TÜRK-İŞ’e bağlı TES-İŞ Genel Başkanı Mustafa Şahin sendikanın Balıkesir Şubesi’nin 11’inci Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada çalışma hayatıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Şahin konuşmasında özelleştirmeler ve taşeron işçilerin kadroya alınmasıyla ilgili düşüncelerini açıkladı.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin ülke gündeminde birinci sırada yer aldığını belirten TES-İŞ Genel Başkanı Mustafa Şahin, özelleştirmeye her zaman karşı olduklarını dile getirdi. Genel Başkan Şahin taşeron işçilerin kadroya alınması sonrasında yaşanan olumsuzluklara dikkat çekti.

Sendikalarda siyaset üstü politikalar izlenmesi gerektiğini belirten TES-İŞ Genel Başkanı Mustafa Şahin, TÜRK-İŞ’in bu konuda gerekeni yaptığını bildirdi. Şahin, TÜRK-İŞ’in Türkiye’nin çimentosu olduğunu söyleyerek, işçilerin zorlama ile bazı sendikalara üye yapılmak istendiğine dikkat çekti.

SATA SATA BAŞKA BİR ŞEY KALMAYACAK

TES-İŞ Sendikası Genel Merkezi olarak Afrin’e düzenlenen sınır ötesi harekatı desteklediklerini belirten Genel Başkan Mustafa Şahin ilk olarak özelleştirmeler konusunda açıklamalarda bulundu. Şahin şunları söyledi:

“Şu anda Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi gündemimizin en başında yer alıyor. Şu anda iki tanesi özelleştirildi, diğer 12’sinin özelleştirilmesiyle ilgili işlem devam ediyor. Biz bu özelleştirmeleri geçmişte yaşadık. Enerjide yaşadık, dağıtım şirketinde yaşıyoruz. En stratejik kurum dedik, bunlar satılmasın sattınız. Bizim özel sektöre karşı bir vizyon değil, çalışanların güvencesi anlamında, ekonomik ve sosyal yapısı anlamında maalesef sıkıntılar yaşıyoruz. Bunlar yaşanmasın, bizim işverenimiz kim olursa olsun. Ama maalesef bunları yaşıyoruz. Bunları yaşamamak adına, bu kurumların özelleşmemesi gerektiğini her platformda dile getiriyoruz. Ama özelleştiği için bu üretim de devam ediyor. Küçük HES’ler geliyor, yarın büyük HES’ler gelecek. Zaten dağıtım şirketlerinde Türkiye 21 bölgeye bölündü, hiçbir tane kalmadı, hepsi özelleşti. Şimdi sıra şekerde, yarın satılacak bir yer herhalde kalmayacak. Böyle baktığımızda ülkeyi de satacak halimiz yok. Tüm kurumlarımızı da bu şekilde satmış oluyoruz.”

TÜRK-İŞ BAŞKALARI TARAFINDAN SAHİPLENİLMEK İSTENİYOR

TES-İŞ Genel Başkanı Mustafa Şahin TÜRK-İŞ Konfederasyonu’nun pasifize edilmesiyle ilgili çalışmaların olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Güncel konulara geldiğimizde taşeronların kadroya geçmesi konusunda TÜRK-İŞ bunun gerçekte bunu 10 yıldır gündeme taşıyan, gündemde tutan ve bu işin olmazsa olmazını savunan TÜRK-İŞ bu konuda 50 binleri Kızılay Meydanı’na toplayıp, kapalı salonlarda her türlü sıkıntıları dile getirdi. Bunları yapan TÜRK-İŞ’e bugün bakıyoruz başkası sahiplenmeye çalışıyor. Bizim sendika dedikleri, o sendikalar sahiplenmeye çalışıyor. Bizim sendika nasıl bizim sendika oluyor? Biz neyiz, nereden geldik, biz de kendimizi sorguluyoruz bu arada. Genel Müdürleri, siyasileri, kurumlara, kurum müdürlerine, tüm yetkililere telefon ederek bizim sendikaya geçin dedirttiriyorlar. Böyle demokrasi olmaz. İşçiyi serbest bırak; hangi konfederasyona, hangi sendikayı seçmek istiyorsa onu seçsin, yetkili sendika da o olsun. Ama ben yetkili olayım, bizim olsun deniliyor. Sanki başkanımız tek devlet, tek millet, tek bayrak gidiyoruz, bir de tek sendika yapın da kurtulalım diyor. O noktaya doğru gidiyoruz. Bunun adına demokrasi diyorsak, böyle bir demokrasi içerisinde çalışıyoruz.

