Son yazımda Selçuklu deplasmanından umudum olmadığını yazmıştım ve sporcularımızın beni haksız çıkarmasını umut ettiğimi söylemiştim ama maalesef yine haklı çıktım. Biz bu takım ilk yarıyı bitirirken 3.’lük ile 6.’lık arasında bir yeri gözümüze kestirmişken, yönetimin maalesef Gani Laval’ın gidişiyle birlikte yerine alınacak yabancı konusunda çok geç karar verip hareket etmesi ve bu takımı kendi felsefesine göre kuran antrenörü yabancısız oynadığı maçların sorumlusu tutup göndermesi ve takımı yeni gelen antrenörün kendi sistemine kendi felsefesine sezon ortası ayak uydurmaya çalıştırması nedeniyle şu an playoff’a nasıl kalırız derdine düştük. Bu arada Gani Laval konusunda da sezon başı alınırken “hiçbir sezonu tek takımda bitirmediği ve sorunlu bir oyuncu olduğu” yönünde uyarmıştık. Merak ediyorum neredeyse her dediğimiz çıkmasına rağmen acaba neden ısrarla dinlemiyorlar diye !!!

Yeni gelen antrenörümüz Gencer Baytimur hakkında kötü bir şey yazmak istemiyorum. Eminim kendisi de böyle bir süreç yaşamayı düşünmemiştir teklifi kabul ederken. Ancak maalesef geldiğinden beri 4 maçın hepsini kaybeden bir takım var elinde ve artık bu süreçten ve takımın gidişatından kendisinin de sorumlu tutulacağı zaman geldi. Çünkü hiçbir antrenör için sezon ortası bir takıma gelmeyi kabul ediyorsa 1 aylık süreçten sonra “bu takımı ben kurmadım” , “takımın sistemime alışması zaman alacak” yada “bu oyuncular ile ve bu bütçe ile bu kadar” gibi bahaneler üretmeye hakkı yoktur. Kendisi ile hiçbir tanışıklığım ve sorunum olmamasına rağmen bunları yazıyorum çünkü bu takım bu süreçte yenildiği takımları deplasmanda yenip gelmiş bir takımdı. Yarın oynayacağımız Bursa Durmazlar takımını da deplasmanda yenmiştik aynı oyuncularla. O yüzden bu maç yeni antrenörümüzün kendi saha ve seyircisi önünde artık bu kötü gidişe son vermesi gereken bir maç olacak. Zaten bu maçta da kötü bir sonuç alması halinde herhalde kendisi de gerekeni yapacaktır diye düşünüyorum.

Selçuklu maçına gelecek olursak ; maç boyu hiçbir periyot rakibe üstünlük sağlayamadık. Ne savunmada ne hücumda bir düzen tutturamadık. Jerry Smith’in yokluğunda görev yapan Sezgin de bu boşluğu dolduramadı ve çok vasat bir performans sergiledi. Şahin ve Hazer’in biraz kıpırdanma gösterdiği maçta genel olarak sporcularımız vasatın altında kaldılar. Hiçbir varlık gösteremediğimiz maçta rakibi ne içeriden ne dışarıdan durduramadık. Rakibimiz neredeyse içeriden ürettiği sayı kadar(51sayı), 3 sayı çizgisinin arkasından da üretti (45sayı)… rakibimizin maç kadrosunda bulunan 12 oyuncusunun da skor katkısı yaptığı bir maç olduğunu göz önüne alacak olursak takımımızın ne kadar kötü performans sergilediğini daha net anlamış oluruz sanırım !!! Jerry’nin oynamadığı bir maçtan 31 sayılık bir farkla yenik ayrılmamızı, sadece O’nun eksikliğine bağlamak da kolaycılık olur.

Yarın oynayacağımız rakibimiz son 13 maçının 12’sini kazanarak ligde 2. sıraya yerleşme başarısını gösterdi. Biz ise son 9 maçın 8’ini kaybederek 6. sıradan 10. sıraya gerileyerek playoff sıralaması dışında kaldık. İlk maçta deplasmanda yendiğimiz Bursa Durmazlar takımını son performans durumları göz önüne alınırsa yarın kendi sahamızda yenmemiz çok zor olacak. Ancak takımımızın da artık bu kötü gidişe bir dur demesi gerekiyor ve bu maç hem Gencer hoca için hem de oyuncularımız için bir tepki verme, karakter ortaya koyma maçı olmalı. Bu maçı kazanmak demek bir çok kötü şeyin üstünü örtmek olacağı için büyük bir şans var önlerinde. Bakalım bu şansı nasıl kullanacaklar, izleyip göreceğiz…

Haftaya tekrar görüşmek üzere sevgiyle ve basketbol ile kalın, hoşçakalın…