TSK’nın, Afrin’e başlattığı ‘Zeytin Dalı Operasyonu’ ile yeniden gündeme gelen yerli ve millî savunma sanayii konusunda, TBMM Sanayi Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız’ın hazırladığı raporda, operasyonlarda kullanılan millî silahların detaylarına dikkat çekildi. Altunyaldız, operasyonlarda kullanılan silahların yüzde 75’inin yerli olduğunu, 16 yıl önce yüzde 80 oranında dışa bağımlı ve uluslararası silah şirketlerinin tekelinde olan Türk Savunma Sanayii’nin ihtiyaçlarının yüzde 60’ının artık yurt içinden sağlandığını vurguladı.

Altunyaldız ‘Türk Savunma Sanayi Artık Küresel Bir Marka’ başlığı ile hazırladığı raporda, Afrin Operasyonu ile yeniden gündeme gelen yerli ve millî silahlar ile Türk savunma sanayi konusunda özetle şu görüşlere yer verdi: Zeytin Dalı Operasyonunu yüzde 70-75 yerli ve millî silahlarımızla yürütüyoruz. 40 km’ye kadar menzil, dakikada 6 top mermisi atma ve 30 saniyede atışa hazır olma kabiliyetleri ile T-155 Fırtına Obüsleri; 70 mm çapında 8 km menzile sahip zırh delici Cirit füzeleri; 25 km menzilde 40 bin irtifada standart bombaları akıllı bombalara dönüştürme özelliğine sahip hassas güdüm Kit’leri, SOM Füzeleri PYD ve DEAŞ terör yuvalarını yerle bir ediyor.

İSTİHBARAT ENGELİ KALKTI
Operasyona katılan komandolar her hava koşulunda etkili, 600 metre menzilde dakikada 650 atış yapabilen millî piyade tüfeği MPT-76’yı kullanıyor. Özellikle yerli İHA’nın kullanılması görüntü ve istihbarat alımında herhangi bir ülkenin engeliyle karşılaşılmasının önüne geçiyor. Bu sayede de anlık refleksler gösterilebiliyor. İlk defa Afrin operasyonunda kullanılan Atak T129 Helikopteri 281 km seyir hızı, 500 adet mühimmatı, 20 km’ye kadar tespit kabiliyeti, 8 adet anti-tank mühimmatı ve 76 adet 70 mm güdümsüz roketiyle Zeytin Dalı Operasyonunun başarısının en önemli araçlarından.
Sınıra yerleştirilen KORAL elektronik harp sistemi 100 km menzilde düşman radar sinyallerini karıştırıyor. Zırhlı taşıyıcı üzerine monte edilen, tehditlere karşı parçacıklı mühimmatları kullanabilen namlulu alçak irtifa hava savunma sistemi KORKUT ile etkin savunma yapıyoruz...

 

SİLAH ŞİRKETLERİNİN TEKELİ BİTTİ
“Bundan 16 yıl önce yüzde 80 oranında dışa bağımlı, uluslararası silah şirketlerinin tekelinde olan bir savunma sanayiimiz vardı" diyen TBMM Sanayi Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, şöyle konuştu: Bugün savunma sanayiimiz, binden fazla şirketimizin, KOBİ’lerimizin, araştırma kuruluşlarımızın ve üniversitelerimizin katılımıyla millî bir yapıya dönüşmüştür. İhtiyaçların yurt içinden karşılanma oranı yüzde 25’lerden yüzde 60’lara yükselmiştir.

İLK YÜZDE ÜÇ TÜRK FİRMA
Dünyanın en büyük 100 savunma sanayii firması arasında üç firmamız bulunuyor. 2017 yılında ASELSAN 1 milyar 195 milyon dolar ciro ile 58’inci sıradan, 57’inci sıraya, TUSAŞ 1 milyar 83 milyon dolar ciro ile 72’inci sıradan 6’inci sıraya yükselmiş, ROKETSAN ise 363,7 milyon dolar ile 98’inci sıradan listeye girmiştir. Savunma sanayiimiz, 2002 yılında 1,3 milyar dolar seviyesinden, bugün yıllık 6 milyar doları aşan üretim gücüne; 248 milyon dolar ihracat kapasitesinden 2 milyar dolar ihracat kapasitesine ulaştı.
2002 yılında 66 olan proje sayısı 2018 yılında 600’e, sözleşmeye bağlanmış proje bedelleri toplamı ise 5,5 milyar dolardan 42,5 milyar dolara ulaşmıştır. Henüz sözleşme öncesi faaliyetleri devam eden projeleri de eklediğimizde yaklaşık 60 milyar dolarlık bir bütçe büyüklüğünden bahsediyoruz.

İŞTE MİLLÎ PROJELER
16 yıllık süreçte birçok millî projemiz hayata geçirildi. Millî tank ALTAY, zırhlı araçlarımız KİRPİ, KOBRA, Ejder Yalçın, MİLGEM Millî Korvet, ANKA ve BAYRAKTAR İnsansız Hava Araçlarımız, ATAK Taarruz Helikopterleri, HÜRKUŞ Temel Eğitim Uçağı, STAMP (Stabilize Makineli Tüfek Platformu-Deniz ve Kara araçları için), Millî Piyade Tüfeği, SOM, Seyir Füzesi, Cirit, Tank Savar, OMTAS-Orta Menzilli Tank Savar, UMTAS-Uzun Menzilli Tank Savar, HİSAR Hava Savunma Sistemi ile 1. ve 2. GÖKTÜRK Uyduları ilk akla gelenler.

2023’TE MUHARİP UÇAĞI
5. nesil savaş uçağımız Millî Muharip Uçağı yolda. Düşük görünürlük, dâhili silah yuvası, yüksek manevra kabiliyeti, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi teknoloji alanlarındaki çalışmaların sonucunda Türkiye, dünyada ABD, Rusya ve Çin’den sonra 5. nesil bir muharip uçağı üretebilecek altyapı ve teknolojiye sahip ülkeler arasında yer alacak. 2023 yılında geliştirilmiş prototipiyle ilk uçuşunu yapması planlanan Millî Muhabere Uçağımız 2030 yılında TSK envanterine girecek.