EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU NASIL BİR ADAY İSTİYOR

Balıkesir il genelindeki Emek ve Demokrasi Platformu Üyeleri bir araya gelerek yeril seçim öncesinde nasıl bir yerel yönetim istedikleri konusunda görüşmeler yaptı. Katılımın oldukça az olduğu toplantı serbest kürsü tarzında katılımcılar nasıl bir yerel yönetim istedikleri konusunda görüşlerini açıkladı.

Oturum başkanlığını Eğitim-Sen Balıkesir Şube Başkanı Abdurrahman Bulut’un yaptığı toplantıda emek ve demokrasi platformlarının ‘Nasıl Bir Büyükşehir’ ‘Nasıl Bir Yerel Yönetim’ istediği konusunda görüşmelerde bulunuldu. Abdurrahman Bulut’un açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda Millet İttifakı’nın Altıeylül Belediye Başkan Adayı Esin Balıbek de bir konuşma yaptı.

YEREL SEÇİM GENEL SEÇİM HAVASINDA GEÇİYOR

Eğitim Sen Şube Başkanı, KESK Dönem Sözcüsü, BALDEP Yürütme Kurulu Üyesi Abdurrahman Bulut yaptığı açılış konuşmasında emek ve demokrasi platformlarına ve halka sormadan aday belirlenmesine kaşı olduklarını söyledi. Bulut şunları kaydetti:

“Ülkemizde tam da kritik bir dönemden geçtiğimiz bir dönemde iki ay sonra bir seçim yaşayacağız. Görünen o ki yerel yönetim seçiminden ziyade iş dönüp dolaşıyoruz biraz daha genel seçim havasında oluyor. Artık vaatlerin havada uçuştuğu, ekonomideki tıkanmışlığın, siyasetteki tıkanmışlık ve kirlenmişliği örtbas etmek için değişik manevralarla ve son dönemde de Cumhur İttifakı aracılığıyla beka sorunu tutturularak, işin üstü örtülmeye, emekçilerin talepleri yok sayılmaya ve göz ardı edilmeye çalışılıyor. Bizim görevimiz elbette ki bütün herkesin partisinden, sendikasından, derneğinden hepsine kadar emekçilerin içinde bulunduğu durumu teşhir etmek ve bunu dile getirmek gibi bir zorunluluğumuz ve görevimiz var.

TÜM SİYASİ PARTİLERDE TEK ADAMLIK SÜRÜYOR

Yerel yönetimlere gelince hepimiz birçok siyasi partinin afişinde ‘tek adam yönetimine hayır, tek adama hayır’ yazıyor. Dönüp bakıyoruz geldiğimiz nokta şudur: Tek adam rejimine karşı mücadele ediyorsunuz, ama dönüyorsunuz bakıyorsunuz bütün siyasi partilerde bir tek adamlık sürüyor. Yani eleştirdiğiniz noktadan bir şey devam ediyor. Her parti kendine göre adaylar açıklıyor ve bu adayı desteklememizi istiyor. Sorarım size; biz falanca kişiyi neye göre destekleyeceğiz. Yani çok yakışıklı olmasına, güzel olmasına, uzun boylu olmasına veya çok güzel olmasına göre değil ki. Önemli olan programlardır. Adaylar sadece insanların taahhütleridir. Bizim talebimiz; yerel yönetimlerden anladığımız şudur: Biz burada yapacağımız şudur: Buradaki yöneticiyi bizim belirlememiz gerekir, birlikte belirlememiz gerekli. Yani Eğitim-Sen meselesi değil. Buradaki yönetecek halklar birlikte karar verilir. Aramızda belediye başkan adayımız var. Belediye başkan adayımız şunu mu yapacak: yüzünü bize mi dönecek yoksa kendisini bu göreve getiren siyasetçilere mi dönecek. Bu bütün adaylar için söz konusudur. Tepeden inme birini atayarak bunun demokrasi olduğunu iddia etmeniz mümkün değildir.

KARARLARIN BİRLİKTE VERİLMESİ LAZIM

Bu noktada gerçekten hepimizin söyleyeceği birçok şey vardır. Ama önemli olan demokrasinin oturtulabilmesi için hem yönetenler, hem yönetilenler açısından ortak bir paydanın birlikte karar verilmesi lazım. En dezavantajlı kurumun üyesiyim ben. Bunu her yerde de söylüyorum. Bizim üyemizin hiçbir siyasi partiye üye olma, karar süreçlerine katılma imkanı yoktur. Ama bize birini getirip dayatıyorsunuz. Biz mecbur muyuz birilerini desteklemeye. Bizim de söyleyecek sözümüz var. Kamu emekçilerinin şöyle bir talebi olduğu için değil; bir koltuk kapalım, bir yerden bir şey kapalım diye derdimiz olduğu için değil. Gerçekten demokrasiyle birlikte olacak bir şeydir. Ama demokrasiye çok da ihtiyacımız olmadığından toplantıya katılım açısından demokrasiye ihtiyacımız var mı yok mu diye tartışmak gerekiyor.”

