Albayraklar’ın fabrika kurulum çalışmalarını yakından takip eden bir arkadaşım aradı.

İspanya’daki bir fabrikanın makinalarını söküp getirmişler, şu anda montaj çalışmaları devam ediyormuş.

Bir yandan da enerji santralının inşaatı sürüyormuş.

Eski SEKA’nın geri kalmış teknolojik donanımıyla kağıt üretmek imkansızmış. Bu yüzden sil baştan makinalar kurulacak ve ileri teknolojiyle kağıt üretilecekmiş.

Bu arada Albayraklar’a geçen fabrikanın yüksekliği, yeni makinaların çalışmasına elverişli olmadığı için yükseltme çalışmaları yapılmış. Ancak imar değişikliği konusunda uzun süre beklemişler; gecikme yaşanmış yani.

1.1 milyon Dolar’a satın aldıkları fabrikanın yeniden üretime başlaması için yüzlerce milyon lira harcamışlar.

Bu kısım böyle. 

***

SONRA bir başka arkadaş aradı. Geçenlerde fabrikada yöneticilik yapan bir iki kişiyle görüşmüş.. Benim yazdığım gibi gazete kağıdı değil, mukavva üreteceklermiş. Türkiye, ambalaj alanında kullanılan mukavvanın büyük bölümünü ithal ediyormuş, Albayraklar’ın fabrikası faaliyete geçince ithalat yarı yarıya düşecekmiş.

 ***

İLK fasıldaki bilgilerin bir kısmına biz de az çok vakıfız.

İkinci fasıl dikkat çekici.

Gazete kağıdı üreten bir fabrikaydı SEKA. İki binlerin başından beri üretmiyor.

Yenilenen fabrikanın gazete kağıdı üreteceğini zannederken..

Mukavva işini duyuyoruz.

Mukavva da lazım tabi.. Ama kağıdı kim üretecek?

Dışa bağımlılığa devam o zaman.

 ***

FABRİKA yönetiminin kamuoyuyla hiçbir şeyi paylaşmadığını yazmıştık dün.

Sağdan soldan derleme, kulak dolgusu bilgilerle ilerliyoruz.

Basın ve kamuoyuyla bilgi paylaşımı yok.

Burası küçük bir şehir.. Dedikodusu bol olur.. Dedikodudan beslenir.

Şehir efsaneleri üretilir anında.

Demem o ki, fabrika yönetimi Balıkesir’e ilk ağızdan en doğru bilgiyi vermeli.

***

ASIL mevzu, Satıldığı günden bu tarafa, on – on beş yıllık süreçte üretim dışı kalan fabrikanın milli ekonomiye bindirdiği yük!

Kağıdın stratejik ürünler arasında olduğunu söyleriz hep.

Üretmediğin kağıdın fiyatını da belirleyemezsin.

İthalat yaptığın ülkeler belirler, onların içerdeki distribütörleri belirler, ithal kağıt tüccarları belirler.

Dolar yükselir, her şeyin fiyatı yükselir.

Artıştan önceki fiyatlarla alınıp stoklanmış kağıdın fiyatı da anında güncellenir.

Adamlar ne rakam biçerse o.. Mecbursun, alırsın.

On beş yıldır çalışmayan bir kağıt fabrikası yüzünden, ithal kağıda ve onların belirlediği fiyat politikası üzerinden kağıt alıp kullanmak zorunda kalan gazeteler, dergiler, basılı yayınlar, matbaalar, yayınevleri, şunlar bunlar; hepsi zarardadır.

Kağıt fiyatı iki katına çıkar..

Gazeteler, abone kaybı yaşamamak için yıllardır on kuruş zam yapamaz.

Matbaa maliyetleri ikiye üçe katlanmıştır; bu durum satışa yansıtılmaz.

Bunlar küçük ayrıntılar gibi gelebilir size.. Yani asıl konunun dışında olan şeyler gibi.

Gerçekler, ayrıntılarda gizlidir.