yer göstersin dökelim” de değil artık. O günler geçti, öyle bir yer de yok.</p>

<p><strong>Dalyan’daki Tarım OSB yapılmaya çalışılan alana veya Zeytinli Çayı kıyısındaki eski “Kuğulu Göl” alanına vaktiyle gereğinden fazla döküp saçma işleri yapılmıştı zaten. Bir turizm bölgesine yakışmayan bu lüzumsuz işler yıllarca sürdü ve artık o uzatmalar da bitti. </strong>Zaten bu coğrafyada kimsenin bir başkasına göstereceği çöp dökme alanı yok. Çözüm başka yerde. Kafayı değiştirmek ve ona göre organize olmak gerekiyor. Yöntem de basit aslında. Edremit’in park ve bahçe budama atıkları toplanıp uygun kısmı yoksul hanelere kışlık odun olarak dağıtılacak, gerisi de makine yardımıyla öğütülüp gübre yapımında kullanılacak. İnşaat molozları benzer şekilde makinayla ufalanıp stabil malzeme haline getirilecek, belediye bunları ya yol dolgusu vb. işlerde kendisi kullanacak, ya da torbalayıp müteahhitlere satacak.</p>

<hr />
<p>Eski mobilya ve eşyalar çöpe atılmayacak, belediyeye haber verilip küçük bir ücret karşılığında toplanması sağlanacak, değerlendirilecek veya hurda olarak satılacak. Hafriyat topraklarının hemen inşaat alanı yanına serilmesine son verilecek, o topraklar Bakanlık da izin verirse, mesela Tepeoba’daki eski maden sahasına sevk edilip, orada oluşturulmaya çalışılan bal ormanı alanı için sağlıklı bir örtü toprağı yapılacak. <strong>Fakat Tepeoba’ya hiç kimse her türlü atığı veya kaçak çöplüklerde birikmiş pislikleri götürüp de atmaya heveslenmesin lütfen.</strong> Zaten doğaya geri kazandırılması için gerekli işlemlerin dahi yapılmadığı o alanı, hiç kimse daha fazla istismar edemez, kaçak çöplüklerin pisliğini taşıyıp başından atmak için kullanamaz. Vatandaşlar ve STK’lar buna sonuna kadar karşı çıkacaklardır, hiç kimse böyle bir işin hayalini bile görmesin. Belediyecilik bir yandan “çevre için canımız feda” deyip, diğer yandan kurnazca bir çözüm bulduk diye ilçenin içinde birikmiş kaçak çöplükleri kamyonlarla Tepeoba’ya taşımak değildir. Çözüm doğal dengeyi bozmadan, imkanlar çerçevesinde ve zamana karşı ama ısrarlı bir çabayla uğraşıp, konuyu giderek bir alışkanlık, bir rutin işlem haline getirerek sağlanabilir ancak.</p>

<hr />
<p>Lütfen artık bu <strong>katı atık</strong> işlerine daha vizyoner bakılsın ve biraz değişsin Edremit’in çehresi. Hiç olmazsa “bu konu artık rayına oturdu” diyelim de, <strong>sıvı atık</strong> konusuna, yani arıtma tesisleri ve deniz kirliliğine yoğunlaşalım. İlçe veya Büyükşehir belediyelerin her kademesine ısrarla ve samimiyetle tekrar hatırlatıyorum. Dönemin zorluklarının elbette farkındayız ama bu işlerin tamamlanmasını istemekte de yerden göğe kadar haklıyız.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KUBİLAY S. ÖZTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/bir-kere-daha-kati-atik-konusu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/04/edremit-copluk.webp" type="image/jpeg" length="17724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmara Adası’nda Yeşil Gitti, Beyaz Taş Kaldı: Adadaki Tahribatın Fotoğrafı Sosyal Medyayı Salladı!]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/marmara-adasi-mermer-ocagi-tahribati-dunu-ve-bugunu-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/marmara-adasi-mermer-ocagi-tahribati-dunu-ve-bugunu-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Denizi’nin en büyük adası mermere feda mı ediliyor? Yıllar içindeki değişimi gösteren uydu fotoğrafları, Marmara Adası’ndaki korkunç doğa tahribatını bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Marmara Adası’nın yıllar önce çekilen ve adeta bir orman denizini andıran yemyeşil görüntüsü ile bugün havadan çekilen güncel fotoğrafları arasındaki uçurum, çevrecileri ve vatandaşları ayağa kaldırdı.</strong></h1>

