Atatürk Parkı mı dediniz?

Atatürk Parkı'nda hile-i şeriye... Atatürk madalyonu ne oldu? Amfitiyatro yok edildi... Yüzlerce ağaç kesildi... Parkta bir zamanlar çiçek serası da vardı...

atatürk-parkı

ATATÜRK PARKINDA YAPILAN İŞ SADECE BİR DÜZENLEME DEĞİLDİ

 

Cemil Yurtman / POLİTİKA

Atatürk Parkı mı dediniz?…
2002 yılında AKP’nin iktidara gelmesinin ardından ilk zamanlarda sessizce başlayan ‘toplum mühendisliği’ ve ‘rantiye mühendisliği’ 20 yıl içerisinde giderek belirginleşti ve egemen oldu.
Somutlaştırmak gerekirse Atatürk Parkında, dönemin belediye başkanı Sabri Uğur yönetiminde (2004-2009) yapılan ‘düzenleme’ örnek olarak gösterilebilir. Bu çalışma, hem bir ‘toplum mühendisliği’ hem de bir ‘rantiye mühendisligi’ diye tanımlanabilir.

 

BİR NEVİ HİLEYİ ŞERİYE YAPILDI
Parkta çalışmalar devam ederken alkollü içki satılan yerlerin kaldırılacağı, parkta içki yasağı konulacağı yönündeki iddialar reddedildi ama uygulama öyle olmadı. İçki yasaklanmadı ama içkili mekanlar ortadan kaldırılarak dolaylı bir yasak getirildi. Bir nevi “hileyi şeriye’ yapıldı.
Parkta birbirine yakın dünya görüşüne sahip gençlerin buluşup iletişim ve etkileşim içinde olduğu bir başka mekan da yok edildi.

AMFİTİYATRO KATLEDİLDİ
Bir başka kültürel etkileşim mekanı olan, ‘amfitiyatro’ da yıkıldı. Oysa o tiyatro-gösteri alanı hiç de sıradan bir mekan değildi. Tiyatro gösterilerine uygundu ve orada Anadolu Turnesine çıkan Devlet Tiyatroları, oyunlarını sergileyebiliyordu. Her yıl açılan (ve artık tarih olan) Balıkesir Milli Fuarı günlerinde ünlü Nejat Uygur Tiyatrosu da oyunlarını sergilerdi. Bir ara Şan Sineması tarafından sinema filmleri gösterimi de yapılarak Balıkesirlilere “yazlık sinema” keyfi yeniden yaşatılmıştı.

 

MADALYON NEREDE DİYE HEP SORULDU
Bir başka ‘toplum mühendisliği’ ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün maskının bulunduğu anıtın yok edilmesiydi. Balıkesiilerin önünde hatıra fotoğrafı çektirdiği, törenlerin anmaların yapıldığı madalyonun nerede olduğu hep soruldu.
O günlerde başka bir tartışma konusu da, parkın içinde bir alana konulan Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım‘ın büstünün bulunduğu yerden çıkarılması idi.

 

YÜZLERCE AĞAÇ TONLARCA KERESTE
Aylarca süren çalışmalar sırasında park uzayda, her şeyi yutan ‘kara delik’ gibi bir görünümde oldu. İzole edildi.
Alandaki çukur yerler dolduruldu, tümsek yerler çukur hale getirildi.
Yapılan düzenleme(!) ile “kesilmeyecek!” denilen yüzlerce çam ağacı kesildi.
Eski havuzun hizasında, yolun iki tarafında bulunan kerestesi bakımından nitelikli olan çam ağaçları da kurban edildi.
Ağaçlar kesilirken çıkan kerestelerin ise nereye gittiği belirsiz.
Bu süreç sonunda park, ‘yeni’ haliyle tanınmaz hale getirildi.

 

ÇİÇEK SERASI DA VARDI
Bir başka yok edilen değer ise parkın çiçek serası idi. Park Bahçeler Müdürlüğü tarafından burada parkın ve şehrin çiçek ihtiyacı için üretim yapılıyordu. Sera ortadan kaldırılınca bu ekonomik kaynak kaybedildi. Daha sonra AKP’nln ‘İstanbul Merkezli Belediyecilik’ anlayışı ile Balikesir bağımlı oldu. Mesela Milli Kuvvetler Caddesindeki manolya ağaçlarının fidanları ve bazı başka ağaçların fidanları da oradan getirildi.

 

KAÇ MILYON LİRA HARCANDI?
Balıkesirlilerin parkı yeniden düzenlenirken(!) 7,5 milyon lira harcandığı belirtilmişti. Simdiki parayla herhalde 70 milyon eder…
O parayla 3 tane park yapılamaz mıydı. Beton ve asfalt dolu park yerine bir botanik bahçesi gibi olamaz mıydı?
Hiç kimse “Parkta bir bakım ve yeni bir düzenleme yapılmasın” demiyordu oysa..
‘Düzenlemeden’ önce, o yıllarda parkta sabahları bülbüller öterdi, ağaçkakan kuşlarının tak takları duyulurdu. Simdi o sesler yok. Balıkesirliler de o parktan artık pek geçmiyor ve o parkı hayal edip hüzünleniyor…

 

Exit mobile version