Ulusal Balıkesir Yöresi Halk Oyunları Çalıştayı’nın açılışı dün Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Üç gün sürecek olan çalıştayda Balıkesir Halk Oyunları, Müzik Çalıştayı, Giysi Çalıştayı ve Oyun Çalıştayı bir bütün halde ele alınacak.

Çalıştay’ın açılışına Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Balıkesir İl Temsilcisi Rafet Topalak, akademisyenler ve Halk Oyunlarına gönül verenler katıldı.

 

GÖREVİMİZ KÜLTÜRÜMÜZÜ YAŞATMAK

Halk Oyunları İl Temsilcisi Rafet Topalak çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada halk oyunlarının bir kültür zenginliği olduğunu söyledi. Topalak şunları kaydetti:

“Balıkesir halk oyunları; zengin ve geniş bir coğrafyaya sahiptir. Bu kültürümüzün zenginliğini, güzelliklerini, göstermeliyiz. Geleneksel kültürün önemli bir dalı olan halk oyunlarını özüne uygun olarak yaşatılması, tanıtılması, sunulması, çözümlenmesi için bu çalıştayı hep birlikte düzenledik. Görevimiz bu güzellikleri, değerleri yaşatmak ve gelecek nesillere doğru bir biçimde aktarmaktır. Çünkü kültür uygarlıktır, kültür sanattır, kültür insan yaşamıdır. Hukuk, bilim, inançlar, düşünceler, gelenek ve görenekler kültür kavramının içindedir. Bizler bu geleneği önemseyen, geleceğe taşıyan çağda uygarlık temsilcileriyiz. Gelenek ve göreneklerimiz atalarımızdan kalan miraslarımıza sahip çıkmak zorundayız.” 

 

MİLLETİ MİLLET YAPAN DEĞERLERE SAHİP ÇIKIYORUZ

Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı ise çalıştayın amacının milleti millet yapan değerlere sahip çıkmak olduğuna vurgu yaptı. Avcı şunları söyledi:

“Altıeylül Belediyesi olarak herhangi bir öncelik, sorumluluk sıralaması yapmadan insana dair ne varsa her alanda hareket haline olmanın gayreti içerisindeyiz. Vatandaşlarımızın yaşadıkları mahalle ve şehrin fiziki görünümünü en iyi şekilde ihya ederken, onların kültür hayatına da katkıda bulunmayı ihmal etmiyoruz.  Bu bağlamda Altıeylül Belediyesi olarak Büyükşehir Belediyemiz ve Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Balıkesir İl Temsilcisiyle beraber Ulusal Balıkesir Yöresi Halk Oyunları Çalıştayı’nı düzenledik. Amacımız milleti millet yapan milli ve manevi değerler sahip çıkmak, vatandaşlarımızın toplumsal ve kültürel gelişmesine katkıda bulunmaktır. Yine Balıkesir halk oyunlarının giysi, müzik ve oyun yönünden sorunlarını belirleyerek çözüm üretmeyi, son yıllarda yöre oyunlarındaki oyun, müzik ve giysi konularında yaşanan değişimi ve etkilerini ortaya koymayı amaçladık.

Çalıştayımıza katılan tüm akademisyen ve araştırmacı arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.”

 

BU ÇALIŞTAY DİĞER İLLERE ÖRNEK OLACAK

Açılış konuşmalarının ardından Balıkesir Halk Oyunları konusunda İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı, Türk Halk Oyunları Bölümü Öğretim Üyesi Ahmet Turan Demirbağ yaptığı sunumda şunları dile getirdi:

“Bu çalıştayın diğer illere örnek olacağını düşünüyorum. Yapılan işin önemi bence bundan yıllar geçtikten sonra çok daha iyi anlaşılacak. Çünkü bazen biz yaşadığımız dönem içerisinde neyin ne kadar önemli olduğunu fark etmiyoruz. Yitirdiğimiz zaman işte çok geç oluyor. Yitirmeden kıymetini bilmek, değer bilmek çok önemli. Çünkü bu geleneksel kültürümüz de hızla değişen ve dönüşen bir yapı arz ediyor. Bu konuda çok fazla karamsar değilim. Çünkü bu konudaki bakış açım dar bir çerçevede değil. Kültürlere dar bir çerçeveden bakılmamalı. Biz bu konuda miyobuz. Çok gündelik problemlerle kültürü bir şekilde değerlendiriyoruz ve bu bizi birazcık aslında köreltiyor. Halbuki olayların dışına çıkıp baktığımızda var olan zenginliğin o gündelik tartışmaların çok daha derine gittiğini, çok daha önemli olduğunu, bunların aslında çok da fazla önemsenmemesi demeyeceğim ama çok fazla oralarda takınılmaması gerektiğini düşünüyorum.

 

KÜLTÜR AYNI ZAMANDA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLEN BİR ŞEY

Balıkesir halk oyunlarıyla ilgili, problemlerle ilgili değişimler, dönüşümler bu bunun parçası aslında. Genelde bizim yaptığımız iş aslında başladığımız yer itibariyle bir şeyin devamı olan bir şey. Yani biz bu gün veya bugünkü kuşaklar bir şeyleri değiştirme düşüncesindeyse ya da değiştiriyorsa onu oraya taşıyan öncelikli kuşakların ve kültürün onun devamı olarak yapıyor. Ve kültür denen şey sadece biriktirilen bir şey. Yani hazır olan bilginin bir kişide toplanarak, onun absorbe edilerek onda kalması ve onun yansıtılması değil. Kültür aynı zamanda dönüştürülen bir şey. Zaten o zaman kültür oluyor. Ve insanın onunla ilgili çaba sarf etmesi gerekiyor. Yani insanın bir çabası olmazsa o kültür olmuyor. Doğal bir şey oluyor. Biz bu olaylara olumsuz bakmayalım. Çünkü hem bireysel olarak bu böyle hem de toplumsal olarak böyle.”