<p></p>

<p>Dünyaca ünlü mermer rezervlerine ev sahipliği yapan adanın kuzey kesimindeki devasa açılmalar, uzaydan bile fark edilebilecek boyuta ulaştı.</p>

<hr />
<p>📸<strong> Bir Zamanlar Yemyeşildi</strong></p>

<p>Eski fotoğraflarda, Ege ve Marmara bitki örtüsünün harmanlandığı sık orman yapısı ve masmavi koylarıyla dikkat çeken Marmara Adası, bölgenin en önemli ekosistemlerinden biriydi. Ancak son yıllarda artan madencilik faaliyetleri, bu yeşil örtünün yerini "ay yüzeyini" andıran dev mermer teraslarına bıraktı.</p>

<p></p>

<p><img alt="H F O K Jesb E A A5 W E B" class="detail-photo img-fluid" height="1344" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/04/h-f-o-k-jesb-e-a-a5-w-e-b.jpeg" width="758" /></p>

<hr />
<p>⛏️<strong> Madenlerin Yarattığı Devasa Boşluk</strong></p>

<p>Sosyal medyada viral olan güncel görsellerde, adanın neredeyse yarısının mermer ocakları tarafından oyulduğu görülüyor. Görüntülerde dikkat çeken noktalar:</p>

<ul>
 <li><strong>Topoğrafik Değişim:</strong> Dağların ve tepelerin doğal yapısı tamamen bozulmuş durumda.</li>
 <li><strong>Kıyı Şeridi Baskısı:</strong> Maden ocaklarının sadece iç kısımlarda değil, kıyı şeridine kadar dayandığı gözlemleniyor.</li>
 <li><strong>Rehabilitasyon Eksikliği:</strong> Kesilen ağaçların ve kazılan alanların yeniden ağaçlandırılmadığı iddiaları tartışmaların odağında.</li>
</ul>

<p></p>

<p><img alt="H F O K Jexa Q A A 7 A X" class="detail-photo img-fluid" height="1364" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/04/h-f-o-k-jexa-q-a-a-7-a-x.jpeg" width="768" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>📢<strong> Sosyal Medyadan Tepki Yağıyor</strong></p>

<p>Twitter (X) ve Instagram gibi platformlarda paylaşılan karşılaştırmalı görsellerin altına binlerce yorum yapıldı. Vatandaşlar, <em>"Mermerimiz dünyaca ünlü ama adamız yok oluyor,"</em> ve <em>"Bu bir kalkınma değil, doğa katliamıdır"</em> sözleriyle yetkilileri denetime ve rehabilitasyon çalışmalarına davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.politikam.com/marmara-adasi-mermer-ocagi-tahribati-dunu-ve-bugunu-2026</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/04/cdf24fb9-85a4-4784-a7f8-ae97759420f7.jpeg" type="image/jpeg" length="86326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmara Havzasında Kirlilik Çığ Gibi Büyüyor]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/marmara-havzasinda-kirlilik-cig-gibi-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/marmara-havzasinda-kirlilik-cig-gibi-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, Gönen Çayı’ndan Marmara’ya uzanan çevre kirliliğine dikkat çekerek, yıllardır süren mücadeleyi hatırlattı. Havutça, “Balıkesir’in toprağını da suyunu da sahipsiz bırakmayacağız” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<h3><strong>Yıllara Yayılan Çevre Mücadelesi</strong></h3>

