KESK Şubeler Platformu adına basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Şube Başkanı Abdurrahman Bulut emekçilerin insanca yaşamın yanında hak ettikleri ücreti almak istediklerini söyledi. Bulut’a basın toplantısında Tarım Orkam Sen Yönetim Kurulu Üyesi Ekber Gün, ESM Şube Başkanı Saim Tosun, Tüm Bel Sen Yönetim Kurulu Üyesi Feridun Güngör, BES Şube Başkanı Sevgi Erdem Coşar ile SES Şube Başkanı Mehmet Karadağ eşlik etti.

 KARANLIK BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ

KESK Şubeler Platformu adına yapılan açıklamada kamu emekçilerinin istekleri dile getirilerek, bu istekleri yerine getiren partilere destek vereceklerini ifade edildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Tarihimizin belki de en karanlık döneminden geçiyoruz.  20 Temmuz 2016 tarihinden bugüne süren OHAL ile hukuksuzluğun, adaletsizliğin, emeği hedef alan saldırıların merkez üssü haline getirilen bir ülkede hayatta kalma mücadelesi veriyoruz. AKP ve MHP, iktidar ortakları olarak, parlamentoyu işlevsiz hale getirip, anayasayı askıya aldı. Hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerini yerle bir ettiler. OHAL’i yaşamımızın her hücresine müdahale etmenin aracı haline getirdiler. Gece yarıları çıkardıkları KHK’ler ile 116 bin kamu emekçisini hiçbir soruşturma ve mahkeme süreci olmadan sorgusuz, sualsiz işinden, ekmeğinden ettiler.

MASUMİYETİ YOK SAYDILAR

Hukukun en temel normlarını tepe taklak edip masumiyet karinesini yok saydılar.  Neyle suçlandığını dahi bilmeyen 116 bin kamu emekçisini bir yıl sonra kurdukları OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna havale edip, ‘git suçsuzluğunu ispatla’ dediler.  11 yıl boyunca ‘beraber yürüdük biz bu yollarda’ nakaratını tutturdukları yapıya karşı, birileri gibi, 15 Temmuz’dan sonra değil,  kurulduğu günden beri mücadele eden konfederasyonumuz KESK’i kriminalize etmeye çalıştılar, hedefe koydular. 

 BİNLERCE KAMU EMEKÇİSİNİ İŞİNDEN ETTİLER

Yandaş sendika ile işbirliği yaparak fişleme, suçlama ve ihbarcılık sistemini esas alarak bağlı sendikalarımız üyesi 4.218 kamu emekçisini işinden, ekmeğinden ettiler. Yüzbinlerce kamu emekçisinin işsiz bırakıldığı, intihara sürüklendiği koşulları görmezden geldiler. Yaşanan hukuksuzluğa, keyfiliğe karşı çıkanları ‘mağduriyet edebiyatı yapmakla’ itham ettiler.

Şimdi de 22 aydır sürdürdükleri bu anti demokratik, hukuksuz düzeni süresiz ve kalıcı hale getirmek istiyorlar.

 24 HAZİRENDE SÖZÜ BİZ SÖYLEYECEĞİZ

24 Haziran’da ya yasama-yürütme-yargıdaki kuvvetler ayrılığı ilkesinin iktidar lehine ortadan kaldırıldığı, parlamentonun etkisiz ve göstermelik olarak varlığını koruyacağı, padişahlık yetkileriyle donatılmış bir başkanlık sistemi ya da eşit, özgür, barış içinde ve laik bir düzenin kurucu zemini olacak bir seçim yaşanacak.

 KAMU EMEKÇİLERİNİN İSTEKLERİ

Eğitim, Sağlık ve Sosyal Güvenlik başta olmak üzere herkese eşit, ücretsiz, ulaşılabilir kamu hizmeti, insanca yaşanacak bir ücret, herkesin gelirine göre vergilendirileceği vergi adaleti, ILO sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası standartlar çerçevesinde demokratik, katılımcı ve özgür TİS gerçekleştirilmesini, grev hakkının engellenmesinden vazgeçilmesini istiyoruz. Çalışanların ortak örgütlenmesini içeren yasa düzenlemesini, kurallı çalışma, iş güvenceli ve kadrolu istihdamın sağlanmasını, taşeron çalışmanın yasaklanmasını, çalışma yaşamında ayrımcı, cinsiyetçi politikalara son verilerek kadınları daha fazla sefalete, yoksulluğa, açlığa mahkûm eden politikaların terk edilmesi ve istihdamda kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasını istiyoruz.

