CHP’li Ahmet Akın, Dolar ve Euro kurunun rekor seviyelere ulaşmasının basını ve yayıncılık sektörünü de vurduğunu bildirdi. İthal edilen kâğıda erişim sağlamakta zorlanan gazetelerin yayınlarına ara verdiğini, yayıncılar, çeviri kitaplar için kur üzerinden ödenen telifler ile yüksek vergilerden kaynaklı olarak da sorun yaşadığını belirterek, “Gazete ile kitap kağıdının neredeyse tamamını ithal ediyoruz. Neden? 2002 yılında iktidara gelen AKP hükümetleri durmaksızın özelleştirme ile bu milletin mallarını sattılar. Fabrikaları kapattılar. Sonuç: Gelinen nokta üretmiyor, ithal ediyoruz. Tarımda olduğu gibi, enerjide olduğu gibi, teknolojide, gıdada, otomotivde, savunma sanayinde olduğu gibi kağıt sektöründe de ithalatçıyız” dedi.

Türkiye yeniden kağıdını kendisi üretir hale gelmemesi durumunda bağımlılığın kültürel yaşama olumsuz etki edeceğini vurgulayan Ahmet Akın, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:“Krizi etkisini azaltabilecek oranda vergileri düşürmek en azından olarak kitaplardaki katma değer vergisi yüzde 1'e çekmek kısa vadede bir nebze nefes aldıracaktır. Ayrıca, yayıncılık sektörü vadeli çalışan bir sektör. Dağıtılan kitapların vergileri peşin ödeniyor. Bu da değiştirilmelidir. Kısa vadeli olarak kağıtta dolar kuru sabitlenmelidir. Gazetelerin bağımsız bir yayın yapabilmesi için kağıt sübvansiyonu gereklidir. Ekonomik şartların ağırlaşması basın özgürlüğünü de etkileyecek. Medyadaki tekelleşme, siyasi iktidarın medyaya müdahaleleri ve medyaya baskısına bir de dövizdeki kur artışının eklenmesi, basın özgürlüğüne bir darbe daha demektir. Nitekim yerel ve muhalif gazeteler, buralarda çalışan emekçi gazeteciler bu durumdan en çok etkilenenlerdir.”

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ TEHDİT ALTINDA”

Türkiye’de gazete kağıdını sağlayan SEKA’nın özelleştirilmesiyle başlayan sürecin ülkeyi kağıt sektöründe dışa bağımlı hale getirdiğini, bunun da en çok basını vurduğunu anlatan CHP’li Ahmet Akın, Balıkesir SEKA’nın kapatılması ve özelleştirme sürecine dikkat çekerek şöyle konuştu:

“AKP yandaşı Albayraklar, 2003 yılında piyasa değeri 52 milyon dolar olan Balıkesir SEKA'yı Özelleştirme İdaresi'nden 1,1 milyon dolara satın aldı. Satışı geçersiz kılan 6 mahkeme kararına rağmen Albayraklar 13 yıldır SEKA'yı iade etmedi. Hukuka rağmen Balıkesir SEKA işgal edildi. Balıkesir SEKA’nın başına gelmeyen kalmadı. Değerinin 50'de biri fiyata aldığı yok pahasına satılan Balıkesir SEKA bu ülkeniz can damarlarından biriydi. Satın alan grup AKP iktidarınca bugüne korunup kollandı. Balıkesir SEKA bugün faaliyette olsaydı, yaşanan krizden bu derece etkilenilmezdi. Döviz artışı bu derece basını vurmazdı.”

“FABRİKAYI GERÇEK SAHİPLERİ BALIKESİRLİLERE İADE EDİN”

Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, “Fabrikayı üretim taahhüdüyle aldık” açıklamasında bulunduklarını hatırlatarak bugüne kadar 18 yıllık işgal edilen Balıkesir SEKA’da ne kadar üretim yapıldığının açıklanmasını istedi. Akın, “Hukuku çiğneyerek elinde tuttukları Milletin fabrikasını, Balıkesirlilerin fabrikasını 2003 yılından bu yana işgal ettikleri gibi, yatırım yaptık üretime geçiyoruz diye 18 yıldır kandırmaya çalışıyorlar. Balıkesir SEKA ya aldıkları gibi yada bugünkü haliyle (eğer söyledikleri kadar 900 milyonluk yatırım yapıldıysa işgaliye bedeli olarak değerlendirilmeli) Balıkesirlilere iade edilmelidir. Balıkesirliler bu milli ekonomik değerin nasıl işletilip üretim yapacağını çok iyi bilir” diye konuştu.