Zekai Kafaoğlu’nun Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından Altıeylül Belediye Başkanlığı görevini devralan Hasan Avcı dün Gazeteciler Cemiyeti’nin konuğu oldu. Tarihi Paşa Konağı’ndaki Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi ve Medya Merkezi’ni ziyaret eden Hasan Avcı, Balıkesir’in ileriye taşınmasında yerel basının önemli olduğunu söyledi.

Cemiyet Başkanı Ramazan Demir tarafından ağırlanan Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı, yerel basının daha kaliteli hale gelmesi için çaba sarf edilmesi gerektiği belirtti. Avcı, yerel basının kalkınmasında üzerlerine düşeni yapmaya da hazır olduklarını bildirdi.

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi ve Medya Merkezi’ni de gezen Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı’yı, Balıkesir’in basın tarihi konusunda Cemiyet Başkanı Ramazan Demir bilgilendirdi. Demir, Osmanlı döneminden günümüze kadar kullanılan gazetecilik materyallerini Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı’ya tanıttı.

 

PARAVAN GAZETECİ VE GAZETELERE DİKKAT

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ramazan Demir Hasan Avcı’yı konuk ettiği Tarihi Paşa Konağı’nda paravan gazete ve gazeteciler konusunda uyarılarda bulundu. Demir şunları söyledi:

“Balıkesir gazetecilik açısından zengin illerden bir tanesiyiz. Basın-yayın organının en fazla olduğu dördüncü, beşinci vilayet Balıkesir. Elbette bizim Balıkesir gazeteleri kaliteli ama bunun yanında çeşitli paravan gazete ve gazeteciler de var. Bunlarla baş edilmesi noktasında hem siyasilerin, hem yerel yönetimlerin hem de il yöneticilerinin de desteğini, katkısını bekliyoruz. Bunu yıllardır tekrar ediyoruz ama zaman zaman da sonuç alamamanın burukluğunu yaşıyoruz. Paravan gazete ve gazetecilere ilan, reklam gibi destek verilmesi ya da şantajdan korkup, ürküp para verilmesi sadece gazeteciliği değil Balıkesir ve toplumu da lekeliyor diye düşünüyoruz. Bu noktada sizlerin daha duyarlı olmasını rica ediyorum.

KAFAOĞLU’NUN YOLUNDAN DEVAM EDİN

Altıeylül Belediyesi’nde Zekai Kafaoğlu iyi bir imaj bıraktığını düşünüyoruz. Gerçekten Balıkesir’de ilçelere de gittiğimizde Zekai Kafaoğlu dediğinizde insanların sıcak bakışları var. İnşallah sizlerde onun bıraktığı yolda ilerlersiniz.

 

ÜLKEMİZ KRİTİK BİR SÜREÇEN GEÇİYOR

Kurtuluş Savaşı’nda Kuvayi Milliyeciler Balıkesir’de çıkardıkları gazeteleri yumurta sepetlerinde ve saman çuvallarında götürüp Bergama Cephesi’ne, Soma’ya, diğer illere dağıtıp halkın aydınlanmasını, bilinçlenmesini sağladılar. Bunu yapan gerçek gazetecilerdi. İşte Hasan Basri Çantaylar, Mustafa Necatiler, Vasıf Çınarlar, Ali Çetinkayalar’dı. Bu dönemde de Türkiye gerçekten çok kritik bir süreçten geçiyor. Bu süreçte ülkesini seven, siyasi görüşü ne olursa olsun bütün Türkiye sevdalılarının tek yürek, tek ses olması gerekiyor. Eğer içeride hainler varsa, bu hainlere karşı balyoz vurulacaksa hep birlikte vurulmalı. Bizim düşmanlarımız daha çok. İşte yaşananlar ortada; Amerika’nın Kudüs ile ilgili kararı ve İsrail Başbakanının Türkiye’ye hakaret eden sözleri. Bunlarla mücadele edeceksek elbette basın yayın yoluyla da edeceğiz. Sadece topla, tüfekle mücadele edilmiyor. Bu nedenle bu ülkenin aydınlarına, bu ülke için canını veren insanların hepimiz yanında yer almalıyız.”

GAZETELERE DÜŞEN BÜYÜK GÖREV VAR

Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı ise yerel gazetelerin bir şehrin en önemli unsuru olduğunu kaydetti. Avcı şunları ifade etti:

“Tarihi bir mekanda, gerçekten şehrimiz için bir kazanç olan Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etmekten çok büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Dünyamız algıyla yönetilmeye çalışılıyor. Bugüne kadar hep algıyla gelmiş. Ama inşallah bugün algılara dur diyen bir liderimiz var. Onun peşinde bizim gazetecilerimize de düşün çok büyük vazifeler var. Kuvayi Milliye döneminde gazetecilik, mihmandarlık yapmış büyüklerimizden bahsettiniz. Onlar o dönemde gazete çıkardı. İnsanlara yaşananları, bilgileri ulaştırmak için gayret ettiler.

 

ALGIYLA EN BÜYÜK MÜCADELEYİ GAZETECİLERİMİZ VERİYOR

Tabi gazetecilik çok önemli. Çünkü dünyanın gücünü elinde bulunduran topluluklar, medya ve gazete yoluyla algıyla yollarına devam ediyorlar. Zulmediyorlar, kendileri zalimler, ama zulüme uğramış gibi algıyla uğraşmaya çalışıyorlar. Yine keza dün bakın katil devlet İsrail’in, katil başbakanı diyor ki; ‘teröristi destekleyen cumhurbaşkanını biz dinlemeyiz’ diyor. Halbuki baktığınız zaman teröristleri desteleyen değil, bilhassa terörist olan bir devlet. Bugün orada Müslümanlara zulmetmeye çalışıyor ama bunlar hep algıyla işlerini götürmeye çalışıyor. Bunların karşısında en büyük mücadele edecek yine bizim gazetecilerimiz. Onun için ulusal ve uluslararası basının gerçekten çok güçlü olması lazım. Anadolu Ajansı çok büyük ataklar yaptı. Biz de gerçekten Türk Milleti’nin bir neferi olarak Anadolu Ajansı’nın yaptığı ataklardan dolayı çok mutluyuz.

