Başarılı  emniyet müdürü Celal Uzunkaya, Emniyet Genel Müdürlüğü görevine atandı. Uzunkaya’yı Balıkesir Emniyet müdürlüğüne atandığı 2003 ve 2007 yılları arasındaki görev döneminden biliyor ve tanıyoruz.

Sadece Balıkesir’de  Emniyet Müdürü  olarak görev yaptığı yıllardan mı!?

Hayır..!

Uzunkaya Emniyet Genel Müdür Yardımcısı’yken 2009 sonunda Personel Daire başkanlığı kendisine bağlanınca FETÖ’cülerin operasyonuna tanık olmuş  ve vurgun yemiş bir bürokrat ve emniyetçi..! Uzunkaya’nın yaşadıkları ve tanık oldukları öğreticidir ve Türkiye’nin nasıl bir felaketle karşı karşıya kaldığının, bırakıldığının  ibretlik hikayesidir.

FETÖ’CÜLER HALA ARAMIZDALAR…

2009 yılı önemli…

Türkiye için de, Balıkesir için de, Güney Marmara için de, Bandırma için de  çok mu çok önemli…FETÖ’cü 15 Temmuz askeri darbe ve işgal kalkışmasının bastırılması sonrası, siz bakmayın bir gecede kılık değiştirir gibi, bir anda “sabah oldu uyandım, yaşananlara ben de şaştım”  nakaratıyla cambazlık ve şaklabanlık yaparak aramızda “adam” diye  dolaşanlara…Koca   ülke sanki bir oyun alanı ve maskeli balo  oynanıyor..!

Uzunkaya,2009 yılında başından geçenleri ve 08.02.2016 tarihinde Bugün gazetesi  Ankara Haber Müdürü Helin Şahin’e özetle şöyle anlatıyor;

BU FİLMİ VE KUMPASÇILIĞI TÜRKİYE EZBERLEDİ

“Emniyet Genel Müdür Yardımcısı’yken 2009 sonunda Personel Dairesi de bana bağlanmıştı. FETÖ artık istediği kişiyi istediği yere atayamayacaktı. İmzasız bir ihbar mektubu yazıp her yere yolladılar. FETÖ’nün o dönem başvurduğu en yaygın itibarsızlaştırma metodu buydu. Mektupta, benim 1980’li yıllarda İzmir’de çalışırken tanıdığım ve görev yaptığım yıllarda da emniyetin kadrolu muhbiri olan İrfan Erbarıştıran’ın (öldü) birilerini dolandırdığından bahsediliyor ve benim de bu şahsı koruduğum iddia ediliyordu. İhbar mektubunu sadece İzmir Valiliği işleme koymuş. Sonradan öğrendik ki kumpası hazırlayanlar zaten İzmir ayağındaydı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki abileriyle kurgulamışlardı. “

İhbar mektubu, itham ve iddialar üzerine  İçişleri Bakanlığı müfettişlerini görevlendiriyor ve müfettişler dolandırıldığı iddia edilen kişilerle görüşüyor. O kişiler Uzunkaya’nın adını bile duymadığını söylemesine karşın, İzmir’de soruşturma açılıp. FETÖ’ye yakın  olan savcı Fatih Genç kanalıyla açılan soruşturma kapsamında İrfan Erbarıştıran üzerinden Uzunkaya  ve Mustafa Gülcü  6 ay dinleniyor.FETÖ’cülerin dinlemek ve teknik takip için emniyet envanterinde bile olmayan aletlerle makamını dinlediğini belirterek,” Çay bahçesinde birlikte çay içtiğim daire amiri arkadaşlarımla oturmamı bile dosyaya örgütsel buluşma diye koymuşlar. Paralel savcıların bu yöndeki iddialarını paralel hakimler  delil saydı. İddiaları çürütmek için ne kadar delil, tanık, kanıt ortaya koyduysak da dikkate almadılar.”sözleriyle kendileriyle ilgili kararın önceden verilmiş olduğunu söylüyor.

UZUNKAYA’YA BUNLARI YAPANLAR BİZLERE NELER YAPMADI Kİ..!?

Emniyet muhbiri Erbarıştıran, mahkemede emniyette ve savcılıkta Uzunkaya aleyhine yönlendirildiğini beyan etmesine karşın, mahkeme bu beyanları ve davalıların itirazlarını dikkate almıyor. 3.5 yıl İzmir’de Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Uzunkaya, 3,5 yıl süren yargılamada gerçekleşen 14 oturumda, 11 kez mahkeme heyetinin değiştirildiğini ve bilinçli olarak yargılama süresinin uzatılıp, mağdur kılınırlarken, aklanmalarının önlenip, geri dönüş yollarının kapatılmaya çalışıldığını söylüyor.

