Sil Baştan Kadına Yönelik Şiddet ve Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği, Otizmli Bireyleri Destekleme Derneği ve Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği tarafından düzenlenen yürüyüşe çok sayıda katılım oldu. Ali Hikmet Paşa Meydanı’ndaki basın açıklamasında ise ilk amacın suç oluşmadan önlenmesi gerektiği belirtildi. 

BU YÜRÜYÜŞÜ DÜZENLEMEK KAÇINILMAZ OLDU

Yürüyüşü düzenleyenler adına basın açıklamasını okuyan Sil Baştan Kadına Yönelik Şiddet ve Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği Başkanı Ayşegül Küçükafacan şunları söyledi:“Son günlerde medyada ve Türkiye’nin her yerinde geniş biçimde yer alan ve infial yaratan, evlatlarımızın vahşice katledilmesi sonucu bu yürüyüşü düzenlemek kaçınılmaz olmuştur. Kadın ve çocuk hakları temelli çalışmalarımız sırasında bu sorunun çözümüne katkı sağlayacağını düşündüğümüz ve ilimizde tespit ettiğimiz hususları belirtmek isteriz.

SUÇ OLUŞMADAN ÖNLENMELİ

Bu tür suçlarda ilk amaç suç oluşmadan önlemek olmalıdır. Öncelikle kreş seviyesinden başlayarak toplumsal cinsiyet eşitliği eğitim dersi Milli Eğitim Bakanlığı’nın ders müfredatına acilen eklenmelidir. Bu sorunun önleyici tedbirler kapsamında küçük yaştan başlayarak eğitimle aşılabileceğine inanıyoruz. Anaokulundan itibaren kendi bedenini tanıma ve koruma eğitimi müfredata eklenmeli, çocuklarımız bu konuda başka aile, sonrasında ise eğitim öğretim hayatında bilgilendirilmelidir. Suç sonrası kısa sürede hukuki sürecin sonlandırılması ikinci aşamadır. Hukuki süreç ile ilgili olarak yasalarda mağdurun haklarını koruyacak kanuni düzenlemeler yapılmalıdır. Bu suçlarda iyi hal ve tahrik indirimleri uygulanmasına son verilmeli, bu konuda gerekli yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır. Ancak bu şekilde Türk Milleti adına karar veren mahkemeler toplum vicdanını rahatlatacaktır.

MÜDAHİLLİK HAKKIMIZ ENGELLENİYOR

Türkiye tarafından imzalanan uluslararası sözleşmeler uygulama düzeyine geçirilmelidir. Çocuk istismarı ve kadına şiddet davalarında ilk imzacısı olduğumuz Avrupa Konseyi Sözleşmesi ile STK’lara bu davalara müdahil olma hakkı verilmiştir. Ancak sunduğumuz müdahillik taleplerimiz, mahkemelerimiz tarafından reddedilmektedir. İstismara uğramış çocuğun hukuki süreçte yanında bulunmamız kuruluş amaçlarımızdan birisidir. Adalet Bakanlığı’na buradan bir çağrımız var. Müdahillik Türkiye’nin ilk imzaladığı uluslararası sözleşme gereği hakkımızdır. Bu konuda acilen Adalet Bakanlığı tarafından gerekli önlemler alınmalı, hizmet içi eğitimler planlanmalıdır.

YER DEĞİŞİKLİĞİ YAPILARAK İSTİSMAR ENGELLENEMEZ

Hakkında kurumlarda istismardan soruşturma yapılarak, adli ve idari para cezası almış devlet memurlarının kurumlararası yer değişikliği yapılması ile istismar önlenemez. Bu uygulamaların önü kapatılmalıdır. Her yerde dile getirdiğimiz üzere ihbar edeni de koruyan düzenlemeler yapılmalı, hukuki süreç hızlandırılmalıdır. Hukuki süreci kısaltmak adına her ilde bu konuda ihtisaslaşmış yargı mensuplarının görev yaptığı Çocuk Mahkemelerinin kurulması sağlanmalıdır.

ÇOCUK İZLEM MERKEZİ KURULMALI

Genel hukuki sürecin kısaltılması için gerekse mağdurun tekrar tekrar aynı travmayı yaşamasının önüne geçmek için her ilde Çocuk İzlem Merkezi’nin kurulması zorunluluktur. Acil olarak Balıkesir’imize Çocuk İzlem Merkezi açılmasını talep ediyoruz.

HASTANE SÜRECİ SIKINTILI

Son olarak hukuki süreç sonrası istismara maruz kalan bireylerin iyilik hallerine ulaşması için baş etme süreçleri doğru yönetilmelidir. İstismarı önleme çalışmaları ve istismar sonrası gerekli hastane süreçleri ile ilgili olarak hastane çocuk ve ergen konusunda çalışan uzmanların sayısı yetersiz kalmaktadır. Randevu süreci ağır işlemekte ve sıkıntılar yaşanmaktadır.

ENGELLİLER DEVLETİN KORUMASI ALTINDADIR

Engelli çocuklarımız devletin korumasına ömür boyu ihtiyaç duymaktadır. Hem engelli birey hem de ailelerine yönelik koruma ve korunma içerikli psikolojik hizmetler ve istismara yönelik bilgilendirme çalışmaları da sağlanmalıdır. Yasalarımızın engelli bireye istismarı önlemek adına tekrar gözden geçirilmesini talep ediyoruz. 

EĞİTİM DESTEĞİ ŞART

İstismara maruz kalmış çocuklarımıza eğitim desteği de sağlanmalıdır. Çünkü istismara maruz kalan çocuk bir yandan yaşadığı travma ile başa çıkmaya çalışırken, sistem ondan bir de akademik başarı ve gelecek kurma çabası beklemektedir. Yani maruz kalan çocuk ömrünün sonuna kadar bu yükün altında kalmaktadır.”