Tam anlamıyla Bıçak sırtı bir maç  oynadık  sahamızda. Ama bıçağın her iki yüzüde keskin olanından; yani hata yapanın play-off ümitlerinin kesileceği üstüne üstlük, teknik adamına, futbolcusuna  faturanın  kesileceği bir maç. Puanlar 43 - 43  ''hani çocukken mahalle arasında top oynar atan galip dediğimiz cinsten'' bir maç.. Atanın galip gelenin derin bir ohhh çekip rahatlayacağı ve malum maç sonu demeci gibi ümitlerini bir sonraki maça bırakacağı cinsten bir maç.

Samsunspor bu maça çok iddalı hazırlandı ve ayrı bir önem vererek geldiler hemde taraftarıyla beraber. BALKESLER de durum eh ''iç güveysinden hallice'' idi. Alınan yenilgiler, ardından çıkan olaylar, kadro dışı kalanlar, ceza alanlar kısaca zor zamanda oynanacak bir maçtı.

Maçtan önce ben dahil bir çok kişi beraberliğin başarı olacağını düşünüyorduk. Ama maç başlama düdüğü ile birlikte Samsunspor'un yükleneceğini, o klas ayakları ile bizi zorlamaya başlayacağını düşünürken tutuk, isteksiz, çekingen, geriye ve yanlara oynayan bir Samsunspor izlemeye başladık.

Toraman santraforumuz Zefuuik beni bağışlasın ''bale yapan bir fil'' zerafetiyle o iri cüssesine rağmen sol içten aldığı topu bir o kadar yumuşak, o kadar zarif ayağına yakışır bir şekilde sürdü. Çizgi halinde yakalanan ve kademe anlayışı kaybolan Samsunspor defansında da önüne çıkan son engel stoperi yine çok klas ve ince bir çalımla oyundan düşürdü, önünü açtı  plase bir vuruşla  dakikalar 10 iken golü yaptı 1-0 tebrikler.

Zaten Zeefuik kardeşim o cüssesi ile oyun içinde rakip oyuncuları kamyon çarpmışa çevirmişti ki;  bir de buna kıvraklığını ekleyince ''daha önceleri nelerdeydin'' dedirtti. Erken gole sevindik ama kalan dakikalar nasıl geçecek, ne olacak, neler yaşanacak düşüncesi  heyecanımızı dahada artırdı. Ama çok enterasandır, Samsun takımı o alışılmış oyunundan çok uzaktı. O rakiplerine üstünlük kurarken uyguladığı  hızlı atağa çıkan kontratak futbolunu unutmuşcasına  yan toplarla oyunu sahaya yayarak ve geriye paslarla tabir yerinde ise ''top çevirerek'' oynamayı tercih ettiler. Bu da BALKESLERİMİZİN işine geldi ...

İkinci yarı tribünlerdeki taraftarının bile şaşırdığı o silik oyunundan uzaklaşmış, atağa çıkan ve kalemizi yoklamaya başlayan bir Samsun takımı izlemeye başladık. İşte burada da belki de BALKESLERİN en iyi olduğu mevkinin ismi VUKOVİÇ çıktı sahneye. Yaptığı kurtarışlarla en büyük alkışı hak etti. Her maç gösterdiği başarılı futbol hırsı, forma aşkı, sempatisi ile BALIKESİR'in, BALKESLERİN,TARAFTARIN sevgilisi olan ''VUKO'' yu kutlamamak olmaz.  Bizden biri gibi sanırsınız  ''Halalcalı veya eşebacılı'' sağolsun başarıları daim olsun Balıkesir insanın gönlüne girmek zor, çıkmak ise imkansızdır.

O son dakikaları hiç unutmayacağım. Gözümüz bir sahada, bir saatte.''Hoca bitir artıkkk'' dediğimiz dakikalar başladı ve Arap atı misali sonradan açılan Samsunspor atakları üst üste gelmeye başladığı anlar bitmedi. İnanın hakemin bitiş düdüğü ile derin bir ohhh çektik ve 3 puanı alıp kesiksiz ve Play-off ümidimizi bir sonraki haftaya taşıyarak maçı bitirdik. Olan rakibe oldu, taraftarı haklı olarak maç sonunda protesto etti ve o klasik çağrı yapıldı "yönetim istifa, futbolcular sahtekar'' biz ise bu maça gelene dek yaşadığımız olumsuzlukları sildik hafızalardan ve o klasik maç sonu sözlerinden biri olan ''ÖNÜMÜZDEKİ MAÇLARA BAKACAĞIZ'' diyerek sahadan mutlu ,umutlu ayrıldık.   sevgilerimle ...