Resmi bayramlarda Atatürk Anıtı’na çelenk sunma yönetmeliğinin değiştirilmesi sonucunda CHP İl Başkanlığı alternatif çelenk sunma töreni gerçekleştirdi. Protokolün çelenk sunumunun ardından tören alanından ayrılmayan CHP’liler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri kendilerini temsil eden çelenkleri Atatürk Anıtı’na sundu.

SADECE BİZİM DEĞİL MAZLUM MİLLETLERİN DE BAYRAMI

Alternatif çelenk sunma töreninde konuşan CHP İl Başkanı Serkan Sarı 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın önemine değindi. Sarı şunları söyledi:“Ne kadar yok saymaya çalışsalar da, ne kadar silmek isteseler de, bizler ne Atamızdan vaz geçeriz ne de onun çizdiği yoldan. Atatürk’ü unutmak demek; bağımsızlık aşkını unutmaktır, demokrasiyi, cumhuriyeti unutmaktır. Atatürk’ü unutmak demek; her bir karış toprağı şehitlerimizin kanı ile sulanmış olan Misak-ı Milli sınırlarının, nasıl kazanıldığını unutmak demektir. Halkımızı ulus bilinciyle bir araya getirerek, nasıl büyük Türk milleti haline geldiğimizi unutmak demektir. 30 Ağustos Zafer Bayramı sadece ulusumuzun deği, 20’nci yüzyılın başlarında emperyalizmin boyunduruğu altında yaşayan bütün mazlum milletlerin bayramıdır. 30 Ağustos 1922 günü Türk Milleti’nin kurtuluş günü olurken, başka milletler için de bağımsızlık güneşinin doğabileceğine olan inancın günü olmuştur. Ne mutlu bize böyle bir günü bayram etmişiz. Ne mutlu bize, bize bugünü bayram eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan ayrılmamışız.

BAĞIMSIZLIK İNANCI 30 AĞUSTOSLA TAÇLANDI

“Harp zorunlu ve hayati olmalı, ama milletin hayatı tehlikeye düşmedikçe harp bir cinayettir” diyen Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan kurtuluş ve bağımsızlık mücadelemiz, 26 Ağustos 1922’de başlayıp 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlanmıştır. Memleketimizin dört bucağı İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan postalları altında ezilirken, milletimiz bağımsızlığa olan inancını 30 Ağustos Zaferi ile taçlandırmıştır. Kara Yılan’dan Sütçü İmam’a, Kara Fatma’dan Şerife Bacı’ya onlarca kahraman Türk evladını yüreğiyle, fedakarlığıyla, şehitlerimizin, gazilerimizin al kanlarıyla kurulmuş olan bu vatana sonsuza dek sahip çıkacağız.

İNANMIŞLIĞIN ÖNÜNDE HİÇ BİR ENGEL OLMAZ

30 Ağustos bir halk zaferi olmasının yanı sıra inanmışlığın önünde hiçbir engel olamayacağının da en büyük göstergesidir. Nazım Hikmet Kuvayi Milliye Destanı’nda diyor ya: “Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu/ Ve yıldızlar öyle ışıltılı öyle ferahtılar ki/Şayak kalpaklı adam/Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden/ Güzel, rahat günlerce inanıyordu.” İnanmak başarmaktır. Biz de Kuvayi Milliye şehrinin vatan sevdalısı insanlarız. Tıpkı Mustafa Kemal gibi güzel ve rahat günlere olan inancımızı asla yitirmeyeceğiz.

İŞGAL ALTINDAYIZ

Geçmişte düşman işgali altında olan vatanımız, bugün de farklı bir anlayışla işgal altındadır. Amerika’nın keyfi dolar manipülasyonlarına dahi direnemeyecek kadar emperyalist güçlere bağımlı hale getirildik. Emperyalizmin Ortadoğu politikalarında yıllardır bir piyon olarak kullanılıyoruz. Bugün de içinde bulunduğumuz şartlar 30 Ağustos 1922’den önceki şartlardan farklı değildir.

TÜRK MİLLETİ KARARLI DURUŞUNDAN VAZGEÇMEYEN BİR MİLLETTİR

Türk milleti zor şartları aşmasını bilen ve bu uğurda azimli ve kararlı duruşundan asla vazgeçmeyen bir millettir. Bu duruşu en iyi bilenlerden biri de bizleriz. Kuvayi Milliye şehri Balıkesir’in insanları Kurtuluş Savaşı günlerinde olduğu gibi bugün ve bundan sonra da vatanımızın bağımsızlığına karşı yapılan her girişimin karşısında olacaktır ve bu uğurda sonuna kadar mücadele edecektir.

MUSTAFA KEMAL RUHUYLA MÜCADELE EDECEĞİZ

Burada görüyorum ki yüzlerce Mustafa Kemal var ve biliyorum ki ülkemin dört bir köşesinde milyonlarca Mustafa Kemal var. Ve anlıyorum ki Kurtuluş Savaşı mücadelesi daha bitmedi, hep birlikte Mustafa Kemal ruhuyla mücadele edeceğiz.”