Ş. TARIK SÜRMELİOĞLU

BİR insanı kendini yakarak hayatına son verecek noktaya getiren pek çok neden olabilir.

Çaresizliği kronikleşen insana artık “sabret, düzelir” diyemezsiniz. Sabrı çoktan taşmıştır, artık onun için yaşamanın bir anlamı kalmamıştır.

Keşke yeryüzünde hiç kimse bu duruma gelmese.. Keşke herkesin yüzü gülse, mutlu olsa, karnını doyurabilse, ailesiyle mutlu mesut yaşayabilse.

 

***

KARESİ ve Altıeylül Belediyeleri’nin önünde kendini yaktı dün bir vatandaş.

Çaresizdi.. Uzun süredir işsizdi.. Hakkında çok şey öğrenemedik.

Kendisi için yaşamın bir anlamı kalmadığına inanmış, çaresizliğin son kertesinde benzini döküp çakmış kibriti.

Çevredekilerin müdahalesiyle ölümden ya da çok ağır yaralar alıp bir ömür bu acıyla yaşamaktan son anda kurtuldu. Hastaneye kaldırıldı, tedavi altına alındı.

 

***

M.B. iş istemiş belediyelerden. Zanaatı nedir, elinden ne iş gelir, orasını bilmiyoruz. Altıeylül’e, Karesi’ye iş için başvurmuş. Fakat kabul görmemiş. Yardım istemiş; su ve elektrik faturalarını ödemişler daha önce.

Hani, karnını doyuracak, çoluk çocuğu varsa onların ihtiyaçlarını karşılayacak bir geliri olsun istemiş.

Olmamış.

Çaldığı kapılardan olumsuz karşılık alınca, çaresizce alevlere teslim etmek istemiş kendini.

 

***

BİR yanda istihdam seferberliği, yeni istihdam alanları yaratma çabası, işsizlik oranını düşürme çalışmaları.. Diğer yanda, hergün artan işsizlik gerçeği.

İktidarın da, muhalefetin de sorunu bu.

Muhalefet kolay olanı seçiyor.. Olayın yaşandığı dakikalarda sosyal medyaya fotoğraflar ve bazı bilgiler düşüyor.

CHP Balıkesir Milletvekilleri Mehmet Tüm ve Ahmet Akın, o fotoğrafları kopyalayıp sosyal medya hesaplarından Hükümet’e bindiriyor. Sonraki saatlerde Milletvekilleri Namık Havutça ve Ahmet Akın’dan konuyla ilgili yazılı açıklamalar geliyor.

Aynı saatlerde CHP İl Başkanı Serkan Sarı da bir açıklama yapıyor.

 

***

Mehmet Tüm, şöyle yazıyor Facebook’ta: “Ey saray iktidarı ve onun havuz paçavrası! Yoksulların çığlığını daha fazla görmezden gelemeyeceksiniz…”

Bir sonraki paylaşımında şu ifade var: “AKP zulmünü ezilenlerin ve yoksulların öfkesi bitirecek…”

Ahmet Akın ise şöyle yazıyor: “AKP iktidarı milletten utanmadan bir 15 yıl daha mı istiyor? Akşam evine ekmek götüremeyen baba, elinde üniversite diploması ile yıllardır iş arayan gençler; milli yaradır. Balıkesir’de yanan bir işçinin vücudu değil, bir milletin ruhudur…”

CHP İl Başkanı Serkan Sarı, tek adamlıktan, diktatörlükten, zulümden dem vurup, “bu ateşin alevi zalimleri yakacak” diyor.

Milletvekili Namık Havutça ise bu olaydan yola çıkarak tesbit yapmayı tercih etmiş: “İşsizlik vatandaşın psikolojisini bozuyor, ümitsiz vatandaş kendisini yakıyor.”

 

***

MUHALEFET, bu durumdan vazife çıkarmış; kendini yakan vatandaşın dramını siyasi fırsata dönüştürmüş olmuyor mu şimdi?

Bir anlamda mal bulmuş mağrıbilik gibi.

Ne zaman organize oldular da peş peşe bu açıklamaları yapıyorlar…

Genelde çarçabuk organize olamaz muhalefet, biliriz.

 

***

SERKAN SARI, kendini ateşe veren M.B.’nin eski bir hükümlü olduğunu belirtiyor açıklamasında. Öğrendiğimize göre denetimli serbestlik yasasından yararlanmış.

Olabilir. Hayatta her şey gelebiliyor insanın başına.

 

***

VATANDAŞIN iş için kapısını çalıp geri çevrildiği belediyelerden de bir açıklama yapılsa keşke.

Olay, onların kapısının önünde oluyor. Vatandaş, o kapıda kendini ateşe veriyor.

En azından “üzüldük” desinler.

Bir de, her umutsuzun, bir umut kapısını çaldığı belediyelerin ‘istihdam merkezi’ olmadığını anlatsınlar.

Tabi bu açıklamadan sonra anında, “kimleri kimleri işe alıyorsunuz, bir tek bu vatandaşa mı yer bulamadınız” eleştirileri alacaklardır.

Altıeylül ne yaptı bilmiyoruz ama, Karesi Belediyesi kendini ateşe veren vatandaşa “2 Nisan’a kadar hiç kimseyi işe alamıyoruz” demiş. Karesi Belediye Başkan Yardımcısı Yasin Sagay, M.B.’yi tanıyor.. İş için gelmiş birkaç kez. Taşeron sisteminden yeni sisteme geçişle ilgili düzenlemeler nedeniyle 2 Nisan’a kadar işçi alımı olmadığını söylemiş.. Bu arada elektrik ve su faturalarının ödenmesi konusunda yardımcı olmuşlar M.B.’ye.

Böyle bir bilgi var elimizde.

 

***

VATANDAŞIN çaresizlik içinde kendini ateşe vermesi hepimizi üzen bir olay. En başta da söyledik; keşke hiç kimse bu denli çaresiz kalıp hayatına son vermeyi düşünmese.

Bu olay, kuşkusuz herkesi üzdü.

Herkesin söyleyeceği bir şey de var elbet.

Ama mal bulmuş mağrıbi gibi atlamadan, bu üzücü olayı siyasi fırsata çevirme kaygısı taşımadan.

 

***

BU üzücü vakanın ardından, ölümden son anda kurtulan M.B.’nin gönlünü almak lazım şimdi.

Tedavi görüyor; bir hastane ziyareti yapılabilir.. Bir miktar mali destek sağlanabilir.

Tedavinin ardından ‘uygun bir iş’ verilebilir.

Bu durumdaki insanları yaşama kazandırmak gerekir yeniden.

“Herkesi kucaklayacağız, herkesin sesini duyacağız, herkesi sevip sayacağız” diyor ya sık sık Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu.

Ha işte, şimdi gerçekten kucaklanması gereken bir insan var ortada. Çaresizliğin son kertesinde hayatına son vermeyi göze alan bir çaresiz adam var.

Çare olmak lazım.