Dosya üzerinde gizlilik kararı olmasına karşın FETÖ’cüler tarafından el altından yazılı ve görsel medyaya servis edilen haberlerle kamuoyunda suçlu ilan edilip, aleyhlerine algı operasyonu yürütülüp, suçlu ilan edilmeye çalışıldıklarını vurgulayarak, şöyle diyor:

“Sonuçta ikimize de  3’er ay 10’ar gün hapis cezası verdiler. Olayı Yargıtay’a taşıdık. Kısa bir süre önce Yargıtay kararı bozdu, düzmece delillerle hüküm giydiğimizi açıkça ortaya koydu. Eğer Yargıtay’da FETÖ’cü yargıçların sultası devam etseydi tereddütsüz cezamız onanırdı.”

FETÖ operasyonlarına yabancı olmayan, süreci iyi takip etmiş okurlarımız ve özellikle avukatlar açısından Uzunkaya’nın başına gelenler, yaşadıklarının kendilerine hiç de yabancı gelmeyeceğini biliyorum.

YÖNTEM VE KURGU HEP AYNI…

-sahte ihbar mektupları..

-teknik takip ve dinlemeler…

-gizli tanıklar…

- tanıkların ya da mağdurların etkilenerek, yönlendirilmesi…

-emniyet, savcılık ve mahkeme sürecinde şüphelilerin lehine tüm delil ve tanıkların yok edilmesi..

-olağanüstü yetkilerle donanmış savcılar ve mahkemeler…Dava dosyalarının gizlilik kararıyla şüphelilerden ve avukatlardan bile gizlenmesi…

-satılık kalemler ve  gazeteler, televizyonlar ve radyolar…

LEJYONİSTLERLE MÜCADELE BİTMEDİ

Peki, Uzunkaya, o tarihte FETÖ’cülerle devletin verdiği mücadeleyi nasıl yorumluyor:

“Devletin değişik kademelerinde FETÖ ile mücadele anlamında titiz çalışmalar var. Emniyet bu konuda en yoğun ve en güçlü mücadeleyi veren kurumlardan birisi. Ancak pek çok kurumda bu duyarlılık henüz sağlıklı bir şekilde oturabilmiş değil. Burada kurum adı zikretmek istemiyorum ancak bu örgütün geçmiş 40 yılına baktığımızda devletin hangi can damarlarını hedef aldıkları ve hangi kurumlara sızdıkları açıkça biliniyor ve bu kurumlarda bugüne kadar hangi tasfiyelerin yapıldığı ya da yapılmadığı ise ortada. “

Eski genelkurmay başkanı ve Milli Savunma Bakanı Akar’a göre, 15 Temmuz sonrası  TSK bünyesinde bir  çok temizlik yapılmasına karşın hala  yapılacak çok iş ve temizlik var..! Evet, devlet ve toplum içindeki, aramızdaki  lejyonistlerden, vatan hainlerinden kurtulmalı ve bağırsaklarını temizlemeli…

Bunun Türkçesi, 17/25 Aralık kalkışmasından 15 Temmuz’a ve kalkışmanın bastırılmasından ve yaşanan tüm tasfiyelere, tutuklamalara, firarlara  karşın devletin ve toplumun kılcal damarlarına kadar sinmiş, çöreklenmiş  FETÖ’cüler  belleri kırılmış da olsa hala varlar, devredeler, sinmiş durumda  olsalar da hala kılıktan kılığa girerek aramızda dolaşarak, “bir gün mutlaka” diyerek  gün sayıyorlar…

Emniyet Genel Müdürlüğü görevine atanmış Celal Uzunkaya’yı yeni görevinden dolayı kutluyor, başarılarının daim olmasını diliyorum .”Geçmiş olsun” demiyorum, çünkü, daha hiç bir şey layıkıyla “geçmedi”..! Bu kanlı, kirli ve karanlık sürecin mağduru kılınmış daha binlerce, on binlerce insanımız var…

Sevgili Uzunkaya’ya yönelik 2009’da bu kumpası kuran  FETÖ’cü dönemin polisleri, savcı ve hakimlerinin bir çoğu 15 Temmuz kalkışması sonrası ya tutuklanmış ya yurt dışına kaçmış  ya da firari durumda.. Bir çoğu ise bizzat Uzunkaya’nın ifadesiyle hala görevde…

Evet, şimdi yüzünüzü Gönen’e dönün.. Bugün Gönen’de ilginç olaylar yaşanırken, “birileri” yine “cambaza bak” oyununu sergilemenin uğraşı içerisinde…Mağdurları ve insanları dinleyin…

Esen kalın…