tarik @ politikam.com

“ÖĞLE yemeği gelmedi diye sandığı bırakanlar sandığı beklemeye gelmesinler…”

Biliyor da söylüyor.

Tecrübeyle sabit.

Kim söylüyor?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.

 

***

SANDIK, demokrasinin kutsalıdır.

İçinde, milletin hür iradesi vardır çünkü.

O küçük kabinde vicdanın ve aklınla baş başa kalıyorsun.

Sonra, oy pusulasına mührü basıp zarflıyorsun.

En son gittiği yer sandık.

Saati geldiğinde kilit açılıyor, oylar sayılıyor, ülke yönetimini teslim edeceğin siyasi kadrolar belirleniyor.

Bir oy bir oydur; önemlidir.

O bir oy çok şeyi değiştirebilir.

Seçmen için bu böyle.

 

***

SANDIK görevlisi için?

Partilerin belirlediği sandık görevlileri, yaptıkları işin kutsallığının farkında olmak zorunda.

Bu rutin bir görev değil çünkü.

Sandığa asıl sahip çıkması gereken, sandık görevlisi.

Rakip partilerin görevlilerinden kaynaklanabilecek suiistimalleri çok iyi gözlemek ve raporlamak zorunda.

Vatandaşın oyunu dosdoğru atmasını sağlamak zorunda.

Gözünü açık tutmak zorunda.

Oy verme işleminin başlangıcından bitişine kadar değil görev.

Seçim kurullarına dosdoğru teslim edilene kadar.

Hâttâ sonrası da var.

Uyumak yok yani.

 

***

EH, biz de kaç seçim geçirdik..

Seçmen sıfatıyla gittiğimiz sandıkları, gazeteci gözüyle izledik hep.

O derece tecrübe kazandık ki, sandık görevlilerine bakarak hangi partiden olduklarını bile sormadan bilir hale geldik.

Öğle kumanyası gelmedi diye sinirlenip görev yerini terk edenleri de çok gördük!

Köfte ekmeğe verdiği değeri, milletin iradesine vermeyenleri de çok gördük elbet.

Görevli olduğu halde sandık başına gitmeye tenezzül etmeyenleri de çok gördük.

Sandığın namusunu, diğer partilerin görevlilerine emanet edip ortadan kaybolanları da çok gördük.

Kılıçdaroğlu biliyor da söylüyor.

Buna dair örnek çok çünkü.

En çok örneği CHP’de gördük.

..ki, CHP’nin sandıkta görevlendirecek adam bulamadığı zamanları da gördük.

Sabah sekizden akşam beşe kadar sandık başında oturmaktan erinen, Pazar keyfinden taviz vermek istemeyen nicelerini gördük.

 

***

SANDIK kutsaldır.

Öğle kumanyası gelmedi diye sandıktaki görevini bırakıp gitmek seçime, sandığa, demokrasiye, vatana, millete ihanettir.

 

 

***** 

 

5 – 3 – 1 olur mu?

 

AK Parti’nin seçime birkaç gün kala yaptırdığı anketin Balıkesir açısından sonucu şu:

AK Parti 5. CHP 3. İYİ Parti 1.

Anket sonucunu Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu verdi.

Bu ankete göre AK Parti 5, CHP 3, İYİ Parti 1 Milletvekilliği kazanıyor.

Cumhur İttifakı’nın Türkiye geneli oy oranı yüzde 51.79.

Kafaoğlu geçen gün “yüzde 52” demişti, Cumhurbaşkanlığı seçimi için. Demek ki bu ankete göre söylemiş.

Cumhur İttifakı Balıkesir’de yüzde 49.29’da kalıyor. Yüzde 50’yi bulmuyor.

Millet İttifakı Türkiye genelinde yüzde 35.82’lik oranda.

Balıkesir’de bu oran yüzde 46.53.

Görülüyor ki, Millet İttifakı, Cumhur’un gerisine düşüyor ancak Balıkesir için arada sadece 3 puanlık bir fark kalıyor.

Bu ankete göre AK Parti genelde yüzde 45.37’lik oranı yakalarken.. Balıkesir’de 41.89’la birinci parti çıkıyor. Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’nin genel oranı yüzde 6.42. Balıkesir’de 7.4.

Ankette CHP’nin genel oy oranı yüzde 21.73 çıkmış. Bu oran Balıkesir’de 29.44.

HDP az farkla barajı aşıyor. Ankette 10.56 çıkmış.

Balıkesir’deki oy oranı 2.31. 1 Kasım 2015’te de Balıkesir’de aynı oranı yakalamış HDP.

İYİ Parti genelde baraj sorunu yaşamıyor görünüyor. Yüzde 13.40 çıkmış.

Balıkesir’de bu oran yükseliyor. Anketteki sonuç: 16.24.

Saadet Partisi, Millet İttifakı’na çok katkı sağlayamıyor. Genelde 0.69, Balıkesir’de ise 0.85 çıkmış.

Bu anket sonucuna göre, Cumhur İttifakı 328, Millet İttifakı 205 Milletvekili çıkarıyor.

Partilere dağıtılınca..

AK Parti 312, CHP 134, İYİ Parti 71, HDP 67, MHP 16 Milletvekilliğine sahip oluyor.

En başta belirtmiştik..

Anketten çıkan sonuç:  AK Parti Balıkesir’de 5, CHP 3, İYİ Parti 1 Milletvekilliği kazanıyor.

Yine anketteki sonuca göre, Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda sonuçlanıyor.

Sokaktaki adamın hesabı tam böyle değil.

En başta “Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalacak” diyor sokaktaki adam.

