Merhaba. İki hafta sonunda bir beraberlik, bir de kendi ellerimizle verdiğimiz mağlubiyetle hali pür melalimiz hoş değildi. Oynadığımız futbol ve kadro derinliğinde yaşadığımız sıkıntılarla her maç sırat köprüsünü geçer gibiydik ve bence hala öyleyiz. Ama geçtiğimiz hafta alınan sonuçla içimizi burkan mağlubiyetten sonra içeride alınacak bir mağlubiyet tüm dengeleri alt üst edecek, hatta deprem yaratacak, artçılarının da süreceği bir toz duman durumla karşılaşabilirdik. Ama çok şükür olmadı.

 

Rakibimiz klasik tabirle “futbolcu fabrikası” ve İzmir kulüplerinin en eskilerinden köklü ALTINORDU idi. Bilenler bilir İzmir’den Selçuk, Kuşadası yoluna girdiğinizde, eski yoldan tabi dev alt yapı tesisleri ile harika kamp ve antrenman tesisleriyle, adeta futbol kampüsleriyle tanıdığımız, gençlere yönelen, o yetenekleri bulup çıkaran, yetiştiren ve büyük takımlara transferlerini yapan, buradan milyon Avrolar kasasına koyan bir ekipten söz ediyoruz. İşte Çağlar Söyüncü, işte Cengiz Ünder örneği ve Türkiye’nin Atletic Bilboası. Neden çünkü kadrosunda yıllardır yabancı oyuncusu olamayan yerli malı yurdun malı bir takım. Dinamik, hırslı, heyecanlı, disiplinli, terbiyeli tam bir kolej takımı ve iki haftada iyi bir futbol ortaya koyan 4 puan alan bir ekip.

 

Maç'a aynı hırs, dinamizm ve atakla başlayan rakibimizdi. İlk yarıda tamamen oyunu kontrollünde tutabilen ve BALKESLERİMİZE göre daha iyi görüntü veren bir rakiple mücadele ettik. İşte rakibin bu baskılı oyunu ile de ilk golü yedik 0-1.

 

Bizimde bu esnada Foxi ile ve Glumac ile yakaladığımız gol pozisyonlarımız vardı. Vardı ama bal yapmayan arı misaliydik. Hele hele Glumac’ın kafa vuruşundan o golü atamamasına aklım ermiyor. O kadar rahat ve uygun pozisyonu kusura bakmasın antrenmanda bile bulamaz. İşte bu gibi pozisyonları gol yapmak lazım, ama olmadı. Sonrasında oyuna dengeyi getirdik. Burak gibi, Apo gibi, Bülent gibi, kalecimiz Atilla gibi tecrübeli ayaklarımız oyuna daha çok katkı koyunca skoru 1-1’e getiren golü de Apo kardeşim adeta rakibini bakkala göndererek şık bir vücut çalımıyla topu önüne alıp klas bir vuruşla dengeyi sağladı oh dedik.

 

Ama neden bir puan? Kendi sahamızda bize milli maç arası ilaç gibi gelecek ve taraftarımıza bayram hediyesi olacak  bir galibiyet ve üç puan olmasın diye düşünürken o da oldu 89’uncu dakikada beklenen golümüzü güzel futbolunu bir de attığı golle taçlandıran kaptan Burak çok soğukkanlı ve düzgün bir vuruşla skoru 2-1 yaptı. 

 

Böylesine zorlu bir karşılaşmadan üç puan alarak çıkmamız sevindirici. Ama daha çok çalışmalıyız. Şimdi milli maç arası var. Çalışarak, üstüne koyarak lige yeniden döneceğiz. İki deplasman maçımız var. İkisi de çok güçlü rakiplerimizle. Bunu da göz önüne alarak, bu 3 puan moraliyle HAYDİ BALKES diyorum.

TÜM POLİTİKA OKUYUCUSU BÜYÜK BALKES TARAFTARININ BAYRAMINI KUTLUYORUM. Allah bayram tadında ve neşesinde  bir lig izlemeyi nasip etsin sevgilerimle.