CHP’li Ahmet Akın, ilan edildiğinden bugüne kadar OHAL gerekçesi ile çıkarılan KHK’lardan sonuncusunun, “kamu tüzel kişiliğine haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, Cumhurbaşkanınca belirlenen bakanlıkla ilişkili” Nükleer Düzenleme Kurumu’nu kurduğunu söyledi. Bağımsız olacağı belirtilen Kurumun Cumhurbaşkanına doğrudan bağlı olacağını bu durumda da nasıl bağımsız kalacağını soran CHP’li Akın, “Kurumdan yetki belgesi veya onay alınması gereken hususlar ile izin veya lisans alınması gereken faaliyetler, yine Cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor. En temel sorun tek adam tarafından yönetilecek ülkenin nükleer santrallerin tehditlerine karşı nasıl korunacağıdır. Ayrıca, denetleme mekanizmaları da ortadan kaldırılmış. Kurumun nasıl bağımsız olacağı tam bir muamma” diye konuştu.

KHK’nın, Türkiye’nin “başına bela olacak” nükleer santrallerin yaratacağı sorunların önüne geçilmesini engelleyecek bir düzenleme olduğunu vurgulayan CHP’li Akın, Cumhurbaşkanlığı sisteminin ilk kararnamesi ile de Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğünün kapatıldığına Nükleer Enerji Genel Müdürlüğünün kurulduğuna dikkat çekti. Akın, “Yenilebilir enerji potansiyelimiz bu kadar yüksekken, yeteri kadar çaba gösterilmediği gibi yenilebilir enerji zenginliğimizin önüne yeni yeni engeller konuluyor. Nükleerin yerine güneşi, rüzgarı, bioenerjiyi koymalıyız” diye konuştu.