Bu oyun planı kimin yararına?

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Edremit Körfezi’nin kirlilik sorunu bir türlü çözülmüyor. Her sene bir öncekinden daha kötüye gidiyor durum. Zira sorunu çözmek için atılması gereken en önemli adım olan ileri biyolojik arıtma tesislerinin inşasına bir türlü başlanamıyor. Kısa vadede yatırım olamayacağını artık en yetkili ağızlar bile söylüyorlar. Ancak öte yandan iş yapmayıp siyasi polemik üreten bir tarz da sergileniyor sürekli. Sanki her şey tamamlanmış da, geriye sadece tesise yer bulma konusu kalmış gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor.

 

ÇIKRIKÇI’DAKİ 111 DÖNÜMLÜK TARIM ARAZİSİ…

Hatırlayın lütfen, 2022 başında Edremit Belediyesi’nin Çıkrıkçı’da bulunan 111 dönümlük tarım arazisine BASKİ talip olmuştu. ETDİOSB alanının hemen yanındaki bu araziyi alıp, Altınkum’daki eski arıtma tesisini oraya taşımak istediğini ifade etti.

Tesisi yerinde iyileştirmediği veya başka yeri düşünmediği ise açıklanmadı. Üstelik belediyenin bu varlığına bir ödeme yapmak yerine OSB’nin dolgusunu ve altyapı yatırımlarını bedelsiz olarak tamamlamayı öneriyordu. Muhtemelen dolgu için moloz-hafriyatın da Edremit ile Burhaniye belediyeleri tarafından getirilerek parası mukabilinde alana yıllarca döküleceği hesap ediliyordu.

Öyle ya, onların da döküm alanına ihtiyaçları var.

Böyle bir ticarete kimsenin aklı ermedi haliyle.

Nitekim Edremit Meclisi de bu hususu görüştü, komisyon inceledi ve o arazinin Çıkrıkçı’daki Tarım Kooperatifi’ne 2019’da protokolle verilip ekime başlandığı da anlaşılınca talebe ret kararı çıktı. Sanki arıtma tesisi yapılacak başka bir yer yokmuş da, mutlaka orası alınmalıymış, illa da dedikleri olmak zorundaymış gibi, bu ret kararı üzerine Mayıs 2022’den itibaren iktidara yakın basın, Edremit Belediyesi’ne karşı bir karalama kampanyası başlattı. Öyle bir hava yarattılar. “Vatandaşa ihanet edercesine bir karara imza atıldı. Belediye, bin kişiye istihdam sağlayacak OSB projesini ve Büyükşehir Belediyesi’nin yapacağı yeni arıtma tesisi projesini beklemeye aldırdı” diye aktarıldı kamuoyuna bu durum. Oysa S. Hasan Aslan vermek istiyordu, karşı duran ise Meclis’ti.

 

BÜYÜKŞEHİR’İN “ARITMA TESİSLERİ NE OLDU” SORUSUNA VERECEĞİ CEVAPNE OLACAK?

Madem yapmaya niyet vardı, bu karar iş yapmak isteyene engel olabilir mi? Başka yerde yürütür gidersin işini değil mi? Fakat öyle olmuyor, şimdi yine bu karalama kampanyasının altı ısıtılıyor. Amaç iş yapmak veya temel atmak değil. Çünkü Mart 2024’e kadar bu imalatta mesafe alınması çok zor. O nedenle yaklaşan yerel seçimlerde kullanılması düşünülen bir propaganda malzemesi için şimdiden hazırlık yapılmak istendiği ortada.

Algı yönetimi için uğraşılıyor. Muhalefet veya seçmen “arıtma tesisleri ne oldu?” dediğinde AKP’li Büyükşehir Belediyesi vereceği cevabı hazırlanıyor şimdiden. Alenen “Denize pislik akıyor, CHP ve İYİ Partili Meclis üyeleri ne yapıyor? Edremit Belediyesi’nin CHP’li ve İYİ Partili Meclis üyelerini sorumluluğa ve Halk Sağlığını tehlikeye atmamaya davet ediyoruz!” diye başlıklar atılıyor. Parasının bile hazır olduğu, artık Meclis’in de karar vermesi gerektiği söyleniyor. Bu ifadelerin özeti “ben yapacaktım ama onlar yerlerini vermediler” anlamına geliyor. Edremit Belediyesi’nin doğru dürüst mülkü kalmadı, burasını da bedava vermesi isteniyor. Üstelik arıtma yapmaya niyeti olan bu zamana bırakmazdı işi, çoktan çözerdi yer sorununu da.

