Politika Gazetesinde uzun yıllardır köşe yazıları yazarım. Balıkesir gazetesinde Balıkesir için yazmayı tercih ediyorum. Bunun dışında sadece kendi uzmanlık alanım olan ekonomi politikaları ve bir de üyesi olup içinde siyaset yapmaktan gurur duyduğum CHP hakkında yıkıcı değil yapıcı yazılar da yazıyorum.

Ama benim yazmaktaki esas muradım, Balıkesir’dir. Son zamanlarda beni düzenli takip edenler bilecektir, özellikle belediye ve belediyecilik vizyonu konusunda araştırmalar yapıyorum. Türkiye’deki diğer belediyeleri ve hatta dünyadan belediyecilik konusundaki gelişmeleri takip edip Balıkesir için ortaya bir vizyon koymaya ve bunları hemşehrilerimle paylaşmaya çalışıyorum.

Geçen haftaki yazımda Balıkesir için nasıl bir belediye başkanı hayal ettiğimi yazmıştım. Bu yazımdan dolayı okurlarımdan çok sayıda olumlu geri dönüşler aldım.

Bugün de geçen haftaki yazımın devamı olarak Balıkesir’i 21. yüzyıla taşıyacak belediyecilik vizyonunu yazdım.

Aslında iktidar belediyelerinin tüm Türkiye genelinde temel belediyecilik vizyonu, hizmet belediyeciliği olarak adlandırılıyor. Ancak hizmet belediyeciliği adıyla kentlerin ranta kurban edildiğini, kentlerin birer beton yığını haline geldiğini hepimiz görüyoruz.

Dolayısıyla Balıkesir’i 21. yüzyıla taşımak için bugünkü iktidar belediyeciliği anlayışı yeterli değil.

Balıkesir’in farklı alanlarda çok farklı ve ağır sorunları var.

Ama bence temel sorun, Balıkesir için bir kent yönetim modelinin ve vizyonunun olmamasıdır. Açıkçası, her şey bir kara düzen içinde gelişiyor.

Balıkesir’de şimdiye kadar işbaşına gelen belediye başkanları ve ekiplerinin Balıkesir’in geleceğine dair gelecek hayali yok. Tek bir istisna olarak, rahmetli Sabri UĞUR’u unutmamak gerekiyor. Çünkü, 2004- 2009 yılları arasında Balıkesir’in köhnemiş büyük bir ilçe görüntüsünden kurtulmasında kendisinin büyük payı olduğunu unutmamak gerekir.

Balıkesir, bir taraftan büyüyor, ama diğer taraftan bu büyüme plansız ve vizyonsuz bir büyüme olduğu için sorunlar da katlanarak büyüyor. Yani, İstanbul’un, Bursa’nın 20 yıl önce yaşadığı sorunları, biz daha yeni yaşamaya başladık. Ancak, Balıkesir için henüz tren kaçmış değil.

2019 Balıkesir için, Balıkesir’in daha modern ve yaşanabilir bir kent olması için çok önemli bir fırsat bizim için.

2019 sonrasında Balıkesir’in bugüne kadar olduğundan çok daha farklı bir belediyecilik anlayışına, çok daha farklı bir belediyecilik modeline ihtiyacı var.

 Ben 2019 sonrası için Balıkesir’in ihtiyaç duyduğu belediyecilik modeline “YENİ NESİL SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK” modeli diyorum.

Bu modeli fırsat bulduğum her yerde anlatmaya çalışıyorum.

YENİ NESİL SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK MODELİ, öncelikle Balıkesir’de yaşayan yoksulların belediyenin hizmetlerinden ve kaynaklarından daha fazla yararlanması esasına dayanıyor.

Daha önce de yazmıştım, belediyeler yerine göre birer yardım kuruluşu olarak görülebilir. Ama her şeyden önce belediyeler birer yerel iktidardır ve yerelde iktidardaysanız bu iktidar gücünü önce yoksullardan yana kullanacaksınız.

