ENGİN ARICAN

Edip Uğur’un istifası sonrası Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığına partisi tarafından atanan ve büyükşehir meclisinde başkan olarak seçilen Zekai Kafaoğlu, ilçelerini tanımak amacıyla Bandırma ve Erdek’i ziyaret etti.

İlçe başkanlığından çekilen mesajlarda önce saat 12.00 de ilçe parti merkezine davet edilen muhtarlar, sivil toplum örgütü temsilcileri daha sonra bu toplantı yeri iptal edilerek Eti Maden Lokali’ne davet edildi. Sonra yine insanlar Kafaoğlu önce parti merkezine geleceği gerekçesiyle partiye davet edilirlerken, özellikle basın mensupları iki arada bir derede kalmanın farklı sıkıntılarını yaşadı.

Sonuçta saat 12.00’de başlaması gereken toplantı, Kafaoğlu’nun, önce parti ilçe merkezine uğraması nedeniyle ancak saat 13.00 gibi başladı. Toplantıda İl başkanı Hasan Demiraslan ve yönetimi yanı sıra İl Kadın ve Gençlik Kolları yönetimleri, meclis üyeleri hazır bulunurken, toplantının açılış konuşmasını yapan İlçe parti başkanı Alp Bostancı, kürsüye Demiraslan’ı davet etti.

ŞİMDİ DERT, KARAR VE İCRAATI ANLATMAK

Öncelikle bir gerçeğin altını çizmekte yarar görüyorum. İl Başkanı Demiraslan da, Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu da yaptıkları konuşmalarda özel olarak neden ve niçin büyükşehir belediye başkanlığından Uğur’un istifasının istendiği ve yaşanan başkan değişikliğini partililere ve katılımcılara anlatmak ihtiyacı duydular.

Peki, ne dediler?

Ak Parti’nin kurucu lideri ve genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediklerinin dışında yeni hiç bir şey…

Bu noktada hem il başkanının hem de büyükşehir belediye başkanı Kafaoğlu’nun “millet” ve “millet isterse” vurgusu  dikkat çekiyor.

Peki, elimizde kamuoyuna şu veya bu şekilde yansımış büyükşehir halkının büyükşehir belediyesinin hizmet ve yatırımlarından memnun olup/olmadığına ya da Uğur’un şahsına yönelik yapılmış her hangi bir anket ya da kamuoyu yoklaması var mı?

Hayır, yok..!

Bu noktada büyükşehir belediye başkanı Uğur’u sadece başkanlıktan değil, partisinden istifa noktasına taşımış olan başka şeyler var demektir.

Evet, bu nedenler ne olabilir?

KANADA, JAPONYA VE AK PARTİ

Kafaoğlu, Kanada ve Japonya gibi ülkelerde iktidar partilerinin uzun erimli iktidarda kalma başarısının altında yatan nedenin iktidarda verdikleri hizmet ve gerçekleştirdikleri yatırımlardan hareketle ülkelerinde halkın yaşam standartlarını  ve refahı yükseltmeleri yönünde “yenilenme” ve “dönüşüm/değişim” beklentilerine parti olarak yanıt verebildikleri için aynı modeli ve yöntemi parti olarak kendilerinin de gözettiğine vurgu yapıyor. (Bu da bize olayın anlaşılabilmesini mümkün kılmak açısından Kanada ve Japonya modellerini ve bu ülkelerde iktidar partilerinin sahip oldukları anlayış ve izledikleri yöntemleri, politikaları inceleme sorumluluğu veriyor.)

Başka?

HEDEF, 2019 CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

İl Başkanı Demiraslan da, Büyükşehir Belediye Başkanı Kafaoğlu da, büyükşehirde yaşanan başkanlık değişimini 2019 yılında gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kazanılmasının ülke ve millet açısından “kader”  seçimi olacağına dikkat çekiyorlar.

Doğrudur ve haklılar.

2019 Kasım’ında gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimi ülkenin ve milletin “kader” seçimi olacak ve bu seçimleri AK Parti ile cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’ın kaybetmesi durumunda kuvvetle muhtemel ülkenin siyasal gündeminin ana maddesi yine “sistem değişikliği” olacak.

