Büro Emekçileri Sendikası Genel Örgütlenme ve Eğitim Sekreteri Özlem Yılmaz Yeşer dün sendika binasında yaptığı açıklamada, ek gösterge müjdesi veren siyasileri eleştirdi.

 EK GÖSTERGEDE BİLE HAKSIZLIK YAPILIYOR

Kamu çalışanlarının tek sorununun 3600 ek gösterge olmadığını da belirten BES Genel Örgütlenme ve Eğitim Sekreteri Özlem Yılmaz Yeşer yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Partilerin seçim vaatlerinde ve beyannamelerinde Cumhurbaşkanı adaylarının meydan konuşmalarının hepsinde bugünlerde yer verdikleri bir mevzu var. Kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmesi. Ama bunu söylerken de burada ikinci bir ayrım var. Belli mesleklerde sınırlı tutulması şeklinde bir ayrım yapılıyor. 3600 ek gösterge meselesi kamu çalışanları için evet çok önemli bir mesele, yıllardır kangren olmuş bir mesele. Ama bugünkü iktidarın ve muhalefetin seçim beyannamelerindeki yaklaşım doğru bir yaklaşım değil. Eğer 3600 ile ilgili bir düzenleme yapılacaksa, biz sendika olarak bütün kamu çalışanlarını kapsaması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü bundan kaynaklı bir adaletsizliği şu anda kamu çalışanları zaten yaşamaktalar. Bu söylemler bu adaletsizliği giderici söylemler değil, derinleştirici söylemler olarak karşımızda duruyor.

 TEK PROBLEMİMİZ EK GÖSTERGE DEĞİL

Bir ikincisi kamu emekçileri açısından en büyük problem tabi ki 3600 değil. Özellikle son 16 yıllık sürece baktığımızda kamu emekçilerinin en büyük problemi iş güvencesidir. Bütün kamu kurumlarında kadrolu kamu çalışanı yerine sözleşmeli personel uygulamasıyla kamu emekçilerinin iş güvencesi ortadan fiilen kaldırılmak istenmektedir. Ki Kanun Hükmünde Kararnamelerle bir gece yarısı binlerce insanın da işinden edildiğini birlikte düşündüğümüz zaman, hem sözleşmeli istihdam hem de KHK’lerle ihraç süreçleri kamu çalışanlarının iş güvencesini önemli oranda tehdit eden bir pozisyona gelmiştir.

 İŞ GÜVENCEMİZ DAHA ÖNEMLİ

O nedenle biz bu süreçte seçim vaatleri içerisindeki tartışmalarda şunu önemli görüyoruz: Kamu emekçilerinin tek sorunu 3600 değildir, 3600 ek gösterge bizim bütün sorunlarımızın üstünü örtmeye yetmeyecek bir söylemdir. Bizim özellikle iş güvencesi, ekonomik kayıplarımız, kamudaki mülakat, liyakatsiz atamalar konusunda bir bütünlüklü olarak iktidarla tartışmak ve taleplerimizle ilgili karşılanması noktasında bir takım eylem ve etkinlikler yapmak istiyoruz. Bununla alakalı olarak ilk etapta 3600 ile ilgili hak kayıplarının karşılanması konusunda bir imza kampanyası başlattık. Ama 3600 verilse bile vergi dilimleri kamu çalışanları için büyük bir problem olduğu için, 3600 ile gelecek zamlar aslında vergi dilimiyle tekrar gidecek zamlar. O nedenle ikinci bir talep olarak biz bu meselede şunu görüyoruz; taban aylığı yükseltilmediği sürece ek göstergeyi artırmanız da kamu emekçileri için artı bir ekonomik getiri sağlamayacaktır. O nedenle hem taban aylığının artırılması, hem artan enflasyon, kur, barınma, gıdadaki zamlar birlikte düşünüldüğünde önemli oranda ek zammın verilmesi, vergi dilimlerinin yeniden düzenlenmesi ve yüzde 10’luk vergi diliminin sabit tutulması, artan oranlı vergi diliminden çıkarılması gibi taleplerimiz bizim için güncelliğini korumaktadır. 3600’la ilgili tartışmayı da biz buradan yürütmenin doğru olduğunu düşünüyoruz.”