BENGİ Projesi kapsamında, Kayabey Ortaokulu’nun düzenlediği ‘İklim Değişikliği ve Su Kaynaklarımız’ isimli bilgilendirme semineri, Su Vakfı ile ortaklaşa yapıldı. Seminere konuşmacı olarak, gazetemiz köşe yazarlarından ve Kayabey İlkokulu Mezunu, İTÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Öztopal katıldı.

1980-1985 yılları arasında, Kayabey İlkokulu’nda eğitim hayatına başlayan Yrd. Doç. Dr. Ahmet Öztopal, mezun olduğu okulda yıllar sonra seminer vermenin mutluluğunu yaşadı. Öztopal, seminerde Kayabey Ortaokulu öğrencilerine dünyadaki iklim değişikliği ile su kaynaklarının doğru kullanımı konusunda eğitici bilgiler verdi.

 

SU VAKFI’NIN AMACI

Konuşmasına Su Vakfı hakkında bilgi vererek başlayan Su Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Öztopal, Vakfın gayesinin hayatın kaynağı ve asli ihtiyaçlarımızdan biri olan suyun kişi, toplum ve canlı hayatındaki yerinin ve öneminin insanımıza kavratılması olduğunu söyledi. Öztopal, “Amacımız su kullanımı konusunda insanların bilgilendirilmesi, su kaynaklarının en iyi şekilde korunması, yenilerinin bulunması, hizmete sunulması, su kültürü ve medeniyetinin yaşatılması ve geliştirilmesi yönünde her türden çalışmayı yapmaktır” diye konuştu.

İKLİMİMİZ HER GEÇEN GÜN DEĞİŞİYOR

Su Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Öztopal, seminerin devamında dünyada yaşanan iklim değişikliğinin insan hayatına kattığı olumsuzluklara değindi. Öztopal şunları söyledi:

“Sizler de bizler de dedelerimizden, anneannelerimizden ve babaannelerimizden duymuşuzdur. Onlar, her zaman bizim çocukluğumuzda adam boyu kar yağardı derlerdi. Peki, şimdi bu kadar kar yağıyor mu? Hayır. Çünkü yaşadığımız iklim değişikliği nedeniyle yağışlarda da değişiklikler oldu. Yağan kar miktarının azalmasının yanında, eskiden daha az şiddette daha uzun zamanda yağan yağmurların yerini artık daha kısa sürede daha şiddetli yağan yağışlar aldı. İklim değişikliğine sebep olan faktörlerden en önemlisi atmosfere verilen karbondioksit gazıdır. Sanayi devriminin gerçekleştiği 1850’li yıllardan günümüze kadar bu gazın atmosferdeki miktarı hep arttı ve bu da atmosferin ortalamadaki sıcaklığını 1ᵅC artırarak, iklim değişikliği sorununu karşımıza çıkardı. Dolayısıyla bizler, bu sera gazının salımını azaltmak zorundayız.”

SU HAYAT KAYNAĞIMIZ

Suyun insanın yaşamasında en büyük etkenlerden bir tanesi olduğunu söyleyen Su Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Öztopal, günümüzde temiz su kaynaklarının giderek azaldığına dikkat çekti. Öztopal şunları kaydetti:

“Dünya yüzeyinin yüzde 70'inden fazlasını okyanus ve denizler kaplamaktadır. Bu açıdan bakıldığında dünyamızda çok fazla suyumuz varmış gibi görünmesine rağmen, dünyamızdaki suyun yüzde 97'si tuzlu ve sadece yüzde 3'ü tatlı sudur. Canlı yaşamı için tatlı suyun gerekli olduğunu düşünecek olursak, aslında biz canlılar için dünyamızda içme ve kullanma suyu olarak çok faz suyumuz bulunmamaktadır. Var olan tatlı suyun da yüzde 75'i kutuplarda buzullar olarak yer almaktadır. Bu halde de bizlerin ulaşabildiği tatlı su miktarı %1'in altına düşmektedir. Başka bir deyişle, tüm dünyadaki suyu 3334 adet bardağa doldurduğumuzu varsayarsak, bu 3334 adet bardaktan sadece 1 tanesi içilebilir durumdadır. Dolayısıyla hayatımızın olmazsa olmazı olan suyun kıymeti apaçık ortadadır.

 

EN BÜYÜK SU İSRAFI TARIMSAL SULAMA

Ülkemizde suyumuzun %75’ini tarımda, %10’unu sanayide ve geriye kalan %15’ini ise içme ve kullanma amaçlı olarak yaşam alanlarımızda kullanıyoruz. Tarımda vahşi sulama yerine damlama su yöntemine geçilmesi ile su israfının önüne geçmeliyiz. Ayrıca, suyun israf edilmemesi yani yerli yerinde kullanılması kendi evimizden başlayarak en başta gelen çözümdür. Dört kişilik bir ailedeki günlük su tüketimine baktığımızda karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor. Tuvalet ihtiyacı için 15-25 litre, 5 dakikalık duşta 9-130 litre, küvette duşta 90-150 litre, akan suyla el yıkamada 8 litre, akan suyla diş fırçalamada 15 litre, elle bulaşık yıkamada 114 litre, bulaşık makinesi kullanımında 60 litre, elbise yıkamada 200 litre su kullanılıyor. Bunun yanında 8-10 litre su içiliyor ve yemek yapmak için de 40 litre su harcanıyor.

DİKKATLİ KULLANIM İSRAFI ÖNLER

Örneğin yine 4 kişilik bir ailede, diş fırçalama sırasında gerektiğinde musluğu açmakla 2 ayda yaklaşık 1 ton suyu tasarruf edebiliriz. Bu da yılda 6 ton su yapar. Böylelikle su faturamız düşeceği gibi, doğadan 6 ton az su çekmiş oluruz veya yetişkin 2 ağacın 1 yıllık su ihtiyacını karşılarız ya da 3000 kişinin 1 günlük içilebilir su ihtiyacını tasarruf ederiz.

SUYU BOŞA AKITMAYA HAKKIMIZ YOK

Ülkemizin de bir su fakiri ülke konumuna yaklaştığı gerçeğini gözönünde tutacak olursak, sahip olduğumuz suyu boşa akıtmaya hakkımız bulunmamaktadır. Doğanın güzelliği sudan gelir. Su gidince dünya yaşanabilirlilikten uzaklaşır, yerini çölleşen ve kuraklaşan topraklara bırakır. Arkasından da canlılar ölmeye başlar. Torunlarımızdan emanet aldığımız bu dünyaya zarar vermek, torunlarımıza yapacağımız en büyük kötülüktür. Sonuç olarak; suyu ve havayı korumalıyız ve temiz tutmalıyız, yeşili sevmeliyiz ve çoğaltmalıyız. En önemlisi de bu konuda bilinçli bireyler yetiştirmeliyiz.”

SEMİNER DEVAM EDECEK

Öztopal, bu seminerin hayata geçirilmesinde emeği geçen Kayabey Ortaokulu Müdürü Nazım Demir, Müdür Yardımcısı Selda Agar ve Mehtap Yılmaz’a teşekkürlerini ifade ederek, bu seminerin önümüzdeki aylarda Ayvalık, Burhaniye, Kepsut, Sındırgı, İvrindi, Savaştepe, Bigadiç ve Erdek ilçelerinden talepte bulunan okullarımıza da verileceğini dile getirdi.