TEMSİLCİ YOLLAMAYANLAR NASIL SÖZ SAHİBİ OLACAK

Demokrasi ve Emek Platformlarının toplantısına katılan Millet İttifakı Altıeylül Başkan Adayı Esin Balıbek de şunları söyledi:

“Katılımcıların veya Balıkesir’de yaşamayı hedefleyen yerel yönetim görmek isteyen kişilerin ne kadar az olduğunu üzülerek görüyorum. Herhalde biz iktidarın var olduğu, muhalefetin ne yazık ki olmadığı bir ülkede yönetilmeye herhalde hep hazır halde gideceğiz ve yönetilmeyi hep tercih edeceğiz, biz yöneten olmayacağız diye düşünüyorum. Nasıl bir Balıkesir istiyoruz? Nasıl bir yerel yönetimler istiyoruz? Hep istiyoruz, istiyoruz da işlevsel noktaya geldiğimiz de bir şeyler katamadığımızı görüyorum. Yanlış anlaşılmasın ama burada bulunan odalar, sendikalar, kimler davetliyse, hiç kimse buraya temsilcilerini göndermediği zaman da söz söyleme hakkına sahip olduklarını düşünmüyorum. İstekleri hususunda da çok taleplerinin olmadığını görüyorum ya da talepleri olduğu zaman da karşılık bulamayacaklarını görüyorum. O zaman biz nasıl yerel yönetim kazanacağız, nasıl yerel yönetimlerde işlevsel hale geleceğiz. Kazayla kazanırsak emek verip de gerçekten emek ve demokrasiyi savunarak bir şeyler yaparsak da bunu nasıl yürüteceğiz bunlar muamma diye düşünüyorum.

HERKESİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI LAZIM AMA KAFAMDA SORU İŞARETLERİ VAR

Balıkesir hepimizin yaşadığı yer. Ben kendimi bir Balıkesir sevdalısı görüyorum, bir Balıkesir kenttaşı olarak görüyorum hepinizi. Hepimiz buraya bir katkıda bulunmalıyız. Herkes burada elini taşın altına koymalı diye düşünüyorum ama kafamda da soru işaretleri var. İnsanlarımızda ne yazık ki, sivil toplum örgütlerinde de, bulunduğumuz partide de, başka yerlerde de ortak noktada buluşarak, bir birleşim sağlayarak, ortak akıl üreterek buluşma noktası üretemiyoruz. Bir kişi yapınca hepimiz yaptık, kaybedince de o kaybetti mantığı var. Bunu ne yazık ki yıkabileceğimizi düşünmüyorum.

ATAMAYLA GELDİM AMA KEŞKE ÖNSEÇİMLE GELSEYDİM

Şu anda da yerel seçimlere çok az kalmış bir zaman diliminde de neyi ne kadar planlı yapabileceğimiz ölçüsünde de muammalarım var. Kendim bir aday oldum. Başvurumu yaptıktan üç ay sonra adaylığım gelmiş ve gerçekten de emek kelimesinin altını kazıya kazıya geldiğimi düşünen birisiyim. Atamayla geldim. Keşke önseçimle gelseydim. Ben her zaman sandıktan, insanların hür iradelerini, birilerinin boyunduruk altında kalmadan seçilebilerek gelmesinden yanayım. Ama ne yazık ki öyle olmadı. Çünkü yöntem belli değildi, sonradan bir şeyler döndü vs.

İNSANLARA YAKLAŞMA KONUSUNDA GERİ KALDIK

Ama konu Balıkesir olunca yapacağımız çok şeyler var. Tabi ki projeler, akıllar, bilirkişiler var. Ama benim ilk başta ne olursa olsun bilime,  ilime, bilirkişilere saygı duyuyorum. Bunlar zaten olması gereken şeyler ama halka dokunamadıktan sonra, ben bilirim mantığıyla ilerledikten sonra, özellikle içinde bulunduğumuz yerler konusuna tepeden bakma mantığıyla olunca insanlara yaklaşmamız konusunda biz hep geri kaldık. O zaman beklentimiz çok, ama elde ettiğimiz sonuç ta ne yazık ki az oldu. Zaten 1,5 aylık bir süre var. Ben tabi ki hepimiz bir şekilde zamanımızı, emeğimizi, paramızı, ailemizi vs. ayırarak bu yolda fedakarlık yapıyoruz ve yapacağız da.

UMUTSUZ DEĞİLİM TABİ Kİ İDDİAM VAR

Ben inanıyorum ki bu yolda hepiniz de bir katkı sunacaksınız ama böyle propagandalarla, programlarla ya da programsızlıklarla nasıl bir seçim sonucu elde edeceğimizi, yerel yönetimlere de belli başlı ilçelerimizin dışında nasıl ulaşacağız. Umutsuz değilim, tabi ki iddiam var. Ben burayı kazanacağım diyorum o apayrı bir şey ama herkesin burada başta bu salonun dolu olmasını temenni ederek bir şeyler sunmasını beklerdim. Yerel yönetimlere bence burada konuşularak, bilirkişilerle ilerlenebileceğini düşünüyorum. Tabi ki biz bu kenti seviyoruz. Eğitim, ulaşım, sağlık, yapılaşma, imar sorunları var, projeler var. Hepsini yapmak için biz de kendi ekibimizle, kendi ölçülerimizde bir şeyler naçizane bilirkişilerle hazırladık. Ama bunu işlevsel hale getirmemiz için önce kazanmamız lazım, önce insanlara dokunmamız lazım. Umut ediyorum ki birlikler, örgütlenme daha çabuk ve daha hızlı olarak birlikte yol alırız. Gördüğüm ortamdan dolayı ne yazık ki ben söyleyecek başka bir söz bulamıyorum.”

Exit mobile version