DİLİME bir şarkı dolandı; hani der ya rahmetli Adnan Şenses:

Yorgunum dostlarım ..

Yorgunum artık ..

Vefasız kullara ..

Dargınım artık... İ

İşte o misal Giresunspor karşısında BALKESLER bu şarkının sözlerindeki gibi bir ruh haliyle sahadaydı...

 

***

DİYECEKSİNİZ Kİ nasıl bir yorgunluk bu? '

Ruh yorgunluğu, belirsizlik yorgunluğu, moral ve motivasyon eksikliğine bağlı isteksizlik.

Adeta bir doktor gibi teşhisi koymuşsun diyebilirsiniz ama bence bu teşhisi öncelikle bir tıp insanı olan sayın Başkan Feyyaz Çiftçi koyabilseydi ve tedaviye başlasaydı demekten kendimi alamıyorum ..

 

***

VEFA, fedakarlık; durumu idare edincilik, siz şu maç da alın biz yönetim olarak gerekeni yaparızcılık, oyalama, sırt sıvazlama, gazlama...  Bir yere kadar siz yönetim olarak futbolcularınıza güven telkin etmezseniz ,o futbolcuların ekmek parası olan maaş ve primlerini zamanında ödemezseniz işte böyle bıkkın, ruhsal olarak isteksiz bir futbol takımını yaratmış olursunuz.

 

***

FUTBOLCULAR aslında yeterince özverili davrandılar, hele hele Can Hocam ve ekibi hiç bir teknik adamın yapamayacağı bir işi yapıyorlar forma, arma aşkına.. BALIKESİRLİLİK ,BALKESLİLİK ruhuna yakışır şekilde görev yapıyorlar... Ama her şey bir yere kadar; eğer futbolcunun kafası futbol dışında başka yerlerde ise sahaya istediği futbolu yansıtamaz.. Lütfen elimizi vicdanımıza koyalım, maaş alan insanlarız; bir kaç ay maaş almayalım evimizin çoluk çocuğumuzun giderlerine ihtiyaçlarına cevap veremeyelim nasıl bir ruh haline geliriz ve buna bi rde duyarsızlığı, günü kurtarmacılığı eklerseniz bir yerde, ''eh ben enayi miyim oyna oyna karşılığında tık yok, benim de eşim, çocuğum, ailem var, ekmek kapım bu" der, el frenini ister istemez çekersiniz. İşte futbol oynarken de  bu düşünce beyinde uyanır o topu süren, şut atan, pas veren ayaklar kitlenir.

 

***

KISACA yönetim olarak sınıfta kaldık...Taraftar bölünmüş, siyasilerle çıkılan yolda o güvenilen siyasiler mevcut yönetimi cesaretlendirenler yok ortalıkta.. Bir de genç ama tecrübesiz yönetimin acemice hareketleri de eklenince.. Özveri, forma arma aşkı bir yere kadar... Üzgünüm

 

***

ESKİŞEHİR maçıyla ilk altı ümidimiz zaten zora girmişti. Üzerine Giresun yenilgisi limon sıktı ve 2 maç var önümüzde. Bizim için belirleyici olacak olan Göztepe ve Bandırma maçları eğer bu maçlardan istenilen puan veya puanları alamaz isek yandı gülüm keten helva; artık kümede kalmayı düşünmeye başlarız ...

 

***

DEDİM ya bugüne dek Futbolcular, teknik heyet üzerine düşeni yaptı, yapıyor da, bu ekibin sırtını yaslayacağı yönetim bazında kişiler, bu ekibe gereken ekonomik desteği, güveni maalesef veremedi.

Maç için fazla bir şey söylemek istemiyorum; 75 dakika durumu idare eden bir futbol oynadık. Frikikten golü yiyince gardımız düştü ve üzerine Balıkesir kaymaklısı tadında bir de penaltıya maruz kalınca tamamen maçı bitirmiş olduk; çok şükür o penaltı gol olmadı ama maç bitti, puan gitti.

 

***

MAÇIN önüne geçen olayı kulaklarımızla duymadık ama Sayın Feyyaz Çiftçi bir taraftara küfür etmiş, eğer bu küfürü ettiyse çok ayıp etmiş; taraftar dişinden, tırnağından, evinden, ailesinden onlara ayıracağı zamandan feragat edip o soğukta ayazda  gönül verdiği takımının başarısını görmeye geliyor; haliyle yenilgiye de sinirleniyor, elbette bağıracak, elbette sözle rahatlamak isteyecektir; eğitimli, bu toplumda kutsal  bir mesleği icra eden bir kişiden küfür duymak, hem de taraftarına.. Şık olmadı, yakışmadı.  Feyyaz Çiftçi hemen özür dilemelidir. O'na yakışan budur.

Ben futbolcu kardeşlerime ve teknik ekibe sonsuz güveniyorum, ama mevcut yönetim de bu güveni futbolcularına ve teknik heyetine vermeli; vakit geçirmeden yol yakınken ve şapkayı önlerine koyup düşünmeliler.

Ne diyor o şarkıda: "Ben nerde yanlış yaptım..."

Sevgilerimle.