 YENİ NESİL SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK MODELİ, Balıkesir’in ranta dayalı büyümesini reddeder.

Rant önemlidir elbette, ama bu rantı Balıkesir’in yoksulları ve işsiz gençleri için kullanmıyorsanız, bir avuç elit için kullanıyorsanız, o vakit bu belediyecilik hizmet belediyeciliği olmaktan çıkıp RANT BELEDİYECİLİĞİ            haline geliyor.

PROJE DEMOKRASİSİ

YENİ NESİL SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK MODELİ’nin temelinde Balıkesir’in Balıkesir’lilerle birlikte yönetilmesi var. Yani, Balıkesir’liyi ilgilendiren her konuda vatandaşın katılımını sağlamak ve onun görüşüne başvurmak var.

Örneğin, Çamlık Tepesine ne yapılması gerektiğini Balıkesir’liye sorup öyle karar vermek demektir.

YENİ NESİL SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK MODELİ, katılımcılığı önemser ve vatandaşın geleceği için alınacak her türlü kararda onun görüşüne başvurur.

Bu anlayış, demokratik ülkelerde Proje Demokrasisi olarak adlandırılıyor.

Proje Demokrasisi sayesinde Balıkesir için neyin iyi olduğuna yine Balıkesir’li karar verecektir.

Proje Demokrasisi, “Her Şeyi Ben Bilirim” diyen ve kendisini halkın üzerinde gören Belediye Başkanlarının da artık bu şekilde kentleri yönetmeyeceğini gösterir.

YENİ NESİL SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK MODELİ, Balıkesir’de yaşayan herkesin parti ayrımı gözetmeksizin eşit ve adil hizmet edecek bir belediyecilik modelidir.

YENİ NESİL SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK MODELİ, belediyede etkin bir yönetim, kaliteli hizmet ve çağdaş kent olmak üzere üç temel unsurdan oluşuyor.

Belediyeyi etkin yönetmek demek, Balıkesir’linin ihtiyaç duyduğu hizmetleri doğru ve zamanında tespit edip, mümkün olduğunca ucuza ve kaliteli hizmet üretmek ve büyük ölçüde verdiğin hizmeti ücretsiz, eşit ve adil verebilmektir.

Belediyeyi etkin yönetebilmek için yönetim modelinizin geniş katılımlı ve yatay olması gerekir. Yönetim modelinizin yatay olması demek, yönetimde demokratikleşmek demektir. Yönetimde demokratik olabilmek için de belediyeyi sadece müdürlerle veya daire başkanlarıyla değil, mümkün olduğunca Balıkesir’in bütün sivil dinamiklerini yönetime katabilmeyi gerektirir.

Her Balıkesir’linin fikrini ve çözümünü sunacağı bir yönetim anlayışına ihtiyaç var.

Hiçbir yurttaşın dışlanmadığı ve bütün kararların ortaklaşa alındığı, ortak akıl ve bilimsel ölçütlerin kullanıldığı bir yönetim modeline ihtiyacımız var.

Teknolojinin sağladığı imkânları kullanarak, interaktif yöntemlerle Balıkesir’liyi kent yönetiminde söz sahibi olmalıdır.

Örneğin bilgisayardan, akıllı telefonlardan bir dakikayı geçmeyen “5 Şık 1 Tercih” şeklinde uygulanacak projeler konusunda vatandaşın daha aktif katılımı sağlanabilir.

YENİ NESİL SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK MODELİ, hiç şüphesiz ki, sadece aktif katılımdan ya da daha demokratik bir yönetim tarzından ibaret değil.

Lakin bugünlük yerimizin izin verdiği kadar yazabildik.

Bu modeli gücüm yettiğince her ortamda özellikle de POLİTİKA Gazetesinde yeri geldikçe ama sık sık sizlerle paylaşacağım.