<p><strong>24 ve 26. dönem Balıkesir Milletvekili Av. Namık Havutça, Türkiye’nin su kaynaklarında yaşanan kirliliğe ilişkin yaptığı açıklamada, Balıkesir özelinde verilen çevre mücadelesinin uzun yıllara dayandığını vurguladı. Havutça, Marmara Denizi başta olmak üzere kentin toprak ve su varlıklarını korumak için her platformda mücadele ettiklerini belirtti.</strong></p>

<p>Balıkesir İl Genel Meclisi’nde görev yapan CHP’li üyelerle birlikte çevre kirliliğini sürekli gündeme taşıdıklarını ifade eden Havutça, bu mücadelenin yalnızca yerel değil, ulusal boyutta da sürdürüldüğünü dile getirdi.</p>

<hr />
<h3><strong>Kirli Su TBMM Gündemine Taşındı</strong></h3>

<p>Havutça, Gönen Çayı’ndan alınan kirli suyun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar taşındığını hatırlatarak, dönemin Balıkesir milletvekilleri Mehmet Tüm ve Ahmet Akın ile birlikte konuyu dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’a ilettiklerini söyledi.</p>

<p><strong>Gönen ve Susurluk çayları, Kazdağları ile Erdek ve Bandırma Körfezi’nde yaşanan kirliliğe karşı verilen mücadelenin basın arşivlerinde geniş yer bulduğunu belirten Havutça, “Bu kentin suyunu konuşanların önce geçmişte verilen mücadelelere bakması gerekir” ifadelerini kullandı.</strong></p>

<hr />
<h3><strong>“Sahaya Gelin, Kirliliği Yerinde Görün”</strong></h3>

<p>Çevre sorunlarının masa başında değil, sahada anlaşılabileceğini vurgulayan Havutça, yetkililere çağrıda bulundu. Gönen Çayı kıyısına, Manyas Gölü’ne, Erdek ve Bandırma Körfezi’ne gidilmesi gerektiğini belirten Havutça, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kirli suyu ellerine alsınlar, o suyla tarlasını sulamak zorunda kalan çiftçinin derdini dinlesinler. Bunun için önce bu sorunu gerçekten dert edinmek gerekir.”</p>

<hr />
<h3><strong>TBMM’de Sunulan Önerge Hâlâ Gündemde</strong></h3>

<p><strong>Güney Marmara’daki su kirliliğine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundukları araştırma önergesinin hâlâ Meclis arşivlerinde bulunduğunu hatırlatan Havutça, bu çalışmanın bilimsel bir rapor niteliği taşıdığını ifade etti.</strong></p>

<p>Havutça, çevre mücadelesinin hiçbir zaman “göstermelik” olmadığını vurgulayarak, dün olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla devam ettiklerini söyledi.</p>