 

Haklar, hukuklar noktasına geldiğimizde Sayın Cumhurbaşkanı ifade ediyor; şimdi müzakere ediyorsun, masada bitirmek durumundasın, iş kolunda grev yasağı var. Nereye kadar? 60 gün süre içerisinde görüşmeyi tamamla, tamamlayamazsan arabulucuya git. Arabulucunun yapısı işveren ve hükümetten oluşan bir yapıdır. Sen ne kadar bağırırsan bağır, ne kadar söylersen söyle olacak belli. Orada anlaşamadın Yüksek Hakem Kurulu’na git, orada da yapı belli. Dokuz kişilik yapının yedi tanesi işveren ve hükümet, yapacağın hiçbir şey yok. Efendim, bunlar demokratik kurum ve kuruluşlar; iyi güzel de sonuç alabileceğin bir yer değil. Sadece pasif eylemlerle, küçük eylemlerle hak arama noktasında bir sendikacılık anlayışını kabullenmemiz mümkün değil. Ama yapacak başka bir şey de yok, şu anda şartlar bu. Hele hele teşkilatlanmayla ilgili bir sürü engel var. Bir yerde teşkilatlanıyorsun, bir kişi itiraz etse 3 sene mahkemelerde uğraşıyorsun yetki alabilmek için. Şu anda dağıtım şirketlerinin biriyle mahkemeliğiz, tam iki yıldır uğraşıyoruz, ikinci sözleşme dönemi geldi, biz hala sözleşme yapamıyoruz. Bu engellerin mutlaka ortadan kaldırılması lazım.”

 

TAŞERONLARIN ÜCRETLERİ DEVAM EDİYOR

Taşeron işçilerin kadroya alınmasıyla ilgili görüşlerini de açıklayan Mustafa Şahin şunları kaydetti:

“Taşeron konusunda kamuda bir düzenleme yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımız tabi bu işin önünü açtı. İki yıl öncesinde Davutoğlu’nun başbakan olduğu dönemde gündeme gelmiş, fakat o günden bu günlere bunlar yapılamamıştı. O zaman 700 binler konuşuluyordu, şimdi 1 milyonun üzerindekiler konuşuluyor. Bunlar niye taşeron onu da tartışmamız lazım. Şimdi kurumlara eleman alınmıyor, taşerona eleman alınıyor. Taşeron sayısı alabildiğine yükseliyor. Bu meseleyi çözelim diyorlar, o zaman almayın taşeronu. Kurumun kendi ihtiyacı olan kadrolu elemanı kurum müdürleri talep ediyor, yerine getirmiyorsunuz. Daha az ücret, daha çok çalışma politikasıyla bunları siz yapıyorsunuz. Taşeron sayısını milyonlara siz ulaştırdınız. Dün bunların sayısı ne kadardı diye bakın geriye doğru böyle taşeronluk yoktu. Mahallinden teminle işin bitirilmesi anlamında kısa süreli çalışmalar vardı. Ama öyle bir noktaya geldik ki bütün işleri taşeronlar yapsın. Neden, niye yapsın? Çok çalışsın, az ücret ödeyelim. İşte bu geldi, asıl iş noktasındaki çalışanlarımıza da sirayet etti. Taşeronlar bu ücrete çalışırdı, bu ücret bu şekilde devam etsin, bu kadar ücret yeterli.”

 

ASGARİ ÜCRETTEN VERGİ KALDIRILSIN

Asgari ücretten verginin kaldırılmasıyla ilgili açıklamalarda bulunan TES-İŞ Genel Başkanı Mustafa Şahin, bu konuda iktidar ve muhalefet partilerine seslendi. Şahin şunları söyledi:

