HEP BİZ YANLIŞ ANLARIZ! HEP BİZ ART NİYETLİYİZ!

GÜNDÜZLER çuvala mı girdi ki? Gecenin 01.09’unda elektronik posta yolluyor Büyükşehir Belediyesi.

Yine gecenin bir yarısı sosyal medya hesaplarında ‘kamuoyunu bilgilendirme’ açıklamaları falan.

Mevzu ne?

Enerji Bakanlığı’nın zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine onay veren genelgesi!

Bakanlığın genelgesi yanlış anlaşılmış, zeytinlik alanlarda madenciliğe izin diye bir şey yokmuş, bazı art niyetli kişiler ortalığı bulandırma çabası içindeymiş.

Bakanlık genelgesi, Bakanlığı bağlar. Muhatap Enerji Bakanlığı’dır.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi niye mevzuya açıklık getirme kaygısı taşıyor ki?

Hem de gecenin bir yarısı!

 

***

BÜYÜKŞEHİR’in açıklaması Genel Sekreterlik imzası taşıyor. Bürokratik dil kullanılmış o yüzden. AK Parti’nin Meclis Sözcüsü Mehmet Birol Şahin’e bıraksalardı, “bu genelge nereden çıktı” diye bağıranlara sövüp sayarak karşılık verirdi her zamanki gibi.

O bakımdan bu kez doğru yapmışlar.. Hani, Büyükşehir niye mevzuya giriyor diye sorsak da.. Açıklamada kullanılan dil, hep görmek istediğimiz dil!

..ve fakat güzel abim, o ‘art niyetli’ ifadesini koymayacaktınız açıklamaya.

Siz hep doğrusunuz, karşı taraf yalan dolan!

Sosyal medyasından tepki gösteren, basın açıklamaları yapan, sözlü veya yazılı görüş bildiren, paylaşan, tepki veren, kızan, söylenen herkes art niyetli!

Hepsi bozguncu… Ortalık bulandırıcı…

Hepsi yanlış anlamış genelgeyi!

 

***

VARSAYALIM yanlış anladılar..

Bugüne kadar içinde ‘zeytinlik alanlar’ geçen nice genelge yayınlandı, nice kanun değişikliği, kararname falan.

Tepki gösterenler biliyor ki, bu işin içinde yine başka bir iş var!

Hele de enerji ve metalürjik alandaki madencilik faaliyetlerinin önündeki önemli engellerden biri zeytinliklerse.

Hangi cümlenin içinde ‘zeytin’ geçerse geçsin panikliyorlar doğal olarak.

 

***

BÜYÜKŞEHİR’in açıklamasında “Balıkesirimizde halihazırda madenden enerji üreten hiçbir tesis olmadığından, zaten bu yönetmelik Balıkesir ilimizi kapsamamaktadır” deniyor.

Bu koca ülke Balıkesir’den ibaret değil oysa. Bizim burada sıkıntı yoksa, başka yerlerde olmadığı anlamına gelmiyor. “Balıkesir’i kurtardık, gerisi bizim sorunumuz değil” mi diyeceğiz?

Yönetmelik Balıkesir’i kapsamıyor diye düğün bayram yapalım, meydanlarda şenlik düzenleyelim!

 

***

BU açıklamaya neden gerek duyuldu; onu açalım biraz.

Bölgede madenciliğin her türlüsü yapılıyor. Maden şirketleriyle o yörelerin insanı hep karşı karşıya. Çevre duyarlılığı olan vatandaşlar eylemler yapıyor. Tarım arazileri, ormanlık alanlar, zeytinlikler madencilik uğruna yok ediliyor. Bunun en somut örneklerini Kazdağları ve Madra bölgesinde görüyoruz.

Peki bugüne kadar binlerce eylem ortaya konmuş, açıklamalar yapılmış, gösteriler, yürüyüşler, protestolar falan. Ayrıca binlerce iptal davası açılmış. Çevre örgütleri ve duyarlı yöre insanları doğaya ve canlıya yönelik tehdit olarak algıladıkları madencilik faaliyetlerine karşı bir direnç göstermiş.

Yönetenler ne yapmış?

Halkın karşı çıkmasına aldırmayıp ÇED olumlu raporu vermiş mesela!

