İFLASI KABUL EDİLEN YÖRSAN’DA İŞÇİLER EYLEM YAPTI

Süt ve süt ürünleri sektöründe yarım asrı geride bırakan ve geçen yıl kayyum atanan YÖRSAN Gıda’nın iflas talebinin kabul edilmesiyle birlikte fabrikada çalışan işçiler eylem yaptı. İşçilerin örgütlü olduğu Öz Gıda-İş Sendikası tarafından fabrika önünde yapılana basın açıklamasında YÖRSAN Gıda’nın gerek üretim gerek pazarlama anlamında zarar edecek bir şirket olmadığını ancak iflas kararı ile yok edilmek istendiği vurgulandı.

 

Öz Gıda-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Sultan Murat Karadağ, Bursa Şube Başkanı Aytekin Kaya, Örgütlenme Dairesi Başkanı Göksel Şengün, Hukuk Müşavirleri Mecit Zeren ve Emre Barış ile birlikte sendika üyeleri, çocukları ile birlikte fabrika önünde bir araya geldi. Yapılan basın açıklamasında YÖRSAN’ın kapatılmasıyla çalışan 300 işçinin yanı sıra tedarikçiler ve bölge halkı ile Türkiye’nin kaybettiğine dikkat çekildi.

Hak-İş Bursa İl Başkanı Mustafa Yavuz, Hizmet iş Sendikası Genel Başkan Danışmanı Mehmet Keskin, Şube Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kılıç, Öz Çelik İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Mustafa Çölcü ve sendikanın örgütlü olduğu işyerlerinin temsilcilerinin de katılarak destek verdi.

Üyelerimizin her zaman yanında olacağız
YÖRSAN’ın iflas talebinin kabul edilmesi nedeniyle yapılan basın açıklamasında Öz Gıda-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Sultan Murat Karadağ, iflası kabul edilen YÖRSAN’da çalışan üyelere gerekli desteğin verileceğini söyledi.

YÖRSAN’da çalışan 300 işçiye sahip çıkılması gerektiğini belirten Karadağ, şunları kaydetti:
“Daha önce olduğu gibi iflas sürecinde de sendikamız üyelerimizin yanında yer alacak. Her türlü hak ve alacaklarının iflas sürecinde zarar görmeden kendilerine teslim edilmesi için elimizden gelenden daha fazla gayret göstereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Dün olduğu gibi bugün de üyelerimizle omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz. Böyle bir sonucu ve kararı kabullenmemiz asla mümkün değildir. Ulusal değerimiz ve milli servetimiz olan YÖRSAN’a mutlaka bir çözüm bulunmalı, bir yol gösterilmelidir. Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetimize buradan sesleniyoruz. YÖRSAN markasının 300 çalışanına ve binlerce aileye sahip çıkılmalıdır.”

“Bölge halkının iş ve aş kapısıydı”
Öz Gıda-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Sultan Murat Karadağ açıklamasının devamında şunları dile getirdi:

“Yarım asırdan fazla süredir ülkemiz ve bölge için katma değer üreten 2-3 nesil bölge halkına iş, aş, ekmek vermiş milli servetimiz olan YÖRSAN Gıda’da, Öz Gıda İş Sendikası olarak çalışanlarımızla birlikte sağduyulu ve özveriyle bir süreç yaşanmıştır. Örgütlenmenin bitip Toplu İş Sözleşmesine geçilirken her tarafın menfaati gözetilerek hem YÖRSAN Gıdamızı daha yukarıya taşıyacak hem de çalışanlarımıza yeni haklar ve hiç olmayan kazanımlar elde edilerek sözleşmelerimiz imzalanmıştır. Ülkemizin en kritik dönemlerinde bile YÖRSAN Gıda hem tedarikçileri hem çalışanları ile birlikte üretime, kazanmaya ve kazandırmaya devam etmiştir.