Zaten il başkanı Demiraslan ile büyükşehir belediye başkanı Kafaoğlu’nun konuşmalarının özü genel olarak yaşanan veya yaşanmakta olan tansiyonun aşağıya çekilmesi, gerilim ve kavgadan uzak durulması, toplumsal uzlaşı kültürünün öne çıkartılması ve gözetilmesi, vatandaşın hizmet ve yatırım konusunda beklentilerinin karşılanarak, yaşamanın daha da kolaylaştırılması, sağlıklı ve kaliteli kılınmasına yönelik. Adeta seçim arifesindeymişiz gibi siyasal ve toplumsal bir atmosfere adım adım sokuluyoruz.

Olayın bu yönünü siyasal açıdan da doğal görmemek mümkün değil ve aynen Kafaoğlu ile Demiraslan’ın dikkat çektiği gibi muhalefet partileri, iktidar partisinin bu süreçte gerçekleştirdiği kapsamlı düzenlemelerin çok dışında durmanın yanı sıra  “yenilenme” ve “ değişim” gibi kavramlara yabancı bir siyasal anlayış ve duruş sergiliyorlar.

Bu konuda da haklı olmadıklarını söylemek mümkün değil..!

HANGİ PARTİ BÜYÜKŞEHİR YÖNETİMİNE  GELDİ?

Ancak ortada bir sorun var. Yerel seçimler 2014 Mart’ında yaşandı ve millet sandığa giderek beş yıllığına kentlerinin şehr-i eminlerini özgür iradesiyle seçti ve seçilmiş belediye başkanları üç buçuk yıl beğenir ya da beğenmezsiniz ama kentlerine, vatandaşlarına hizmet verdi. Önümüzde yerel seçimlere daha bir buçuk yıllık bir süre var ve büyük olasılıkla 2018 yılı sonbaharında, gerçekleşecek yerel seçimlerle ilgili siyasal atmosfer ısınmaya başlayacak. Yavaş yavaş siyasi partiler belediye başkan adaylarını belirlemek için kendilerine göre uygun adımları atmaya başlayacak.

AK Parti içerisinde yerel seçimlere 1. 5 yıl gibi kısa bir zaman kalmışken, büyükşehirlerde ve kimi il ve ilçelerde başkanların değişiminin siyasal ve sosyal sonuçlarını sandıkta hep birlikte göreceğiz. Sözün kısası “millet” AK Parti’nin “yenilenme” ve “değişim” yönündeki siyasi takdirini, sandıkta takdir edecek.!

Olayın bu yönü önemli..

Olayın bir diğer önemli yönü ise, sanki ara bir seçim yapılmış ve yerelde iktidar değişimi yaşanmışçasına estirilen siyasi hava dikkat çekici. Sormak gerekiyor: Kim neyi, kimden kazanmış? Büyükşehir belediye başkanı da aynı partiden idi görevinden ayrılanın yerine iktidara taşınan da aynı siyasal partinin insanı.

Bu davullar zurnalar, kurban kesmeler, gürültü ve patırtı, coşku gösterileri ve şamatalar ne için? Kim neyi kazandı da bizlerin haberi olmadı? Havada uçuşan listeler, boşaltılan koltuklara sıraya girmeler, itiş-kakış ne için? Neler oluyor? Bu iktidar yada koltuk sarhoşluğu, kibir, şımarıklık, afra tafra ne için ve kime?

BANDIRMA DA “İL” TARTIŞMALARI ALEVLENİYOR

Farkında değilsiniz ama Büyükşehir'de bugün için egemen olan hava  örneğin, Bandırma’nın siyasal ve sosyal yaşamını zehirliyor ve kent insanlarını “Bu Balıkesir’den bir nane olmaz, bize bir faydaları dokunmaz” denerek “ Bandırma’nın il davasını” ateşliyor…

Bandırma, kendi göbeğini kesmenin arayışını sergiler noktaya doğru hızla ilerliyor.

Bizden uyarması…

Esen kalın…