Balıkesir Üniversitesi’nde düzenlenen Okçuluk Kursu’nun açılışına katılan Dünya Etnospor Konfederasyonu Genel Başkanı Bilal Erdoğan, geçmişini bilmeyenlerin gelecekte başarılı olamayacağına vurgu yaptı.

Balıkesir Üniversitesi Çağış Kampusunda bulunan Burhan Erdayı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen Okçuluk Kursu’nun açılışına katılan Bilal Erdoğan burada Atlı Okçuluk ve Sanat Sanatları Derneği üyeleri tarafından karşılandı. Bilal Erdoğan için özel bir gösteri yapan Atlı Okçuları hayranlıkla seyreden Bilal Erdoğan daha sonra kurs açılışında yayla ok attı.

Düzenlenen açılışa Bilal Erdoğan’ın yanı sıra Vali Ersin Yazıcı, büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, Balıkesir Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Kerim Özdemir’in yanı sıra ilçe belediye başkanları ve öğrenciler katıldı.

 

 

GELENEKSEL SPORLARIMIZ YAYGINLAŞSIN İSTİYORUZ

Dünya Etnospor Konfederasyonu Genel Başkanı Bilal Erdoğan düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada ata sporlarının unutulmaması için çalıştıklarını söyledi. Bilal Erdoğan şunları kaydetti:

“Geleneksel sporlarımızın yaygınlaşması, popülerleşmesi ile ilgili 5 yılı aşkın süredir bir çalışmanın içerisindeyiz. Okçular Vakfı’yla başladığımız ve okçuluk alanında devam eden, bu arada Dünya Etnospor Konfederasyonu adıyla uluslararası boyuta taşımaya çalışıyoruz. Sadece kendi geleneksel sporlarımız için değil, dünyanın bütün unutulmaya yüz tutmuş veya ihmal edilen gerçek anlamda dünyada egemen spor endüstrisinin kuvvetleri ve dinamikleriyle başa çıkamayan, bütün yerel ve geleneksel sporların tanıtılması için bir çalışma yapıyoruz. Bunu dünyada yaşamakta olduğumuz; beyin-kültürel adaletsizliğin giderilmesi için önemli bir çaba olarak görüyoruz. Tabi kültür sahası çok geniş bir saha. İçerisinde edebiyat var, sanat var, birçok gelenek görenekler var. Sporların kültür sahasındaki tabanı en zengin olan, aslında unsur olduğunu kabul etmemiz lazım. Sporun bir kültürel öge olduğunu ihmal etmememiz lazım, bunu ıskalamamamız lazım. O zaman bu bir vakaysa ve geçtiğimiz 100 yılda dünya ve kültürel hegemonyasını hissettiren batı medeniyeti, bunu sporlarıyla da yapıyorsa, o zaman bizler kendi kültürüne, değerlerine sahip çıkma çabasında olan insanlar bunu niye yapıyoruz? Çünkü kimliğimizden kopamayız.”

 

 

BAĞIMSIZLIĞIMIZI SAĞLAMAK KÜLTÜREL BAĞIMSIZLIK OLMADAN MÜMKÜN DEĞİL

Türkiye Cumhuriyeti’ni yenemeyen emperyalistlerin ülkeyi parçalamak için kültürel işgal uyguladığını belirten Bilal Erdoğan şunları ifade etti:

“Her ne kadar bizi daha 100 yıl olmadan ülkemizi işgale yeltenenler, bölmek parçalamak isteyenler bunu başaramadıklarını görünce ne yaptılar? Bizi kültürel olarak işgal etmeye yeltendiler. Bunu da müzikleriyle, sanatlarıyla, yeme-içme adetleri ve elbette sporlarıyla yaptılar. Şimdi özellikle son 15 yılda Türkiye olarak yeniden bir iddia sahibi bir hale geliyorsak, yeniden milli gelir olarak Avrupa’daki komşularımızla rekabet eder noktaya yönelmişsek ve dış politikamızı kendi menfaat ve çıkarlarımız doğrultusunda yönlendirebiliyorsak; bunu da ecdadımızdan ve inancımızdan aldığımız değerler doğrultusunda oluşturuyorsak, yeniden kendi kültürümüzün de güçlenmesine ihtiyacımız var. Bakın; bağımsızlık sadece sınırlarımızın içerisinde bir ülkeye, bayrağa, İstiklal Marşı’na sahip olmakla bitmiyor. Bağımsızlık; kararlarınızı özgürce, bir millet olarak kendi iradenizle verebilmenize de bağlı. İnanın bu bağımsızlığı sağlamak, kültürel bağımsızlık olmadan mümkün değil.”

