Toplantının yapıldığı Balıkesir Kapalı Spor Salonu önünde toplanan vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında enerjiden, ulaşıma, eğitimden, sağlığa yapılan hizmetlere değinerek bunların devam edeceği müjdesini verdi. Balıkesir Belediyesindeki değişim sürecinin de hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, halkı selamlamasının ardından Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na geçti.

“TEK GAYEMİZ MİLLETİMİZE HİZMET ETMEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan halk oylamasından sonra tekrar Balıkesir’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, 15 yıllık AK Parti iktidarının hizmetlerinde örneklere yer verdi. Tek gayelerinin millete hizmet etmek ve ülkeyi adaletle kalkındırmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, bu süre içinde 81 vilayetimizin tamamını okullarla, hastanelerle, adliye saraylarıyla, bölünmüş yollarla, toplu konutlarla, birçok yatırım ve eserle donattık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık alanındaki yatırımlara da değinerek her yıl 400 binin üzerinde yabancının şifasını Türkiye’de aradığını, eskiden durumun tam aksine olduğunu, insanımızın tedavi için yurt dışına gittiğini hatırlattı.

İktidara geldiklerinde terörle mücadelesini dahi birilerinin verdiği silahlara, sağladığı istihbarata borçlu olan bir ülkenin var olduğunu, bu güçlerin sadece silah satmayıp aynı zamanda Türkiye’nin terörle mücadelesinin sınırlarını da çizdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne zaman terör örgütüne öldürücü darbeyi vurmak için hazırlık yapılsa, hemen birileri devreye giriyor, gizli-açık tehditlerle, yalan-yanlış yönlendirmeyle bunu engelliyordu” şeklinde konuştu.

Borç alanın yeri geldiğinde istemese de emir almak zorunda kaldığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir dönem ülkemiz ithal silahların, ithal ürünlerin, ithal fikirlerin adeta cenneti olmuştu. Bu ülkenin ekonomisi üretmeden, hiçbir riske girmeden sadece devlete borç vererek palazlanan faiz lobisinin oyuncağı hâline gelmişti. Bu ülkenin demokrasisi medya patronlarının iktidarı yönettiği, darbeci köşe yazarlarının hükûmet yıktığı bir acziyet içindeydi. Biz ülkemize, aziz milletimize asla yakışmayan bu tabloyu 15 yılda büyük mücadeleler sonunda değiştirdik.”

“SAVUNMA SANAYİİ PROJELERİMİZLE, ÜLKEMİZİN İRADESİNE VURULAN PRANGALARI SÖKÜP ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticaretten ulaşıma kadar her alandaki yatırımlarla sadece ülkeyi büyütmekle kalmadıklarını, aynı zamanda Türkiye’ye gerçek bağımsızlığını kazandırdıklarını söyleyerek savunma sanayi alanındaki gelişmeleri şöyle aktardı: “Özellikle savunma sanayiine dair projelerimizle ülkemizin iradesine vurulan prangaları söküp attık. Bugün yalnızca kendi silahımızı, kendi tankımızı, kendi savaş gemimizi üretmekle kalmıyor, aynı zamanda bunları ihraç ediyoruz. Türkiye, silahlı insansız hava araçlarını millî imkânlarla imal eden dünyanın 10 ülkesinden biri olmuştur. Bugün Türkiye belli uluslararası örgütlere ileri garnizonluk yapan değil, millî menfaatlerini ne pahasına olursa olsun gerçekleştiren bir ülkedir. Ülkemizin gücü sadece müttefiki olduğumuz kurum ve kuruluşlardan değil bunlarla beraber kendi imkân ve kabiliyetlerimizi de ortaya koyuyoruz. Son NATO skandalında olduğu gibi Türkiye’nin hak ve hukukunu koruma noktasındaki kararlılığı artık birilerini kendilerine çekidüzen vermek zorunda bırakıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece ekonomik ve askerî açıdan güçlü olmanın yeterli olmadığını, asıl meselenin özgüven sahibi olmak olduğunu vurgulayarak “Esas mesele hakikatin hatırını kaba güce feda etmemektir. Bunun için öncelikle zihinlere vurulmuş zincirlerin kırılması gerekiyor. Çünkü müstekbirlerin en büyük silahı maddi güçleri, teknolojileri, tankları, tüfekleri, füzeleri değildir, onların asıl silahları zihinlere vurdukları prangalardır” şeklinde konuştu.

