DEDEMİN TÜRKÜLERİ

 

DEDEM Ali Sürmelioğlu.. Polislik, belediye çavuşluğu ve mürettiplikten kazanmış ekmeğini.

‘Sanatçı’ yönünü bilenler bilir.

O bilenlerin pek çoğu toprak oldu gerçi ya.

O halde ben hatırlatayım dedim.

 

***

MİLLİKUVVETLER’de, Otel Yılmaz’ın sokağında iki katlı eski evin oturma odasında, duvarda asılı dururdu tamburu. Hiç indirdiğini görmedim.. Çaldığını da.

Eski zamanda çok çalmış, yorulmuş, bıkmış mı?

Babamın ölümüyle beraber bir daha tambura, mızraba, tellere dokunmamaya yemin mi etmiş?

Kolunda eskiden kalma bir yaralanmanın acısıyla, ilerleyen yaşlarda çalamaz mı olmuş?

O kadarını pek bilmiyorum.

Küçüktüm, tefeciktim; oyuncaklarla meşguldüm.

Yani, dedemden bir nihavent eser, bir musiki namesi, bir türkü dinlemedim hiç.

 

***

VAKTİ zamanında Halkevi’nde, Musiki Heyeti’nde çalarmış. O zamanlardan kalma siyah beyaz fotoğraflar var.

Bilebildiğim; saçını taramadan, takım elbisesini giymeden, pabuçlarını parlatmadan sokağa çıkmadığı.

Eski adamlar öyleydi.. Şimdinin kadını da erkeği de mahalle bakkalına ekmek almaya gider gibi çıkıyor dışarıya. Yırtık kot pantolonlar, ter kokan tişörtler, bez pabuçlar, dağınık saç baş falan.

Mahalle kahvesine giderken bile kravatından taviz vermeyen insanlardan bugünlere işte.

Neyse.

 

 

***

BABAMIN bağlaması vardı. Hem çalar hem söylerdi. Genlerde müzik var ki, rahmetli birader de bağlama, ud, tambur çalardı. Bendeniz vurmalıları tercih ettim. Benim çocuklara sirayet etmedi o gen. Onların çocuklarında belki ortaya çıkar.

 

***

YILLAR önce Halk Müziği’nin Balıkesir’deki duayen isimlerinden Yılmaz Arabul Hoca bir türkünün notalarını yolladı bana. Beyaz kağıda basılı notaların en üstünde ‘Derleyen’ yazıyordu.

Derleyen: Ali Sürmelioğlu.

Dedem yani.

Hoşuma gitti, duygulandım, gurur duydum.

Bu dünyadan göçüp gitti ama, geriye o notalar, o türkü sözleri kaldı yani.

 

***

YAKIN zamanda halamın kızı Ayça bir araştırma yapmış; Türküpeida’da dedemin derlemesi iki türküyü bulup çıkarmış.

www.repertukul.com’da bu türküleri bulabilirsiniz.

Kaynak kişi, derleyen, kayda alan, söyleyen ve bunlarla ilgili tüm resmi bilgiler yer alıyor.

Binlerce türkü kayda geçmiş.

Dedemden derlenen beş türkü olduğu yazıyor.. İkisini repertuara almışlar.

Kendi sesinden çalıp söylerken kaydı da var.

 

***

TÜRKÜLERİN isimleri:

Çayırhisar Türküsü.. İlimonu Oydun mu…

Derlendiği ve kayda alındığı tarih: 04.08.1938.

Çayırhisar Türküsü’nün sözleri şöyle:

Çayırhisar’ın (aman) ufak tefek taşları / Refiya da Hanım’ın hilal kaşları / Bir omuzdan (aman) bir omuza saçları / Aman aman Abdullah yol buralardan saptırma / Çok seviyorum beni de efelere kaptırma / Akşam ile ikindinin arası / Yaktı da beni kaşlarının kararı / Bulunmaz mı (aman) kavuşmanın çaresi.

Bu türkünün makamı ‘rast’mış. Altan Demirel notaya almış. Kaynak kişi Ali Sürmelioğlu.

Türkünün tanıtıldığı sayfada ‘kaynak kişiden’ diye bir buton var. Tıklayınca, dedemin sesinden türküyü dinleyebilirsiniz.

 

 

 

***

İlimonu Oydun mu adlı türkünün sözleri ise şöyle:

İlimonu oydun mu / Cemilem kaçmış duydun mu / Selvi de boylum Cemilem / Düşman sözüne uydun mu / Yandım yâre bulamadım çare / Selam söylen nazlı yâre / Kaya dibinde tavşan / Kız ver bana bir nişan / Eğer nişan vermezsen / Olacağım perişan / Evin önünde keser / Bandırma’dan yel eser / Anam verecek ama / Babam duyarsa keser.

Bu da uşşak bir türkü.. Yine Altan Demirel notaya almış, Kaynak kişi dedem. Kendi sesinden kaydı var.

Derlemeler Ankara Devlet Konservatuarı’nca yapılmış.

 

***

BUNLARI niye yazdım?

Balıkesir Valiliği’nin resmi internet sitesinde ‘Balıkesir Türküleri’ adlı bir bölüm var.

Balıkesir yöresine ait olduğu belirtilen, bir kısmı bilinen, az çok söylenen on beş türkü yer alıyor.

Bunların en bilineni ‘İki keklik’…

Ayva çiçek açmış, Güzel pirden bile bir dolu geldi, Dursunbey hanları, Akpınar yapısına, Arabamın ispiti, Koca kuşun yüksektedir oyunu, Aşağından çıktı bayrağın ucu, Yağsın yağmurlar yağsın, Mendili oyaladım, Entarisi damgası, Balıkesir içinde körük faytona bindim, Çay benim çeşme benim, Bir yakadan bir yakaya bakılmaz, Edremit’in gelini.

Belki daha fazlası vardır başkalarından derlenen.

Ben dedeminkileri buldum ve yazıyorum.

Valiliğin sitesinde yayınlanan türküler ve sözlerinin aynısı, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde de var.

Bu iki türkü yer almıyor.

Oysa bakanlığın kayıtlarında, arşivlerinde ve internet ortamında iki türkünün kaydı mevcut.

Gözden kaçmıştır, dikkate alınmamıştır, türküye gelene kadar daha nice mevzu var, bu türküler bize yeter denilmiş olabilir.

Zaten özellikle de mevcut Kültür ve Turizm Müdürlüğü yönetenlerinin bu işlerle meşgul olmalarını beklemiyoruz; meşguliyet öncelikleri başka.

Neyse.

 

***

TALEBİM şu ki: Kayıtlarda ‘Balıkesir yöresi türküleri’ olarak geçen, 1938 senesinde derlenip kayda alınmış bu iki türkünün, Balıkesir’in resmi kayıtlarına, arşivlerine girmesini istiyorum.

Bilinenlerin dışında, az bilenen ya da bilinmeyen Balıkesir türkülerini de bilmiş, öğrenmiş, dinlemiş oluruz vesileyle.

 

***

“ŞİMDİ bu mevzuya bakamayız, bir ara hallederiz” diye savuşturmayın.

Söylerim AK Parti Milletvekili Mutlu Aydemir’e; hepinize ayar verir billahi.

Kendisi de benim gibi dedemin torunudur yani.

O’na da bir görev olsun bu mevzu.

Selam ederim.

 

Exit mobile version