Para transferleri iddialarıyla ilgili AK Parti kanadından gelen açıklamaların çelişkili olduğunu ileri süren Biçki, “bu durum panik ve telaş içinde olduklarının göstergesi” dedi. Zarrap olayı için “hayırsever işadamı dediler ama rüşvetçi çıktı” ifadelerini kullanan Biçki, Başkan Zekai Kafaoğlu için ise “istifa etmesini bekliyorum” şeklinde konuştu.

RIZA ZARRAP olayı, yurt dışına para transferi iddiaları ve Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu’nun 17 – 25 Aralık sonrasında Bank Asya ile yaptığı ileri sürülen kredi bağlantısı CHP’nin gündeminde. CHP İl Başkanı Ender Biçki düzenlediği basın toplantısında Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınlarının yurt dışına para transferi iddiaları, Rıza Zarrap Davası ve Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu’nun Bank Asya ile ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Ender Biçki, Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu’nun Bank Asya ile ticari ilişkisinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Biçki, Kafaoğlu’nun 17-25 Aralık’tan sonra da Bank Asya ile olan ticari ilişkisinin ödüllendirildiğini öne sürdü, Kafaoğlu’nu Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan istifa etmeye davet etti.

 

“TELAŞ VE PANİK İÇİNDELER”

CHP İl Başkanı Ender Biçki ilk olarak Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınlarının para transferi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Biçki şunları söyledi:

“AKP Hükümeti ve onun genel başkanı her konuya kumpas gözüyle bakmaya, her suçlamaya da iftira ve yalan yaklaşımıyla yaklaşmaya devam ediyor. Bilindiği gibi Genel Başkanımız çok çarpıcı bir açıklama yaparak Cumhurbaşkanı’nın eniştesinin, dünürünün, oğlunun yurtdışına para transferini yapıp yapmadığını grup toplantısında açıkça sormuştu. Bunun üzerine AKP Genel Başkanı yaptığı açıklamada ‘eğer benim, eniştemin, dünürümün ve çocuklarımın para gönderdiği iddiası kanıtlanırsa, ben de bunun gereğini yaparım’ demişti. Bunun üzerine genel başkanımız da Salı günü yaptığı grup toplantısında bunu belgeleriyle ortaya koydu. Bunun üzerine AKP Sözcülerinden bir panik havası içinde çok farklı açıklamalar geldi. Bunlar gösteriyor ki; ortada bir panik ve telaşın olduğunu açık ve net olarak hepimize göstermiştir. AKP sözcülerinin birisi ‘bu bir iftiradır, bu bir yalandır, gerçek değildir’ derken, bir diğeri ‘bu belgeler sahtedir’ dedi. Bir diğeri de ‘bu bir ticari işlemdir, bu bir suç değildir’ dedi. Yani AKP sözcülerinin yaptığı bu farklı açıklamalar, AKP’nin büyük bir telaş ve panik içinde olduğunu göstermektedir.

 

İFTİRA GÖZÜYLE BAKIYORLAR

Biz şunu da biliyoruz ki; AKP her konuya iftira gözüyle yaklaşıyor. Bilindiği gibi daha önce de biz Fethullah Gülen terör örgütünün Türkiye’yi ele geçirmek istediğini ifade ettiğimizde, bu terör örgütünün devletin bütün kurumlarına yerleştiğini ifade ettiğimizde o zaman da bize ‘siz iftira atıyorsunuz, Fethullah Gülen saygın bir din adamı’ demişlerdi. Yani AKP’nin bugün geldiği noktada kendilerine yapılan her suçlamaya yalan, iftira ve kumpas gözüyle bakması artık AKP Hükümetinin Türkiye’yi yönetemeyeceğini göstermiştir.

 

MÜHÜRSÜZ OYLAR GEÇERLİ AMA

BANKA DEKONTLARI GEÇERSİZ

Genel Başkanımız bu para transferinin de şaibeli olduğunu, hiç ismi cismi duyulmayan Man Adası Ülkesine sermayesi 1 sterlin olan bir şirkete milyonlarca doların gönderildiğini belgelediğinde aslında kara paranın aklanması olayını belgeleriyle ispatladığında bu belgelere de ne yazık ki gerçek olmayan, sahte belge şeklinde yaklaşmışlardır. Nedense AKP’nin gözünde referandumdaki bütün mühürsüz oylar geçerli, ama banka dekontları ise geçersiz sayılmaktadır.

 

ARAŞTIRMA ÖNERGESİNİ

REDDEDECEKLER

Biz bunun üzerine parti olarak bu konuyu araştıralım diyoruz. Onlar bu belgelerin savcılığa teslim edilmesini istiyorlar. Ama biz de diyoruz ki: zaten bu para transferinin suç olduğunu söylemedik, bu para transferinin cumhurbaşkanının dünürünün, oğlunun ve kardeşinin hiçbir ticari işlemi olmayan bir şirkete transferinin etik ve ahlaki olmadığını ifade ettik. Bunun üzerine üç grup başkan vekilimiz bu konunun araştırılması için meclise Araştırma Önergesi verecek. Göreceksiniz ki bu araştırma önergesi yine AKP’nin oylarıyla reddedilecek. Eğer bu belge sahte diyorsanız, eğer bu iftira diyorsanız o zaman sizin bu konunun araştırılmasına evet demeniz gerekir. Bu önergeye hayır dediğiniz andan itibaren bütün bu belgelerin gerçek olduğu ortaya çıkmış olacaktır. Ancak biz şunu da biliyoruz ki; AKP bizim mecliste birçok araştırılmasını istediğimiz konu hakkında hep hayır diyerek ret oyu verdi. AKP bu konuları reddederek gerçeklerin halk tarafından bilinmesini engellemeye çalışıyor. Bunu inşallah para transferinin araştırma önergesine görmeyiz ve gerçekleri hep birlikte Türkiye kamuoyuna göstermiş oluruz.”

