Balıkesir Tabip Odası Başkanı Dr. Necdet Uçan 2107 yılının hekimler ve sağlık çalışanları açısından olumsuz geçtiğini söyledi. Hekimlere yönelik şiddet olaylarının 2017 yılında arttığına da dikkat çeken Dr. Necdet Uçan, yetkililerin bu konuda gerekli önlemleri almasını bir kez daha istedi.

2018 yılında yaşanan olumsuzlukların sona ermesini dileyen Tabip Odası Başkanı Necdet Uçan, “ İnsan yaşamının sorumluluğunu üstlendiğimiz ve onurla sürdürdüğümüz meslek hayatımızda düzelmeyen yoğun ve yorucu çalışma koşulları, uzun süreli çalışma saatleri, mesleğimizi uygularken yaşadığımız duygusal ve fiziksel yüklenmenin getirdiği yıpranma, yetmezmiş gibi şiddete uğrama riskimiz, değersizleştirilen emeğimiz ve mesleki kimliğimiz, güvencesizlikle yaratılan geleceksizlik” diye konuştu.

 

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMLARI ÇALIŞMA KOŞULLARINI BOZDU

2018 yılını değerlendiren Tabip Odası Başkanı Dr. Necdet Uçan şunları söyledi:

“Ülkemizde 14 yıldır uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı, hekimlerin çalışma koşullarını bozmuş, özlük haklarını elinden alıp hekimlik değerlerini aşındırmıştır. Hekimlerin tüm karşı durma çabalarına rağmen, performansa dayalı ücretlendirme yöntemi, hekimliği piyasa koşullarına sürükleyerek hekimlik uygulamalarını tartışılır hale getirmiştir. Mevcut sağlık politikaları, hekimlerin iş güvencelerini ortadan kaldırmıştır. Sağlık alanında uygulanan sözleşmeli, esnek ve taşeron çalışma biçimleri mesleki değerlerimizin aşınmasının diğer nedenleridir.

MHRS 10 DAKİKA ARAYLA RANDEVU VERİYOR

Hastaların sağlıklarını korumak yerine, memnuniyetleri ön plana çıkartılıyor. Memnuniyetle sağlık birbirinden farklı değerlendirilmesi gereken şeyler. Burada önemli olan hastaya nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmek fakat bu şartlarda çok mümkün olmuyor. Ne kadar çok hasta bakarsanız çalıştığınız kuruma o kadar çok getiriniz oluyor. Fiziksel yorgunluğun ötesinde psikolojik yorgunluk da oluyor. Çünkü Dünya Sağlık Örgütünün istediği normlarda istediğiniz hastaya bakıp yeterli zamanı ayıramıyorsunuz. Merkezi Hastane Randevu Sistemi otomatik olarak 10 dakikada bir randevu veriyor, bir de hastane müracaatları araya girince 5 dakikada bire düşüyor muayene süresi.

HEKİMLER AĞIR İŞ YÜKÜ ALTINDA ÇALIŞIYOR

Her bir hekim poliklinikte her gün onlarca hastaya ve kısa sürelerle bakıyorlar. Yetmiyormuş gibi idareler tarafından sekreterlik hizmetleri de hekimlere yaptırılmaya çalışılmaktadır. Hem hasta mahremiyeti hem de poliklinik ortamında yaşanması olası bir durum veya şiddet durumunda hekimin yanında mutlaka sağlık eğitimi almış yardımcı personel bulunmalıdır. Bu, bir insanın kaldırabileceğinden çok daha fazla yüktür.  Hekimler ağır bir iş yükünün çözümü için, özel hastanelerde olduğu gibi, hasta sayısının sınırlandırılması ve nöbet ertesi hak kaybı olmadan çalıştırılmamanın sağlanması gerekmektedir.

SAĞLIKLI KOŞULLARDA HİZMET VERMEK İSTİYORUZ

Hastalarımıza sağlıklı yaşam önerilerinde bulunurken, bizler de sağlıklı koşullarda hizmet vermek istiyoruz. İnsan yaşamının sorumluluğunu üstlenerek, onurla sürdürdüğümüz meslek hayatımızda, bizlerden; yoğun ve yorucu koşullarda, uzun saatler çalışmanın ve mesleğimizi uygularken yaşadığımız duygusal-fiziksel yüklenmenin getirdiği yıpranmayla ve şiddete uğrama riski altında çalışmamız isteniyor. Güvencesizlikle yaratılan geleceğe ilişkin belirsizlik, uzayan atama süreçleri, ihraç edilme, güvenlik soruşturmalarının olumsuz çıkması gibi olumsuz beklentiler ve endişe içinde yaşamamız bekleniyor. Sistem çarpıklıklarla dolu ve mantıksal değil. Mutsuzluğun üstüne bir de bedensel yük biniyor. Doktorun yorgunluğunu, sağlıklı bakabileceği hasta sayısını rasyonel bir çerçevede düşünüp sistemi ona göre kurmak gerekiyor. Çünkü bu sadece doktorları değil hastaları da etkiliyor.

