MALUM KİŞİ / DEDİKODU

 

YILBAŞI diye özel bir kutlama yapmayız hiç. Ne genel eğlence kültürüne dahil oluruz, ne de marjinal organizasyonlarda alternatifçilik oynarız.

Çekirdek aile; herhangi bir akşamdan farkı olmayan soframızda oturur, karnımızı doyurur, dinlenceye çekiliriz.

Eski zamanda dansöz falan çıkardı ya televizyonda.. Eğlencelik işte, birkaç dakikalığına.. İzlerdik yani.

Şimdi geçtik dansözü, şarkılı türkülü yılbaşı programı bile yok ekranlarda. Hepsi birden cümleten konjonktüre uymuş, günlük rutin akışa bağlamış yayını.

..ki, çoğu yılbaşı gecesi yeni yılı karşılayamadan uyumuşumdur.. Uykum da derin; top atsan duymam. Havai fişek falan patlatıyorlarsa saatler sıfır sıfırı gösterdiğinde, duymamışımdır.

Bir farkı olur diğer günlerden.. Senede bir kere Milli Piyango bileti alırız.. Üç beş yılda bir amorti vurur, dahası olmaz.

Bu kere de adettendir diye iki üç bilet aldık.. Birini Balıkesir’den, diğerlerini hastalık mastalık diye gidip geldiğimiz İzmir’den.

1 Ocak akşamı bakabildim biletlere.. Amorti bile vurmamış!

Herhalde şansımız bu sene de kapalı.. Yeni seneye şanssız başladık zira.

Gerçi astrolog milleti yay burçları için şanslı bir yıl olacağını söylüyor; Satürn bizim burçtan çıkıyormuş ya artık.. O kaka gezegenden kaynaklanan baskı, şanssızlık, yorgunluk, tükenmişlik, çaresizlik hissi ortadan kalkacakmış.

Hadi hayırlısı.

Yeni yıla dair yüzlerce binlerce paylaşım gördük sosyal medyada. Kutlamalar, renkli kareler, eğlencenin dibine vurmuş halleriyle insan fotoğrafları falan filan.

O paylaşımlardan en çok beğendiğimse, Milli Piyango’nun logosuna külahı ters giydiren bu kare oldu.

Bir umutla bilet alıyorsun, “size de çıkabilir” diye…

Sonra, “nah çıkabilir, çıkmıyor işte…”

Netekim çıkmadı!

Altmış bir milyon liralık büyük ikramiye değildi hedefim. Şöyle orta halli bir rakam, kâfi...
Amortiyi bile çok gördüler.
2019'a kaldı umutlar.
Talih kuşundan yahni yapasım var.