<hr />
<h3><strong>“Balıkesir’in Doğası Sahipsiz Değil”</strong></h3>

<p>Açıklamasının sonunda kararlılık mesajı veren Havutça, sahada olmaya devam edeceklerini belirtti. Gönen Çayı’ndan Bandırma Körfezi’ne kadar tüm bölgelerde kirliliğin takipçisi olacaklarını dile getiren Havutça, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p><strong>“Bizim derdimiz; çiftçimizin, köylümüzün, göllerimizin, çaylarımızın, balıklarımızın ve kuşlarımızın hakkını korumaktır. Herkes bilsin ki Balıkesir’in toprağını da suyunu da sahipsiz bırakmayacağız.”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="83Cd5Ea9 B394 44C9 B83D Fbfcad582A15" class="detail-photo img-fluid" height="1130" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/04/83cd5ea9-b394-44c9-b83d-fbfcad582a15.jpeg" width="827" /><img alt="C5Ebc596 Deb7 407F 8932 1Ec69035892A" class="detail-photo img-fluid" height="1085" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/04/c5ebc596-deb7-407f-8932-1ec69035892a.jpeg" width="827" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>OSMAN KANTARLIOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/marmara-havzasinda-kirlilik-cig-gibi-buyuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 01:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/04/marmara-denizi-ndeki-kirlilik-giderek-artiyor-4552803.jpg" type="image/jpeg" length="93538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sarıalan Altın Madeni Ruhsatı Mahkemede: Gökçeyazılılardan İptal Talebi]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/sarialan-altin-madeni-ruhsati-mahkemede-gokceyazililardan-iptal-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/sarialan-altin-madeni-ruhsati-mahkemede-gokceyazililardan-iptal-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir İdare Mahkemesi’nde görülen davada, CVK A.Ş.’nin Sarıalan Altın Maden Projesi’ne verilen çalışma ruhsatının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istendi. Davacılar, mülkiyet ihlalleri ve çevresel risklere dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p></p>

<p>31 Mart 2026 Salı günü Balıkesir İdare Mahkemesi’nde görülen davada, <strong>CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.</strong> tarafından yürütülen Sarıalan Altın Maden Projesi’ne ilişkin çalışma ruhsatının iptali talebi ele alındı. Gökçeyazı Mahallesi’nden dört vatandaşın söz aldığı duruşmada, davacıların avukatı İpek Sarıca, ruhsatın iptal edilmesi gerektiğine dair hukuki gerekçeleri mahkeme heyetine sundu.</p>

<hr />
<h3>Mülkiyet İzinleri Tamamlanmadan Ruhsat Verildi İddiası</h3>

<p>Davacılar tarafından mahkemeye sunulan beyanlarda, maden sahasına ilişkin işyeri açma ve çalışma ruhsatının, gerekli mülkiyet izinleri tamamlanmadan verildiği vurgulandı. Ruhsat kapsamına, mülkiyet hakkı edinilmemiş taşınmazların da dahil edildiği belirtilerek, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca, ruhsatın düzenlenme tarihinin, kamulaştırma projesinin hazırlanmasından (2 Mayıs 2024) daha önce olduğuna dikkat çekilerek, sürecin usule aykırı ilerlediği dile getirildi. Bu süreçte taşınmazlara erişimin engellendiği, taşkın kullanım yapıldığı ve tehlike arz eden faaliyetlerin gerçekleştirildiği ileri sürüldü.</p>

<hr />
<h3>“Mülkiyet ve Güvenlik Hakları İhlal Edildi”</h3>

<p>Davacılar, söz konusu uygulamalar nedeniyle hem mülkiyet hem de güvenlik haklarının ihlal edildiğini, ayrıca ekonomik zarara uğradıklarını belirtti. Özellikle 263/83 numaralı taşınmazda, acele kamulaştırma kararı alınmadan önce taşkın kullanım yapıldığı, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı ve faaliyet alanı ile taşınmaz arasında tampon bölge oluşturulmadığı ifade edildi.</p>

<p>Öte yandan, acele kamulaştırma kararının da iptal edilmiş olması nedeniyle, şirketin ilgili taşınmazlar üzerinde herhangi bir mülkiyet hakkının bulunmadığı vurgulandı.</p>

<hr />
<h3>ÇED ve Sağlık Koruma Bandı Uyuşmazlığı</h3>

<p>Dava kapsamında, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunda belirtilen sağlık koruma bandı ile çalışma ruhsatında yer alan sınırlar arasında ciddi uyumsuzluklar olduğu da gündeme getirildi.</p>

<p><strong>Davacılar, sağlık koruma bandı içerisinde meskenlerin bulunduğunu, açık ocak işletmesinin sınırında mera ve tarım arazilerinin yer aldığını belirtti. Ayrıca, söz konusu mesafenin bazı noktalarda 7 metrenin altına kadar düştüğü ve bu durumun ÇED taahhütlerine aykırı olduğu ifade edildi. Bu iddiaları destekleyen haritalar da mahkeme dosyasına sunuldu.</strong></p>

