HABER GALERİSİ

Protokolün tam kadro katıldığı 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları bu yıl da Kuvayi Milliye Meydanı’nda yapıldı. Kutlamalarda Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile Muharip Gaziler Derneği üyeleri resmigeçitte bulundu. Askeri bando eşliğindeki geçit töreninde askeri zırhlı araçlar bu yıl da yer almadı.

Günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan Öğretmen Yarbay Celal Çınar bu yıl da 15 Temmuz darbe girişimine vurgu yaptı. Yarbay Çınar, 30 Ağustos Zaferi özellikle bugün ülkemizin birliğine, dirliğine bu topraklardaki varlığına kasteden terör örgütleri ve onların dış destekçileri için ders olmalıdır. Bunun en yakın kanıtı, 15 Temmuz kanlı darbe girişimi karşısında milletimizin ortaya koyduğu tavır, bu topraklarda 'büyük taarruz' ruhunun ne kadar diri olduğunun göstergesidir” diye konuştu.

VATANDAŞ AZDI

Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunun ardından Valilik Binası’nda tebriklerin kabulü gerçekleştirildi. Vali Ersin Yazıcı, Garnizon Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Kemal Turan, Büyükşehir belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu Balıkesir milletvekilleriyle birlikte tebrikleri kabul etti. Valilikteki programın ardından resmi geçit töreni ise Kuvayi Milliye Meydanı’nda yapıldı. Resmi törende Balıkesir halkının bayramı kutlandıktan sonra geçit töreni gerçekleştirildi. Törende askeri öğrenciler, askerler ve Muharip Gaziler Derneği üyesi gaziler yer aldı. Geçit töreninde askeri araçlar ve zırhlı araçlar bu yıl da yer almadı. Tören öncesinde Cumhuriyet halk Partisi İl Başkanlığı Atatürk Anıtı’nda alternatif çelenk sunma töreniyle anıta çelenk sundu. Kuvayi Milliye Meydanı’ndaki kutlamalara vatandaşlar ise ilgi göstermedi.

ZAFERİN 96’NCI YILINI ONUR VE GURURLA YAŞIYORUZ

Törende günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Öğretmen Yarbay Celal Çınar yaptı. Çınar konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün tarih sahnesinde var olduğu günden beri bağımsızlığıyla tüm dünyaya örnek olmuş, mazisi kahramanlıklarla dolu yüce Türk milletinin ve kahraman ordumuzun kutsal vatan topraklarını istila ederek milletimizi tarih sahnesinden silmeye kalkışan düşmana karşı tüm imkansızlıklara rağmen, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazandığı büyük zaferin 96’ncı yıldönümünü kutlamanın onurunu ve gururunu yaşıyoruz.

YA İSTİKLAL YA ÖLÜM

30 Ağustos ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ tercihiyle baş başa bırakılan bir milletin neleri başarabileceğini, bağımsızlıkla, onuru için neleri göze alabileceğinin en açık ispatıdır. Bilindiği üzere; Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması koşulları itibariyle Türk vatanının tamamen işgalini hedef alırken 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması da Türk milletinin yok olması anlamına gelen çok ağır koşullar içeriyordu. 19 Mayıs 1919’da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan destansı bağımsızlık mücadelesi, aziz milletimizin yokluklara rağmen sahip olduğu tüm imkanları seferber ederek donattığı ve kendi evlatlarıyla kurduğu ordumuz sayesinde 30 Ağustos’ta zaferle taçlanmıştır. Bu zaferle yüce Türk Milleti en zor koşullarda dahi mucizeler yaratabildiğini, istiklal ve hürriyetinden asla taviz vermeyeceğini tüm dünyaya ispat etmiştir.

26 AĞUSTOS’LARIN TÜRK TARİHİNDE ÖNEMİ BÜYÜKTÜR

Şanlı Türk tarihinde 26 Ağustoslar önemlidir. Nasıl 26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi neticesinde kazanılan zaferle Anadolu’nun Türk yurdu olduğu tescillenmişse, yine bir 26 Ağustos günü başlayan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlanmasıyla birlikte devletimizin şeniden inşa süreci başlatılmış ve ilelebet payidar kalacak yeni Türk Devletinin, Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırılmıştır. 30 Ağustos’ta kazanılan bu zafer, aynı zamanda aziz milletimizin çağdaşlaşma yolunu açan, modern çağın gerektirdiği siyasi, hukuki, ekonomik ve sosyal reformları gerçekleştiren Türk İnkılabına ışık tutan bir meşale olmuştur.

