TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal dün siyasi partilerin, sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının da katıldığı toplantıda şeker fabrikalarının kapatılması ile ilgili açıklamalarda bulundu. Koçal, şeker fabrikalarının kapatılmasının NBŞ tüketimini artırmak ve şeker pazarının birilerine devredilmesi olduğunu ileri sürdü.

Şeker fabrikalarının bilerek zarar ettirilerek nişasta bazlı şeker tüketiminin artırılmasıyla ortaya çıkacak sağlık sorunlarının da bulunduğunu belirten TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, yetkililerin aldıkları özelleştirme kararından bir an önce vazgeçmelerini istedi.

DÜNYA PANCARDAN ŞEKER ÜRETİYOR

Belediye-İş Sendikası Balıkesir Şubesi’nde TÜKODER öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan Genel Başkan Aziz Koçal şunları söyledi:

“Dünya şeker üretimi, tüketimi karşılayamıyor. 2015/2016 yıllarında 5 milyon ton olan açık, 2016/2017 yıllarında 6 milyon tona ulaştı ve açık artarak devam ediyor. AB dünya pazarlarında baş gösteren şeker boşluğunu doldurmak üzere 1 Ekim 2017 tarihinden itibaren şeker kotalarını kaldırıp, şeker ihracatını 1,3 milyon tondan 2,5 milyon tona artıracağını beyan ederken, Türkiye; nişasta bazlı şekerin (NBŞ) önünü açacak, şeker fabrikalarını özelleştirme yolunu seçmiştir.

KOTA GEREĞİ TAM KAPASİTE İLE ÇAIŞTIRILMIYOR

Ülkemizde 33 şeker fabrikasının 25’i devlete (Türk Şeker), 5’i Panko Birlik’e, ve 3’ü de özel sektöre aittir. Panko Birlik ve özel sektöre ait 8 fabrikaya yaklaşık 1 milyon ton şeker üretim kotası tanınırken, Türk Şeker’e ait 25 şeker fabrikasına tanınan kota ise yaklaşık 1 milyon 300 bin tondur. Türk Şeker’e verilen kota gereği fabrikaları tam kapasite çalıştırılmamaktadır.

 ŞEKER FABRİKALARI ZARAR MI EDİYOR?

Türk Şeker’in 2016 yılı faaliyet raporuna göre, yeterli şeker pancarı tedarik edilememesi gerekçesiyle 4 fabrikası (Ağrı, Alpullu, Çarşamba, Susurluk) çalıştırılmamaktadır. Bilançoya baktığımızda ise çalıştırılmayan bu fabrikalar üzerinden yansıtılan devasa borç yükü ile Türk Şeker 76 milyon TL zarar etmiş gösterilmektedir. Diğer önemli bir nokta ise çalıştırılmayan 4 fabrikayı hesabın dışında bıraktığımızda kalan 21 fabrikanın şeker enstitüsü dahil 59 milyon TL kâr ettiğini görüyoruz. Tüm bu verilere bir bütün olarak baktığımızda Türk Şeker, kendisine tahsis edilen şeker kotasının azlığı, tarım politikaları nedeniyle çiftçinin tarlasını terk etmesinden kaynaklı yeterli şeker pancarı bulamaması ve kağıt üzerinde eklenen zarar kalemleri ile zarar ettirilmektedir. Bu noktada fabrikaların zararında esas sorumlunun tarım politikaları olduğu görülmektedir.

10’U SATILACAK DİĞERLERİ KAPATILACAK

Türk Şeker fabrikaları birer birer ya da gruplar halinde satıldığında kâr eden yaklaşık 10 tanesi satılacak, diğerleri zarar yükleri nedeniyle ve satılamadıkları için kapatılacaktır. Bu durum mevcut fabrikaların şeker ihtiyacımızı karşılayamaması, doğan boşluğu nişasta bazlı şekerlerin doldurması anlamına gelmektedir.

NBŞ CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI YARATIYOR

Halkımızın, özellikle gençliğin sağlığını korumak açısından şeker tüketiminin azaltılması için gerekli bilinç oluşturulmalıdır. Bilindiği üzere pancardan üretilen şeker tokluk hissi yaratmakta olup, NBŞ’ye göre bünyemizde daha sınırlı kalmaktadır. Oysa NBŞ’nin tokluk hissi oluşturmaması nedeniyle ve oda sıcaklığında sıvı halde bulunabilme özelliği nedeniyle özellikle çocukların yaygın olarak tükettiği çikolata, bisküvi, gofret, tatlılar, gazoz, meyve suyu, ketçap gibi içinde şeker yazan katı ve sıvı tüm işlenmiş sanayi gıdalarının içinde yer almakta ve almamız gerekenin çok üzerinde şeker vücudumuza girmektedir. Bu nedenle NBŞ’nin insan sağlığı yönünden sakıncaları, halka anlatılmalıdır.

AMAÇ ŞEKER PAZARININ BİRİLERİNE DEVREDİLMESİDİR

Sosyal, kültürel ve ekonomik katkıları yanında işin sağlık yönü de düşünülerek Türk Şeker fabrikaları özelleştirilmemeli, NBŞ’nin kullanımı ve NBŞ kullanan ürünlerin tüketimi belli şartlar ile belirleyen tüketicinin sağlığını ön plana çıkaran yasal düzenleme ivedi olarak yapılmalıdır. Sonuç olarak; esas amaç şeker fabrikalarının varlıkları değildir. Amaç şeker pazarının birilerine devredilmesidir. Amaç NBŞ’den kaynaklanan hastalıkların artırılması ve buna bağlı olarak ilaç sektörünün desteklenmesidir.”