Ayvalıklılardan Büyükşehir’e çağrı: Sarımsaklı sahilini rahat bırak

Beton ve rant politikalarından vazgeçmeyen AKP zihniyeti,peyzaj düzenlemesi adı altında Türkiye’nin en uzun kumsalı ekosistemleri arasında yer alan Sarımsaklı Plajını rant uğruna betona gömüyor.Sarımsaklı kumsalında bir araya gelen yüzlerce Çevre ve doğa aktivisti ve Ayvalık halkı yaptıkları basın açıklaması ile Sarımsaklı kumsalını ranta teslim etmeyeceklerini haykırdı. Ayvalık Bisikletlileri(AYVELO), Bergama Çevre Platformu, Altınova Koruma Girişimi ve ADD’nin kitlesel katılımı ile destek verdiği etkinlikte Ayvalık Tabiat Platformu adına basın açıklamasını Şebnem Yüksel okudu.

               

“Madra Çayı’nın, Kozak’tan taşıdığı granit kumuyla milyonlarca yılda oluşan eşsiz bir kumsaldır. Ayvalık turizmine önemli girdiler sağlayan bu eşsiz doğal yapıyı koruyarak sadece WC, Duş, Kabin gibi portatif ünitelerle hizmet vermenin mümkün olduğuna dikkat çeken Şebnem Yüksel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

               

TURİZMİ GELİŞTİRME BAHANESİ İLE RANT HAYALİ

                “Sahil şantiye alanına çevrilerek, plaj kumu taş ve betonla kaplanmaktadır.Bu alanda bir süredir yaşanan hareketlilik herkesin malumudur. Türkiye’nin en iyi ve en uzun kumsalı olarak bilinen, 8 kilometre uzunluğunda 100 m. enindeki Sarımsaklı kumsalı bugün büyük bir yıkımla karşı karşıyadır.Sarımsaklı sahilinde 230 dönümlük alanın 2014 yerel seçimleri sonrası Balıkesir Büyükşehir Belediyesine kiralanmasıyla Ayvalık’ı dünya markası yapmak, turizmi geliştirmek söylemlerinin arkasında burayı ranta açarak pazarlama hayallerinin olduğu açığa çıkmıştır.  

                2015 yılında tanıtımı yapılan ilk proje, Ayvalık halkının tepki vermesi ve alanın “Kamuya Açık Plaj Kumsal” olarak kayıtlı olması nedeniyle beklemeye alındı. 2021 yılına geldiğimizde bölge Doğal Sit- Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak tescil edilip, mevcut plan hükümsüz kılınmış, “Rekreasyon Alanı” kullanımı kapsamında yapılaşmaların önü açılmış, büyük bir planın son aşamasına geçilmiştir. Bu çalışmanın niteliğini kaybetmiş kumsal alanda yapıldığı söylemi gerçeği yansıtmamaktadır.ÇED muafiyetinden yararlanılarak, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve halkın görüşlerine başvurulmadan, kapalı kapılar ardında alınan bu kararın, kıyı yasasına, planlama ve şehircilik ilkeleriyle kamu yararına aykırı olduğu gayet açıktır.Halk için değil, halka rağmen yürütülen bu projenin amacı bellidir. Kıyı alanlarını kuralsızca tahrip eden Büyükşehir Belediyesinin, halkın çıkarlarını değil rantı hesapladığı aşikardır.Projenin hayata geçirilmesiyle;

               

HALK PARASINI ÖDEMEDEN PLAJA HAVLU DAHİ SEREMEYECEK

-“Halka ait olması gereken Sarımsaklı Plajı’nda halk plajı sıfırlanarak, sahil şezlongçulara, işletmelere kiraya verilecek;

-Zaten nicedir işgal altında olan, kavgaların, hak ihlallerinin yaşandığı sarımsaklı plajında artık para ödenmeden havlu bile serilemeyecek;

-Temel ihtiyaç olan duş, tuvalet, soyunma kabini gibi yapılar da parayla kullanılacak;

-Güya halkın yararı için yapılan bisiklet yolu, yürüyüş yolu, konser alanı gibi alanlar rantiyenin elinde ticaret malzemesi haline gelecektir.”

               

PROJE AYNI ZAMANDA DOĞAYA DA ZARAR VERECEK

 “Bu proje sadece halkın aleyhine değil doğaya da zarar vermektedir. Sarımsaklı kumsalı bir yandan endemik türlerin yaşam alanıdır. 2017 yılında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 7. Bölge Müdürlüğü Balıkesir Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen “Balıkesir İlinin Karasal Biyolojik Çeşitlilik ve İç Su Ekosistemleri Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme” projesi ile Sarımsaklı Plajı’nda yeni bir endemik tür keşfedilmiştir. Mart, Nisan aylarında çiçek açan, kumsalda yetişen bu bitkiye Ayvalık’a özgü olması nedeniyle “Ayvalikensis” adı verilip, bilim dünyasında Trigonella coerulescens subsp. ayvalikensis (Fabaceae) olarak kayıt altına alınmıştır. Prof. Dr. Gülendam Tümen, Prof. Dr. Fatih Satıl ve Doç. Dr. Selami Selvi tarafından hazırlanan proje raporunda, tehlike altındaki türler kırmızı listesine (IUCN) göre, “zarar görebilir” olduğu belirtilen bu endemik bitkimiz bir süredir kamyonların, kepçelerin tekerlekleri altında ezilip kırıma uğratılmıştır.Bu konuda hazırladığımız raporu, Kaymakamlığa, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, Çevre ve Tarım İl Müdürlüklerine gönderdik.Şimdi buradan yetkililere soruyoruz;

  • Doğal bir ortam olarak kullanılan Sarımsaklı kumullarında insanlar yıllardır bu alanları mevcut haliyle kullanabilirken, her yıl lodos fırtınasıyla sular altında kalacak olan bu çaplı büyük bir projenin gerekliliği hakkında bir ön çalışma yapılmış mıdır?
  • Sarımsaklı sahil kumullarında görülebilen nadir türlerin yaşam alanının belirlenmesi, korunması üzerine bir çalışma gerçekleştirilmiş midir?
  • Bölgemize has endemik ve yöresel bitki türlerimiz var iken neden projedeki bitkisel lejanda bu türlere ait öneriler yapılmamıştır?
  • Türkiye ve Ayvalık için bu kadar değerli bir alanda yapılan proje niçin kamuoyu ile paylaşılmadan, görüş alınmadan uygulamaya konmuştur?Plaj düzenlemesi adı altında, dünyanın en iyi, sağaltıcı özelliği olan kumsal ekosisteminin ve kentimize özel isimle tescillenen Ayvalikensis’in yok edilmesi adeta eko-kırıma uğratılması kabul edilemez.

Bizler, yaşam savunucuları olarak burada, herkesin gözü önünde sürdürülen bu katliama ve işgale karşı duruyoruz.  Sadece bugün için değil, gelecek kuşaklar adına da bu projeye son verilmesini, kumsaldaki beton kaplamaların kaldırılmasını istiyoruz.”

 

Exit mobile version