MODERN HASTANE BİNALARI SORUNLARI ÇÖZMÜYOR

Modern hastane binaları yapmak sorunu çözmüyor. Bu binaların içerisinde verilen hizmetin kalitesini artırmak gerekiyor. İşlevselliği artırmak, bürokrasiyi azaltmak, uygun çalışma koşulları ve insani yaşama uygun dinlenme odaları vb. gerekiyor. Hekimlik mesleği hem eğitimi, hem de sürekli olarak insanlarla ve sorunlarla uğraşması nedeniyle çok zor bir meslektir. Son verilere göre Sağlıkta Dönüşüm Projesi sonunda gelinen noktada; poliklinikte bakılan hasta sayıları ve ameliyat sayıları 5 kat artmış, acil servislerde ise meslektaşlarımız dünyada, nüfusunun neredeyse 1,5 katı hasta bakılan tek ülke konumunda hasta bakmaktadır. Oysaki ülkemizde hekim veya sağlık çalışan sayısı bu kadar artmamıştır.

SAĞLIK HİZMETLERİ ARASINDA KOORDİNASYON KURULAMIYOR

Aile Hekimlerine her gün yeniden icat edilen sağlık raporları, gereksiz iş ve angaryalar yüklenerek, ucube, çalışma barışını bozan sıfır nüfuslu Aile Sağlığı Birimleri oluşturulmaktadır. Sevk zinciri sistemi bir türlü kurulamadığından hastanelerde yığılmalara neden olunmaktadır. İlimizde 1.2. ve 3. Basamak sağlık hizmetleri arasında koordinasyon kurulamamaktadır. Çünkü her basamak kendi sorunları ile boğuşmaktadır. Nitelikli tıp eğitimi, iyi hekimliğin temeli olup, Her ile bir üniversite ve çoğu Üniversitelerde Tıp Fakültesi açılarak Tıp Fakültelerinde artan kontenjanlar, alt yapı eksiklileri ve yetersiz öğretim eleman sayısı nedeni ile kaygı duyulmaktadır.

FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK ŞİDDETE MARUZ KALIYORUZ

Bu kadar özverili çalışmanın bir ekonomik karşılığı olmadığı gibi aksine hekimlik değerleri ayaklar altına alınmakta, SABİM, BİMER ALO 184 gibi hatlarla da hekimlerin şikâyet edilmesi istenmekte ve hekimler giderek artan oranda fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmakta, ölmekte ve hatta öldürülmektedir. Her saat başı bir sağlık personeli şiddete uğramaktadır. İş güvencesi olmayan bir hekim, özgür olamaz ve mesleğini icra ederken kendini baskı altında hisseder. Hekimlerin iş güvenceli ortamda çalışması, sadece hekimler açısından değil, hasta haklarının korunması açısından da çok önemlidir.

ÇALIŞMA SÜRELERİ BÜYÜK SIKINTI

Hekimlerin büyük bir bölümü haftalık çalışma saatlerinin çok üzerinde çalışmaktadır. Çalışma süreleri, fazla mesailer ve nöbetler de içinde olmak üzere haftada 48 saati aşmamalıdır. Hekimler açısından, yaşadıkları mesleki sorunları paylaşma ve çözüm üretme olanağı vermesi açısından son derece önemli olan ortak mekânlar, dinlenme odaları ortadan kaldırılmıştır. Düzenlenmesi gerekir. Hekimlik mesleği mekanik bir meslek değildir. Sosyal ortam çok önemlidir. Hekimlere insanca yaşayacak ücret talebi; mesleki bağımsızlık, iyi hekimlik için olumlu çalışma koşulları, nitelikli çalışma için gerekli olanaklardan ayrı düşünülemez. Performansa dayalı ek ödeme sisteminden vazgeçilmelidir. Hekimler; emekliliğe yansıyacak, güvenceli, emeklerinin karşılığı olan bir ücretlendirme politikasıyla, tek işte çalışarak insanca yaşamaya yetecek bir ücreti elde etmelidirler.

MESLEKTAŞLARIMIZIN ÇIĞLIĞINI DUYUN

Umut dolu bir gelecek için yıllarını verdiği zorlu sınavlar ve eğitimlerden sonra kendini, yaşamını bu mesleğe adayan ve mesleğini yaşamıyla bir tutan bizler, iyi hekimlik yapabileceğimiz koşullarda çalışmak istiyoruz. İşlemeyen bir adalet algısı, düzelmeyen olumsuz çalışma koşulları, baskıcı uygulamalar, bir yandan tükenmişlik yaratırken diğer yandan dışa vurulamayan bir öfkeye neden olmaktadır.  Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm yetkilileri, meslektaşlarımızın çığlığını duymaya, hayatları sonlandırmaya kadar götüren koşullara ilgisiz kalmamaya günlük hayatı kolaylaştırmak ve çalışma koşullarını düzeltmek yerine her gün ilave zorluklar ve iş yükü yüklenmesini istemiyoruz.”