Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 5 Haziran günü Ankara’da düzenlenen basın toplantısında ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile 4 Haziran 2018 günü Menbiç konusunda Washington’da gerçekleşen görüşme sonunda varılan mutabakat hakkında şöyle konuştu:

“İlk aşamada PKK, YPG’liler Menbiç’ten ayrılacak. Ayrılırken silahları alınacak. Fırat’ın doğusuna gidecekler. Fırat’ın doğusuna gitmeleri bizim onların orada kalmasını kabulleneceğimiz anlamına gelmez. Net bir şekilde söylüyoruz. Ön hazırlık toplantısı 0-10 gün diyoruz ve 6 ayı bulmayacak.” (Hürriyet, 6 Haziran 2018)

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun 5 Haziran günü yaptığı basın toplantısından sonra aynı gün (5 Haziran) ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Heather Nauert, ABD ve Türk Dışişleri Bakanlarının onayladığı yol haritasının koşullara bağlı bir anlaşma olduğunu vurguladıktan sonra şöyle konuşmuştur:

“Koşullara bağlı demek, sahadaki koşullar değiştikçe bazı şeyler de değişebilir demek. Varılan mutabakat bu konuda devam edecek olan diyalogun sadece başlangıcıdır.” (Cansu Çamlıbel, Washington, Hürriyet, 6 Haziran 2018)

ABD Dışişleri sözcüsü Nauert’in diplomatik sözcüklerle ifade edilmiş bu açıklamasının ardından bu kez üst düzey bir Amerikan yetkilisinin dikkat çekici olduğu kadar önemsenmesi gerekli açıklaması şöyledir:

“Zaman açısından öngörülen bir çerçeve var. Bunu olabildiğince hızla uygulamak istiyoruz, ama bir takvim veremeyiz.” (Cansu Çamlıbel, Hürriyet, 6 Haziran 2018)

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde gerilimi azaltmaya ve durumu sakinleştirmeye çalışan ABD’nin uygulama takvimini zamana yayma eğiliminde olduğu fark edilmektedir. Tüm bu gelişmeler ışığında ABD’nin, Fırat’ın doğusunda YPG ile bağlantılı olduğu bilinen Suriye Demokratik Güçleri’nden (SDG) vazgeçmesi beklenmemelidir.