İNŞAAT MÜHENDİSLERİ BELEDİYELERDEN NELER İSTİYOR

İnşaat Mühendisleri Odası Balıkesir Şube Başkanı Gürkan Özcan’a, 31 Mart sonrası yeni dönemde Balıkesirli inşaat mühendisleri  olarak nasıl bir belediyecilik anlayışı beklediklerini sorduk.  Özcan Balıkesir’i yönetenlerin dışarıdan gelmemesi gerektiğini, rant odaklı uygulamaların yapılmamasını, ve şehirde yeni cazibe merkezlerinin oluşturulması için çalışılmasını istedi.

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Balıkesir’de de inşaat sektörünün sıkıntı içinde olduğunu belirten İMO Şube Başkanı Gürken Özcan, oluşturulacak konut projelerinin belediye veya TOKİ eliyle değil Balıkesirlilerin eliyle yapılması gerektiğine dikkat çekti. Özcan ayrıca Çamlık Projesine de değinerek, Akıncılar Mahallesi ve Küçük Sanayi Sitesi’nin karşısındaki imar uygulamalarının gözden geçirilmesini istedi.

RANTA DEĞİL KENTE YÖNELİK BELEDİYECİLİK

İnşaat Mühendisleri Odası Balıkesir Şube Başkanı Gürkan Özcan yeni yönetime gelecek olan yerel yöneticilerden isteklerini şu şekilde dile getirdi:

“Yerel seçimlerde beklentilerimiz ne? Klişe bir laf olacak belki ama ranta değil kente yönelik, popülist değil dürüst, şeffaf ve gerçekçi bir belediyecilik istiyoruz. Siyaseten yapılacak ya da yapılamayacak bir takım sözlerin verildiği, insanların kandırıldığı bir ortam değil. Yani sonuçta belediye seçimleri; halkla iç içe olan insanların görev aldığı makamlar bunlar. Görevini bırakıp gittiğinde de tekrar beraber olduğu insanların yüzüne rahatça bakabileceği bir belediye anlayışının olmasını istiyoruz. Şeffaf olmasını istiyoruz. Yapılan işlerin halka, kamuoyuna net bir şekilde açıklanmasını istiyoruz. Bu özelde istediğimiz belediyecilik şekli. Tabi ki meslek odalarıyla işbirliği içerisinde bir belediyecilik anlayışının olmasını istiyoruz. Meslek odası derken; sivil toplum örgütlerini buradan yine ayrı tutuyorum. Elbette sivil toplum örgütleri olacak fakat meslek odaları kanunen kurulmuş, kamu niteliğinde kuruluşlar. Yani dolayısıyla kamu yararına çalışma zorunluluğu olduğundan belediyelerin her zaman için yanında, arkasında veya birlikte hareket edebileceği kuruluşlar olduğundan ötürü belediyelerle meslek odalarının kesinlikle işbirliği içerisinde olmasını düşünüyoruz.

MESLEKTAŞLARIMIZ LİSTELERDE

Bu yerel seçimlerde bugüne kadar gördüğüm en fazla inşaat mühendisi meslektaşımızın hem belediye başkan adayı, hem de belediye meclis üyesi adayı olarak iştirak ettiği bir yerel seçim. O yüzden meslektaşlarımıza kendi içlerinde yer veren siyasi partilerin hepsine teşekkür ediyoruz. Bunların içerisinde Altıeylül Belediye Başkanlığını sürdüren Hasan Avcı, Karesi Belediyesi’ne aday olan Dinçer Orkan, Burhaniye Belediye Başkanı ve adayı Necdet Uysal, Edremit’ten Kamil Saka ve birçok nitelikli bir şekilde meclis üyesi arkadaşımız ağabeyimiz var. Bu yüzden kendilerine hem başarılar diliyorum hem de onları aday gösteren siyasi partilere taraf olmaksızın teşekkür ediyoruz.

MESLEK ODALARIYLA İŞBİRLİĞİ YAPILMALI

Meslek odaları haricinde sivil toplum kuruluşlarının da mutlak suretle kente sunması gerekiyor. Bunun da kent konseyleri kanalıyla olması gerektiğini düşünüyoruz. Fakat kent konseylerinin belediyeden kumandalı ya da oluşturulmuş bir kent konseyinin başkanının belediye başkan yardımcısı olması gibi özgür bir ruh sergilemeyecek yapının olmasını istemiyoruz. Kent Konseyi tamamen belediyeden ayrı ve gerektiğinde belediyeyi eleştirebilecek nitelikte, çıkıp demokratik bir şekilde görüşlerini ifade edebilecek bir kuruluş olarak oluşturulmasından yanayız.

