Halk Özel Harekatı (HÖH) adıyla bazı grupların silahlandığı yönündeki çeşitli yayınlar ve sosyal medyadaki paylaşımlar sürerken, Hürriyet yazarı ve Kanal D Ana Haber sunucusu Ahmet Hakan da konuyu haber bülteninde gündeme taşıdı.

Kendilerini Halk Özel harekatı olarak tanımlayan çeşitli grupların varlığına ilişkin haber sonrasında, CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’a konuyla ilgili düşüncelerini paylaştığı bir açıklama gönderdi. Havutça “Ülkemizin atlattığı bunca badire ve kumpası bir kenara bıraksak da, bulunduğumuz coğrafyadaki ülkelerin yaşadığı yıkımların, iç savaşların ve rejim değişikliklerinin başlangıcı bu tip masumane görünümlü düzenlemelerden kaynaklanmaktadır” dedi.

CHP Balıkesir MilletvEkili Namık Havutça’nın, Ahmet Hakan’a gönderdiği açıklama şöyle:

“Sayın Ahmet Hakan; Biz bu ülkede namaz kılıp, başı secdeye giden vatan hainlerini gördük.

Biz bu ülkede 15 Temmuz günü vatani görevi için askerde olan erlerin ve öğrenci olan askerlerin palalı caniler tarafından doğrandığını, sivil linçleri ve hatta askeri öğrencinin kafasının kesildiğini gördük.

Biz bu ülkede Balyoz ve Ergenekon kumpaslarıyla Atatürkçü ve cumhuriyetçi vatanseverlerin ülkeye verdikleri hizmetlerin ve liyakatların hiçe sayılarak vatan haini ilan edildiklerini ve de cezaevlerinde kahroluşlarını gördük.

Biz bu ülkeyi ele geçirmeye çalışıp, ülkeyi emperyalizme peşkeş çekmeye çalışan rejim düşmanlarını gördük.

Biz zamanın demokrat ülkesi İran’ın sokaklarında şimdilerde mollalar tarafından kadınların kırbaçlandığını gördük.

Biz Irak’ta yaşanan dramları gördük. İnsanların katledilişini gördük

Biz yakın zamanda Suriye’nin işgalini, ülkede yaşana iç savaşı, milyonlarca insanın, kadın, çoluk-çocuk, yaşlı demeden bombalanmasını, evsiz kalmasını gördük.

Biz şimdi kendi ülkemizde,

Sizin de haberini yaptığınız Halk Özel Harekâtı (HÖH) gibi birçok grup ve karanlık yapının yoğun bir şekilde silahlanmakta ve kendilerine vazife çıkarmakta olduğunu da gördük.

Ben Cumhuriyet Halk Partili Hukukçu bir milletvekiliyim ve aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonunun da üyesiyim.

Bu 696 sayılı KHK’nın içeriğiyle ilgili yaptığım hukuki bir tespittir;

İç savaş çığırtkanlığı değil, milletimizin ilerde karşılaşabileceği sürecin boyutlarını anlatmaktır.

Bir siyasetçinin görevi, testi kırılmadan uyarıda bulunmaktır.

Kimse bizlerin MHP gibi olmasını beklemesin

Bizler MHP gibi iktidarı eleştirenleri eleştirecek değiliz.

Tabi ki iktidarın yanlışına yanlış diyebilmeli bu konuda da kamuoyunu bilgilendirmeliyiz.

Bizler hür irade ve vicdana sahip bireyler olarak şahsımın uzmanlık alanı olan bu konudaki endişemi dile getirmem tamamen hukuksal gidişatı değerlendirmemden kaynaklanmaktadır.

Ülkemizdeki vicdanlı birçok kişi tarafından olduğu gibi hukukçular tarafından da endişe verici bir KHK olduğu belirtilmesine rağmen, gerekeli düzenlemeler yapılmadığında bu yanlışlığın ileride yaratacağı büyük tehlikeye dikkat çekmek her vatanseverin görevidir.

Ülkemizin atlattığı bunca badire ve kumpası bir kenara bıraksak da, bulunduğumuz coğrafyadaki ülkelerin yaşadığı yıkımların, iç savaşların ve rejim değişikliklerinin başlangıcı bu tip masumane görünümlü düzenlemelerden kaynaklanmaktadır.”