YEREL GAZETELERİN KALİTESİ ARTMALI

Yerelde de bizim gazetecilerimizin gerçekten kalitesini artırarak, gerçek manada habercilik yapan habercilerimizin olması lazım. Biz de yerel yöneticiler olarak bu arkadaşlarımıza destek vermemiz lazım. Merdiven altı kişilere çok fazla itibar etmememiz lazım. Bizde bunun bilincindeyiz. Gerçekten şehrimizde gazetecilik yapan, insanlara gerçek manada haberi ulaştıran gazetecilere çam sakızı, çoban armağanı cihetinden destekleme yönünde gayretimiz olacak. Ama tabi diğer menfi taraftaki kişilerle de elbette hep beraber, birlikte mücadele etmemiz lazım. Gerçekten şehrimize doğru haberleri, doğru yöntemlerle ulaştıran gazetecilerimizi sizin vasıtanızla tebrik ediyorum. Yani bu şehir, bu memleket hepimizin memleketidir. Bu memlekette sadece Cumhurbaşkanıyla, sadece valiyle, sadece Büyükşehir Belediye Başkanıyla, sadece ilçe belediye başkanlarıyla bu memleketin kurtulması, ilerlemesi mümkün değildir. Aynı bir ordu düşünün; eskiden atlı süvariler vardı, şimdi kara kuvvetleri, deniz kuvvetleri, hava kuvvetleri var. Orda bir bütündür. İşte gazetecilik cemiyeti de, basın da, gerçekten bu konuda önemli bir yer iştigal ediyor. Biz hep birlikte memleketimize nasıl daha iyi tanıtabiliriz, memleketimizi nasıl daha iyi yükseklere ulaştırabiliriz bunun mücadelesi içinde olmamız lazım. Bununla ilgili de tabi yerel yönetici olarak üstümüze düşenlerin farkındayız. İnşallah birlik ve beraberlik içerisinde şehrimize güzel hizmetleri hep beraber yaparız diyorum. Sizin gerçekten yükünüz ve mesuliyetiniz çok ağır. Onun için kalitenin; özellikle yerel basında bir an önce artması lazım.

 

BİZİM BİZDEN BAŞKA DOSTUMUZ YOK

Bilindiği gibi Birinci Dünya Savaşı yaşadık ve biz de bu savaşa girdik. Bu savaşa girdiğimizde yanımızda olanlar vardı, karşımızda olanlar vardı. Şu an inanın Üçüncü Dünya Savaşı yaşanıyor. Bu dünya savaşı yaşanırken bir tarafta Türkiye, diğer tarafta tüm dünya var. Türkiye’nin yanında kimler var? Mazlumlar var, zulme uğrayan sessiz çoğunluklar var. Bu mazlumların duasıyla, Allah’ın izniyle biz bu memleket olarak bu işin altından kalkacağız. Ama birlik ve beraberlik içerisinde olmamız lazım. Şu an uluslararası dünyada yapayalnız olmamızı bilmemiz lazım, biz birbirimize sahip çıkmamız lazım. Bu sadece Ak Parti’nin sorunu değil. Cumhurbaşkanımızın çok güzel bir tabiri var: ‘Ak Partinin bekası, Türkiye’nin bekasına dönüştü’ diyor. Bu aslında böyle olmamalı. Sadece Ak Parti değil. Bu iktidarıyla, muhalefetiyle, diğer partilerle bir bütün olarak bugün memleketimize sahip çıkmamız lazım. Maalesef Kudüs ile ilgili bir karar alınıyor, gerçek manada tek sesi çıkan Türkiye var. Bir tek İslam ülkesi Türkiye mi? Bir sürü İslam ülkemiz var. Onun için bizim son kale, tek kale, yalnız kale şu an Türkiye olduğu için Türkiye’ye sahip çıkılması lazım.

TÜRKİYE YIKILIRSA İSLAM ALEMİ DE YIKILIR

Allah muhafaza Türkiye yıkılırsa, bugün Kudüs hemen yıkılmış olacak. Arakan, Şam, Irak yıkılmış olacak. Velhasıl Türkiye yıkılırsa bütün İslam Alemi yıkılmış olacak. Mazlumlar sahipsiz kalacak, garipler yetim, öksüz kalacak. Onun için gerçekten devletimizin, milletimizin kıymeti iyi bilinmeli. Hz. Allah bu millete İslamın sancaktarlığını vermiş. Bugün şerefle görüyoruz ki; henüz bu İslamın sancaktarlığını bu milletten almamış. Bu millet İslam sancaktarlığını yapmaya devam ediyor. Nerede bir mazlum inlese, önce elini uzatıyor. Bugün Arakan’ın nerede olduğunu memleketimizde bir çok insan bilmez. Ama Arakanlı Müslümanlarla birlikte ağlıyoruz. Bugün en büyük yardımı onlara biz gönderiyoruz. Onun için gerçekten ülkemizin, Cumhurbaşkanımızın kıymetini iyi bilmeli. Birlik, beraberlik içerisinde, kendi şahsi menfaatlerimizi artık bir kenara koymalı, bu millete, bu memlekete sahip çıkmalıyız. Yoksa Allah muhafaza sonumuz kötü. Biz de yıkılırsak bizi tutacak, kavrayacak, bizi bağrına basacak ikinci bir topluluk maalesef yok.”