<hr />
<h3>“Mücadelemiz Sürecek”</h3>

<p>Dava, 26 Gökçeyazılı köylü ile Kazdağı Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından açıldı. Davacılar, mahkemeden kararın lehlerine çıkmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği Başkanı <strong>Dilek Yalçın</strong>, yaptığı açıklamada çevre mücadelesini sürdüreceklerini belirterek, “Havamızı, suyumuzu ve topraklarımızı korumak için mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, MANŞET</category>
      <guid>https://www.politikam.com/sarialan-altin-madeni-ruhsati-mahkemede-gokceyazililardan-iptal-talebi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/04/d3ef7a1c-64a4-4db2-988e-3ee0a25e9a70.jpeg" type="image/jpeg" length="55677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyük Menderes nehir havzası için kritik zirve]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/buyuk-menderes-nehir-havzasi-icin-kritik-zirve</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/buyuk-menderes-nehir-havzasi-icin-kritik-zirve" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’da düzenlenen “Büyük Menderes Nehri Havzası’nın Hafızası ve Geleceği Konferansı”, çevresel tehditler ve çözüm önerilerinin kapsamlı şekilde ele alındığı önemli bir buluşmaya sahne oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>Aydın’da düzenlenen “Büyük Menderes Nehri Havzası’nın Hafızası ve Geleceği Konferansı”, çevresel tehditler ve çözüm önerilerinin kapsamlı şekilde ele alındığı önemli bir buluşmaya sahne oldu.</strong></p>

<hr />
<p>Aydın Efeler Belediyesi ev sahipliğinde Nevzat Biçer Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansta, Büyük Menderes Havzası’nın mevcut durumu, çevresel riskleri ve sürdürülebilir gelecek perspektifi masaya yatırıldı. Etkinliğe siyasetçiler, yerel yöneticiler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.</p>

<hr />
<h3>Geniş Katılım Dikkat Çekti</h3>

<p>Konferansa; T.C. Çevreci Belediyeler Birliği ve Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ile birlikte birçok belediye başkanı, meclis üyesi ve birlik temsilcisi katıldı. Yerel yönetimlerin çevre politikalarındaki rolü ve iş birliği olanakları toplantının ana gündem maddeleri arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h3>“Havzanın Korunması Gelecek İçin Şart”</h3>

<p>Açılış konuşmalarını yapan Ali Kemal Deveciler ve Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Büyük Menderes Havzası’nın korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir zorunluluk olduğuna vurgu yaptı. Bölgesel kalkınmanın sürdürülebilir çevre politikalarıyla mümkün olabileceği ifade edildi.</p>

<hr />
<h3>Ekolojik ve Tarımsal Sorunlar Masaya Yatırıldı</h3>

<p>Konferansın ilk oturumunda havzadaki ekolojik ve tarımsal sorunlar detaylı şekilde ele alındı. Uzmanlar; su kalitesindeki düşüş, sanayi ve madencilik kaynaklı kirlilik, evsel atıklar ve iklim değişikliğinin etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca su yönetimi ve modern sulama sistemlerinin önemi vurgulandı.</p>

<hr />
<h3>Hukuki Boyut ve Yerel Yönetimlerin Rolü</h3>

<p>İkinci oturumda çevre sorunlarının hukuki çerçevesi tartışıldı. Mevzuatın etkin uygulanmasının önemi öne çıkarken, yerel yönetimlerin yetki ve sorumlulukları ile baroların süreçteki rolü değerlendirildi. Katılımcılar, hukuki mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<hr />
<h3>Sivil Toplumun Katkısı Öne Çıktı</h3>