 

EDREMİT’TE ARITMA YAPILACAK BAŞKA YER YOKMUŞ GİBİ…

Niyet belli, yaratılan polemikle işi yokuşa sürüp, kaçınmak için vesile yaratılıyor. Konu “biz ve onlar” tartışmasına dökülüyor. Fakat yapılması gereken yatırımın da başlaması bir türlü mümkün olmuyor. Halbuki seçimle gelen kişilerin görevleri belli, oturup onları yapacaklar önce. Yapmayan olursa uyarılacak, ya Meclis salonunda ya da sandıkta.

Edremit’te arıtma yapılacak başka yer yokmuş gibi belediyenin arazisini gündeme getirmekte amaç üzüm yemek mi, yoksa bağcı dövmek mi acaba?

 

Şimdi elimizi vicdanımıza koyup, yakın geçmişe bir bakalım. Çok eskilere de gitmek istemiyorum, zira o zaman da “benim zamanımda mı oldu, onlar vaktiyle yapsalardı” lafları çıkıyor ortaya. Bu konuda Edremit’te yapılan son yatırım Altınoluk’ta mevcut tesisin 80.000 kişi olan kapasitesini % 50 arttırılması ve Narlı’ya da 40.000 kişi kapasiteli yeni bir tesis inşa edilmesiydi. Toplam 27.3 milyon TL tutarındaki bu yatırımların temeli 30 Mayıs 2016’da Balıkesir B. Belediye başkanı A. Edip Uğur’un katılımıyla yapılan törende atıldı. O zaman Edremit Belediye Başkanı olan Kamil Saka da tesis için gereken 4 dönümlük araziyi kendilerinin tahsis ettiklerini belirtmişti.

Yatırımın tamamlanması biraz uzadı ama sonunda bitti ve devreye alındı. Böylece Edremit’te Narlı (40.000), Altınoluk (120.000) ve Zeytinli (110.000) olmak üzere üç adet atık su arıtma tesisi çalışır oldu.

 

BİRBİRİYLE ENTEGRE OLMAYAN ARITMA TESİSLERİ…    

Bunlar ne yazık ki birbirleriyle entegre değil, her biri bölgesindeki atık suları cebri akışla veya terfi istasyonları vasıtasıyla toplayıp işlemden geçiriyorlar. Hepsi “uzun havalandırmalı aktif çamur” sistemiyle çalışıyor, basit biyolojik arıtma yapıyor ve çevrelerine ciddi rahatsızlık da veriyor. Kapasiteleri yaz döneminde yetersiz kalıyor, azot ve fosfor giderimi tam olarak sağlanamıyor, koku tümüyle giderilemiyor.

Yazın işlem süresi “mecburen” kısaltılıyor, arıtıldığı söylenen atık suyun denize deşarj  edildiği bölgelerdeki bulanıklık, köpüklü ve kötü kokulu hal bunu anlatıyor zaten. Balıkların oralarda toplanması da “beslenme amaçlı” oluyor zaten. Oysa başka ülkelerde, arıtılan atık sularla park ve bahçeler bile gönül rahatlığıyla sulanabiliyor. Ayrıca kapasite yetmeyince veya arıza çıkınca da, arıtılamayan sular by-pass yapılıp dereler vasıtasıyla denize gönderiliyor.

 

2016 sonrasında Edremit’te hiçbir arıtma yatırımı yapılmadı. Mustafa Bayram döneminde BASKİ’den “bu sene de İller Bankası ödenek vermedi” sözü duyuldu sadece. İzzet Günal döneminde ise “projelerimiz hazır, tesis, kolektörler, terfi istasyonları ve kanalizasyon için şu kadar milyon gerekiyor” denildi ama o milyonlar da sürekli arttı enflasyon nedeniyle.