BAĞIMSIZLIĞIN TEMİNATIYIZ

2 bin 227 yıllık ordu geleneğine sahip, Orta Asya’dan Anadolu’ya, Akdeniz’e bir küheylan gibi akan, gücünü aziz milletimizin sevgi ve desteğinden alan Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri geçmişte olduğu gibi bugün de yüce milletimizin temel karakteri olan ve hiçbir zaman ödün vermeyeceği egemenlik ve bağımsızlığının şehit kanlarıyla yoğrulup bayraklaşan kutsal vatan topraklarının bütünlük ve güvenliğinin teminatı olmaya devam edecektir.

 TÜRK ORDUSU DÜŞMANLARININ HEDEFİNDE OLMAYA DEVAM EDİYOR

Türk milletinin bağrından çıkan ve bağımsızlığımızın teminatı olan Türk Ordusu; geçmişte olduğu gibi bugün de düşmanlarımızın hedefindedir. Nitekim; Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sızmış, Fethullahçı teröristler 15 Temmuz 2016 günü Türk Ordusu’nun şan ve şerefle dolu tarihine kara bir leke sürmüştür. Türk tarihinde emsali görülmemiş bir şekilde milletine ihanet eden bu hainler karşısında Türk Milleti adeta şahlanmış ve canı pahasına vatanına, cumhuriyetine ve demokrasisine sahip çıkmıştır. Tankların karşısında dimdik duran kahraman Türk halkı, cesaretiyle darbeci hainleri ve onların dış destekçilerini adeta şaşkına çevirmiş, millet iradesine vurulmak istenen prangayı fırlatmış atmış ve Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı kazandıran asil kanın hala damarlarında dolaştığını tüm dünyaya göstermiştir. Güçlü bir orduya sahip olmanın önemini çok iyi bilen Türk halkı 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasındaki süreçte Peygamber Ocağı olarak adlandırdığı Türk Silahlı Kuvvetlerinin vatanını, milletini ve bayrağını canından aziz bilerek gerçek askerleriyle kendilerini 1 dolara satan hainlerini birbirinden ayırt ederek ordusuna sahip çıkmış ve ordu-millet el ele anlayışı doğrultusunda emsalsiz basiretini bir kere daha sergilemiştir.  Bayrak, vatan, devlet ve millet için ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışıyla devletimizin bekası için yurt içinde ve yurt dışında başarılı harekatlar icra eden Türk Silahlı Kuvvetleri yüce Türk milletinin emrinde ve görevinin başındadır.

96 YIL ÖNCEKİ RUHA BUGÜN DE SAHİBİZ

Şu unutulmasın ki millet olarak bundan 96 yıl önce Dumlupınar’da aziz şehitlerimizin destansı mücadeleleri ve mübarek kanlarıyla tescil edilen iradeye bugün de sahibiz. Cumhuriyetimizi ilelebet payidar kılmak, ekonomik, siyasi ve sosyal olarak ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. 30 Ağustos Zaferi özellikle bugün ülkemizin birliğine, dirliğine, bu topraklardaki varlığına kast eden terör örgütleri ve onların dış destekçileri için ders olmalıdır. Bunun en iyi kanıtı 15 Temmuz kanlı darbe girişimi karşısında milletimizin ortaya koyduğu tavır bu topraklarda Büyük Taarruz ruhunun ne kadar diri olduğunun göstergesidir.

MİLLETİMİZİN BAYRAMI KUTLU OLSUN
Bu duygu ve düşüncelerle yüce milletimizin hürriyet ve istiklali için mücadele eden, Türkiye Cumhuriyeti’ni kanları ve canları pahasına kuran ve bizlere emanet eden başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere ebediyete intikal etmiş atalarımızın ve tüm şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, kahraman gazilerimizin aramızdan ayrılmış olanlarını rahmet, aramızda olanlarını şükranla anıyoruz. Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun.”