Ramazan Bayramı'nda 1 ay boyunca yavaşlayan metabolizmaya yapılacak ani yüklenmeler hastalıkları da beraberinde getirebilir. Sağlıklı bir bayram beslenmesi konusunda görüşlerini aktaran Diyetisyen Tümay Karlıdere "Ramazan ayını bitirdiğimiz şu günlerde midemiz uzun süren açlıktan çıkacak. Artık 'bayram geldi, istediklerimi yiyebilirim' düşüncesi ile yiyeceklere saldırmak yapılacak en büyük hatalardan birisidir. Ramazan boyunca yavaşlayan metabolizmaya aniden yüklenecek olursak; reflü, safra kesesi iltihaplanması, hazımsızlık, ishal gibi rahatsızlıklar meydana gelebilir. Bayram sabahı aile ile beraber yapılacak hafif bir kahvaltı ile güne başlamak en doğrusu olacaktır. Yağlı ve şekerli ürünlerden uzak durmak, gün içinde az az ve sık sık beslenmek en doğrusudur. 3 ana 3 de ara öğün yapmak hem midemizi rahatlatacak hem de aç kalmamızı önleyecektir. Yemek yerken yavaş yavaş yemek, iyi çiğnemek sindirim sorunlarının da önüne geçecektir. Öğünlerde her besin grubundan besinleri tüketmekte fayda vardır. Tam tahıllı karbonhidratlar yine uzun süreli tokluk için ve kan şekerini kontrol etmek için uygun besinlerdir. Yine kuru baklagiller ve sebzelerin tüketilmesi yine çok önemlidir. Meyve tüketimi yaparak tatlı tüketimini de azaltabilirler. Bu anlamda meyve tüketmekte fayda vardır." dedi.

AKŞAM YEMEĞİNDE SEBZE TÜKETİN

Su içmenin önemine de vurgu yapan Karlıdere "Yine gün içinde içilecek 2,5 - 3 litre su vücudun su dengesini sağlamak adına da önemlidir. Ramazan Bayramı yine tatlıların bol bol tüketildiği bir bayramdır. Misafirperver bir toplum olduğumuz için ikramlara önem veriyoruz. Varsa sütlü tatlıları tüketmek yoksa da minimum düzeyde tatlı tüketmek sağlık açısından daha faydalıdır. 3 dilim baklava yemek yerine 1 dilim yemek kimseyi kırmadan bir çözüm yolu üretmektir. Akşam yemeğinde de sebze yiyerek kalori kontrolünü sağlayabiliriz. Fiziksel aktiviteyi de unutmamak gerekir. Yürümek, asansör yerine merdiven çıkmak gerekir." şeklinde konuştu. İHA