Şimdi basında yazıyorlar gerçi ama Genel Müdür’ün ağzından bugüne kadar hiç duymadık “28 milyon Euro kredi ve hibeler hazır” diye bir ifadeyi. Hazır olsa bu vakte bırakır mıydı arıtmanın inşasını?

Bunca insan şikayet ederken kirlilik konusunda, beklemeyi tercih eder miydi?

Proje hazır, para da kapıda ise, yer konusu belirsiz kalır mıydı?

 

 

ZEYTİNLİ ARITMASI VE DALYAN ARAZİSİ

Mesela 2018’de Güre’nin arıtma yatırımı için Karayolları’na ait olan otoban kıyısındaki o koca çukuru istemişti BASKİ. Fakat olmadı, vermediler ve Ulaştırma Bakanlığı kendi yatırımını yaptırdı oraya. Sonra eski Güre Belediyesi’nin arıtma yatırımı için çalışma başlattığı alan düşünüldü. Fakat oradaki kamulaştırma bedelleri yüksek bulundu, bölgedeki büyük oteller de orada koku olsun istemediler ve vazgeçildi. Sonuçta 2019 seçimlerinden hemen önce, mevcut Zeytinli arıtma tesisinin yanındaki Hazine arazisini talep etti BASKİ. Hatta Güre yatırımını iptal edip, kanalizasyonu bulunmayan  tüm mahallelerin atık sularını Zeytinli’ye taşınması için proje de yapıldı. Fakat bu girişim de, Dalyan arazilerinin çok büyük paralara satılabilme ihtimali ortaya çıkınca durduruldu. Sonuçta bir türlü çözülemedi arıtma konusu.

 

 

YERİNDE İYİLEŞTİRME YAPMAK YERİNE BAŞKA YERE TAŞIMAYI PLANLIYORLAR

Bu anlamda en sorunlu olan bölge elbette Zeytinli’deki arıtma tesisinin çevresi. Çünkü 110.000 kişilik kapasitesi var o tesisin ama yaz aylarında en büyük nüfus yükü oraya biniyor. Haliyle en büyük şikayetler de Altınkum Mahallesi’nden geliyor. Koku yazın dayanılmaz boyuta çıkıyor, deniz de iyice kirleniyor. Üstelik tesisle çevresindeki konutlar arasında mesafe çok yakın, imar sınırının hatalı olduğu görülüyor. Buna rağmen, BASKİ bu tesiste yerinde iyileştirme yapmak yerine, tesisi başka yere taşımaya karar verdi. Görünen gerekçesi 57 dönüm arazi üzerine kurul bu tesisin “eski ve demode olması”. Oysa hemen yanındaki 169 dönüm Hazine arazisini bile yatırım yapmak için talep etmişlerdi 2019’da. Ne kadar hızlı değişmiş düşünceleri değil mi? Bugün sarıldıkları proje, yarın rafa kalkmış. Oysa şimdi Çıkrıkçı arazisindeki ısrar sürdürülüyor? 

 

NE GÜZEL OYUN PLANI DEĞİL Mİ? TIKIR TIKIR İŞLİYOR…

Dalyan’ın kıymete binmesi de 2020’de açığa çıktı. Balıkesir B. Belediyesi il genelinde 2.000 dönüm araziyi Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan şartlı ve süreli olarak aldı. Zeytinli Arıtma Tesisi’ne bitişik olan 380 dönüm arazi de bunların içindeydi. Araziler satılacak ve parası Büyükşehir tarafından “kentsel dönüşüm” için kullanılacaktı. Bu aşamada Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü de Dalyan’daki tüm Hazine arazilerini kapsayan büyük bir “cins değişikliği işlemi” yaptı ve eski imar planlarının tamamı geçersiz hale geldi.

Büyükşehir bu durumda 1.065 dönümlük yeni bir imar planı hazırlatıp Çevre, Şehircilik ve İ.D. Bakanlığı’na onaya sundu. Büyükşehir Belediye Meclisi’nden 380 dönüm arazi için “satış” kararı da çıkarttı. Gerçi bu iki husus için açılan davalar devam ediyor ama  Büyükşehir hiçbir itiraz yokmuş gibi “parselasyon çalışması” da yaptı. Tabii bir diğer önemli yatırımı da, kesin maliyeti bilinemeyen Ülkü Yolu oldu. O da tamamlanmak üzere.

