Yazıma bu başlığı atarken kendi kendime'de söyleniyordum  ''Allah Allah şaka gibi ya'' diyerek.. ve inanın hala inanamıyorum..
 
Maç öncesi bizim cephemizden bakılınca her şey güzeldi, Önceden Elazığ'a gidilmiş oradaki havaya rakım farkına kısmen alışılmış kısa da olsa antrenman yapılmış; gece Elazığ'ı bilenler bilir Harput gibi dünya mirası ilan edilmesi gereken hem tarihi dokusuyla, hem de harika manzarası ile serin ve bol oksijenli havası ile muhteşem bir yerde yemek yenmiş moral depolanmış olarak bu maça çıktık..
 
Rakibimiz Erzurumspor içinse sahasından, seyircisinden uzak ve onlar içinde bir deplasman sayılacak maça çıktılar, evet kadrosundaki isimlere bakınca çok üst düzey TFF ligini tanıyan oyunculardan kurulu bu sezon geldikleri TFF liginde şampiyonluk amacı olan  bir ekip Erzurum SPOR..
 
Maça baskılı olarak başlayan rakibimiz hiç ummadığı bir anda Oğuzun ayağından çok ince görerek giden topun o kadar ayak arasından ağları bulması ile şok oldu bizde BALKESLER olarak sevindik 0-1
 
Ardından ataklarına devam eden rakibimizi Nizamettin'in şık vuruşundan attığımız ikinci golle adeta şaşırttık... 0-2
İnanın ne biz ne de Erzurum cephesi bu skoru beklemiyordu.. Ardından artan baskıyla kadro kalitesiyle durumu 1-2'ye getirdiler.. Ama enteresan olan sahada pek oyun olarak istediğimizi yapamadığımız anlarda golleri bulmamızdı ve gerçekten enteresandı. Mehmet'le bu anlarda durumu 1-3 yaptık ki dakika 60'ları geçmişti ben bile bu iş bitti dedim ama yanılmışım. Bu dakikadan sonra sahada uzatmaları oynayan havada bir BALKES izlemeye başladık. Barutumuz bitti.. Sanıyorum yüksek irtifa çarptı şaka demiyorum olur... Rakım farkı kan dolaşımına etki yapar ve erken bir yorgunluk yaşamaya başladık sahada; gezinen skoru korumak adına çaba sarf etmeyen demiyorum, sarf edemeyen o gücü kalmayan bir BALKES vardı. Durum böyle olunca bu iklim ve rakım farkına alışık Erzurum SPOR oyunun hakimiyetini ele geçirdi arka arkaya önce 2-3, 3-3 ve içimizi acıtan skor 4-3 le maçı altın tepside sunduk rakibimize dönüyoruz...
 
Gördüğüm sıkıntılar Kondisyon yetersizliğimiz, Kadro derinliğinin olmaması oyunun kaderini  değiştirecek oyuna hareket getirecek rakibi zorlayacak pozisyon üretecek oyuncu sayımızın azlığı ve üzülerek yazıyorum hırs istek maçın heyecanını yitirmek.. aşırı öz güven mi? diyelim ciddiyetsizlik mi? diyelim bilemiyorum...
 
Ben her zaman şuna inanırım 2 haftada yaşadığımız bu hatalardan ders çıkarmalı ve dersimize  iyi çalışarak, ciddiyetle, lige asılmalıyız. Ehh dersi verecek olan Can hocam ve ekibi mutlaka hatalı olan işleri not almıştır belki bazı yaramazların da kulaklarını çekmek zorunda kalacaklar ve   önümüzdeki maçlara takımı hazırlayacaktır. BÜYÜK BALKES TARAFTARI sizler  bu takım düşer, yok bunlardan bir cacık olmaz, o gitsin, bu gelsin gibi söylemlere kulak tıkayalım bunları konuşmanın  erken olduğunu düşünüyorum ve bu ekibe bu takıma güvenelim onları bu zor günlerde yalnız bırakmayalım derim... Sevgilerimle