 KADINA YÖNELİK ŞİDDET İSTEMİYORUZ

Kadına yönelik her türlü şiddeti, tahakkümü ve ayrımcılığı ortadan kaldıracak politikaları kadınlarla birlikte üreten ve hayata geçiren, cinsiyet eşitlikçi ve özgürlükçü programların oluşturulmasını, atama ve yer değiştirmelerde güvenlik soruşturması, mülakat gibi uygulamalara son verilmesini, objektif kriterleri esas alıp tarafların eşit katılımıyla komisyonlar oluşturarak, istihdamın siyasal çıkarlardan arındırılmasını, Varlık Fonu’nun lağvedilerek bu fona devredilen kurumların herkes tarafından ulaşılabilir, eşit kamusal hizmet vermesinin sağlanmasını talep ediyoruz. Ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını, kadrolaşmayı hedef alan, iş barışını bozan, emek karşıtı performans sisteminin geri çekilmesini, Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’na konan çekincelerin kaldırılmasını, BES (Bireysel Emeklilik Sistemi)’in kaldırılmasını, Kamu-Özel İşbirliği ile yapılan Şehir Hastaneleri Projesi’nden vazgeçilmesini, üniversiteleri bölme uygulamasının derhal durdurulmasını talep ediyoruz.

 ÖRGÜTLENME ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALKMALI

Gerici eğitime, laiklik karşıtı faaliyetlere son verilmesini, sendikal ayrımcılığı içeren politikalardan vazgeçilerek örgütlenme önündeki engellerin kaldırılmasını, bütçe hakkı çerçevesinde toplumun tüm kesimleriyle birlikte adil bir vergi toplama ve eşit bölüşümü esas alan bütçeleme anlayışının hayata geçirilmesini, özelleştirilen tüm kurumların yeniden kamusallaştırılmasını, nükleer enerji tesislerinin kapatılmasını, doğamızı talan eden, suyumuzu/ toprağımızı piyasaya açan, tarımsız bir geleceği inşa eden tüm politikalara son verilmesini bekliyoruz.

 GERİCİ EĞİTİM İSTEMİYORUZ

Gerici eğitim politikaları, ataerkil tahakküm, toplumsal ilişkilerin dinsel referanslarla yeniden dizayn edilmesi, “dindar ve kindar” nesil yetiştirme hedeflerinin sonuçlarından biri olarak ortaya çıkan çocuk istismarlarının engellenmesine yönelik kapsamlı politikalar geliştirilmesini, toplumsal cinsiyet, yaş, sağlık durumu, azınlık olma durumu, engellilik, göçmen ya da sığınmacı olma, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularının Anayasa’nın 10. maddesine ayrımcılık yapılamayacak koşullar olarak açık bir şekilde eklenmesini istiyoruz.

 BASKILAR SON BULSUN

Siyasal Partiler ve Seçim Yasalarının değiştirilmesini, seçim barajının kaldırılmasını, bu çerçevede yeni bir anayasa hazırlanmasını, OHAL/KHK rejiminin sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını, hukuksuzca ihraç edilen, açığa alınan tüm emekçilerin işlerine geri dönmelerinin sağlanmasını ve arada geçen sürede ortaya çıkan zararlarının/mağduriyetlerinin giderilmesini, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme hakkına yönelik ihlallerin ve baskıların son bulması, demokratik hak ve özgürlükleri kısıtlayan TMY’nın kaldırılmasını bekliyoruz.

 POLİS DEVLETİ ANLAYIŞIYLA GETİRİLEN YASALARI İSTEMİYORUZ

Özgürce toplantı, gösteri ve yürüyüş yapmanın önünde engel olan 2911 sayılı yasadaki hürriyeti bağlayıcı hükümlerin ve başta İç Güvenlik Yasası olmak üzere polis devleti anlayışıyla getirilen tüm yasaların kaldırılmasını, son yıllarda yargının siyasi iktidarın denetimi altına girmesine neden olan girişimlerin sonlandırılarak yargı bağımsızlığını tesis edecek düzenlemelerin yapılmasını, tüm toplumun tek mezhep üzerinden şekillendirilmesine, kamusal hizmetlerin ve hayatın her alanının dinselleştirilmesine son verilmesini, kamu emekçilerinin siyaset yapma hakkının ve siyasal partilere üye olabilmelerini olanaklı kılacak yasal düzenlemenin yapılmasını, esas alan siyasal programları destekleyecekler.