DÜNYA SPORLARIYLA DERDİMİZ YOK ONLARI SEVİYORUZ

Geleneksel sporların yaygınlaştırılması için çalışmalar yaptıklarının altını çizen Bilal Erdoğan şunları söyledi:

“Geleneksel sporların özellikle genç kardeşlerimizle buluşması için bütün Türkiye’de çalışmalar yapıyoruz. Bakın; batının futbolu, basketbolu, voleybolu. Biz de izliyoruz, biz de oynuyoruz, elbette seviyoruz ve bunlarla bizim bir problemimiz yok. Ama şunu bilmemiz lazım; bugün bu sporların bu kadar büyük endüstrilere sahip olmasının, bu kadar büyük rakamların bu sporlarla telaffuz edilmesinin sebebi bu sporların en eğlenceli sporlar olması inanın ki değil. Bakın atlı okçuluk veya yaya okçuluk, hedef okçuluğu, bizim güreş sporlarımız bunlar seyir zevki olan, çok daha fazla mücadele azmi gerektiren, hem fiziken, hem manen çok iddialı sporlar. Biz kendi sporlarımıza sahip çıkarsak; hem eğleneceğiz hem maddi ve manevi gelişimimize çok katkısı olacak hem de bunu yaparken kendi kültürümüzden uzaklaşmadan yapmış olacağız. Onun için üniversitelerde bu tür Okçuluk Kulüplerinin ve kurslarının açılmasını destekliyoruz. Son yıllarda da artan ölçüde bütün üniversitelerimizde geleneksel okçuluk kulüpleri ve kursları açılıyor. İstanbul’da Okçular Vakfı olarak bütün ilçe belediyelerimizle işbirliği protokolleri imzalıyoruz ve kendi kulüplerinde geleneksel okçuluğu çok erken yaştan itibaren tanıtmaya çalışıyoruz. Okçuluk ekipmanlarının daha kolay ulaşılabilir ve daha ucuz olması için girişimcilerle çalışmalar yapıyoruz, onları teşvik etmeye çalışıyoruz.”

DEVRİM OTOMOBİLİNİN HİKAYESİNE BAKIN

Türkiye’de ne zaman teknolojik bir atak olsa bunun her zaman engellendiğini belirten Bilal Erdoğan geçmişteki savaş teknolojilerini ileriye taşımak zorunda olduklarını ifade etti. Erdoğan şunları söyledi;

“Bizim ecdadımız peygambere layık olmak için dünya tarihinin en mükemmel yaylarını yapmışlar. Dünya tarihinde okçuluğun zirvesi bizim dedelerimiz, bizim atalarımız. Bunu çok iyi bilmek zorundayız. Bunu neden iyi bilmek zorundayız. Tamam, bugün aynı yayı elimize alıyoruz, aynı oku atıyoruz, geleneksel okçuluğu anlamaya çalışıyoruz. Ama çok farklı bir incelik daha var. O zamanın savaş teknolojisi neydi? Ok, şaş, kılıç, kalkan ve toptu. Zamanının en iyi yaylarını imal eden bizim ecdadımız. Yani savaş teknolojisinin zirvesi. Zamanının en iyi topunu döktüren bizim ecdadımız. Yani o zamanın savaş teknolojisinin zirve noktası. Bakın, görüyor musunuz gelenekten maksadımız geriye gitmek değil. Gelenekten maksadımız; oradaki zirveyi geleceğe taşıyabilmek. Türkiye’de 100 yılı aşkın namazını kılan, orucunu tutan, dindar insanlara birileri gerici deyip durdu. Yahu Allah aşkına bize gerici deyip duranlar uzaya gittiler de paçalarından mı çekildi. Bilakis Vecihi Hürkuş’un hikayesine, Nuri Demirağ’ın hikayesine, Devrim otomobilinin hikayesine bakın. Bu ülkede ne zaman ki teknolojik atılımlar yapılacak oldu, bu ülke arabasını, uçağını 50-60 yıl önce üretmişken buna engel olundu. Neden? İşte o egemen güçlerin mandacılığını kendi bağımsızlığına tercih eden hainler içimizde olduğu için. Şimdi arkadaşlar ecdadımız nasıl ki o zamanın savaş teknolojisinde zirvede idi ise bugün de biz hem savaş teknolojisinde hem tüm teknolojilerde zirveyi kovalamak durumundayız. Bunun işte gelenekçi model, gelenekçi gelişme böyle olur. Gericilik dediğiniz işte hamaset, edebiyat, konuşmak bilmem ne, neticede çalışmamak. Ne milliyetçilik budur, ne de ilericilik budur.”

