Bir tarafta ezenler diğer tarafta ezilenler, yine bir tarafta debdebe içinde yaşayan zenginler diğer tarafta fakirler yoksullar, yine bir tarafta hakkı gasp edilenler diğer tarafta hakkı gasp edenler. Bunlar daha uzatılabilir. Burada söylemek istediğimiz bunların tek nedeni adaletsizliklerdir, hukuksuzluklardır.

Bütün bunlara rağmen adalet mülkün temelidir denilmiştir. Yerden göğe kadar haklı bir sözdür. Devletin temeli de, insan mutluluğunun anahtarı da Adalet! Adalet! Adalettir!

Adalet, “suçlunun; evet ben bu cezayı hak ettim, mağdurun da; evet ben hakkımı aldım, suçlu da cezasını buldu” dediği sonuçtur.

Bir başka ifadeyle, haklının ve masumun zarar görmediği, suçlunun ise hak ettiği cezayı bulduğu sonuçtur.   

Adaletsizlik ise; hem haklının hem de haksızın razı olmadığı ya da birinin memnun diğerinin memnun olmadığı sonuçtur.

Yüce kitabımızda adaletle ilgili de şöyle deniliyor. Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor…”(Nisa 4/58) denilmektedir.

Bakarsanız herkes adalet ister. Adalet dağıtanda, adalet arayanda adalet ister. Günümüzde maalesef bakış açısı, menfaat, çıkar, ikbal, mevki makam söz konusu olduğunda, ne adalet akla geliyor, nede söylenen doğru sözler.

Devletlerarası ilişkiler de böyledir, insanlar arası ilişkilerde de böyle. Bunları görmek için sadece çevrenize bakmanız yeter. Daha da ileriye gidelim. Hukukunuz olan insanlara bir bakın.  Menfaat ilişkisine girildiğinde adaletin dikkate alınıp alınmadığını rahatça görebilirsiniz.

Dünyayı gözünüzün önüne getirdiğinizde, kendi ülkenizdeki, çevrenizdeki ve uzak ülkelerdeki bütün sıkıntıların temelinde, adaletsizliğin yattığını, kör göze parmak misali açıkça görebilirsiniz. Gel de şimdi şu türkü sözlerini hatırlama.

 

Adaletin bu mu dünya
Ne yar verdin ne mal dünya
Kötülerinsin sen dünya
İyileri öldüren dünya

 

Afrika da açlık varsa, Suriye de, Irak da, Arakan da ve daha dünyanın nice yerlerinde insanlar haksızlığa uğruyor, zulüm görüyor, öldürülüyor, ülkelerinden sürülüyor,  masumlar zarar görüyorsa ve kimse de engel olmuyorsa ya da olamıyorsa, dünyaya barış, huzur, güven ve sükûnun gelmesi mümkün değildir. Zaten gelmiyor da. Bu durum ülkeler bazında da böyledir.  

Dünyadaki, çevrenizdeki ve ülkenizdeki adaletsizlikleri görünce “adaletin bu mu dünya” demekten kendinizi alamıyorsunuz maalesef.

Yazımızı bu konuyla ilgili şu dizelerimizle bitirelim.

 

Olmuşsa ölçü, mevki makam çıkar

Hak adalet aramak devreden çıkar

Haklı arayamaz hakkın ezilir

Kopar kıyamet çıngar bundan çıkar

 

Uzaklaşınca hak hukuk özünden

Uçar gider adalet yeryüzünden

Olmaz elbet barış huzur bereket

Koparsa insanlık hak sözünden

 

Adalet kılı kırk yarmaktır
Masuma çelik zırh olmaktır
Mülkün temeli adaletse
Haklının hakkını korumaktır