Merhaba. Yazıma tüm ülkeme sevgi, barış ve artık şehitlerimizin gelmediği, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının öne çıktığı günler nasip olsun dileğimle başlıyorum. Bu kaotik ortam inanın futboluda etkiledi.Bunu yaşıyoruz görüyoruz.Öyle ki yayıncı kuruluş TRT bile hala ülkemizin en çok izlenen spor dalı futbol maçlarının bırakın naklen yayınını özetini dahi veremez duruma geldi. Bu sorunun da en kısa zamanda çözülmesi en büyük dileğim. Hiç olmazsa hani derler ya “üç kuruşluk bir zevkimiz var” onuda yok etmeyin lütfen.

İlk iki haftayı sıfır puanla geçtik. Ben şöyle oynadığımız futbola bakarak alınan sonuçların bu olmaması gerektiği düşüncesindeyim.Evet, ES ES maçında ikinci yarı tabir yerinde ise pilimiz bitti ve maçta gitti.Ama Giresunspor maçında çok farklı bir BALKES gördük.Oyun anlayışı ve mücadele ruhu bakımından gayet iyi işler yaptık.Ama sen böyle önemli bir deplasmanda iyi oynarken kazandığın penaltıyı değerlendiremezsen atamayana atarlar kuralı işler. Bence bu penaltı maçın belki de kırılma noktası olabilirdi. Evet, yine gol yerdik, belki rakip daha hırslanır daha üzerimize gelirdi ama bizde öne geçmenin avantajı ve öz güveni ile gol veya goller bulabilirdik. Bu gibi durumlarda rakibin üzerimize yüklenmesinden fayda çıkarıp en azından kontrataklarla durumu idare ederdik. Olmadı.

Klasik tabirle önümüzdeki maçlara bakacağız diyorum.Diyorum da bu haftada rakibimiz İzmir’in köklü kulübü şimdilerin popüler ifadesi ile SİNCE 1925 GÖZTEPE. Göztepe benim de ikamet ettiğim yer ve alt yapı tesisleri, eski A takım tesisleri evime 25 metre uzaklıkta. Bu yazıyı yazarken tesislerin kapısına bakıyorum camdan ara ara. Göztepe yine bu sezona her zamanki gibi çok flaş transferlerle başladı.Süper Lig tecrübesi olan oyuncuların yanı sıra, eski adıyla PTT liginde öne çıkan isimleri kadrosuna kattı katmaya devam ediyor.Ekonomik yapısıyla,taraftar profiliyle. İlginç bir örnek vereyim; üç büyüklerden bir takımın taraftarı olup da bunlardan herhangi bir tanesiyle Göztepe maç yaptığında gönül verdiği o üç büyükleri değil de Göztepe’yi tutan, destekleyen kemik bir taraftara sahip, köklü ve tarihi bir kulüp. Okan Buruk ve eski Galatasaraylı Stepjan TOMAS ve ekibiyle çalışıyorlar ve yaptıkları transferler çok tanıdık isimler.Ama takımın en etkili isimleri orta sahada maestro Kaptan Gosso ve her an gole dönük hamleler yapabilecek mesafe tanımadan toplara etkili vuruşlar yapabilen Gökhan KARADENİZ. Ayrıca sağ kanatta oynar gibi görünen ama sağ içe kat ederek gizli santrafor pozisyonunda olan Tayfur BİNGÖL yine bu kanatta görünüp zamanzaman sol kanadıda kullanan -ki ben onu stili ile Rıdvan DİLMEN’e benzetiyorum- Halil AKBUNAR var ki PTT liginde Elazığspor da kendini geliştirdi ve takımına geri döndü.Ayrıca yine klas bir ayak Segbefia var onuda forvet arkası gibi oynarken görüyoruz.Yine Lokman GÖR Antalyaspor’dan alındı ve stoper mevkiinde yanında Başakşehir’den alınan Gencer var.Libero önlerinde Hakan BARIŞ var .Ön libero gibi Sırp golcü ayrıca Sırbistan milli takım oyuncusu Johaviç de katıldı. Gol yollarında etkili olmak adına yine forvetteKone var. Yedek olmasına rağmen sonradan girdiği iki maçtada kafa golleriyle öne çıkan genç yetenek Umut NAYİR var.

Kısaca kadro yapısı, yedek kulübesi ile zengin bir vitrine sahip bir takım GÖZTEPE. Taraftarını bir kenarda tutuyorum. Çok etkili her deplasmana giden, coşkulu, zaman zaman kantarın topuzunu kaçıran bir taraftara sahip bu haftaki rakibimiz.

 

Bunları yazarken BALKESLER’imizin içinde bulunduğu şartları göz önüne alıp bir değerlendirme yapacak olursam; maçın kolay geçmeyeceğini söyleyebilirim. Ama bu maçta EN BÜYÜK GÖREV MUHTEŞEM BALKES TARAFTARINA DÜŞÜYOR. Evet sahadaki futbolcularımız takım olduklarında ve bu maçı almak adına varını yoğunu ortaya koyduklarında, TRİBÜN DESTEĞİNİ arkalarına aldıklarında, bence bu ligin Amiral gemisi görünümündeki Göztepe’nin işi zor olacaktır.

HAYDİ BALIKESİR, HAYDİ BALKESLER, TRİBÜNDEKİ MUHTEŞEM TARAFTARIMIZ HAYDİ GÖREVE.

 Sevgimle...