BİR ÖMRÜ BİR BAVULA SIĞDIRDILAR…

 

Bazen bir kelime, bir cümle, bir fotoğraf karesi, yaşanan hüznü, sevinci, karmaşık duyguları tek başına ifade edebiliyor.

“Bir ömrü bir bavula sığdırdılar” sözünü yaşadıkları deprem sonrası evini, barkını, doğup büyüdüğü toprakları, terk etmek zorunda kalan afetzedeler için gazeteci Özlem Gürses’ten duydum.

Yaşanan acıların tarifi yok…

Toplum tepkili…

Öfkeliler, güvensizler, kaygılılar ve isyan ediyorlar. Yalnız kalma korkusunun ötesinde, yalnız bırakılmanın ve çaresizliğin ağırlığı altında ezilmenin acısını yaşıyorlar.

Geniş coğrafyayı etkileyen deprem hiç kuşkusuz “yüzyılın depremi”

Ama “felakete” dönüşmesi depremin suçu değil…

İstediğiniz kadar “yüzyılın felaketi” diyebilirsiniz. İstediğiniz kadar “kader” diyebilirsiniz. İstediğiniz kadar havuz medyasıyla, trol ordusuyla “algı” yaratarak güneşi balçıkla sıvamaya kalkabilirsiniz…

Ama başaramayacaksınız…

Ne cahilliğinizi, ne yağma düzenizi, ne piyasacı rant ekonomisi sayesinde yarattığınız mutlu azınlığın üzerini örtemeyeceksiniz…

Kibrinizin ve yarattığınız sistemde tek kişinin talimatı olmaksızın, devletin elinin kolunun nasıl bağlandığını bunun nelere mal olduğunu gizleyemeyeceksiniz…

Kendi döneminizde yaptığınız TOKİ binalarının yıkılmamasını “kader” dışında kendinizin başarısı olarak görürken, yıkılan binaları ve yitip giden canları “kadercilik” yaparak örtbas edemeyeceksiniz.

Liyakatsiz, ahbap çavuş ilişkileriyle, akraba bağlarıyla ve ideolojik temelde yaptığınız tercihlerle, imam hatipli ve ilahiyatçılardan oluşturduğunuz kadrolar sayesinde, bilim ve teknik alanındaki devlet kurumlarını, üniversiteleri asli görevlerini yapamaz hale gelecek derecede felç etmenizin ağırlığı altında ezileceksiniz.

Ne kadar “not ederseniz” edin, ne kadar “deftere yazarsanız” yazın,  ne kadar “seçim ertelenmezse kaos çıkar” tehdidinde bulunursanız bulunun, kamu vicdanın sesini susturamayacaksınız.

Aklını kiraya vermemiş ve düzenin vampirleri dışında kalan her bir yurttaşa, yaşananları unutturamayacaksınız.

***

Neyse ki bilim ve tekniği rehber edinen, bilimin ve tekniğin gerçekliği ışığında kamu çıkarını koruyan, korkusuzca yanlışları dile getiren meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları var.

Bunlardan biri de Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)…

TMMOB bu ülkede iktidar baskısına boyun eğmeyen, kamu çıkarını her şeyin önünde tutan ve bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki Meslek odalarından biridir.

TMMOB Balıkesir İl Koordinasyon Kurulu Sekreterliği görevini yapmış biri olarak, AKP iktidarının bu birliğe uyguladığı baskıyı çok iyi bilirim. Uyarılarımızın hiç birini dikkate almadıkları gibi ortaya koyduğumuz mücadeleden hep rahatsız oldular. Birliği itibarsızlaştırmak için bizleri “vatan haini” “terörist” “ülkenin kalkınmasının önünde engel olmakla” suçladılar. Ama yıldıramadılar, sindiremediler, TMMOB örgütlülüğünü dağıtamadılar.

Ama bu iktidar TMMOB’u inşaat yapım sürecinin tamamen dışında bıraktı. Proje aşamasından binaların imalat aşamasına kadar kontrol ve denetleme mekanizmasının hiçbir yerinde TMMOB yok.

6 Şubat 2023Kahramanmaraş merkezli yaşadığımız depremle ilgili TMMOB’un yayımladığı raporlar var. Merak eden TMMOB’un Web sayfasından yayımlanan raporlara ulaşabilir.

Bu raporlardan birini 9 Şubat 2023 tarihinde “TMMOB Ön Değerlendirme Raporu” başlığı ile yayımladı. İlk iki güne ışık tutan bu raporda her il ayrı ayrı değerlendirilmiş. Bu raporun tamamını buraya aktarmak mümkün olmasa da raporun sonuç bölümünün özeti şu şekilde;

“Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Osmaniye, Adıyaman, Malatya, Şanlıurfa, Adana, Diyarbakır ve Kilis illerimizde etkili olan depremde çok sayıda ilk belirlemelere göre çok fazla sayıda konut binasında, hastaneler, havaalanları ve karayollarında yıkımlar ve yıkıcı hasarlar oluşmuştur.