HEDEFLERİNİZ BÜYÜK OLMALI

Üniversiteli gençlerden ülkenin geleceği için beklentilerini de açıklayan Bilal Erdoğan şunları kaydetti:

“Benim genç kardeşlerimden ricam; arkadaşlar, iyiyle kötüyü ayırt edecek yaştasınız. Dolayısıyla sadece edebiyat yapan, hamaset yapıp laf üretenler değil, iş üretenler olmak zorundayız. İş üretenler nedir? İşte 15 senede bu ülkede tarihin en büyük projeleri yapıldı. Sözüm ona gericiler bu ülkeyi yönetirken, İmam Hatipli bir cumhurbaşkanı, başbakan varken bunlar yapıldı. Demek ki ilericilik, gericilik namazla, niyazla, dinle, diyanetle, imanla olmuyor. İlericilik çalışmakla, gayret etmekle oluyor. Onun için sizler de çok çalışacaksınız ve kendinize çok yüksek hedefler koyacaksınız. İnanın şu sporlar; bizim geleneksel sporlarımız ruhuna nüfuz edebilirseniz, ruhunu anlayabilirseniz bizim geleceğimizi hem daha güçlü hem daha bağımsız olarak kurmanın anahtarı olacaktır. Buna samimiyetle inanıyorum ve bunun için çalışıyorum.”

İDDİALI BİR GENÇLİĞE İHTİYACIMIZ VAR

Dünya devlerine karşı yürütülen sınır ötesi harekat ile ilgili açıklamalarda da bulunan Bilal Erdoğan şunları ifade etti:

“İnşallah bugün sınırımızın dışında Mehmetçiğimiz bir mücadeleyi veriyorsa, orada şehitler veriyorsak, işte bu bağımsızlığımızı, sınırımızın dışında da korumanın ilk defa gerçek bir gayretini görüyoruz. Kime rağmen; ABD ve Avrupa’ya rağmen. Bunu başardık mı? Başaracağız mı? Bakın burada bizlere veya ülkedeki siyasi iktidara ‘bunlar Avrupacı, ABD’ci, İsrail’le işbirliği yapıyorlar’ dedi. Bunların hepsi size dendiği zaman demek ki doğru yoldasınız. Çünkü düşmanlarınız ahlaki değer tanımadan size saldırıyor. Demek ki dertleri isabetli bir tespit yapmak veya eleştiri yerine getirmek değil. Sizi tahkir etmek, küçük düşürmek, size zarar vermek. Bütün bunlara rağmen; Türkiye bugün kendi sınır güvenliğini sağlamak için, kendi milli birlik ve bütünlüğünü sağlamak için ne ABD’nin, ne NATO’nun ne de Avrupa’nın dediğine bakmadan gerekeni yapabilecek noktaya geldiyse bunu takdir etmemiz lazım, ileriye taşımamız lazım. Onun için çok iddialı bir gençliğe ihtiyacımız var. Hedefleri her zaman çıtayı yukarıya koyabilecek bir gençliğe ihtiyacımız var. İnanın ki bugün dünyanın içinden geçtiği bu çalkantılı dönemin sonunda Türkiye 21’nci yüzyıla damgasını vuracak bir noktaya elbette gelecektir. Son 15 yıldaki bütün bu sancılardan güçlenerek çıkmamız, bunun habercisidir. İnşallah 21’nci yüzyıl işte buradaki gençlerin omuzları, elleri üzerinde yükselecek ve bu yolda değerlerimizden kopmadan, özümüzü anlayarak, inanç dünyamızı daha iyi teneffüs ederek yürürsek, inanıyorum ki çok daha büyük işlere imzamızı atacağız.”

 

BİLAL ERDOĞAN’DAN TAM İSABET

Törende yapılan konuşmaların ardından Okçuluk Kursu’nu düzenleyen dernek üyeleri hedef okçuluğu ile ilgili gösteri yaptı. Salondaki hedeflere nişan alan dernek üyeleri tam isabet elde ederek büyük başarıya imza attı. Dernek üyelerinin ardından Dünya Etnospor Konfederasyonu Genel Başkanı Bilal Erdoğan da eline yay alarak ok attı. Törende ayrıca Bilal Erdoğan’a içinde ok bulunan bir tablo hediye edildi.