tarik @ politikam.com

CHP, 24 Haziran sürecinde Meral Akşener’in partisini kurtardı malum.

On beş milletvekilini İYİ Parti’ye yollayıp seçime girebilmelerinin önündeki engeli kaldırdı.

Tamam, bu operasyonla demokrasi adına önemli bir iş yapılmış oldu ama..

Bu hep böyle devam edecek değil.

Yani CHP, her engele takılan partiyi kurtarmakla görevli bir siyasi parti olamaz.

CHP CHP’dir..

İYİ Parti İYİ Parti’dir.

HDP HDP’dir.

Şimdi de CHP oylarıyla HDP’ye baraj aştırma taktikleri üzerine planlar yapıldığını duyuyoruz.

 

***

HDP’yi PKK ile eşdeğer gören çok CHP’li var.

CHP’nin sosyal demokratları için HDP ile bu tür seçim diyaloglarına girmekte sakınca yok olmayabilir.

Ulusalcı kanat ise bu durumu asla kabullenmez.

HDP onlar için terör örgütünün siyasi uzantısıdır.

CHP’nin HDP ile aynı ortamda anılmasından rahatsız olurlar.

 

***

FAKAT, Cumhurbaşkanlığı seçimi olsun, milletvekilliği seçimi olsun, ilk tur olsun, ikinci tur olsun, HDP hesapları yapıldığını gözlüyoruz.

HDP, CHP üzerinden bir hesap yapabilir elbet.

CHP, HDP üzerinden seçim hesabı yapmamalı.

Önceki seçimlerde HDP’ye oy veren seçmen, bu kez “Cumhurbaşkanlığı’nda Muharrem İnce’ye, Milletvekilliğinde CHP’ye” diyebilir.

Ya da Cumhurbaşkanlığı için Demirtaş'ı, milletvekilliği için CHP'yi tercih edebilir.

Bunu kim engelleyebilir?

Ama CHP’nin HDP’ye baraj aşıttırma desteği olamaz.

CHP, kurtarıcı olamaz.

Böyle bir misyonu yok.

 

***

BU algıyı yaygınlaştırıp HDP’yi barajın üstüne çıkarmak için çalışanlar olabilir.

CHP seçmeni bu algıya kanmamalı.

 

***

BALIKESİR yerel siyasetinden bir örnek verelim.

2009’daki yerel seçimlerde CHP seçmeni MHP’ye kaymış, İsmail Ok’a oy vermiş ve O’nun seçilmesini sağlamıştı.

Kendi partilerinin adayını beğenmedikleri için bir başka partinin adayına oy veren bir CHP örneği var karşımızda.

Yani, algı operasyonlarına kanarak kendi partisinden vazgeçen bir seçmen özelliği söz konusu.

Şimdi de HDP üzerinden bir algı operasyonu yapılıyor.

CHP seçmeni dikkatli olmalı.

Terörle mücadelede canını veren binlerce şehidin kemiklerini sızlatacak bir yanlışa izin vermeyin.

 

 

***

 

Kafaoğlu ve

Demiraslan

Milletvekili

adayı mı?

 

AK Parti'nin dokuz milletvekili adayı sahada çalışıyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu ve AK Parti İl Başkanı Hasan Demiraslan da sahada çalışıyor.

Seçim var sonuçta, elbette çalışacaklar.

Ama ilginç bir manzara var..

Milletvekili adayları geri plana düşürüldü.

Ön planda Kafaoğlu ve Demiraslan duruyor.

Sanki listedeki dokuz isim değil de, Kafaoğlu ve Demiraslan adaymış gibi.

Hasan Demiraslan, hergün basın açıklamaları yolluyor medyaya.. O açıklamalarda ön planda hep kendisi var.

Adayların ismi bile geçmiyor.

Kafaoğlu da Büyükşehir'in Basın Servisi aracılığıyla seçim çalışmalarıyla ilgili bültenler postalıyor sürekli.

Ön planda hep Kafaoğlu var.

Kafaoğlu bir, Demiraslan ikinci sıra adayı gibi!

AK Parti İl Başkanı, teşkilatın tüm olanaklarını seferber edip seçim çalışması yapabilir.

Kafaoğlu'nun durumu burada farklılık arzediyor.. Zekai Bey, Büyükşehir Belediyesi'nin olanaklarıyla sürdürüyor bu çalışmaları.

İşin bu tarafını muhalefet sorgulasın artık; her şeyi bizden beklemesinler.

 

***

MİLLETVEKİLİ adaylarını geri plana düşürüp, kendilerini öne çıkaran Kafaoğlu ve Demiraslan ikilisinin hesabı ne?

AK Parti Balıkesir'de oy ve milletvekili kaybı yaşarsa, bu iki ismin Erdoğan ve Genel Merkez'den çekeceği var.

Oy artışıyla birlikte vekil sayısını arttırırlarsa, "biz başardık" diyecekler.

Kafaoğlu ve Demiraslan, milletvekili adaylarını çok umursamıyor yani.

Hesap, yerel seçim hesabı.

24 Haziran'dan başarı çıkarsa, bunu kendi hanelerine yazdıracaklar.

Yerel seçim için avantaj sağlama hesabı yapıyorlar.

Sonuç bekledikleri gibi olmazsa..

Evli evine, köylü köyüne...

 

 

**************** 

 

 

AK PARTİ'DEKİ

MHP EĞİLİMİNİN

ANALİZİ

 

GENELDE durum nedir pek bilemeyiz. Ama Balıkesir yerelinde bakarsak, AK Parti'yi müttefiki MHP vurabilir!

Nasıl olacak o?

AK Parti içinde çok geniş bir küskünler, kırgınlar, dışlanmışlar kadrosu var.

Gerçekten çok geniş.

..ve onlar hiç bir seçim çalışmasına davet edilmiyor.

Yok sayılıyorlar.

Bir kısmına, "Edip Uğur artığı" deniyor.

Edip Uğur döneminde partide kim var kim yoksa, hepsi Uğur'un adamı potasında!

Bu durum ağırlarına gidiyor.

Siyasi ikbal için birilerinin ezip sildiği çok partili var.

Görevden alınanlar, istifa ettirilenler, yıllar içerisinde isimleri cisimleri unutulanlar.

Hemen hepsinin ağzından, "Erdoğan'la sonuna kadar yürüyeceğiz" cümlesi dökülüyor.

İkinci cümle şöyle:

"Ama Balıkesir'de bir ders vermenin zamanı geldi..."

Sandıkta, Cumhurbaşkanlığı için Erdoğan'a oy verecekler.

Tereddütsüz.

Milletvekilliğinde, "MHP'yi destekleyeceğiz" diyorlar.

Üç, beş, on kişi değiller.

Yüzlerce.

Etkiledikleri, ulaştıkları, ikna ettikleri kitleleri de hesaba katmak lazım.

Son düzlükte bu algı öylesine yaygınlaşıyor ki, AK Parti için büyük sıkıntı yaratabilir.

Dün bu konuyu manşete taşımıştık gazetede.

Bugün arayan arayana.

"Yok öyle bir şey" diyen hiç olmadı.

Hepsi de, "doğru tesbit" görüşünde.

MHP Balıkesir'de bir milletvekilliği kazanırsa..

AK Parti'deki bu algıyla kazanacak.

Doğal olarak, AK Parti'den bir vekillik alacak.

Seçime üç dört gün kala, iktidar partisi içindeki küskün kitleleri geri döndürmek mümkün olur mu?

Küstürenler versin cevabını.