BASKETBOLLA BAŞLAYAN AŞK

Umuyorum yazı dizisinin ilk konuğu eşim Esra’nın hayatının kısa ve öz fakat bir o kadar zor geçen ilk bölümünü keyifle okumuşsunuzdur.

Bu son bölümde Basketbol ile başlayan Aşkı anlatmaya çalışacağım kalemin ucunun yazdığı ve yüreğimin gücünün yettiği kadarıyla. Yıl 2009 da başlayan Basketbol hayatının ilk 1 senelik sürecinde erken zamanda elde ettiği başarılarla bir anda takımın göz bebeği olan Esra’yı O zaman ki hocamız Mustafa Deniz’de gözünden kaçmamıştı. Bende takımın kaptanı olarak geldiğim idmanların birinde Mustafa Hoca bana şöyle bir cümle kurdu.” Alper çok net bir şey söyleyeceğim Esra’yı 1 yıldır takip ediyorum azmi, çalışkanlığı ve pozitif enerjisi gözlerden kaçmıyor ve sende pozitif ve enerji dolusun ve ben sizi birbirinize çok yakıştırıyorum” Benim de ona ilk cevabım çok net ve açıktı Asla böyle bir şey olmayacak çünkü o benim takım arkadaşım. Diyerek konuyu kapattırdım. Sanıyorum o an biraz şiddet ve kızgınlıkla verdiğim cevabı birkaç ay sonra pişmanlığını yaşadım. Ve biz Mustafa Hoca ile birlikte Esra’nın köyüne gittik. Nasıl ve neden gittik inanın hiç bilmiyordum tek bildiğim şey Esrayı daha yakından tanımak istemekti sanıyorum. Büyükbostancı köyüne ilk girdiğim o evde karşımda duran Esra hoş geldin Kaptan demesi ve ailenin büyüklerine hocamız ve takım kaptanımız diyerek bizleri tanıştırması dün gibi gözlerimin önüne geliyor. Sanıyorum o gün Aşure ikram etmişlerdi ve ben onu ister heyecan isterseniz dikkatsizlik diyelim üstüme dökmüştüm? İşte bu aşkın ilk tohumları aslında böyle atıldı.

 

 

Aradan geçen birkaç zaman sonra ilişkinin adını koymuştuk. Artık takım kaptanına bir sıfat daha eklenmişti. Aynı pencereden bakabilen bu ikilinin yaşadığı sıkıntılar da mutluklarda aynıydı. Birde bunlara Basketbol Aşkı da eklendiğinde böyle bir aşk doğmuş oldu… Her şeyin çok güzel gittiği insanların gıpta ile baktığı bu aşka 3 aylık kısa bir zaman sonra bir rahatsızlığımın çıkması ve İstanbul’da ameliyat olmam bir anda dengeleri değiştirdi. Ameliyattan çıkıp Balıkesir’e geldiğimde beni bekleyen Esra’ma ilk söylediğim bu ilişkiyi bitirmemiz oldu. Ortada hiçbir sebep yokken neden böyle bir şey demiştim ne Esra’ma ne kendime bunun cevabını verememiştim. Çok sevmeme rağmen belki sorumluluk alma duygusunu kendimde hissedemem di  bu karar. Esra da bende çok üzülerek bir nokta koymuş ve hayatlarımıza bundan sonra iki ayrı medeni insan olarak devam edecektik.

 

 

Yıllar 2013’ün başlarını gösterdiğinde aradan geçen 1,5 yıllık zor süreçten sonra yine Bası yaramdan ameliyat olmam gerekti ama bu sefer Balıkesir Üniversite Hastanesinde. 15-20 gün hastanede kalmam gerekiyordu. Babam Balıkesir dışında olduğundan ve hastanede yanımda kimsenin olmadığını farkeden Esra sadece Takım Kaptanı Alper sıfatıyla bana ben istersen yanında kalabilirim demesiyle İÇİMDEKİ SEVGİ O UMUTSUZ BAKIŞLARIMIN ANAHTARI OLDU. Esra’nın ailesinin de onay vermesinden sonra akşamları hiç oturamadan kaldığım o hastane odasında bana hem arkadaş hem de sırdaş olmuştu Esra. Aylar 14 Şubat Sevgililer gününü gösterdiği soğuk kış akşamı hastane odasında Esra’nın Kara kalem ile yaptığı Rahmetli Annem ve benim olan tabloyu hediye ettiği o akşam içimde var olan bütün duygularımın açığa çıkmasını sağladı ve hiçbir zaman bitmeyecek bir aşkın ikinci ve son tohumlarını attık o soğuk hastane odasında.

Hastaneden birbirini seven saygı duyan ve daha çok güvenen iki çift olarak çıktık… Önce Aileler arasında söz yaptık adını koyduk ve artık daha rahat gidip gelebiliyor ve daha rahat buluşabiliyorduk. O hastane odasında yattığım soğuk kış akşamları yanımdaki sıcaklık artık her daim etrafımı ve beni de ısıtıyordu. İşim yoktu sadece Babamın emekli aylığı ile yaşamımızı devam ettirmeye çalışırken evlenmeye karar verdik. Aynı evde aynı çatı altında yaşamaya… Ailemize yük olmamak için Düğün yapmadık sadece Nikah kıydık ve düğünü de paramız olduğunda yaparız dedik. Nikah yaptığımız günün ertesi günü o hastane odasında çalışmaya gayret ettiğim Engelli Memur Sınavlarının sonuçları açıklandı. Ve ben hiç hayalini kuramadığım Memurluk hayatına başladım 2013 Nisan ayında. Hayat o kadar ilginç ki her şey güzellikleriyle gelmeye devam ediyordu.

 

 

2015 senesinde Esra’nın Avrupa Şampiyonasından döndükten sonra Son Bahar’ın en güzel ayı Eylül’ün sonu Nefes Bahçede tamda istediğimiz hayal ettiğimiz düğünümüzü yaptık. Tüm sevdiklerimizle birlikte….

Sevginin Engelleri ortadan kaldırdığı, Basketbol ile başlayan bir aşkı sizlere anlatmaya çalıştım. Bu yazı dizimin ilk Konuğu hayat arkadaşım Esra’ya çok teşekkür ediyorum. Umuyorum sizlerde  keyifle okursunuz….

Exit mobile version