“BU ÜLKENİN DEĞERLERİNE DİL UZATILMASINA ASLA MÜSAADE ETMEYİZ”

Ses çıkarılmayan her haksızlığın, zalimi daha da pervasız hâle getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, inancımıza göre değil zulme destek olmanın, zulme rıza göstermenin, tepkisiz kalmanın da zulüm olduğunu kaydetti. Konuşmasına “Biz asla birileri gibi sağ yanağımıza vurulduğunda sol yanağımızı çevirenlerden olamayız. Biz sırf kendi siyasi ikbalimiz tehlikeye girmesin diye milletimize yapılan hakaretleri, saldırıları sineye çekemeyiz” sözleriyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bir haksızlık varsa, birisi ülkemize karşı hadsizlik yapıyorsa, onun cüssesine, kimliğine bakmadan tepkimizi ortaya koyarız. Ne şahsımıza, ne Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal’e, ne ordumuza, ne de bu ülkenin başka herhangi bir değerine dil uzatılmasına asla müsaade etmeyiz. Hele hele bu aziz milletin onuruyla oynanmasına asla izin vermeyeceğiz, bu da böyle bilinsin” ifadelerini kullandı.

“ÇARKÇI BİR ANA MUHALEFETİMİZ VAR”

Konuşmasının devamında ana muhalefetin durumuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 15 yıl öncesine göre hiçbir gelişme sağlayamadığı tek alanın ana muhalefetin durumu olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Hamdolsun diğer tüm konularda belli mesafe aldık, birçok sorunumuzu çözdük ya da hâl yoluna koyduk, ancak ana muhalefet meselesinde hiçbir ilerleme kaydedemedik. Hâlâ dünyaya 1940’ların penceresinden bakan müzelik bir ana muhalefetimiz var. Hâlâ millî meselelerde dahi kişisel hırslarının, sığ ideolojik takıntılarının esiri olan bir ana muhalefete sahibiz. Hâlâ sabah evet, sakın ona bakmayın ha, akşam hayır diyen, sabah sahip çıktığını akşam reddeden çarkçı bir ana muhalefetimiz var. İnanın onların bu hâllerini, bu tutarsızlıklarını gördükçe ülkem adına ben utanıyorum.”

“SURİYE’DEKİ İNSANİ DRAMI SONLANDIRMAYA YÖNELİK ÇOK KRİTİK KARARLAR ALDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Soçi görüşmelerine de değindi. Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’in davetiyle Soçi’ye gerçekleştirdikleri ziyarette İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin de katılımıyla bölge için çok önemli bir üçlü zirve toplantısı yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Suriye krizi olmak üzere terör örgütleriyle mücadeleyi ve bölgesel meseleleri görüştüklerini kaydetti. 7 yıldır devam eden, yaklaşık 1 milyon insanın hayatını kaybetmesine, 12 milyon Suriyelinin evini barkını terk etmesine sebep olan krize nasıl siyasi bir çözüm bulunabileceğini etraflıca istişare ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bölgemizdeki mazlumlar değil tüm dünya Soçi’deki toplantıya ve bizlerin açıklayacağı sonuç bildirgesine, kararlara kilitlenmişti. Hamdolsun bizler bu beklentiyi boşa çıkarmadık. Üç lider olarak Suriye’deki insani dramı sonlandırmaya yönelik gerçekten çok kritik kararlar aldık. İnşallah yakında bu kararların olumlu yansımalarını sahada daha belirgin şekilde görmeye başlayacağız. Ve tabii belki 15 günde bir, ayda bir de bizim bu bir araya gelişimiz devam edecek” şeklinde konuştu.