DIŞARIDAN YÖNETİCİ İSTEMİYORUZ

Daha önce de bahsettik; Büyükşehir sıkıntılı. Normal belediyeden büyükşehire geçmek sıkıntılı. Balıkesir’imizin de tarihsel yapılaşmasının getirdiği bazı sıkıntılar var. Büyükşehire geçiş sancılı olacak demiştik Sancılı oldu da diyemeyeceğiz, olup olmadığını da kestiremiyoruz. Büyükşehir olduğumuzu ben zannetmiyorum. Bundan sonraki süreçte inşallah ilk kısım ya da ilk süreç sona erdi, bundan sonra daha ayakları yere basan, daha sağlam ve hızlı bir şekilde büyükşehire doğru yöneleceğimizi düşünüyoruz. Tabi bu oluşturulurken belki ilk başlarda dışarıdan hizmet alımı gibi dışarıdan destek alımı söz konusu olmuştur. Ama bunun sürekli bir hale gelmesi; özellikle üst düzey bürokratların dışarıdan getirilmesi, onun haricinde üst düzey bürokratları bırakın müdürlerin, neredeyse işçilerin bile dışarıdan getirildiği bir yönetim şekli ortaya çıktı. Tabi bu bizi rahatsız ediyor. Çünkü mesleki açıdan değil, Balıkesir’de yaşayan bir vatandaş olarak baksak bile kendi memleketimizde kendimizi dışlanmış hissetmek istemiyoruz. Sorunların Balıkesir’in içerisinden çıkmış, Balıkesir gerçeklerini yaşayarak bugüne gelmiş nitelikli kişilerin olmasını istiyoruz. Böyle yaklaşınca siyaseten tepeden değil, yerinden özgür, demokratik ve eşit bir yönetimin gerekliliğine inanıyoruz. Dışarıdan atama, ithal yöneticiler istemiyoruz.

YAPACAKSA BALIKESİR YAPMALI

Balıkesir’e Çevre ve Şehircilik Bakanı gelip de şurada 10 bin konut yapacağım, Eski Kepsut Caddesi’nde şunları yapacağım, İnşaatçılar Çarşısı yapacağım, Ayşebacı’da 100 dönüm yer açacağım demesini biz kabul etmiyoruz. Neden etmiyoruz? Balıkesir’in bir bakan tarafından değil, seçilmiş bir belediyeler tarafından yönetilmesini, yönlendirilmesini, buradaki dinamiklerin veya buradaki isteklerin, arzuların doğrultusunda şekillendirilmesini istiyoruz. Elbette ki dar gelirli vatandaşa konut yapılsın, 10 bin tane konut yapılsın. Ama bunu tutup da belediye ve TOKİ işbirliğiyle yapacağım diye deklare etmenin anlamı yok. Zaten şu anda genel olarak bütün ülkemizde yaşayan sıkıntıların Balıkesir’de had safhada olduğu inşaat sektörüyle ilgili bu yorumları yapmak bizi pek mutlu etmiyor. Yani Balıkesir tekrar Balıkesir odaklı olmayan hiçbir şeye evet deme lüksümüz, şansımız yok. Burada evet 10 bin konut yapılacaksa belediye öncülük eder, 500’ünü yapar, yapacağımız bunlar buyurun gelin Balıkesir esnafı, müteahhidi, mühendisi, mimarı, işçisi der, girişilir devam edilir. Ama bu bu şekilde olmuyor. Ranta yönelik değil, kente yönelik belediyecilik dediğimiz budur. Balıkesir gibi bir yerde yaşıyoruz, inşaat sektörü bütün Türkiye için bir rant kapısı haline geldi ama inşaatı belediye TOKİ yapsın, ondan sonra patatesi, soğanı belediye satsın ayıp. Yerel seçimlerde de yerel dinamiklerin etkili olduğu, buradaki halkın söz sahibi olup kendine göre demokratik bir şekilde yönetildiği oluşumun gerçekleşmesini bekliyoruz.