“YÖRSAN zarar edecek bir şirket değildir”

Maalesef YÖRSAN Gıda’ nın yabancı ortağı ana şirketinde zora düşüp iflas edince YÖRSAN için sıkıntılı bir süreç başlamıştır. Alacaklılar bir taraftan, bankalar bir taraftan, asıl şirketin elinden alacakları bir şey olmayınca hep birlikte YÖRSAN Gıda’nın üzerine çökmüşlerdir. YÖRSAN Gıda gerek üretim gerek pazarlama anlamında zarar edecek bir şirket değildir. Ülkemizin çok kıymetli bir markası 300 çalışanı ve binlerce kişiye ekmek veren YÖRSAN iflas kararı ile yok edilmek istenmektedir. Kamuoyunun malumu olduğu üzere YÖRSAN işyerinin konkordato talebi 09.07.2020 tarihinde yapılan duruşma ile reddedilmiş olup YÖRSAN’ ın iflası açıklanmıştır. Gerek konkordato süreci öncesinde gerekse konkordato sürecinde üyelerimize yönetimsel, eylemsel ve hukuki olarak her türlü desteği verdik ve vermeye devam ediyoruz.

“Kaybeden ülkemizdir”

Bu zorlu süreçte üyelerimizi yalnız bırakmadık ve talep ettikleri her an yanlarında yer alarak süreci omuz omuza yürüttük. Bunun en güzel örneği de konkordato talepli davanın yakın takipçisi olarak her duruşmaya sendikamız tarafından katılım sağlanmış ve süreç hakkında üyelerimiz bilgilendirilmiştir. Konkordato sürecini yakın takibimiz neticesinde, çalışan üyelerimizin ücret ve haklarının eksiksiz ödenmesi için kayyum heyeti ve komiserlerle yakın işbirliği içerisinde çalışmalarımızı yürüttük. Ancak gelinen süreç itibariyle ifade etmek isteriz ki bölge için çok önemli olan bir işletmenin bu şekilde faaliyetine son vermesini üzüntü ile karşılamış bulunmaktayız. Bu zorlu süreçte üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Daha önce olduğu gibi iflas sürecinde de sendikamız üyelerimizin yanında yer alacak olup her türlü hak ve alacaklarının iflas sürecinde zarar görmeden kendilerine teslim edilmesi için elimizden gelenden daha fazla gayret göstereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Dün olduğu gibi bugünde burada üyelerimiz ile omu omuza mücadeleye devam edeceğiz. Burada kaybeden ülkemizdir, YÖRSAN’ da çalışan 300 arkadaşımızdır, YÖRSAN tedarikçileri ve bölge halkıdır. Böyle bir sonucu ve bu kararı kabullenmemiz asla mümkün değildir.

“Mutlaka çözüm bulunmalı”
Ulusal değerimiz ve milli servetimiz olan YÖRSAN Gıda işyerimize mutlaka bir çözüm bulunmalı, bir yol gösterilmelidir. Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetimize buradan sesleniyoruz.
YÖRSAN markasının 300 çalışanına ve binlerce aileye sahip çıkılmalıdır. Ülkenin sıkıntılı bir süreçten geçtiği bu dönemde birçok tesis kapanırken, binlerce insan işinden oluyorken böyle bir işletmenin ve bu kadar değerli bir markanın yok edilmek istenmesi kimsenin içine sinmemektedir.

“Susurluk kazayla değil YÖRSAN’la anılsın”

Öz Gıda İş Sendikası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de gerek hukuk nezdinde gerekse siyaset nezdinde elimizden gelen tüm çaba gösterilecek ve işçi kardeşlerimizle birlikte her türlü mücadele verilecektir. Susurluk denildiği zaman ne yazık ki hep o malum kaza akla gelir. Buradan siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve yöre halkına sesleniyoruz. YÖRSAN’a öyle bir sahip çıkalım ki Susurluk artık YÖRSAN ile anılsın.”

 

Exit mobile version