Futbolda süper gece… Süper rezalet!..

Futbol sadece futbol değildir tezini doğrularcasına her geçen gün siyasetin koyu gölgesi altında kalan futbolda 7 Nisan Pazar günü ‘kara bir gece’ yaşandı. Kim sorarsa herkes kendine göre haklı ama buraya göz göre göre sürüklenirken futbolun aktöreleri ve yön vericileri neredeydi?

Futbol sadece futbol değildir tezini doğrularcasına her geçen gün siyasetin koyu gölgesi altında kalan futbolda 7 Nisan Pazar günü ‘kara bir gece’ yaşandı. Kim sorarsa herkes kendine göre haklı ama buraya göz göre göre sürüklenirken futbolun aktöreleri ve yön vericileri neredeydi?

Görülmedi mi, neden göz yumuldu, neden süreç sağlıklı yönetilemedi? Her zaman sürekli haklı olduğunu iddia edip sesi çok çıkanlar mı haklı?

Cumhuriyetin 100’üncü yılında, eski adı cumhurbaşkanlığı kupası olan, süper kupa ya da sponsorluk anlaşmaları gereğince 2006’dan beri ‘Turkcell Süper Kupa’sı, yeni sezon başlamadan önce Süper Lig şampiyonu ile Türkiye Kupası şampiyonu takımları arasında oynanan futbol organizasyonu.

 

Bir türlü organize edilemedi!

Süper Kupa maçı ilk olarak Ağustos 2023’te oynanması bekleniyordu. TFF kulüplerin Avrupa kupaları maçlarını gerekçe göstererek müsabaka ertelenmiş. 29 Aralık’ta lig şampiyonu Galatasaray ile kupa şampiyonu Fenerbahçe arasında Suudi Arabistan da oynanacakken Suudi yetkililerin ‘’Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü onurlandırma’’ taleplerinin reddedilmesi üzerine maç başlamasına saatler kala ertelendi. O ertelemeden sonra kulüplerin karşılıklı onayıyla 7 Nisan’da Şanlıurfa’da, maçın oynanması, gelirlerin depremzedelere bırakılması üzerine anlaşıldı.

Bütün hazırlıklardan sonra yine maçın oynanmasına kısa bir süre kala Fenerbahçe, UEFA Avrupa Konferans Ligi çeyrek finalinde 11 Nisan’da Olimpiakos’la oynayacağı maçı gerekçe göstererek müsabakanın bir kez daha iptal edilmesini ve yabancı hakem tarafından yönetilmesini talep etti. Galatasaray reddetti. Maç günü yaklaştıkça Fenerbahçe Trabzon’daki olayları da gerekçe göstererek kongrede ‘ligden çekilme ve süper kupa maçına çıkmama’ konusunda aldığı yetkiyi uygulayacağını kamuoyuna ilan etti.

 

Ali Koç özellikle Trabzon maçından sonra önceki olayları da bahane ederek ortamı gerdikçe gerdi. Koç, ‘’Son 20 yılı konuşuyoruz, Türk futbolunun artık ‘reset’ edilmesi lazım. Zaman tarafsızlık, adil rekabet ve sportif ahlakın öne çıkması gereken zamandır’’ açıklamalarından sonra.

Olan oldu, dünyaya başarılarla gündem olamayan Türk futbolu bir kupa organizasyonunu bile beceremeyen ülke olarak dünyada gündem oldu.

Kırk yılda bir olabilecek bir organizasyonun illerinde olmasının heyecanını yaşayan Şanlıurfalılar ve çevre illerin yurttaşları Galatasaray ve Fenerbahçe’yi görmeyi, seyretmeyi beklerken Fenerbahçe bölge insanının çokta umurunda olmayan sebeplerle as oyuncular yerine U-19 genç takımıyla sahaya çıktı. Buna rağmen tribünlerdeki seyirciler ilk dakikada tüm dünyanın tanık olduğu sahneye tanıklık etti. İşin en ilginç tarafı ise maçın başlama düdüğüyle birlikte planlandığı gibi daha top dışarı çıkmadan, oyun durmadan 53’üncü saniyede Mauro Icardi Galatasaray adına golü attı. Golün santrası bile yapılmadan Fenerbahçe teknik heyeti takımı sahadan çekti; süper rezalet tarihe geçti.

 

Neresinden bakarsanız bakın tam bir tutarsızlık, tam bir akıl tutulması!

Futbolun temiz olmadığını iddia ederek temiz olmasını talep edenler dünde temiz olmadığını, kendilerine farklı maçlarda ‘haksızlık’ yapıldığını iddia edenler dün aynı haksızlıklarla kendilerine avantaj sağladıklarını bilmiyorlar mı?

 

Temiz olmasın, haksızlıklar olsun demiyoruz; ilke ve tutarlılık olsun…

Bugün feryat figan bağıranlar, yabancı hakem talep edenler yakın tarihte çok sayıda kulübü yanına çekerek ‘hakemlerde insan, herkes hata yapabilir’ dememişler gibi…

Ali Koç’un organize ettiği bilinen, Kulüpler Birliği olarak Galatasaray hariç 17 kulübün imzasıyla ‘’Ligimizde her daim hakem hataları olmuştur ve olacaktır. Çünkü insanın var olduğu yerde hata da işin bir parçasıdır.’’ Bildirisi hafızalardadır.

Aynı Ali Koç, Divan Kurulu’nda yaptığı bir konuşmada ‘’Bu adamlara nefes aldırmayın. Nerede görürseniz tepki gösterin. AVM’de görseniz tepki gösterin, fotoğraflarını çekin. İzmir, Urla’da bir kahvaltı fotoğrafı çekildi. Bilin. Ensenizdeyiz. Fenerbahçeliler böyle davranın, nefes aldırmayın bu adamlara.’’

Taraftara gerek kalmadan, MKE Ankaragücü-Çaykur Rizespor maçının ardından sahaya giren Ankaragücü Başkanı Faruk Koca, hakem Umut Meler’e yumruk attı.

Fenerbahçe gibi güzide bir kulübün başkanı Ali Koç hızını alamadı, ezeli rakibi ile ilgili ‘’Galatasaray, Türk futbolu için beka sorunudur’’ dedi. Bu sözler nasıl bir ruh halinin tezahürüdür. Bu akıl almaz ağır sözlerden sonra ‘dostça’ mücadele ‘nezaketle’ bir araya gelebilme nasıl sağlanacak?

Sırf başarılı olabilmek adına, her türlü yola başvurarak, ortamı sürekli germeye gerek var mı, bu kadar gerginlikten sonra kitlelerin sakinliği sağlanabilir mi…

Bile isteye gencecik çocukları sahaya sürüp onların umutlarını, hayallerini yıkmak sizlerin kariyerinden daha mı önemsizdir, kişisel kariyeriniz kitlelerin barış ver kardeşliğinden daha mı önemlidir?

Koskoca ülkenin futbol paydaşları elbirliğiyle futbolu izlenmez hale getirdiler, bir Süper Kupa organizasyonunu bile beceremediler…

Exit mobile version