AKINCILAR VE AYGÖREN’DE İMAR PROBLEMLERİ ÇÖZÜLMELİ

Çok uzun dönemden beri Akıncılar Mahallesi, 1802 dediğimiz Küçük Sanayi Sitesi ikinci ve dördüncü kapısındaki imarsal problemler bir türlü çözülemedi. Çözülmesine ramak kalmışken yine siyaseten bir takım şeylerden ötürü kaldığını biz biliyoruz. Orada yapılamayan işlerin, yatırımların Aygören Mahallesi’ne yöneltilip, Balıkesir’in tarihi dokusunun korunacağı şeklinde düşünceler vardı geçmiş dönemlerde. Netice itibariyle Akıncılar, sanayinin karşısı, Aygören Mahallesi Balıkesir’in kanayan yarası. Burada hangi belediye başkanımız gelirse gelsin bunlara kesin olarak çözüm üretmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunları çözüme ulaştırırken Balıkesir’in tarihi dokusu ve kültürel mirasının göz önünde tutularak hareket edilmesini istiyoruz. Balıkesirliyiz, şehrimizi geziyoruz dolaşıyoruz. Ben şimdi Balıkesir Lisesi yokuşuna çıktığım zaman, inanın param olsa her çıkışımda oradan bir bina satın alırım ve o binayı yaptırırım. İçim acıyor. Etrafını çevirmişler, ya bir arabanın, ya bir insanın üzerine devrilecek. Yazık günah. Bir Çamlık Projesi var, Çamlık’ı beton yığınına dönüştürdüler. Orada yaptıkları imalata harcadıkları paranın yüzde 1’ini Aygören’e yöneltseler çok daha hoş, insanların çok daha cazibe merkezi olarak değerlendirebileceği bir yer elde edebilirlerdi, yapılamadı. Şu anda yaşadığımız döneme bir eleştiri getirmek gerekirse; benim hatırladığım halka sorulan bir tek Zağnos Paşa Camii’nin oradaki meydan yapımıyla ilgili proje çalışması vardı. Üç tane projeden hangisini seçersiniz diye vatandaşlara sorundu ve seçildi. Halkın seçtiği proje ya da orada hiçbir proje yapılmadı. Ama halkın seçmediği her proje başlanıp yarım kaldı. Devam edilecek elbette ki, sürdürülebilirlik mutlaka gerekli. Ama yine aynı şeylerden; Çamlık’ın savunulmasını ya da bir merkezi odak haline getirilebileceğinin düşünülmesini benim aklım almıyor. Çamlık’tan Avlu’ya teleferik hala aynı proje sürdürülmek isteniyor. Ama ne kadar yeterli, gerçekçi olur bilemiyorum. Tabi yapılan her hizmeti eleştirmek kolay, hizmeti yapmak zordur. Bunları planlamak, hayata geçirmeye çalışmak da zor. Ama eleştiriler olacaktır. İnsanları rahatsız eden bu sıkıntılarda bu kadar afaki, gereksiz beton yığınına döndürülen, özümüzün kaybolduğu, masrafların yapıldığı işlemler hoşumuza gitmiyor.

YENİ CAZİBE MERKEZLERİ OLUŞTURULMALI

Yeni cazibe merkezlerinin oluşturulması gerekir demiştik. Akıncılar Mahallesi, şehrin Milli Kuvvetler, Anafartalar Caddesi’nde sıkışmış merkezi kısmının Akıncılar’a kaymasıyla buralarının da rahatlayacağını düşünüyoruz. Bunlarla beraber hem cazibe merkezlerinin dağıtılması hem şehir trafiğini azaltacak çözümlerin üretilmesini, gerekiyorsa gerekli kamulaştırmaların yapılarak yolların mutlak suretle düzenlenmesi gerekiyor. Şu anda bu dönemki çalışmalara baktığımız zaman Rüzgar Caddesi Balıkesir için faydalı bir çalışma oldu. En azından yeni bir arter oluştu, trafik bir şekilde dağıtıldı. Belediyelere kim gelecek olursa olsun memleket sevdasıyla, rantla alakası olmayan, şeffaf, hesap verebilir bir yönetim sergilemesini istiyoruz. İçimizden insanlarla hep birlikte yönetmek istiyoruz.”

Exit mobile version