AK Parti’nin mevcut dört milletvekilliğini koruyacağı kanaati yaygın. “Ancak dördüncü vekillik için zorlanacak” görüşü var.

CHP için “dört olur” diyor sokaktaki adam.

İYİ Parti’nin barajı aşacağı görüşü hakim baştan beri.

MHP’deki oy kaybı ortada. 1 Kasım’da yüzde 14.78’lik bir oran. Bu ankete göre yüzde 7.4.

MHP’de önemli bir kayıp yaşanacak gibi görünüyor.

AK Parti içindeki küskün, kırgın, dışlanmış kadroların Milletvekilliğinde MHP’ye oy vereceği yönündeki beklenti de bu sonuca göre pek etkili olamıyor.

Az sabredin.. 24 Haziran gecesi kesin sonuçları öğreneceğiz nasıl olsa.

 

 

**** 

 

Namık Havutça ve Mehmet Tüm..

Muharrem İnce’nin peşinde

koşmanızın hiç bir anlamı yok

 

CHP Balıkesir Milletvekilleri Namık Havutça ve Mehmet Tüm piyasada yok.

Yani, kendi bölgelerindeki seçim çalışmalarına katkıda bulunmuyorlar.

“Nasıl olsa vekillik bitti” diye düşünüyorlardır.

Yani, “seçilecek olanlar çalışsın; biz aday değiliz” havasındalar.

Ama bakıyoruz, Muharrem İnce’nin mitinglerinde selfi çekiyorlar, sosyal medyada paylaşıyorlar, “biz buradayız” diyorlar.

Muharrem İnce’nin mitingleri zaten kalabalık oluyor.

İki kişi eksik olsa fark edilmez.

Zaten varlığınızın da farkına varmıyordur pek çok insan.

O mitinglere katılmanızın İnce’ye çok faydası yok.

Size de yok.

 

 

*****

 

CHP’nin

Karamanköy

Vukuatı

 

HERKES bu olayı konuşuyor.

CHP Milletvekili adayı Dr. Fikret Şahin, Altıeylül ilçe örgütüyle Karamanköy’de seçim çalışmasına gidiyor.

Köy kahvesine girişte köylüler selamlanıyor, el sıkışma faslı falan..

Genç bir arkadaş, “ben terör örgütüyle işbirliği yapanların elini sıkmam” diye atarlanıyor.

Vay sen misin böyle söyleyen..

Bir kavga, bir gürültü, bir patırtı.. Masalar kırılıyor, sandalyeler uçuyor.

Gencin bu çıkışını sükunet içinde karşılayıp neyin ne olduğunu anlatmak yerine öfke seline kapılıp masaları falan yumrukladığı söyleniyor Fikret Şahin’in.

Altıeylül İlçe Başkanı Haydar Çuhadar’ın vücudunda morluklar olduğu belirtiliyor.

Tekmeli tokatlı bir seçim çalışması olmuş yani.

Sonra?

Fikret Şahin, arabasına atlayıp köyden uzaklaşmış.

Partili grubu orada bırakmış.

Şahin gitmiş ama kavga devam etmiş.

Köyden zor çıkmışlar.

Şahin, alttan alıp tebessüm ve sükunetle karşılasa bu tepkiyi, sorun çıkmayacak.

Aynı dozda karşılık vermek, siyasi acemilik.

Tecrübeli siyasetçi, böyle tepkiler karşısında sakinliğini korur.. Önyargıyı kırmaya çalışır.

Gerçeğin ne olduğunu anlatıp ikna eder.

Bunu yapmamış..

Bari, arkadaşlarını orada kendi başına bırakıp gitmeyeymiş.

Gitmiş.

Geçen gün ÖDP eski İl Başkanı Niyazi Akdeniz geldi gazeteye.

Şimdi CHP’li.

Aynı tepkiyle karşılaştıkları bir köy çalışmasından örnek verdi.

Merkez köylerden birine gitmişler partililerle.. Seçim çalışmasına başlarken, benzer bir tepki gelmiş köydeki bir vatandaştan. Akdeniz, tecrübeli siyasetçi.. Köylüyü almış karşısına, yarım saat konuşmuş.

Köylü vatandaş ikna olmuş…

Niyazi Akdeniz kavga adamıdır haa.. Eylemcidir.. Dövüşmekten çekinmez.

Ama dövüşmenin kimseye yararı yok.

Fikret Şahin, kesin seçiliyor.

Milletvekili olacak yani.

Yarın en küçük bir sataşmada masaları falan yumruklarsa, hem kendisinin hem CHP’nin işi zor.

 

 

 

************** 

 

Sandık bizi bekliyor

 

BU Pazar hem Cumhurbaşkanı’nı, hem Milletvekillerini seçiyor Türkiye.

Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden bir tanesi denilebilir.

Katılım oranının yüksek olması bekleniyor.

Ama yine de uyarmakta yarar var.

Ey seçmen!

Sandıktan kaçma.

Oyunu kullanmaktan kaçma.

Vatandaşlık görevini yerine getir.

Hangi partiye oy vereceksen ver, ama vermemezlik etme.

Çevrende “oy kullanmayacağım” diyen varsa, ikna et.

Sandık yerine tatile gidecek olan varsa ikaz et.

“Bir oy eksik kalsın, bir şey olmaz” diye düşünme.

Bir oy bir oydur. Önemlidir.

Ülkenin geleceğini belirleyecek bir seçimse bu, o gelecekte senin de katkın olsun.

“Ben kararsızım” diyorsan, bir an önce ver kararını.

İki gün kaldı.

Haydi hayırlı seçimler.