 

Pürüzleri halledip, geriye kalan tek sorun olarak da mevcut Zeytinli Arıtma Tesisi’ni oradan taşımak istiyorlar. O nedenle ısrarla Edremit Belediyesi’nin 111 dönümlük tarım arazisini gündemde tutuluyor. Ne güzel oyun planı değil mi, tıkır tıkır işliyor. Fakat sıkıntı tam da burada çetrefil hale geliyor. Orayı alırlarsa, hemen bir temel atacak ama tesisin bitmesi bile beklenmeden şehirden gelen atık sular işlemsiz olarak “çoook derin deniz deşarjıyla” Körfez’e boşaltılmaya başlanacak. Eski tesisi de yıkıp hemen ortadan kaldıracak.

 

ULUSLARARASI SORUN BİLE ÇIKABİLİR…

Bu “proje” bilime aykırı, Körfez’i açık deniz sanıyorlar.! Halbuki hassas bir su alanı ve kapalı bir havza olan Körfez’in diğer ucunda da bir ada var başka bir ülkeye ait olan. Yani henüz tamamlanamamış bir arıtma tesisi bitene kadar işini sürdürmek isteyen Büyükşehir, hem Körfezi yıllarca kirlilikle doldurmayı göze alıyor, hem de komşu ülkeyle aramızda uluslararası bir sorun çıkartmayı. Rasyonel mi bu?

Büyükşehir bu projeyi uygulayabilir mi? Engel sadece Edremit Belediye Meclisi’nin çoğunluğunu oluşturan iki partinin üyeleri mi? O arazi verilse, neyin nasıl olacağını detaylı olarak bilen birileri var mı? Her şey tamam da sadece Meclis onayına mı kaldı iş, anlatsın birileri de kamuoyu da aydınlansın o zaman değil mi? Elinde tapusu bile olmayana, 28 milyon Euroluk kredi ve hibeyi kim vermiş acaba? Belgesi, sözleşmesi mi var bu kredinin, yoksa sadece söylentisi mi? Mevcut tesisin arazisinde düzenleme yapmaya neden karşı BASKİ?

Çünkü arıtma tesisine komşu olacak villa arsalarını hiç kimse satın almaz değil mi? Taşıma konusu işte bu nedenle devreye sokuluyor. Gideceği yer ise yerel belediyenin bir çiftçi kooperatifiyle sözleşme yaptığı tarım arazisi oluyor? Nasıl akıl değil mi? Oysa bunun yerine Edremit TDİOSB’nden 30 dönüm yer alıp oraya da taşıyabilirler tesisi.

 

OSB’DEN VAZGEÇİP ORALARI VİLLALARLA MI DOLDURACAKLAR?

Öyle ya, ortağı oldukları OSB projesindeki seralarda arıtılmış su kullanılacağı çoktan ilan edilmemiş miydi daha önce? Yoksa vaz mı geçiliyor OSB’nden, oralar da villayla mı doldurulacak yakında? Oyun planı buraya mı döndü? Olmayacak bir duaya hangi zorlamayla amin dedirtecekler acaba? Değer mi bütün buna? Dokuz ilimizdeki depremi gördüler, gidip Kobe’yi de gördüler Japonya’da. Hala neden 1. derece deprem bölgesi ve sıvılaşma özelliği bulunan Dalyan’ı satıp konuta açmakta bu kadar ısrar ediyorlar ki? Bu ısrar için, bir tarım arazisini almayı bile neden bu kadar zorluyorlar? Doğal Yaşam Parkı yapılsa Dalyan’dan geriye kalan tüm araziler de, geleceğe bir umut bırakılsa olmuyor mu?

 

 

 

 

 

 

Tepki Ver | Tepki verilmemiş
0
harika
Harika
0
_ok_do_ru
Çok Doğru
0
kat_l_yorum
Katılıyorum
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
_zg_n
Üzgün
Bu oyun planı kimin yararına?
Giriş Yap

Balıkesir Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!