CHP’li Aytekin’in açıklaması şöyle:“16 yıldır Milli Eğitimi yap boz modeliyle işleten, çocukları kobay olarak kullanan iktidar, son karnesini LGS sonuçları ile almıştır. Temel zorunlu eğitim süresi kadar ömrü olmayan bakanların, deneme tahtasına çevirdiği Milli Eğitim’de, son 16 yılda 8 bakan değişmiş, sınav sistemlerinde ise 6 kez değişiklik yapılmıştır. Eğitim bir sistem bütünlüğüdür. Eğitimde süreklilik olmadığı takdirde geleceği inşa etme olasılığınız yoktur. Türkiye’deki eğitim sisteminin mezun ettiği bir çocuk dünyadaki akranlarıyla kıyaslandığında kendini kendi dilinde dahi ifade edememekte, dünya ve özellikle de Avrupa standartlarının çok çok gerisinde kalmaktadır.

Okulları imam hatiplere çevirerek, ders içeriklerini bilimden soyutlayarak yeni ve “dahiyane” bir çözüm bulan iktidar ‘çocuklara nasıl eğitim verilemez’ sorusunun cevabını tüm dünyaya 16 yıllık bir çalışmayla vermiştir.

Okullar, ideolojik olarak ele alınmış bilimden uzaklaşılmış ve çocukların gelecekleri karartılmıştır. Küçücük çocuklarda yaşanan kaygı bozuklukları, gelecekte yaşanacak olası psikolojik sorunları da beraberinde getirmiştir.

Son örneğini LGS 2018’de gördüğümüz bu çarpıklık her yönüyle bu sistemi kuranların, bu sistemin inatla iyi olduğunu savunanların sonucudur. LGS’de başarısız olan sistemdir, çocuklar değil. 1 milyon öğrencinin girdiği sınavda 500 bin öğrenci tercih yapmış, yalnızca 30 bin öğrenci ilk tercihine yerleşmiştir. 127bin480 kontenjana 437bin70 aday başvurmuş, sistemin hataları yüzünden okul ortalaması 96 olan,  %3’lük, %5’lik dilimlere giren öğrenciler açıkta kalmıştır.

Çember sistemi diye getirdikleri bir sistemle, öğrencileri ikametine yakın okullarda tercih zorunluluğu mevcuttur.  İlçelerde yeterli sayıda Anadolu, Fen ve meslek lisesi yoksa da iktidarın ideolojik alt yapısıyla bütünleşen ve sayıca daha çok olan eve en yakın yerlerde açılan İmam Hatip Liseleri zorunlu tercih kategorisine dolaylı olarak girmiştir.

Bu sistemin sürdürülebilirliği yoktur. İktidarın kendi politikalarıyla katlettiği gelecek nesillere özür borcu vardır. Bu eğitim sistemi içerisinde geçen her gün ülkenin beşeri potansiyel sermayesine zarardır.”