<p>Üçüncü oturumda ise sivil toplum kuruluşlarının çevre koruma çalışmalarındaki rolü ele alındı. Bölgedeki dernek ve platform temsilcileri, yürüttükleri projeleri paylaşarak iş birliğinin önemine vurgu yaptı.</p>

<hr />
<h3>Deklarasyon İmzalandı</h3>

<p>Konferansın sonunda düzenlenen sonuç oturumunda genel değerlendirmeler yapıldı. Dünya Su Günü kapsamında hazırlanan Büyük Menderes Havzası Yerel Yönetimler Deklarasyonu imzalanarak kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p>Toplantı, ortak akıl ve iş birliği mesajlarıyla sona ererken, Büyük Menderes Havzası’nın korunmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber  Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.politikam.com/buyuk-menderes-nehir-havzasi-icin-kritik-zirve</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/03/656241714-1411283527704678-7802983260631195023-n.jpg" type="image/jpeg" length="77503"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ormancılık Günü ve Nevruz bir arada... Fidanlar toprakla buluştu]]></title>
      <link>https://www.politikam.com/ormancilik-gunu-ve-nevruz-bir-arada-fidanlar-toprakla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.politikam.com/ormancilik-gunu-ve-nevruz-bir-arada-fidanlar-toprakla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ormancılık Haftası kapsamında Gökçeören’de düzenlenen etkinlikte, yangından zarar gören alana binlerce fidan dikilirken, etkinlikler hafta boyunca sürecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<hr />
<p><strong>21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası kapsamında Balıkesir’de anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Balıkesir Valiliği koordinasyonunda, Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, Altıeylül ilçesine bağlı Gökçeören Mahallesi’nde bulunan ve 1 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen yangında zarar gören ormanlık alanda yapıldı.</strong></p>

<hr />
<p>Etkinliğe Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu başta olmak üzere il protokolü, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, askeri personel, öğrenciler, sivil toplum kuruluşları, emekli ormancılar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyonda doğaya yeniden hayat verilmesi adına önemli bir adım atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda düzenlenen etkinlikte protokol konuşmalarına yer verilmedi. Vali İsmail Ustaoğlu, öğrencilerle sohbet ederek günün anısına hatıra fotoğrafları çektirdi ve öğrencilere çeşitli hediyeler dağıttı.</p>

<hr />
<p><img alt="801369Cf 9C63 4A62 8623 4A4E735E221C" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://politikamcom.teimg.com/politikam-com/uploads/2026/03/801369cf-9c63-4a62-8623-4a4e735e221c.jpeg" width="1600" /></p>

<hr />
<p><strong>Etkinlik kapsamında ayrıca baharın gelişini simgeleyen Nevruz gelenekleri de yaşatıldı. Yakılan Nevruz ateşi etrafında demir dövme ritüelinin ardından fidan dikimine geçildi. Katılımcılar, yangından zarar gören sahada binlerce fidanı toprakla buluşturdu.</strong></p>

<p>Gökçeören Mahallesi’ndeki ana etkinlik sahasına 24 Mart’ta mavi servi, fıstık çamı ve doğu ladini türlerinden 2 bin 500 fidan dikileceği belirtildi. Ayrıca il genelinde, doğal dokuya uygun toplam 13 bin ibreli ve yapraklı fidanın hafta boyunca vatandaşlarla birlikte toprakla buluşturulacağı ifade edildi.</p>

<p>Balıkesir’de Ormancılık Haftası kapsamında gerçekleştirilen fidan dikim etkinliklerinin hafta boyunca farklı noktalarda devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, MANŞET</category>
      <guid>https://www.politikam.com/ormancilik-gunu-ve-nevruz-bir-arada-fidanlar-toprakla-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 23:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://politikamcom.teimg.com/crop/1280x720/politikam-com/uploads/2026/03/ebb0d76d-692d-47b1-afa8-065061c2ce06.jpeg" type="image/jpeg" length="93029"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