Mera alanlarını maden şirketlerine tahsis etmiş… Genişlemek istediklerinde, koyunun kuzunun otladığı yerleri tereddütsüz vermiş.

Her seferinde bu insanların karşısını jandarmayı polisi dikmiş, güç kullanmış.

Kaygı taşıyan halkın yanında olmak yerine, hoyrat madenciliğin bayrağını sallamış.

Meselâ, madencinin rüşvet kabilinden yaptırdığı okul binasının kurdelesini kesmiş yönetenler.

“Bir sıkıntınız var mı, işler nasıl gidiyor” faslında ziyaret etmiş sık sık.

“Sizinle beraberiz” mesajı vermişler yani; halkın sesine kulak tıkayıp!

 

***

ŞİMDİ mevzu zeytin, zeytinlik alanlar olunca.. Bizim yörenin zeytincisi de çok tabi. Körfez bölgesinde yüz elli bin kişinin direkt veya dolaylı zeytincilikten geçimini sağladığı söyleniyor.

Eh, bunca insan; hepsi seçmen aynı zamanda.. Oy verecek olanlar.

Sıkıntı burada başlıyor!

Seçim yaklaştıkça kaygılar artıyor.

Sahil düzenlemesiyle, bisiklet yoluyla, asfaltla falan milletin gözünü boyayıp gönlünü kazandığını düşünürken bizimkiler.. Bakanlık bir genelge yayınlıyor, her şey allak bullak…

Muhtemelen, gecenin bir yarısı bu açıklamayı hazırlayıp servis eden arkadaşlar, “bu genelge çok mu lazımdı şimdi” diye söylenmiştir.

Demem o ki, genelgeyi yanlış anlayıp yaygara yapanlara değil, imzayı atanlara yazıp yollayın siteminizi, tepkinizi!

 

***

AMA içimiz rahat…

Zeytin ağacının Balıkesir için ne anlam ifade ettiğini bilen yönetenlerimiz var çok şükür!..

“Balıkesirimizde halihazırda madenden enerji üreten hiçbir tesis olmadığından, zaten bu yönetmelik Balıkesir ilimizi kapsamamaktadır” ifadesi de fena halde rahatlatmıştır herkesi!..

 

***

BİR şey daha.. Bugün enerji, elektrik, kömür yazar genelgede.

Yarın altın, gümüş, kurşun ve öteki madenler.

Yıllanmış kutsal ağaçları söküp araziyi madenciliğe açabilecekler ya.. İşlem bitince o araziyi eski haline döndürme zorunluluğu da var tabi.

Bunun böyle olmadığına dair örnekler de var elbet.

Bir zeytin ağacının kaç yılda yetiştiğini hiç anlatmayalım.

 

 

************** 

 

 

Melih Pabuçcuoğlu’nun kemikleri sızlıyordur

 

YA DA mezarında ters dönmüştür adam!

Çünkü Melih Pabuçcuoğlu’nun emeği vardır Zeytin Yasası’nda.

Zeytinliklerin sanayi ve madencilik faaliyetlerinden korunması için hazırladığı yasa tasarısını Meclis’ten geçirmek için çok çaba sarfetti.

Bu uğurda verdiği mücadele, Balıkesir siyaset tarihine altın harflerle yazılmalı.

Doğruyol Partisi’nin Milletvekiliydi. Hani, “bana sağcılar zeytinlik alanları katlediyor dedirtemezsiniz” diyeceklerden…

Ama ne yaptı; seçim bölgesiyle birlikte Türkiye’nin zeytinlik alanlarını talan edilmekten kurtarmaya çalıştı.

O’nun Zeytin Yasası için verdiği mücadeleye bizzat tanığım. Doksanlı yılların başlarında çok röportajlar yaptık kendisiyle; çok manşetler attık Pabuçcuoğlu’na dair.

Yaşıyor olsaydı da bu genelgeyi görseydi meselâ.. Muhtemelen isyan ederdi. Hukukçuydu ve onun gereğini yapardı emin olun.

Şimdi kemikleri sızlıyordur.

Hoş, kanunda değişiklik, yetmedi genelgeyle yola devam halleri bir değil iki değil; çok oynadılar. Yani çok kereler mezarında ters dönmüştür Pabuçcuoğlu.

Allah’tan rahmet dilerim kendisine.

Exit mobile version