“Bir de bunun yanı sıra vergi meselesi var. Yüzde 15, üç ay sonra yüzde 20, üç ay sonra yüzde 27. Ne yaptılar daha sonra? Yüzde 27’yi, yüzde 30’a çıkardılar, bir feveran koptu bize eşeğimizi kaybettiler, tekrar geri buldurdular ve alkışlattılar. Yani 30 yapıp 27’ye indirdiler. E mübarek bunu yüzde 15 yap, herkes sizi sonuna kadar alkışlasın. Muhalefet, işçi bunu istiyor, sen bunu istiyorum diyorsun, ama bugün yapmıyorsun. Buradan muhalefete de sesleniyorum; bu işe sahip çıkın. Muhalefetteyken konuşup, iktidardayken yapmamak gibi bir düşünce içerisinde olmayın. Herkes muhalefetteyken bize geliyor, herkes haklısın diyor, fakat iktidar olunca bir bakıyorsunuz kimse yok. Ondan sonra bu vergi meselesini, asgari ücretin vergi dışı kalmasını söylemeyen hiçbir siyasi var mı? Yok. İktidar olunca öyle demiyorlar. Çalışanlar olarak da biz bunları çok iyi değerlendirmemiz lazım. İşçinin, çalışanın yanında olan anlayışla birlikte hareket etmemiz lazım.”

KİT’LERDE NEDEN KADRO YOK

Taşeron işçilerin kadroya alınmasında bazı kurumlarla KİT’lerin bulunmamasını eleştiren TES-İŞ Genel Başkanı Mustafa Şahin şunları söyledi:

“Taşeron meselesinde Sayın Cumhurbaşkanımız dedi ki ‘bu işi hemen halledin, hiçbir taşeron kalmasın, temizlensin bu iş’ dedi. Allah razı olsun söylem güzel, eylem güzel değil. Bir kısmı kadroya geçti, bir kısmı geçmedi. Geçenler nasıl geçti Kanun Hükmünde Kararnameyle geçti. Niye bu işi meclise taşımıyorsunuz, orada tartışmıyorsunuz? Kanun Hükmünde Kararnameyle, OHAL ile bu işin ne alakası var? Söylüyorsun, dinleyen yok. Biz yapıyoruz, siz bekleyin iyi yapacağız diyorlar. Yaptıkları iyi bölümüyle ilgili teşekkür ediyoruz. Ama olması gereken çok daha var. Yani kamuda da var, hiç olmayan KİT’ler de var. KİT’ler niye yok? Direğin tepesindeki veya santraldeki enerji üreten enerji işçisi bu işin içinde neden yok? Orada TÜRK-İŞ yetkili, etkili, diğer kollarda HAK-İŞ biraz daha etkilidir. Onları yapalım da, ondan sonra diğerlerini yapalım diyorlar.

TÜRK-İŞ PARTİLER ÜSTÜ POLİTİKALAR İZLİYOR

Sendikacılıkta siyasetin yerinin olmaması gerektiğini vurgulayan TES-İŞ Genel Başkanı Mustafa Şahin, şunları dile getirdi:

“O zaman siyasi düşünüyorsunuz. Sendikacılıkta siyasi düşünmeyin diyoruz. Partiler üstü politikalar izlensin, üyelerinizin içinde Cumhuriyet Halk Partili var, AK Partili var, Milliyetçi Hareket Partili var, HDP’li var, her siyasi düşünceden insan olur. Sendikalarda siyaset yapmak doğru mudur? Yanlış. Birisi birinin koluna dayanmış, diğeri diğerinin koluna dayanmış sendikacılık yapıyorlar. TÜRK-İŞ ne yapıyor? Partiler üstü politika yapıyor. TÜRK-İŞ bu ülkenin çimentosu, TÜRK-İŞ olmazsa olmaz. Hükümet edenler de bunu görmeli, tüm siyaset yapanlar da bunu görmelidir. Siyasi anlayışla sendikacılık yapmak belirli bir yere kadar hormonlu büyüme olur, ondan sonra küçülür ve kaybolur. Bizim sendika dedikleri sendikaların geçmişine şöyle bir bakın, bu iktidar iktidarda değilken HAK-İŞ’in 80 bin civarında, Memur-Sen’in de 40 bin civarında üyesi vardı. Ne oldu bu ülkede 15-16 senede? Birisi çıktı 600 binlere, birisi çıktı 1-2 milyonlara. Dün niye çıkamıyordunuz? Besleniyorlar. Bu beslenme yarın aç bırakır sizleri. Onun için sendikacılık yapın, sendikacı olarak büyüyün ve kalıcı olun diyorum. Şimdi bunu destekleyenleri gerçekten kınıyorum.”