“TARİHÎ SOÇİ ZİRVESİNDE CHP’Yİ İLGİLENDİREN TEK ŞEY KAZAYLA DEVRİLEN BİR SANDALYE OLDU”

Tüm dünyanın Soçi’deki toplantıda umut, istikrar, barış ve bir gelecek gördüğünü, Suriyelilerin Soçi’deki toplantıda yıllar sonra vatanlarına geri dönme ihtimalini gördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefetin tutumunu hakkında ise şöyle konuştu: “Peki, bizim ana muhalefet ne gördü? Ne gördüğünü biliyor musunuz? Söyleyeyim; sandalye gördü, sandalye! Tarihî Soçi Zirvesinde CHP’yi ilgilendiren tek şey kazayla devrilen bir sandalye oldu. Zirvenin ardından ana muhalefet partisinin bir milletvekili çıktı, kıdemli diplomatlara, iletişim uzmanlarına ve siyaset bilimcilere adeta taş çıkartırcasına Soçi Zirvesini düşen bir sandalyeye sığdırmayı başardı. Neymiş? Sayın Putin bunun üzerinden tüm dünyaya mesaj vermişmiş.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin bu hâlinin işlerini kolaylaştırmadığını bilakis daha da zorlaştırdığını söyleyerek güçlü demokrasinin en önemli şartlarından birinin de nitelikli, kaliteli ve vizyoner bir ana muhalefete sahip olmak olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortada eksiğimizi söyleyecek, doğrularımızı takdir edecek, projeleri, teklifleri, tenkitleriyle önümüzü açacak bir ana muhalefet olmayınca, iş yine başa düşüyor. Kendi murakabemizi de kendimizin yapması gerekiyor. İstişare toplantılarımızda, grup toplantılarımızda, il divanlarımızda, milletimizle yaptığımız görüşmelerle hamdolsun her fırsatta kendimizi sigaya çekiyoruz.”

AK PARTİ’NİN YENİLENME SÜRECİ

Her toplantılarının aynı zamanda bir meşveret meclisi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her il ziyaretlerinin de, aynı zamanda vatandaşlarla kucaklaştıkları bir şölen olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimiz ne buyuruyor? ‘Bütün işlerinizde müşavere ediniz.’ O istikamette yürüyoruz. Birileri aradan onca yıl geçmiş olmasına rağmen AK Parti’nin başarısının arkasındaki bu sırrı bir türlü görmek, kabullenmek istemiyor. Bununla da kalmayıp kendi marazlarını, kendi iç kavgalarını AK Parti’ye ihraç edebileceklerini sanıyorlar. Sandalyelerin ve hakaretlerin havada uçuşmadığı, kavgasız-gürültüsüz bir kurultay dahi gerçekleştiremeyenlerin AK Parti’nin yenilenme sürecini baltalamaya çalışmasını gülerek takip ediyoruz. Biz buna asla fırsat vermeyeceğiz” dedi.

“AK PARTİ’Yİ MİLLETLE BİRLİKTE, MİLLETE HİZMET İÇİN KURDUK”

AK Parti’nin, kişisel hesapların, kavgaların, çıkarların partisi olmadığına, iç çatışmalarla enerjisini tüketen bir parti olmadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bir dava hareketi olduğunun altını çizdi. AK Parti’yi milletle birlikte millete hizmet için kurduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim kavgamız birbirimizle değil vesayet odaklarıyladır, terör örgütleriyledir. Bizim kavgamız faiz lobileriyle, içerideki ve dışarıdaki ihanet şebekeleriyledir. Bizim mücadelemiz ülkemizi dünyanın en güçlü, en müreffeh 10 ülkesinden biri yapma mücadelesidir” şeklinde konuştu.

Konuşmasının sonunda Yunus Emre’nin “Ben gelmedin kavga için, benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim” dizelerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Balıkesir teşkilatından bunu beklediğini ifade ederek “Ne olur, gönüller yapmaya devam edin, devam edelim. Ben bu kadroyu, az önce dışarıda hitap ettiğim sevgili kardeşlerimi adeta bir gönüller ordusu olarak görüyorum. AK Parti gönüller yapan, gönülleri buluşturan bir partidir. Ülkemiz için, şehrimiz için, partimiz için mücadele etmiş, bu kutlu çatı altında görev yapmış herkesin bizim kalbimizde yeri vardır. Makamların, koltukların, payelerin aramıza girmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Bir taraftan kadrolarımızı yenilerken vefayı, saygıyı, sevgiyi de elden bırakmayacağız” dedi.