 

“HAYIRSEVER DEDİLER

RÜŞVETÇİ ÇIKTI”

CHP İl Başkanı Ender Biçki Türkiye’yi yakından ilgilendiren Rıza Zarrap Davası ile ilgili olarak da şunları söyledi:

“Yine Türkiye’yi sıkıntıya sokacak önemli konulardan biri de ABD’de görülen Zarrap Davası. Dün kendisi çok önemli açıklamalar yaptı. Zafer Çağlayan’a 45-50 milyon dolar rüşvet verdiğini açıkladı. Biz de ABD’ye bu rüşvetçi için iki kez nota verdik. Ama şimdi bu rüşvetçi ne yazık ki AKP Hükümetinde bakanlık yapmış isimleri ele veriyor. Burada önemli olan konulardan biri de bu Zarrap için Türkiye’deyken Erdoğan’ın ne söylediğidir. Bugün sanık olmaktan tanık durumuna düşen ve rüşvetçiliği açık ve net ortada olan bu kişi için bilindiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’de tutuklanması üzerine Zarrap için ‘bu ülkeye katkısı olan hayırsever bir kişidir’ demişti. Ama görüyoruz ki şimdi bu hayırsever dedikleri Zarrap’ın bir rüşvetçi olduğu yavaş yavaş daha da anlaşılacak ve Erdoğan’ı da bunun korkusu ve paniği sarmıştır. Bu konuya da Türkiye’ye kurulan bir kumpas gözüyle bakarak kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla Zarrap konusu hükümetin eline yüzüne bulaştırdığı bir konudur.”

 

“İNSANLAR HAPİS YATARKEN

KAFAOĞLU ÖDÜLLENDİRİLDİ”

Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu’nun Bank Asya açıklamasını da eleştiren CHP İl Başkanı Ender Biçki şunları ifade etti:

“Bilindiği gibi İsmail Ok’un bir iddiası üzerine Zekai Kafaoğlu’nun Altıeylül Lezzet Festivalinde yaptığı bir açıklama beni derinden yaraladı. Zekai Kafaoğlu’nun Bank Asya’dan kredi çektiğini ve bu krediyi de 15 Temmuz’dan 1 ay önce sonlandırdığını ifade etmesi; daha doğrusu itiraf etmesi bence üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Bank Asya’nın önünden geçen insanlar, kira yatıran memurlar, elektrik faturası yatıran binlerce insan bugün işinden olmuşken, hala tutukluyken ve hala bunun bedelini ödüyor. Bu insanlar bedel öderken Bank Asya’dan kredi kullanmış ve onların milat olarak ele aldığı 17-25 Aralık’tan sonra dahi Bank Asya ile ilişkisini devam ettirip kredi ödemeye devam eden birinin Altıeylül Belediye Başkanlığından Büyükşehir Belediye Başkanlığına getirilmesi, yani ödüllendirilmesi Balıkesir için bir utanç meselesidir. Ben bundan büyük üzüntü duydum. Gerçekten Zekai Kafaoğlu’nun açıklamasında ele alınır bir taraf yok.

 

DERHAL İSTİFA ETMELİ

Neymiş üç katlı bir binası varmış, bunun dördüncü katı Bank Asya’dan kredi alınarak ipotek edilmiş, bu kişi Bank Asya’ya borcunu ödeyememiş, bu kat bankanın eline geçmiş, Zekai Kafaoğlu’da bu dördüncü katı kaçırmamak için kendisi almak istemiş, Bank Asya’dan kredi çekmiş. Bu gizli saklı bir şey değilmiş. Ama Balıkesir kamuoyu bunu ilk defa öğreniyor. Bunu genel merkez de biliyormuş. O zaman Kafaoğlu’na buradan sormazlar mı? Siz madem 15-25 Aralık’ı milat olarak ele alıyorsunuz, 17-25 Aralık’ta Fethullah Gülen’in terör örgütü olduğunu söylediniz, iddia ettiniz, neden o tarihte Bank Asya ile olan kredi ilişkinizi kesmediniz? Neden bir başka bankadan kredi alıp da Bank Asya’ya olan borcunuzu kapatıp, bu terör örgütü kurumunun finans kuruluşu olarak söylediğiniz bu bankayla ticari ilişkinizi neden devam ettirdiniz? Ve bunun genel merkez tarafından da biliniyor olması ve bu bankadan kira ödemesi yapan, elektrik faturası ödeyen, bankanın önünden gecen insanlar işinden atılırken böyle bir kişinin Büyükşehir Belediye Başkanı yapılması Balıkesir’deki hem AKP’nin hem de Zekai Kafaoğlu’nun alnına yapışmış bir belgedir. Biz bunu hep şöyle ifade ettik: FETÖ ile mücadelenin gerçek mücadelesi yapılmıyor dedik. ‘Ne istediniz de vermedik’ diyenler bugün devleti yönetirken, FETÖ’ye her türlü kol kanat geren, imkanı tanıyanlar eline kolunu sallayarak gezerken, FETÖ’nün finans kuruluşu bankayla ticari ilişkisini devam ettirilmesi ve bunun da ödüllendirilmesini anlamak mümkün değil. Ben Zekai Kafaoğlu’nun derhal istifa etmesini bekliyorum.”