Ancak depremin ardından iki  gün geçmesine rağmen halen çoğu ilimizde etkin ve yeterli düzeyde arama- kurtarma çalışmalarının yapılamaması, geçici barınma alanlarının kurulamaması, vatandaşlarımızın sert kış koşullarında -14 dereceye varan soğukta gecelerini sokakta veya araçlarda geçirmek zorunda kalmaları, depremden kurtulanların kurulamayan aşevlerinden dolayı bir sıcak çaya, çorbaya ulaşamamaları ve açlıkla savaşmaları, ülkenin dört bir yanından gönderilen yardım tırlarının deprem bölgelerine ulaşımının ve dağıtımının yapılmasında yaşanan gecikmeler izahı zor bir koordinasyon eksikliğini işaret etmektedir.

Asli görevi afet ve acil durumlarda can ve mal kurtarma, sağlık, iaşe, ibate, güvenlik, mal ve çevre koruma, sosyal ve psikolojik destek hizmetlerinin verilmesine yönelik çalışmaları yürütmek olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve ilgili diğer kamu kurumları bu zorlu sınavda başarılı olamamıştır.”

TMMOB’un yayımladığı raporlardan biride 14 Şubat 2023 tarihli, “TMMOB KAHRAMANMARAŞ DEPREMİ GÜNCEL DURUM TESPİTİ -2-“  başlığı ile yayımladığı rapor. Deprem bölgesinde TMMOB olarak neler yapıldığına da dikkat çekilen rapor oldukça uzun şu şekilde özetlemek gerekirse raporda şu ifadeler yer alıyor;

“ ***Yıkımın bu denli ağır olmasının diğer bir ifadeyle tüm yerleşim yerlerinde binaların yıkılmasının ya da hasar görmesinin temel nedenlerinin; kamu denetiminin yoksunluğu; imar planlarına ve mimarlık ve mühendislik projelerine aykırı yapılaşma; inşaat uygulamalarındaki hatalar ve liyakatsizlik olduğu bir kez daha görülmüştür.

*** Ölü sayısının bu denli artmasına neden olan faktörlerin en önemlilerinin geç müdahale, kamu otoritesinin eksikliği, afete hazır olmama, koordinasyonu sağlayacak afet yönetim planının olmayışının getirdiği plansızlık ve koordinasyon eksikliği, acil müdahale sağlık merkezlerinin oluşturulamaması, zorlu kış şartlarında barınma ihtiyacının giderilememesi olduğunu söylemek şimdiden mümkündür.

*** Diğer önemli bir husus da arama-kurtarma çalışmalarına geç başlanması kadar enkaz kaldırma çalışmalarına erken başlanmasıdır. Depremin 8. gününde canlı kişilere ulaşılması, hala yaşam belirtileri ve cenazelerin olduğu ifade edilen enkazların kaldırılmaya başlanması hem ölümlere hem de insanların vücut bütünlüğünün bozulmasına yol açmaktadır.

*** Bu duruma ilave olarak arama-kurtarma çalışmalarının hakkaniyetli olarak yürütülmemesi (siyasetçilerin yakınlarının öncellenmesi) devlete karşı güveni sarstığı gibi bir başka hayal kırıklığı da yaratmıştır.

*** Her türlü afet çalışmasında tek kamusal yetkili olan AFAD bir yandan gerek kapasite gerek zamanında müdahale konusunda etkin kararlar almada son derece yetersiz kalmış, diğer yandan sivil toplumun çalışmalara katılımını engelleyerek vahametin daha da artmasına yol açmıştır.”

Evet…

Kamu kurum ve kuruluş niteliğinde ki TMMOB’un objektif bir şekilde hazırladığı raporun özeti bu şekilde…

Yandaş havuz medyasının ve trol ordusunun gücü tüm bu yaşananları hafızalardan söküp atmaya yetmeyecek ve buna izin vermeyeceğiz…

Görevini ihmal edenlere, rüşvete bulaşan ve paraya tapanlara, kul hakkı yiyenlere sesleniyorum;

Eninde sonunda adaletin karşısına çıkmalısınız ve hiç şüpheniz olmasın çıkacaksınız…

Gidenler geri gelmeyecek ama;

O değersiz ömrünüzü bir bavula sığdırıp hücrelerde çürümeye mahkûm olacaksınız…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

               

 

Exit mobile version